carry - Turkish English Dictionary
History

carry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "carry" in Turkish English Dictionary : 45 result(s)

English Turkish
Common Usage
carry v. taşımak
General
carry v. sürüklemek
carry v. elde etmek
carry v. taşıyıcılık yapmak
carry v. yayımlamak
carry v. üzerinde taşımak
carry v. stokunda bulundurmak
carry v. yayımlamak (gazete/tv/radyo)
carry v. götürmek
carry v. sağlamak
carry v. nakletmek
carry v. kaçırmak
carry v. geçirmek
carry v. satışa sunmak
carry v. başarmak
carry v. çekmek
carry v. üzerinde bulundurmak
carry v. bulundurmak
carry v. başarı kazanmak
carry v. büyülemek
carry v. tamamlamak
carry v. getirmek
carry v. sesi uzaklardan duyulabilmek
carry v. kaldırmak
carry v. getirip götürmek
carry v. taşımak
carry v. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek
carry v. iletmek
carry v. sürdürmek
carry v. yanında taşımak
carry n. menzil
carry n. taşıma
Trade/Economic
carry satmak
carry sevk etmek
carry satışa arz etmek
Technical
carry menzil
carry taşımak
carry üstlenmek
carry elde sayısı
carry taşıma
carry ağırlığını çekmek
carry elde
carry -e erişmek
Math
carry toplama ve çarpma işlemlerinde sayıyı sonraki basamağa geçirmek
Sport
carry golfte topun vurulmadan önceki gidişi

Meanings of "carry" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
carry out v. yerine getirmek
carry out v. uygulamak
carry out v. yürütmek
General
carry the day v. kazanmak
carry on with v. korte etmek
carry away the bell v. kazanmak
carry one's point v. istediğini elde etmek
carry out v. bitirmek
carry off v. ödül kazanmak
carry on v. korte etmek
carry off v. iletmek
carry the day v. üstün gelmek
carry on v. şamata etmek
carry out v. çevirmek
carry the can v. suçu üstlenmek
carry out v. gerçekten yapmak
carry a grudge against v. kin beslemek
carry on v. işi sürdürmek
carry on v. devam etmek
carry on v. ilişkisi olmak
carry on v. sızlanıp durmak
carry out v. yürütmek
carry forward v. ilerletmek
carry on v. peşini bırakmamak
carry on with v. ile ilişkisi olmak
carry on v. sürdürmek
carry away v. heyecanlandırmak
carry off v. kapmak
carry to excess v. ifrata vardırmak
carry too far v. ileri götürmek
carry out a biopsy v. biyopsi yapmak
carry on v. kızgınlıktan bağırıp çağırmak
carry out v. misilleme yapmak
carry out v. başarmak
carry one through v. bir şey birini başarılı bir sonuca ulaştırmak
carry something out v. yürütmek
carry away v. coşturmak
carry through v. gerçekleştirmek
carry tales v. dedikodu yapmak
be unable to carry through v. altından kalkamamak
carry with it v. yol açmak
carry out v. tatbik etmek
carry out v. infaz etmek
carry on v. kırıştırmak
carry on v. aşırı bir şekilde davranmak
carry out a search v. arama yapmak
carry the can v. kabak başına patlamak
carry weight with v. etkisi olmak
carry away v. sürüklemek
carry forward v. devam etmek
carry away v. alıp götürmek
carry something through v. bir şeyi yerine getirmek
carry on v. düşüp kalkmak
carry things too far v. abartmak
carry through v. yerine getirmek
carry away v. taşımak
carry one through v. bir şey birini ayakta tutmak
carry away v. ayartmak
carry on with v. aşna fişne olmak
carry over v. gelmek
carry weight with v. önemi olmak
carry away v. aparmak
carry off v. başarmak
carry to excess v. abartmak
carry away the bell v. yenmek
carry out v. uygulamak
carry on v. oynaşmak
carry on with v. gayrimeşru bir ilişki içinde olmak
carry away v. götürmek
carry through v. başarmak
carry off v. hakkından gelmek
carry with it v. beraberinde getirmek
carry out a biopsy v. parça almak
carry on with v. devam etmek
carry forward v. nakletmek
carry on with v. düşüp kalkmak
carry on with v. oynaşmak
carry off v. kazanmak
carry through v. bitirmek
carry one's point v. amacına ulaşmak
carry off v. kolayca yapmak
carry something through v. gerçekten yapmak
carry out v. gerçekleştirmek
carry on with v. kırıştırmak
carry out v. dışarıya taşımak
carry out operations v. işlemleri yürütmek
carry over v. devam etmek
carry out v. tamamlamak
carry on v. devam ettirmek
carry off v. öldürmek
carry on with success v. başarı ile sürdürmek
carry on with v. ilişkisi olmak
carry a message v. haber taşımak
carry authority v. yetki sahibi olmak
carry into effect v. uygulamaya koymak
carry over v. nakletmek
carry an election v. seçim kazanmak
carry out a raid v. baskın düzenlemek
carry out the evaluation v. değerlendirme yapmak
carry out investigation v. soruşturma yürütmek
carry out the orders v. emirleri yerine getirmek
carry on the path of v. yola devam etmek
carry out trade activities v. ticari faaliyette bulunmak
speak softly but carry a big stick v. aba altından değnek sopa göstermek
carry out a ruse v. dolap çevirmek
carry out (a task) v. yerine getirmek
carry over v. taşımak
carry on a study v. çalışma sürdürmek
carry out a work or a study v. çalışma yürütmek
carry on works or studies v. çalışmalar yapmak
carry out a work or a study v. çalışmada bulunmak
carry on a work v. çalışma sürdürmek
carry on a work or a study v. çalışma yürütmek
carry on a work or a study v. çalışmada bulunmak
carry out works or studies v. çalışmalar yapmak
carry value v. değer taşımak
carry meaning v. anlam taşımak
carry a meaning v. anlam taşımak
carry load v. yük taşımak
carry the disease v. hastalık taşımak
carry something in sack v. çuvallarda taşımak
carry cargo v. kargo taşımak
carry cargo v. yük taşımak
carry on successfully v. başarı ile sürdürmek
carry out a duty v. görev yapmak
carry out v. hayata geçirmek
carry out a duty v. görev gerçekleştirmek
carry on the tradition v. geleneği sürdürmek
carry out a project v. proje yürütmek
carry out evaluations v. değerlendirmelerde bulunmak
carry the same meaning v. aynı anlamı taşımak
carry out an analysis v. analiz yapmak
carry a torch v. birisine aşırı bağlılık göstermek
carry out an operation v. ameliyat uygulamak
carry out a poll v. anket uygulamak
carry a torch v. gönülden bağlı olmak
carry out a poll v. anket yapmak
carry out an inspection v. denetim yapmak
carry out an inspection v. denetim uygulamak
carry out an experiment v. deney yapmak
carry gun v. silah taşımak
carry out measurement v. ölçüm yapmak
carry into effect v. hayata geçirmek
carry into effect v. gerçekleştirmek
carry out an attack v. saldırıda bulunmak
carry out an attack v. saldırı gerçekleştirmek
carry out an attack v. saldırı yapmak
carry out v. icra etmek
carry out an operation v. operasyon düzenlemek
carry out an activity v. faaliyet yürütmek
carry out an operation v. operasyon yürütmek
carry out an assault v. operasyon yürütmek
carry out a policy v. politika izlemek
carry out an assault v. operasyon gerçekleştirmek
carry out an operation v. operasyon gerçekleştirmek
carry out sentence v. ceza uygulamak
carry out genocide v. soykırım yapmak
carry out massacre v. soykırım yapmak
carry out lobbying activities v. lobi faaliyeti yürütmek
carry out negotiations v. görüşmelerde bulunmak
carry on a task v. görev yürütmek
carry a penalty of … imprisonment v. hapis cezasına çarptırmak
carry a gun v. silah taşımak
carry out instruction v. talimat yerine getirmek
carry out valuation v. değerleme yapmak
carry out v. gerçeğe dönüştürmek
carry a step further v. bir adım ileriye taşımak
carry a step forward v. bir adım ileriye taşımak
carry the traces of v. izlerini taşımak
carry to success v. başarıya taşımak
carry a torch for v. karşılık görmeksizin sevmek
carry out massacre v. katliam işlemek
carry on the spirit v. ruhunu yaşatmak
carry on v. yürütmek
carry through v. tamamlamak
carry off v. alıp götürmek
carry off v. kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak
carry out a project v. proje gerçekleştirmek
carry out a project v. projeyi yürütmek
carry-the can v. diyet ödemek
carry-the can v. bedel ödemek
carry out an interview v. mülakat gerçekleştirmek
carry on v. varlığını sürdürmek
carry on v. yapmak
carry along v. sürekli desteklemek
carry along v. aynı görüşü paylaşmak
carry on v. sürmek
carry out v. ifa etmek
carry conviction v. inandırıcı olmak
carry conviction v. inandırıcı gelmek
carry conviction v. doğruluğuna inandırmak
back carry v. sırtta taşımak
carry out partly v. kısmen gerçekleştirmek
carry out a procedure v. işlemi gerçekleştirmek
carry out partially v. kısmen gerçekleştirmek
carry out a policy v. siyaset gütmek
carry out a policy v. politika gütmek
carry out cooperation v. işbirliği yürütmek
carry off v. ölüme neden olmak
carry off v. ölüme sebebiyet vermek
carry on a business v. faaliyet göstermek
carry out an inspection v. teftiş yapmak
carry out collectively v. bir arada yürütmek
carry out in cooperation v. bir arada yürütmek
carry on one's works v. çalışmalarını sürdürmek
carry on one's studies v. çalışmalarını sürdürmek
carry all kinds of germs v. her türlü mikrobu taşımak
carry into future v. geleceğe taşımak
carry germ v. mikrop taşımak
carry out a policy v. politika uygulamak
carry on the activities v. faaliyetleri sürdürmek
carry on the activities v. faaliyetlerini sürdürmek
carry on the activity v. faaliyet sürdürmek
carry out a transaction v. işlem gerçekleştirmek
carry out a transaction v. işlemi gerçekleştirmek
carry out together v. ortak yürütmek
carry out jointly v. ortak yürütmek
carry on/continue one's operations v. operasyonlarını sürdürmek
carry virus v. virüs taşımak
carry heavy loads v. ağır yükler taşımak
put/bring/carry something into effect v. (bir şeyi) kuvveden fiile çıkarmak
carry a pocket watch v. cep saati taşımak
carry gun on plane v. uçakta silah taşımak
carry a lot of cash v. yüklü miktarda nakit para taşımak
carry on a tradition v. bir geleneği sürdürmek
carry to term v. (hamileliği) sonuna kadar götürmek
carry out a fire drill v. yangın tatbikatı yapmak
carry one step further v. ileri taşımak
carry onward v. ileri taşımak
carry out research v. araştırma yürütmek
carry out (his/her) duty v. görevini yürütmek
carry/move furniture v. eşya taşımak
carry out a project v. projeye imza atmak
carry out an activity v. faaliyet gerçekleştirmek
carry heavy things v. ağır şeyler taşımak
carry heavy things v. ağır şeyler kaldırmak
carry away an impression v. aklında bir izlenim kalmak
carry a disease v. hastalık taşımak
carry out the manoeuvre v. manevra yapmak
carry flag n. elde göstergesi
carry cot n. portatif karyola
carry on business n. iş yapmak
carry cot n. bebek taşıma çantası
carry cot n. bebek taşıyıcısı
fireman's carry n. itfaiyeci kaldırışı
carry-on baggage n. el bagajı
carry out n. yolluk
carry out n. eve götürülmek üzere bardan alınan içki
carry-out (scottish) n. paket servis
easy to carry adj. kolay taşınabilir
easy to carry adj. kolay taşınır
Phrasals
carry through üstesinden gelmek
carry through başarmak
carry through yüreklendirerek desteklemek
carry away çekip sürüklemek
carry away başını döndürmek
carry away heyecanlandırmak
carry away coşturmak
carry someone back to some time geçmişte bir zamana götürmek
cannot carry on without someone or something (birisi veya bir şey) olmadan yapamamak
carry something with one yanında taşımak
carry something down (raftan/çatı katıdan vb) aşağıya indirmek
carry something over from something (eşyaları vb) (uzak bir yerden) getirmek
carry something onto something araca koymak/yerleştirmek
carry something back geri götürmek
carry something with yanında taşımak
carry something around with one (bir şeyi) beraberinde/yanında taşımak
carry someone somewhere birini bir yere götürmek
carry someone around with oneself (bir kimseyi/bebek vb) beraberinde taşımak
carry something on araca koymak/yerleştirmek
carry someone somewhere birine bir yere kadar eşlik etmek
carry something with beraberinde taşımak
carry something along with someone (bir şeyi) yanında getirmek
carry someone back to some time geçmişe götürmek
carry something with one beraberinde taşımak
carry up into bir şeyin içine karışmak
carry someone into some place birini bir yere taşımak
carry someone in birini bir yere taşımak
carry out sonuca ulaştırmak
Phrases
keep calm and carry on sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin
carry upright di̇k şeki̇lde taşıyınız
Proverb
never make a threat you cannot carry out asla yerine getiremeyeceğin bir tehdit savurma
Colloquial
carry the ball lider rol üstlenmek
carry one's point kendi görüşünü benimsetmek
carry one's point kendi görüşünü kabul ettirmek
carry the ball görevin nerdeyse tamamını kendisi yapmak
carry one's point ikna etmek
carry conviction akılcı olmak
carry conviction ikna edici olmak
carry on somehow bir şekilde idare etmek
carry on somehow bir şekilde geçinip gitmek
a carry-on bag küçük el çantası
Idioms
speak softly but carry a big stick aba altından değnek göstermek
speak softly and carry a big stick aba altından değnek göstermek
carry coals to newcastle tereciye tere satmak
carry a torch abayı yakmak
carry a torch aşk acısı çekmek
carry the weight of the world on one's shoulders dünyanın yükünü omuzlarında taşımak
carry coals to newcastle körler mahallesinde ayna satmak
carry-the can ceremeyi çekmek
carry-the can diyet ödemek
carry-the can bedel ödemek
carry-the can bedelini ödemek
carry the can kabak başına patlamak
carry one's cross bağrına taş basmak
carry the can ceremeyi çekmek
carry on with someone mercimeği fırına vermek
carry the day (yarışma) başarılı olmak
carry the day kazanmak
carry it off becermek
carry forward nakletmek (hesap)
carry it off üstesinden gelmek
carry it off kolayca üstesinden gelmek
carry out yerine getirmek
carry out tamamlamak
carry out tutmak
carry into action uygulamaya geçmek
carry the can suçu üzerine almak
carry into execution uygulamak
carry into execution uygulamaya geçmek
carry into action uygulamak
carry the can suçu üstlenmek
carry the can suçu yüklenmek
carry into practice uygulamaya geçmek
carry into practice uygulamak
fetch and carry öteye beriye koşmak
fetch and carry ayak işlerine koşmak
fetch and carry birinin hizmetçisi gibi davranmak
fetch and carry ufak tefek işleri görmek
carry coals to newcastle havanda su dövmek
carry coals to newcastle denize su taşımak
carry coals to newcastle birisini ikna etmeye çalışmak
carry on mızmızlanmak
carry on homurdanmak
carry on kıyameti koparmak
carry on hoşnutsuzluğunu belirtmek
carry the banner for temsil etmek
carry off kaçırmak
carry the banner for bir takım düşünceleri desteklemek
carry off ödül kazanmak
carry the banner for bayraktarlığını yapmak
carry off alıp götürmek
carry the day galip gelmek
carry the day yenmek
carry off the palm zafer kazanmak
can't carry a tune in a paper sack müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune in a bucket müzik kulağı olmamak
cannot carry a tune müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a bushel basket müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a bucket müzik yeteneği olmamak
cannot carry a tune müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a paper sack müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a bushel basket müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune müzik yeteneği olmamak
carry a secret to the grave bir sırrı mezara kadar götürmek
carry a secret to one's grave bir sırrı mezara kadar götürmek
a cross somebody has to carry yerine getirilmesi gereken sorumluluk/zor durum
a cross somebody has to carry katlanılması gereken durum
carry one's cross külfete katlanmak
carry one's cross zorluklara göğüs germek
carry one's cross zorluklarla mücadele etmek
carry a torch for someone birisine abayı yakmak
carry one's own weight kendi üzerine düşeni yapmak
carry a tune müzik yeteneği olmak
carry the torch for someone birisine abayı yakmak
a cross somebody has to carry kabullenilmesi gereken sorun
carry weight with someone etkisi olmak
a cross to carry kabullenilmesi gereken sorun
carry something on someone's shoulders sorumluluğu/suçu başkasının omzuna yüklemek
a cross to carry katlanılması gereken durum
a cross somebody has to carry katlanılması gereken külfet
carry something on someone's shoulders sorumluluğu/suçu başkasına yüklemek
carry weight with someone önemi olmak
carry a secret to one's grave sırrını mezara kadar götürmek
carry the torch for someone karşılıksız aşk yaşamak
carry one's own weight kendi payına düşeni yapmak
carry a torch for someone karşılıksız aşk yaşamak
a cross to carry katlanılması gereken külfet
carry a tune müzik kulağı olmak
carry a torch for someone abayı yakmak
carry a torch for someone aşık olmak
carry the torch bir amaç için verilen uğraşı devam ettirmek
carry the torch meşaleyi taşımaya devam etmek
carry a lot of weight with someone birinin nezdinde değeri/önemi olmak/anlam ifade etmek
carry a lot of weight with someone büyük anlam ifade etmek
carry water in a sieve kalburla su taşımak
carry the spirit of ruhunu taşımak
carry a torch for someone gizliden gizliye sevmek
carry a torch for someone gizli gizli aşk acısı çekmek
carry a torch for someone birine karşı içinde bir şeyler hissetmek
carry a torch platonik aşk yaşamak
carry a torch platonik bir aşk yaşamak
carry a torch platonik sevmek
carry all before one başarmak
carry all before one tüm engelleri aşmak
Speaking
carry two elde var iki
carry the 1 elde var bir
carry one elde var bir
carry over the 1 elde var bir
carry the one elde var bir
carry over the 1 elde var 1
carry one elde var 1
carry the one elde var 1
carry the 1 elde var 1
we can't carry on without you sensiz yapamayız
we can't carry on without you sensiz yapamıyoruz
do you want me to carry you? seni taşımamı ister misin?
please let me carry your bag lütfen çantanı taşımama izin ver
not allow its citizens to carry handguns vatandaşlarının silah taşımasına izin vermemek
I can carry heavy things ağır kaldırabilirim
I can carry heavy things ağır şeyler kaldırabiliyorum
I can carry heavy things ağır kaldırabiliyorum
Slang
carry a piece silah taşımak
carry a piece üstünde emanet olmak
carry a piece üzerinde emanet olmak
Trade/Economic
carry an item satmak
carry down dönem sonunda kapatılmış bir hesabın bakiyesini devretmek
carry forward toplam aktarmak
carry forward taşıma
carry as liabilities pasife geçenler
carry forward nakli yekun
carry over sonraki yıla nakletmek
carry as liabilities pasifleştirmek
carry forward devreden
tax loss carry forward vergilendirme açısından zararın sonraki yılın karı ile mahsup edilmesi
carry forward nakli yektin yapmak
carry forward yekun aktarma
cash and carry wholesaler nakitle öde ve malı götür
carry over nakli yekûn
loss carry over zararın aktarımı
carry as liability pasifleştirmek
carry over devretmek
carry interest kazanç sağlamak
carry forward aktarma
carry trade düşük maliyetli para ile borçlanıp bu tutarı getirisi yüksek paralara yatırmak
cost of carry faiz ya da fırsat maliyeti gibi unsurları kapsayan elde tutma maliyeti
tax loss carry back vergilendirmede zararın geçmiş yıl karı ile mahsup edilmesi
cost of carry depolama maliyeti
carry forward to credit alacağa kaydetmek
carry an item bir maddeyi nakletmek
carry a motion bir teklifi onaylatmak
carry interest faiz getirmek
carry down hesap açmak için bakiyeyi nakletmek
carry on business iş yapmak
carry forward nakli yekun yapmak
cash and carry peşinle çalışan işyeri
cash and carry peşin (alınan)
cash and carry peşin ödeyip alma
carry forward virman yapmak
carry forward to new account yeni hesaba nakletmek
carry forward yeni sayfaya nakletmek
carry out transaction in bank bankada işlem yapmak
cost-of-carry relationship bulundurma ve sürdürme maliyeti
loss carry-over zarar nakli
carry-over balance devreden borç
tax-loss carry-forward geleceğe taşınabilen vergi zararı
tax-loss carry-back geçmişe taşınabilen vergi zararı
carry to account hesaba geçirmek
carry balance forward bakiyeyi nakletmek
cash-and-carry ver parayı götür ürünü
cash-and-carry parasını ver al götür
carry forward to your debit borcunuza kaydediniz
carry-over nakil işlemi (borsa)
carry down bakiyeyi nakletmek
carry out delivery teslimat gerçekleştirmek
carry out the delivery teslimatı gerçekleştirmek
carry out advertising activities reklam faaliyetlerinde bulunmak
carry on a business iş yapmak
carry on a business iş yürütmek
carry on the business(es) iş yürütmek
carry on the business(es) işleri yürütmek
carry trade faiz arbitrajı
Law
commence and carry through enforcement procedures icra işlemlerini başlatmaya ve takibe
carry on a lawsuit davacı olmak
carry out icra etmek
carry a balance forward bakiyeyi nakletmek
carry into effect yürürlüğe sokmak
carry into effect uygulamak
carry arms silah taşımak
carry on a law-suit davacı olmak
carry a gun üzerinde silah bulundurmak
bill to carry a decree into execution ilamın icrası isteği
carry a knife bıçak taşımak
Politics
carry onto international platform uluslararası platforma taşımak
carry the right to vote oy verme hakkına sahip olmak
carry out census nüfus sayımı yapmak
to carry a motion bir teklifi kabul etmek
committee for harmonisation of national regulations relating to cableway installations designed to carry persons insan taşımak amacıyla tasarımlanan kablolu taşıma tesisatı hakkındaki ulusal düzenlemelerin uyumlaştırılması komitesi
Insurance
carry insurance sigortalı olmak
Technical
carry over ayırma
carry time elde zamanı
partial carry parçalı elde
carry complete signal eldeler tamam işareti
cascaded carry kademeli elde
carry time elde sayısı zamanı
complete carry tam taşıma
complete carry tam elde
carry over geri çekme
addition without carry eldesiz toplama