pack - Turco Inglés Diccionario

pack

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pack — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /pæk/ – BrE /pæk/)
Categoría gramatical:
İsim: pack (packs); Fiil: pack (packs – packed – packing)
Sinónimo:
bundle, group, assemble
Antónimos:
unpack, scatter, disperse

Significados de "pack" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pack n. paket
pack n. ambalaj
pack v. ambalajlamak
pack v. sarmak
General
pack n. kütle
Remember that, when sailing there, there can be pack ice 20 metres high!
Unutmayın ki, orada yelken açarken 20 metre yüksekliğinde buz kütleleri olabilir!

More Sentences
pack n. paket (sigara için)
There was a health warning on the pack of cigarettes.
Sigara paketinin üzerinde bir sağlık uyarısı yer alıyordu.

More Sentences
pack n. sırt çantası
I have water and snacks in my pack.
Sırt çantamda su ve atıştırmalıklar var.

More Sentences
pack n. yük
He fastened the horse's pack with a rope.
Atın yükünü bir iple bağladı.

More Sentences
pack n. paketleme
Don’t pack these things with the rest of your belongings.
Bu eşyaları diğer eşyalarınızla birlikte paketlemeyin.

More Sentences
pack v. bavuluna koymak
Tom packed his things up.
Tom eşyalarını bavula koydu.

More Sentences
pack v. hazırlamak
This week, I packed my hospital bag.
Bu hafta hastane çantamı hazırladım.

More Sentences
pack v. toplamak
I'll pack my bag before checkout.
Çıkış yapmadan önce çantamı toplayayım.

More Sentences
pack v. eşyalarını toplamak
She packed yesterday, so as to be ready early today.
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.

More Sentences
pack v. toparlanmak
Darling, please pack it as fast as you can.
Tatlım, lütfen mümkün olduğu kadar çabuk toparla.

More Sentences
pack v. tıka basa doldurmak
I thought I was going to suffocate on that train, which was absolutely packed.
Tıka basa dolu olan trende boğulacağımı sandım.

More Sentences
pack v. paketlemek
These glass objects need to be packed in small boxes.
Bu cam nesnelerin küçük kutularda paketlenmesi gerekir.

More Sentences
pack v. doldurmak
Tom's mother packed the picnic basket with sandwiches.
Tom'un annesi piknik sepetini sandviçlerle doldurdu.

More Sentences
pack v. valiz toplamak
Why are you packing?
Neden valizlerini topluyorsun?

More Sentences
pack v. bavul toplamak
I'm packed and ready to go.
Bavulumu topladım ve gitmeye hazırım.

More Sentences
pack v. valiz hazırlamak
Tom hastily packed his suitcase.
Tom aceleyle valizini hazırladı.

More Sentences
pack v. toplanmak
Checkout is at 11 AM, so you guys need to start packing now!
Çıkış saat 11'de, bu yüzden hemen toplanmaya başlamalısınız!

More Sentences
Textile
pack v. paketlemek
These glass objects need to be packed in small boxes.
Bu cam nesnelerin küçük kutularda paketlenmesi gerekir.

More Sentences
Card
pack n. deste
We need two packs to play this card game.
Bu kart oyununu oynamak için bize iki deste lazım.

More Sentences
General
pack n. bohça
pack n. denk
pack n. köpek sürüsü
pack n. çıkın
pack n. iskambil destesi
pack n. sürü
pack n. takım
pack n. yığın
pack n. ambalaj
pack n. sargı
pack n. buz örtüsü
pack n. paket
pack n. ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup
pack n. satıcı tarafından yapılan usulsüz zam
pack n. haksız fiyat artışı
pack n. sırt çantası ile tırmanış
pack n. ilgili nesnelerin oluşturduğu grup
pack n. nesneler kümesi
pack n. fıçı tahtası
pack n. fıçı malzemesi
pack n. sac levha destesi
pack n. zırhlı radyum konteyneri
pack n. düşman grup
pack n. tahrip edici grup
pack n. organize cemaat
pack n. ambalajlama yöntemi
pack n. paketleme yöntemi
pack n. paket yapma
pack n. ambalaj yapma
pack n. ambalajlama
pack n. (belirli bir sürede) ambalajlanan toplam miktar
pack n. bir arada giden araç grubu
pack n. kozmetik macundan elde edilen bir tür pudra
pack n. saçı dinlendiren yağ veya krem uygulaması
pack n. buz torbası
pack n. soğuk ambalaj
pack n. soğuk torba
pack n. sıcak ambalaj
pack n. sıcak torba
pack v. istiflemek
pack v. bavulunu hazırlamak
pack v. paket yapmak
pack v. yığmak
pack v. savuşmak
pack v. bohçalamak
pack v. defolmak
pack v. defolup gitmek
pack v. taşımak (silah)
pack v. gitmek
pack v. sıkışmak
pack v. taşımak
pack v. hıncahınç doldurmak
pack v. ambalajlamak
pack v. bavul hazırlamak
pack v. eşyaları taşınmaya hazır bir duruma getirmek
pack v. vurmak
pack v. defetmek
pack v. sıkıştırmak
pack v. -i denk etmek
pack v. -i denklemek
pack v. koruyucu bir madde ile doldurmak
pack v. sarmak
pack v. konservelemek
pack v. kaplamak
pack v. kolilemek
pack v. valizlerini toplamak
pack v. ambalajlayarak doldurmak
pack v. (destek için çatıyı) atık kayaç ile doldurmak
pack v. sert maddeye ait gevşek parçalar ile doldurmak
pack v. sonlandırmak
pack v. durdurmak
pack v. sonuna gelmek
pack v. hastayı örtüye sarmak
pack v. hastayı çarşafa sarmak
pack v. yürüyerek taşımak
pack v. yürüyerek götürmek
pack v. hayvan sırtında taşımak
pack v. hayvan sırtında götürmek
pack v. çıkmak
pack v. valize eşya yerleştirmek
pack v. bir ürünü sevkiyata hazırlamak
pack v. (ürünü) gönderime hazırlamak
pack v. (ambalajlanmaya/paketlenmeye) uygun hale gelmek
pack v. yer kalmamak
pack v. ağzına kadar dolmak
pack v. tamamen dolmak
pack v. yakinen takip etmek
pack v. birlikte gitmek
pack v. birlikte yürümek
pack v. birlikte koşmak
pack v. bir araya gelmek
pack v. üşüşmek
pack adj. paket veya yük taşımacılığında kullanılan
pack adj. paketli
pack adj. ambalajlı
pack adj. pakete sığdırılan
pack adj. ambalaja sığdırılan
pack adj. paketlemede kullanılan
pack adj. ambalajlamaya uygun
Technical
pack v. ambalaj yapmak
pack v. bellek yoğunlaştırmak
pack v. kaplamak
pack v. sarmak
pack v. sıkıştırmak
pack v. yoğunlaştırmak
Computer
pack n. yoğunlaştırmak bellek
pack v. sıkıştırmak
Aeronautic
pack n. katlı ve kullanıma hazır paraşüt
Mining
pack n. dolgu
pack n. (kömür madeninde) destek duvarı
pack n. (kömür madeninde) destek sütunu
Medical
pack n. kompres
pack n. tampon
Tobacco
pack n. paket
Military
pack n. organize birlik
pack n. organize savaş aracı grubu
Football
pack n. (ragbi takımının) forvet hattı
Card
pack n. henüz oynanmamış kart grubu
pack n. (canasta kart oyununda) elden çıkarılan kart destesi
pack n. (kart oyununda) özel değerli kart grubu
pack n. (kart oyununda) güçlü el
Theatre
pack n. (tiyatroda) yan yana yerleştirilmiş arka plan dizisi
Photography
pack n. (kameraya aynı anda yerleştirmek için) istiflenmiş ayrı fotoğraf filmleri
pack n. iki veya üç renkli film grubu
pack n. iki veya üç renkli plaka grubu
Slang
pack v. etki yaratabilmek
pack v. etkileyebilmek

Significados de "pack" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
ice pack n. buz torbası
pack ice n. buz kalıbı
pack cementing n. kutu sementasyonu
chest pack parachute n. göğüs paraşütü
face pack n. yüz temizleme kremi
pack of lies n. bir dolu yalan
field pack n. sırt çantası
six pack chair n. altı koltuklu teleferik
a pack of lies n. bir sürü yalan
pack trail n. kervanların geçtiği patika yol
pack horse n. yük beygiri
pack of dogs n. it sürüsü
pack of lies n. bir sürü yalan
pack ice n. deniz buzlası
a pack of lies n. yalan dolan
pack of cards n. iskambil
lap pack parachute n. kucak paraşütü
fanny pack n. bel çantası
a pack of cards n. iskambil destesi
pack animal n. yük hayvanı
a pack of lies n. bir dolu yalan
battery pack n. pil takımı
pack train n. yük hayvanları katarı
pack carrier n. hurç
gift pack n. hediye paketi
pack horse n. yük atı
pack horse n. erzak taşıyan at
pack horse n. yük taşıyan at
power pack n. akım kaynağı
pack list n. paket listesi
back-pack n. sırt çantası
face-pack n. güzellik maskesi
face-pack n. yüz maskesi
six-pack n. altı kutuluk karton
pack-cloth n. çuval bezi
pack-horse n. yük beygiri
six-pack n. altı kutuluk paket
pack-saddle n. semer
ice pack n. su yolunda buz birikintisi
ice pack n. denizde bulunan buz yığını
back pack n. sırt çantası
pack rat n. başkalarının attığı şeyleri toplayan kimse
vacuum pack n. vakumlu paket
wolf pack n. denizaltı filosu
wolf pack n. kurt sürüsü
cold pack n. buz kesesi
soft pack (cigarette) n. yumuşak paket (sigara)
waist pack n. bel çantası
cutlery pack n. ikram seti
cutlery pack n. çatal bıçak seti
pillow pack n. yastık kutu
national pack n. ulusal paket
belt pack (us) n. bel çantası
hip pack (uk) n. bel çantası
fanny pack (us/canada) n. bel çantası
emergency pack n. acil durum paketi
snack pack n. çerez paketi
six-pack n. altılık bira/içecek
a pack of cigarettes n. bir paket sigara
pack mule n. yük katırı
line of pack mules n. katır kervanı
pack of wolves n. kurt sürüsü
a pack of hounds n. bir tazı sürüsü
winter pack n. kış paketi
cave pack n. mağara çantası
pack rat n. çapsız soyguncu
procedure pack n. kit
a pack of pasta n. bir paket makarna
belly pack n. bel çantası
joe six-pack n. mavi yakalı işçi
wolf pack n. kabadayı gençlerden oluşan başıboş çete
butt pack n. arkasında gözü olan bel çantası
ice pack n. jel buz torbası
pack tent n. sırt çantasında taşınabilir çadır
pack riding n. yük ile at binme
pack [obsolete] n. küçük kutu
pack [obsolete] n. değersiz kimse
pack needle n. ambalaj ipine uygun dikiş iğnesi
pack and prime road n. at binme yolu
pack rat [dialect] n. ufak işler yapan hırsız
pack [obsolete] n. önemsiz kimse
pack and prime road n. gezi yolu
pack animal n. vahşi sürü hayvanı
pack [obsolete] n. seviyesiz kimse
fash pack n. moda ikonu
fash pack n. modaya yön veren kimse
pack riding n. sırt çantasıyla sürüş yapma
pack rat n. ucuzcu kimse
pack horse [obsolete] n. çalışmaktan pestili çıkmış amele
pack horse n. her işi yüklenen kimse
pack [obsolete] n. komplo
pack horse n. it gibi çalışan kimse
pack [obsolete] n. plan
pack staff [obsolete] n. ucu demirli baston
pack needle n. çuval iğnesi
pack rat n. fare benzeri nesne
six pack n. altı konservelik kutu
six pack n. altı şişelik kutu
starter pack n. bir kişiyi, yeri, kültürü, nesneyi veya görüşü basmakalıp bir şekilde tanımlamak için kullanılan öğeler topluluğu
eight pack n. sekizli karın kası
pack up v. sandığa koymak
pack off v. defetmek
pack up v. bitirmek
pack up v. toparlanmak
pack up v. kaçmak
pack up v. paketlemek
pack up v. durmak (makine)
pack one's bags v. bir yeri terketmek
pack off v. kovmak
pack up one's belongings v. bohçasını bağlamak
pack up v. bavula koymak
pack off v. göndermek
pack bag and baggage v. tası tarağı toplamak
pack up v. stop etmek
pack into case v. sandığa koymak
pack up v. çanta toplamak
pack up v. (makine) durmak
pack up v. işi bitirmek
pack one's bags v. çekip gitmek
pack one's bags v. pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek
pack one's bags v. valizini toplamak
pack one's bags v. valizini hazırlamak
pack one's bags v. valiz toplamak
pack one's bags v. valizlerini toplamak
pack in case v. sandığa koymak
pack together like sardines v. balık istifi dizilmek
pack up a tent v. çadırı toplamak
pack away a tent v. çadır toplamak
pack up a tent v. çadır toplamak
pack away a tent v. çadırı toplamak
pack up v. bavul hazırlamak
pack up v. bavul toplamak
pack someone together in the room v. birilerini bir odaya doluşturmak
pack one's bags v. valiz hazırlamak
pack the bag v. bavul hazırlamak
pack the dishwasher v. bulaşıkları bulaşık makinesine yerleştirmek
pack (off) v. kabaca ilişiğini kesmek
pack [obsolete] v. gizli anlaşma yapmak
pack [obsolete] v. (oyun kartlarını) hileli şekilde istiflemek
pack (up) v. son vermek
pack (off) v. kabaca kovmak
pack (in) v. sonlandırmak
pack (in) v. durdurmak
pack (in) v. son vermek
pack (off) v. göndermek
pack [obsolete] v. gizli kapaklı işler çevirmek
pack [obsolete] v. gizlice anlaşmak
pack (off) v. gitmesini sağlamak
pack (up) v. sonlandırmak
pack (up) v. durdurmak