yürütmek - Turkish English Dictionary
History

yürütmek



Meanings of "yürütmek" in English Turkish Dictionary : 64 result(s)

Turkish English
Common Usage
yürütmek conduct v.
yürütmek carry out v.
yürütmek perform v.
General
yürütmek wage v.
yürütmek go through with v.
yürütmek pilfer v.
yürütmek swipe v.
yürütmek purloin v.
yürütmek push v.
yürütmek scrounge v.
yürütmek heist v.
yürütmek advance v.
yürütmek pinch v.
yürütmek snitch v.
yürütmek walk away with v.
yürütmek help v.
yürütmek prosecute v.
yürütmek snaffle v.
yürütmek stage v.
yürütmek implement v.
yürütmek sneak v.
yürütmek prig v.
yürütmek make somebody walk v.
yürütmek dismiss v.
yürütmek make away with v.
yürütmek pursue v.
yürütmek steal v.
yürütmek cabbage v.
yürütmek move v.
yürütmek collar v.
yürütmek walk v.
yürütmek carry something out v.
yürütmek lift v.
yürütmek nick v.
yürütmek fort v.
yürütmek hold down v.
yürütmek propel v.
yürütmek filch v.
yürütmek carry out v.
yürütmek enforce v.
yürütmek take up v.
yürütmek carry on v.
yürütmek drive v.
yürütmek execute v.
yürütmek mastermind v.
yürütmek walk off with v.
yürütmek give a start v.
yürütmek set going v.
yürütmek secrete v.
yürütmek co-opt v.
Phrasals
yürütmek spirit off
yürütmek spirit away
Idioms
yürütmek make out
yürütmek keep the ball rolling
Trade/Economic
yürütmek implement
Law
yürütmek put into force
yürütmek enforce
Technical
yürütmek run
yürütmek drive
yürütmek conduct
Computer
yürütmek execute
yürütmek go-ahead
Medical
yürütmek develop
British Slang
yürütmek jack

Meanings of "yürütmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 142 result(s)

Turkish English
General
geri yürütmek back v.
kalem yürütmek write v.
saman altından su yürütmek do something secretly v.
birinin cebindekileri yürütmek pick someone's pocket v.
fikir yürütmek opine v.
fikir yürütmek put forward an idea v.
yürütmek (satranç/dama taşını) move v.
işlemleri yürütmek carry out operations v.
gemisini yürütmek manage one's affairs well v.
akıl yürütmek reason v.
ders yürütmek instruct v.
başarıyla yürütmek bring off v.
soruşturma yürütmek carry out investigation v.
soruşturma yürütmek conduct investigation v.
yeniden yürütmek playback v.
temas yürütmek maintain contact with v.
çalışma yürütmek perform a work or a study v.
çalışma yürütmek carry out a work or a study v.
çalışma yürütmek carry on a work or a study v.
çalışma yürütmek do a work or a study v.
proje yürütmek run a project v.
proje yürütmek carry out a project v.
faaliyet yürütmek do activity v.
kampanya yürütmek run a campaign v.
kampanya yürütmek conduct a campaign v.
fikir yürütmek state one's opinion v.
faaliyet yürütmek carry out an activity v.
faaliyet yürütmek conduct an activity v.
faaliyet yürütmek undertake an activity v.
operasyon yürütmek carry out an assault v.
operasyon yürütmek carry out an operation v.
operasyon yürütmek perform an operation v.
operasyon yürütmek lead an operation v.
hizmet yürütmek run service v.
hizmet yürütmek give service v.
hizmet yürütmek operate service v.
lobi faaliyeti yürütmek carry out lobbying activities v.
lobi faaliyeti yürütmek lobby v.
lobi faaliyeti yürütmek conduct lobbying activities v.
görev yürütmek perform a task v.
görev yürütmek carry on a task v.
başkanlığını yürütmek hold the presidency of v.
mantık yürütmek make reasoning v.
mantık yürütmek reason v.
mantık yürütmek reason something out v.
(işi) iyi yürütmek hold down v.
tahmin yürütmek compute v.
bir yere bağlanmış palaman çekerek yürütmek warp v.
kürekle yürütmek row v.
projeyi yürütmek run a project v.
projeyi yürütmek carry out a project v.
inceleme yürütmek conduct an investigation v.
projeyi yürütmek execute a project v.
muhalefet yürütmek oppose v.
mütalaa yürütmek express an opinion v.
mütalaa yürütmek give an opinion v.
fikir yürütmek express an opinion v.
fikir yürütmek give an opinion v.
işlem yürütmek perform an operation v.
işbirliği yürütmek carry out cooperation v.
bir firmanın işlerini yürütmek administer v.
süreci etkin yürütmek manage the process efficiently v.
anket yürütmek conduct a questionnaire v.
ilişkileri yürütmek maintain relationships v.
kürek ile yürütmek (sandalı vb) row a boat v.
politika yürütmek follow a policy v.
bir arada yürütmek carry out in cooperation v.
bir arada yürütmek carry out collectively v.
politika yürütmek pursue a policy v.
bir hesabı yürütmek maintain an account v.
ilişki yürütmek continue a relationship v.
ilişki yürütmek handle a relationship v.
ilişki yürütmek run a relationship v.
ilişki yürütmek keep a relationship going v.
ilişki yürütmek manage a relationship v.
ilişki yürütmek maintain a relationship v.
ortak yürütmek co-execute v.
ortak yürütmek carry out jointly v.
ortak yürütmek run together v.
ortak yürütmek carry out together v.
birlikte yürütmek run together v.
bir programı yürütmek run a program v.
ikisini bir arada yürütmek manage both v.
rutin/olağan bir soruşturma yürütmek do a routine investigation v.
araştırma yürütmek carry out research v.
görevini yürütmek carry out (his/her) duty v.
araştırma veya inceleme yürütmek conduct v.
araştırma yürütmek conduct a research v.
tahmin yürütmek estimate v.
proje yürütmek conduct a project v.
işlem yürütmek execute transaction v.
su tahliyesi faaliyetleri yürütmek conduct water evacuation efforts v.
fikir yürütmek formulate an idea/opinion v.
yürütmek (kanun/anlaşma) police v.
daha sonra fikir yürütmek second-guess v.
akıl yürütmek ratiocinate v.
yeniden yürütmek reconduct v.
görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse lock keeper n.
görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse lock tender n.
görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse lock operator n.
Phrasals
ortak çalışma yürütmek associate oneself with someone or something
-yle işleri yapmak/yürütmek operate on something
iteleye-kakalaya yürütmek push someone along
Idioms
kalem yürütmek write
saman altından su yürütmek do things under the rose
saman altından su yürütmek play one's cards close to one's chest
(yokluğunda) işi yürütmek hold the fort
birinin yerine işi yürütmek hold the fort
saman altından su yürütmek play one's cards close to one's vest
saman altından su yürütmek keep one's cards close to one's vest
saman altından su yürütmek keep one's cards close to one's chest
işleri nizam içinde yürütmek have ducks in a row
işleri nizam içinde yürütmek get one's ducks in a row
işleri nizam içinde yürütmek have one's ducks in a row
(yokluğunda) işi yürütmek hold down the fort
birinin yerine işi yürütmek hold down the fort
birkaç değişik faaliyeti aynı anda yürütmek have several irons in the fire
bir şeyi kararlılıkla yürütmek take something by the throat
Trade/Economic
bir işi planlayıp başarı ile yürütmek, yönetmek, düzenlemek mastermind
faiz yürütmek apply interest
reklam kampanyası yürütmek run an ad campaign
reklam kampanyası yürütmek run an ad blitz
reklam kampanyası yürütmek run an advertising campaign
iş yürütmek carry on a business
iş yürütmek conduct a business
iş yürütmek carry on the business(es)
işleri yürütmek run the business
işleri yürütmek conduct the business
iş yürütmek run the business
işleri yürütmek carry on the business(es)
iş yürütmek conduct the business
Politics
müzakereleri yürütmek conduct negotiations
lobi faaliyeti yürütmek amacıyla birleşmiş bir grup cabal
muhalefet yürütmek engage in opposition activities
Technical
benzetim yürütmek simulate
Computer
yürütmek (programı) run
sorgu yürütmek run query
Mechanic
(bir dizi makine operasyonunu) tekrar yürütmek recycle v.
Marine
(yelken vb) yürütmek light
gemiyi karaya doğru yürütmek stand in the land
Medical
hastayı parsiyel yük verererek mobilize etmek/yürütmek ambulate with partial weight-bearing
Religious
1732'de fakirler arasında misyonerlik yürütmek amacıyla kurulan katolik örgütün üyesi olan kimse redemptorist n.