work - Turkish English Dictionary
History

work

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "work" in Turkish English Dictionary : 79 result(s)

English Turkish
Common Usage
work v. çalışmak
work v. işe yaramak
work v. iş yapmak
work n. yapıt
work n. eser
work n.
work n. çalışma
work n. görev
General
work v. yaramak
work v. işlemek
work v. çözmek
work v. meşgul olmak
work v. düzenlemek
work v. seğirmek
work v. hizmet görmek
work v. heyecanlandırmak
work v. yoğurmak (hamur vb'ni)
work v. iyi sonuç vermek
work v. iş yapmak
work v. etkili olmak
work v. kamçılamak
work v. işleme yapmak (bir şeyin üzerine)
work v. kurmak
work v. para etmek
work v. çözmek (matematik problemini)
work v. mayalanmak (sıvı)
work v. çabalamak
work v. tahammür etmek
work v. mayalanmak
work v. emek sarfetmek
work v. işletmek (bir yeri)
work v. etkilemek
work v. sokmak
work v. yararı olmak
work v. para vb koparmak
work v. başarılı olmak (plan/fikir)
work v. yürümek
work v. oynatmak
work v. tutmak
work v. oynamak
work v. işe yaramak
work v. işletmek
work v. sökmek
work v. yapmak
work v. görev yapmak
work v. başarılı olmak
work v. uğraşmak
work v. çalıştırmak
work v. çalışmak
work v. imal etmek
work n. kitap
work n. işyeri
work n. ürün
work n. vazife
work n. mesai
work n. meşguliyet
work n. işleme
work n. tesis
work n.
work n. emek
work n. uğraş
Slang
work kokain
Trade/Economic
work atölye
work emek
work fabrika
work görev
work
work mesai harcamak
Law
work hizmet
work eser
work eser
Technical
work
work çalıştırmak
work eser
work çalışma
Construction
work
Automotive
work
Medical
work ergo
work çalışma

Meanings of "work" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
work hard v. didinmek
work up v. geliştirmek
work up v. körüklemek
work out v. işe yaramak
work of art n. sanat eseri
lack of work n. çok az iş/çalışma/emek
General
set to work v. işe koyulmak
give work v. görevlendirmek
put somebody out of work v. avare etmek
work hard v. emek çekmek
work as an apprentice v. çıraklık etmek
take off from work v. izin alarak işe gitmemek
work miracles v. mucizeler yaratmak
work in v. sokuşturmak
work out v. antrenman yapmak
work as a laborer v. ırgatlık etmek
work out v. hazırlamak (bir plan vb'ni)
work determinedly v. azimle çalışmak
throw someone out of work v. birinin işsiz kalmasına sebep olmak
make short work of v. bir çırpıda yemek
make short work of v. çabucak bitirmek
put to work v. çalıştırmak
make short work of v. problemini çabucak halletmek
begin to work v. hayata atılmak
work loose v. çözülmek
work over v. değişiklik yapmak
receive a recompense for one's work v. emeğinin karşılığını almak
be snowed under with work v. başını kaşıyacak vakti olmamak
work at v. için çaba göstermek
slog away at a work v. çok sıkıcı bir işte çalışmak
work over v. pataklamak
work wonders v. mucizeler yaratmak
work on v. hazırlamak
work on v. tesir etmek
work together v. birlikte çalışmak
do one's full share of work v. üzerine düşeni yapmak
work hard v. uğraşmak
finish up work v. mesaiyi bitirmek
work out v. hesap etmek
work hard v. harıl harıl çalışmak
not to work v. aylaklık etmek
set to work v. çalıştırmak
not to work v. çalışmamak
make short work of v. çabucak yenmek
work over v. hırpalamak
work on v. tamiriyle uğraşmak
have no work do v. boş oturmak
work havoc v. mahvetmek
be unable to work out v. içinden çıkamamak
work behind the scenes v. kulis yapmak
start work on with purpose and vigor v. atağa geçmek
work out v. başarılı olmak veya iyi bir şekilde sonuçlanmak (plan/proje vb)
be unable to work (something) out v. işin içinden çıkamamak
work out v. karar vermek
work up v. hedeflemek
set to work v. işe girişmek
work up v. planlamak
work oneself up into a rage v. öfkelenmek
work against v. aleyhine çalışmak
work havoc v. harap etmek
not to work v. fayda etmemek
work for one's board v. boğaz tokluğuna çalışmak
work one's tail off v. çok sıkı çalışmak
work out v. gelişmek
work loose v. gevşemek
strike work v. grev yapmak
work one’s way up v. düzenlemek
get to work v. çalışmaya başlamak
start to work v. işe başlamak
work hard v. sıkı çalışmak
work out v. düzenlemek (bir plan vb'ni)
work overtime v. fazla mesai yapmak
start work v. iş başı yapmak
get down to work v. ciddi olarak işe koyulmak
work out v. vücut egzersizi yapmak
work out v. yerinden çıkmak (makine parçası)
work out v. halletmek
work somebody up (into something) v. gaza getirmek
receive a recompense for one's work v. emeklerinin karşılığını almak
work away v. çalışmaya dalmak
work a buttonhole v. iliğin kenarlarını dikmek
work tooth and nail v. dişini tırnağına takmak
go back to work v. işbaşı yapmak
set someone to work v. birini işe koşmak
make short work of v. bir hamlede alt etmek
work on v. birisini ikna etmeye çalışmak
work on v. nakışlamak
work oneself into v. yavaş yavaş belirli bir hale girmek
work in relays v. vardiya ile çalışmak
work the soil v. toprağı işlemek
work up v. duygularını giderek doruğa çıkarmak
get to work v. işe başlamak
work very hard v. çok çalışmak
work overtime v. mesaiye kalmak
work out at v. denk gelmek
work with determination v. azimle çalışmak
finish up work v. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
work out v. tasarlamak
work at v. bir şey için emek harcamak
work up v. geliştirmek
be out of work v. işsiz olmak
be at work v. işte olmak
work out v. başarılı olmak
work unfavorably of someone v. aleyhine çalışmak
work away v. uğraşmak
work a miracle v. keramette bulunmak
know how to make somebody work efficiently v. adam kullanmak
work out v. anlamaya çalışmak
work out v. sonuçlanmak
work something in v. bir şeyi ovarak sürmek
be unable to work v. elden ayaktan düşmek
work something out v. hesaplamak
work under someone v. birinin altında çalışmak
work miracles v. harikalar yaratmak
work out the kinks v. bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek
work something in v. bir şeyi yer yer katmak
work up v. körüklemek
stop work v. paydos etmek
work like a demon v. çok çalışmak
take off from work v. geçici olarak işi bırakmak
work out v. çözmek (problemi/sorunu)
work one's way v. çalışarak ücretlerini karşılamak (öğrenci okul/üniversite)
work off v. tamamlamak
work oneself into v. kendini ispatlayarak (bir işe) girmek veya (bir mevkie) gelmek
work like hell v. harıl harıl çalışmak
work up v. heyecanlandırmak
work up v. hareket ederek (susamış/terlemiş) bir hale gelmek
cause a lot of work v. uğraştırmak
work off v. bitirmek
make something work v. çalıştırmak
work one's way up v. terfi etmek
put to work v. koşmak
work up to v. giderek varmak (bir yere)
get off work v. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
be at work v. iş başında olmak
be unable to work something out v. içinden çıkamamak
work something out of v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
work like a beaver v. harıl harıl çalışmak
work up into v. geliştirerek (başka bir şey) yapmak
work at peak capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
work something loose v. bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek
work loose v. açılmak
start work v. işbaşı yapmak
work out at v. gelmek (belirli bir miktara)
work on v. yapmak
work a miracle v. bir mucize yaratmak
work up v. iyileştirmek
start work (in a workplace) v. işbaşı yapmak
work something out v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
work out v. hesaplamak
work on v. üzerinde çalışmak
work havoc v. altüst etmek
stop work v. mola vermek
work on v. bir şeyi işlemek
work up into v. haline getirmek
work up v. amaçlamak
work out v. çözmek
work out v. idman yapmak
work up v. uyandırmak (ilgi/heves/heyecan vb'ni)
work till morning v. sabahlamak
work out at to v. gelmek (belirli bir miktara)
work in shifts v. keşikleşmek
work up a sweat v. ter dökmek
work up v. hazırlamak
work up v. artırmak
work up v. tahrik etmek
work up a sweat v. terlemek
work up v. heyecan uyandırmak
work up v. sokmak
work up a sweat v. çok çalışmak
work up v. düzenlemek
work up v. getirmek
work up v. tamamlamak
jog to work v. işine koşarak gitmek
go to work v. işe gitmek
do one's fair share of the work v. üzerine düşeni yapmak
work out v. çözümlemek
work in the field v. dışarıda çalışmak
work flextime v. istediği saatlerde çalışmak
work unsocial hours v. tatil zamanları çalışmak
seek work v. iş aramak
look for work v. iş aramak
work effectively v. verimli çalışmak
work efficiently v. verimli çalışmak
work productively v. verimli çalışmak
work continuously v. gecesini gündüzüne katmak
work night and day v. gecesini gündüzüne katmak
work day and night v. gecesini gündüzüne katmak
work round the clock v. gecesini gündüzüne katmak
work hard v. yoğun çalışmak
work intensively v. yoğun çalışmak
work intensively v. sıkı çalışmak
simplify one's work v. işini kolaylaştırmak
make one's work easier v. işini kolaylaştırmak
facilitate one's work v. işini kolaylaştırmak
work heartily v. canla başla çalışmak
work hard v. çok yoğun çalışmak
make something work v. çalışmasını sağlamak
take into the work v. çalışmaya almak
make someone work v. çalışmasını sağlamak
choose to work v. çalışmayı tercih etmek
continue a work v. çalışma sürdürmek
perform a work or a study v. çalışma yürütmek
receive into the work v. çalışmaya almak
work intensively v. çok yoğun çalışmak
start a work v. çalışma başlatmak
do a work or a study v. çalışma yürütmek
perform a work or a study v. çalışmada bulunmak
prefer to work v. çalışmayı tercih etmek
carry on a work or a study v. çalışmada bulunmak
carry out a work or a study v. çalışma yürütmek
carry on a work or a study v. çalışma yürütmek
carry out a work or a study v. çalışmada bulunmak
do a work or a study v. çalışmada bulunmak
carry on a work v. çalışma sürdürmek
work honestly v. doğru çalışmak
work systematically v. düzenli çalışmak
work methodically v. düzenli çalışmak
work cash in hand v. peşin çalışmak
one's work dominate one's life v. işi hayatından önce gelmek
work shifts v. vardiya olarak çalışmak
release from work v. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
work at a loss v. zararına çalışmak
work at the hospital v. hastanede çalışmak
work towards a solution v. çözüm üretmek
work shifts v. vardiyalı çalışmak
work shifts v. vardiya usulü çalışmak
issue a work order v. iş emri çıkarmak
come to work v. işe girmek
split the work half and half v. yapılacak işi yarı yarıya bölmek
work on battery v. pille çalışmak
work devotedly v. özveriyle çalışmak
work coordinately v. koordineli çalışmak
work as an intern v. stajyer olarak çalışmak
work like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
work on a salary basis v. maaşla çalışmak
work on a salary basis v. maaşlı çalışmak
work for a salary v. maaşla çalışmak
work for a salary v. maaşlı çalışmak
work in a brothel v. genelevde çalışmak
work out the cost v. maliyet çıkarmak
work in cooperation v. işbirliği içinde çalışmak
work cooperatively v. işbirliği içinde çalışmak
work in the public sector v. kamuda çalışmak
work in a ship v. gemide çalışmak
work properly v. düzgün çalışmak
work out the cost v. maliyeti çıkarmak
work in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
work in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
work systematically v. sistemli çalışmak
work in a coordinated manner v. koordinasyonlu bir biçimde çalışmak
work for a long time v. uzun süre çalışmak
work for a long time v. uzun zaman çalışmak
work off energy v. enerji harcamak
work a miracle v. mucize gerçekleştirmek
work out v. çözüm üretmek
work like a horse v. eşek gibi çalışmak
work one's fingers to the bone v. işten başını kaldıramamak
work one's fingers to the bone v. canla başla çalışmak
work one's fingers to the bone v. eşek gibi çalışmak
(for an artist) to produce a work of art v. icra-i sanat etmek
be work-shy v. çok tembel olmak
do part-time work v. yarımgün çalışmak
work on v. -e ağırlık vermek
work on v. -in yapımıyla uğraşmak
work on v. -in yapımıyla meşgul olmak
work part-time v. yarımgün çalışmak
work-harden v. mekanik bir işlem ile sertleştirmek
get to work (on) v. üzerinde çalışmaya başlamak
get to work (on) v. işe koyulmak
get to work (on) v. çalışmaya başlamak
work one's way up v. çalışmalarıyla kendini ispatlayarak derece derece terfi etmek
work one's way into v. yavaş yavaş bir yere girmek
be promoted (at work) v. kademe atlamak
set work v. işe başlamak
work with limited means v. sınırlı araçlarla çalışmak
set work v. girişmek
work into v. katmak
work in v. sokmak
work in v. katmak
work off v. yok etmek
work into v. sokmak
work off v. ortadan kaldırmak
work up v. azdırmak
work up v. ilerletmek
work out v. istenildiği gibi olmak
work out v. (makine parçası) yerinden çıkmak
work out v. (maden ocağı) işletmek
work under v. emrinde çalışmak
to work up a connection v. ilişki kurmak
lay down to work v. işe gömülmek
finish up work v. işten çıkmak
work under someone v. birisinin altında çalışmak
get off work v. işten çıkmak
work out the meaning of something v. mana çıkarmak
work wonders v. harikalar yaratmak
do a hard day's work v. (işte) çok çalışmak
do a hard day's work v. (işte) çok yorulmak
work through v. uzun uzadıya incelemek
do dirty work v. pis iş yapmak
work through v. detaylı biçimde ele almak
do a hard day's work v. yoğun bir çalışma günü yaşamak
work through v. detaylı incelemek
do a hard day's work v. yorucu bir çalışma günü geçirmek
work as a teacher v. öğretmen olarak çalışmak
do a hard day's work v. zor bir çalışma günü geçirmek
work through v. üzerinde ayrıntılı biçimde çalışma yapmak
do dirty work v. kirli iş yapmak
work by job v. parça başına çalışmak
work by the piece v. parça başına çalışmak
work on v. üzerine çalışmak
take the credit for other people's work v. kendine pay çıkarmak
work until very late v. gece geç saatlere kadar çalışmak
work or study late into the night v. gece geç saatlere kadar çalışmak
work under harsh conditions v. zor şartlar altında çalışmak
work under hard conditions v. zor şartlar altında görev yapmak
work under difficult conditions v. zor şartlar altında çalışmak
work under hard conditions v. zor şartlar altında çalışmak
work under difficult conditions v. zor şartlar altında görev yapmak
work under harsh conditions v. zor şartlar altında görev yapmak
work on project basis v. proje bazlı çalışmak
work on project basis v. proje tabanlı çalışmak
do a work v. iş görmek
work through v. etraflıca ele almak
work through v. üzerinde kafa yormak
take work home v. eve iş getirmek
take work home v. eve iş götürmek
perform a work v. iş görmek
stay away from work v. işinden kalmak
work closely with v. ile yakın çalışmalar içinde olmak
work closely with v. ile yakın çalışmak
work under the umbrella of v. çatısı altında çalışmak
do charity work v. hayır işi yapmak
focus on one's work v. kendini işe vermek
work on v. üstünde çalışmak
start to work v. çalışmaya başlamak
work at high pressure v. hummalı bir şekilde çalışmak
work at high pressure v. son süratle çalışmak
work with v. ile birlikte çalışmak
work together with v. ile birlikte çalışmak
work until late v. geç saatlere kadar çalışmak
work until late v. geç saate kadar çalışmak
focus on work v. çalışmaya odaklanmak
work illegally on a tourist visa v. turist vizesiyle kaçak çalışmak
work under someone v. birinin emrinde çalışmak
work in a clothing store v. konfeksiyonda çalışmak
work in order v. düzen içinde çalışmak
work in a magazine v. dergide çalışmak
work in a newspaper v. gazetede çalışmak
fall out of work v. işsiz kalmak
work selflessly v. özveri ile çalışmak
work devotedly v. özveri ile çalışmak
want to work v. çalışmayı istemek
work selflessly v. özveriyle çalışmak
work minimum wage v. asgari ücretle çalışmak
work on sundays v. pazarları çalışmak
do a lot of volunteer work v. pek çok gönüllü iş yapmak
work late v. geç saate kadar çalışmak
work freelance v. serbest çalışmak
work freelance v. bağımsız çalışmak
work on something new v. yeni bir şey üzerinde çalışmak
put someone to work v. birini çalıştırmak
work on a new album v. yeni bir albüm üzerinde çalışmak
go back to work v. işe geri dönmek
spend a lot of time at work v. iş yerinde çok fazla zaman harcamak
do the work right v. işi düzgün yapmak
work on a case v. bir dava üstünde çalışmak
come back to work v. işe dönmek
work in a boutique v. bir butikte çalışmak
work in radiology v. radyoloji'de çalışmak
work as a lawyer v. avukatlık yapmak
work as a lawyer v. avukat olarak çalışmak
work out v. vücut çalışmak
work out v. spor yapmak
do police work v. polislik mesleğini icra etmek
work for something v. bir şey için çalışmak
work hard at something v. bir şey üzerinde çok çalışmak
both study and work v. hem çalışıp hem okumak
work long hours v. uzun saatler çalışmak
take time off from work v. işten izin almak
take time off work v. işten izin almak
be under pressure at work v. işte baskı altında olmak
make friends with all the people he/she work with v. (birlikte) çalıştığı herkesle/bütün insanlara arkadaş olmak istemek
work all night v. tüm gece çalışmak
work on experiment v. deney üzerinde çalışmak
take a half day off from work v. işten yarım gün izin almak
work in a private hospital v. özel bir hastanede çalışmak
work in a private company v. özel bir şirkette çalışmak
come back to work v. işe geri dönmek
work in the field of treatment v. ...tedavisi alanında çalışmak
work in radio v. radyoda çalışmak
work on one's speech v. konuşması üstünde çalışmak
work in the field v. tarlada çalışmak
work in the field v. sahada çalışmak
do god's work v. tanrı'nın hizmetinde olmak
go to work every day v. her gün işe gitmek
work for the government v. hükümet için çalışmak
work on v. etkilemek
walk to and from work v. işe yürüyerek gidip gelmek
work out v. vücut geliştirme yapmak
work out v. vücut geliştirmek
work as a team v. takım olarak çalışmak
work the bill off by washing dishes v. hesabı bulaşıkları yıkayarak ödemek
work in two-man teams v. ikili takımlar halinde çalışmak
do yard work v. bahçe işi yapmak
look for a new line of work v. farklı bir iş kolu aramak
work two jobs v. iki işte birden çalışmak
work as a team v. bir takım gibi çalışmak
work as a team v. takım/ekip halinde çalışmak
work as a team v. bir ekip gibi çalışmak
work solo v. yalnız çalışmak
incorporate into the work program v. çalışma programına dahil etmek
incorporate into the work programme v. çalışma programına dahil etmek
begin to work v. iş hayatına atılmak
begin to work v. çalışmaya başlamak
work for a car rental company v. oto kiralamacıda çalışmak
work patrol v. devriye görevi yapmak
work patrol v. devriye olarak çalışmak
work hard v. çalışıp çabalamak
finish work early v. erken paydos etmek
stop work early v. erken paydos etmek
have a short day at work v. erken paydos etmek
work jointly v. ortak çalışmak
work jointly v. müşterek çalışmak
fail to work v. (makine vb) çalışmamak
like to work v. çalışmayı sevmek
work a lot v. çok işine yaramak
go to work by subway v. işe metroyla gitmek
work/serve under someone v. birine bağlı olarak çalışmak
work/serve under someone v. birinin altında/emrinde çalışmak
work voluntarily v. gönüllü çalışmak
commute to work v. işe gitmek
work to rule v. kurallara uyarak çalışmak
drive to work v. işe arabayla gitmek
drive to work v. arabayla işe gitmek
work abroad v. yurtdışında çalışmak
work up the courage v. cesaret toplamak
work on the computer v. bilgisayarda çalışmak
work the red carpet v. kırmızı halıda yürümek
work the red carpet v. kırmızı halının üzerinde yürümek
take the bus to work v. işe otobüsle gitmek
work hardly v. sıkı bir şekilde çalışmak
work out the bugs v. herhangi bir sürece ya da ürüne etki eden ufak problemleri çözmek
work on the computer v. bilgisayarda çalışmak
work out of somewhere v. bir yeri merkez alarak çalışmak
work in harmony v. uyum içinde çalışmak
work in harmony v. ahenk içinde çalışmak
work with harmony v. uyum içinde çalışmak
work with harmony v. ahenk içinde çalışmak
work harmoniously v. uyum içinde çalışmak
work harmoniously v. ahenk içinde çalışmak
work alone v. yalnız çalışmak
quit work v. işten ayrılmak
quit work v. işi bırakmak
work one’s way up v. ıslah etmek
work outdoors v. açık havada çalışmak
social work with the homeless n. evsizlerle sosyal çalışmalar
statement of work n. çalışma bildirisi
person out of work n. işsiz
social group work n. sosyal grup çalışması
social work education n. sosyal çalışma eğitimi
research work n. bir konu hakkında yapılan bilimsel çalışma
work of a tradesman n. esnaflık
undercover work n. gizli iş
annual work n. yıllık çalışma
cold work n. soğuk iş
work during holiday n. bayram mesaisi
work sheet n. müsvedde
tula work n. savat
work study n. iş etüdü
work load n. iş miktarı
piece of work n. görev
incapacity to work n. çalışma gücü kaybı
graduate work n. lisansüstü çalışmalar
piece work n. götürü hizmet
the work of a detective n. hafiyelik
suspension of work n. tatil
social work n. sosyal çalışma
social work with children with disabilities n. engelli çocuklarla sosyal çalışmalar
social work administration n. sosyal çalışma yönetimi
self directed group work n. kendine dönük grup çalışması
lost work n. kayıp iş
incapacity to work n. iş göremezlik
copyrighted work n. telifli eser
social case work with youth n. gençlerle sosyal durum çalışması
the work of a mukhtar n. muhtarlık
contracts for work and labor n. eser sözleşmeleri
work/rest cycles n. çalışma dinlenme dönemleri
social work with alcoholics n. alkoliklerde sosyal çalışmalar
social work with children n. çocuklarla sosyal çalışmalar
work song n. işyeri marşı
piece work n. götürü çalışma
social work with women n. kadınlarla sosyal çalışmalar
work study n. iş analizi
quality of work life n. çalışma yaşamı kalitesi
donkey work n. işin zor kısmı
medical social work n. tıbbi sosyal çalışma
will to work n. çalışma isteği
work camp n. çalışma kampı
external work n. harici iş