(cihaz - Turco Inglés Diccionario

(cihaz

Significados de "(cihaz" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Computer
(cihaz cope v.

Significados de "(cihaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
cihaz device n.
cihaz appliance n.
General
kapama (cihaz vb) switching off n.
cihaz trousseau n.
cihaz gizmo n.
aynı anda çeşitli meteorolojik olguları kaydeden cihaz meteograph n.
ışık azaltıcı cihaz dimmer n.
cihaz gismo n.
cihaz tract n.
alıcı cihaz receiving unit n.
amortisör cihaz shock absorber n.
cihaz engine n.
reklam için kullanılan özel cihaz gimmick n.
cihaz veya tesislerdeki hasar severe damage n.
cihaz contrivance n.
borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz ticker n.
kaydedici cihaz registering apparatus n.
elektronik cihaz electronic device n.
cihaz bug n.
uzaktan resimleri aksettiren cihaz telestereoscope n.
cihaz gadget n.
cihaz havası instrument air n.
fırına kömürü otomatikman atan cihaz stoker n.
seri olarak radyogram yapan cihaz serialograph n.
cihaz equipment n.
cihaz set n.
su seviyesini gösteren bir cihaz water level n.
tıbbi cihaz medical device n.
beynin cortex bölgesindeki elektriksel aktiviteyi ölçen cihaz encaphalograph n.
cihaz aggregate n.
analiz edici cihaz analyser n.
cihaz apparatus n.
birkaç cihaz veya elektrik devresinin birbirine bağlanması hook-up n.
yazı çıktılı cihaz text telephone n.
işitme engelli insanların telefon görüşmelerini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmış cihaz text telephone n.
elektronik bir cihaz vasıtasıyla izleme electronic tagging n.
elektrikli cihaz electric appliance n.
posta ücretini basan cihaz franking machine n.
posta ücretini basan cihaz postage meter n.
sıvı seviyesini gösteren cihaz liquid level indicating device n.
analiz edici cihaz analyzer n.
birkaç cihaz veya elektrik devresinin birbirine bağlanması hookup n.
mobil cihaz mobile device n.
akıllı telefon dışında kalan temel fonksiyonlu cihaz feature phone n.
günışığı saatlerini kaydetmek için kullanılan küre biçimli bir cihaz campbell-stokes recorder n.
lambaları yakmak için kullanılan cihaz lamplighter n.
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz tent slide n.
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz tent slip n.
değirmencinin payını otomatik olarak müşterinin tahılından ayıran cihaz toll collector n.
buharlaştırıcı cihaz atomizer n.
buharlaştırıcı cihaz atomiser n.
cihaz fabric [obsolete] n.
jetonla veya parayla çalışan cihaz machine n.
video sinyallerini manyetik bant veya videodisklere kaydetmek için kullanılan bir elektronik cihaz videorecorder n.
güvenliği sağlayan mekanik cihaz safeguard n.
kuş çağırıcı cihaz birdcall n.
ana cihaz master n.
ipi dokuma tezgahına doğru çözmeye yarayan bir cihaz let-off n.
elde kullanılan cihaz handheld n.
portatif cihaz handheld n.
sesi artırmak veya yönlendirmek için kullanılan koni biçimli bir cihaz meg n.
posta ücretini basan cihaz meter n.
küçük miktar ve sayıları ölçen cihaz microdetector n.
mikroelektronik cihaz microelectronic n.
küçük etkileri tespit eden cihaz microdetector n.
hafif sesleri duyulabilir hale getiren bir cihaz microcoustic n.
mikroskopla alınmış bir görüntünün ekrana yansıtılması için kullanılan cihaz microprojector n.
aksamları 1 milimetreden küçük olan cihaz veya düzenek micromachine n.
çok küçük zaman dilimlerini ölçen bir cihaz micronometer n.
yeni cihaz wrinkle n.
bir şeyi bozulma korumalı yapan cihaz veya önlem fail-safe n.
köpek havlamasını insan diline çevirdiği iddia edilen bir cihaz bowlingual n.
hayvanların hareket etmesini önleyen cihaz brake n.
çamaşır askısının tellerini destekleyen ısı yayan çubuklu cihaz hoist n.
tutan veya kısıtlayan cihaz holdback n.
bir şeyi tutmak için kullanılan cihaz holding device n.
ev işi yapan cihaz home appliance n.
içerideki havayı nemli tutmak için kutuya yerleştirilmiş cihaz humidor n.
buhar püskürtmeye yarayan cihaz mister n.
ateşli silahtan çıkan sesin bir kısmını azaltmak için kullanılan bir cihaz moderator n.
madeni para dağıtmak için kullanılan taşınabilir cihaz money-changer n.
monoküler cihaz (mikroskop, el dürbünü) monocular n.
tekgözlü cihaz (mikroskop, el dürbünü) monocular n.
aksesuar işlevi gören cihaz aksamı mount n.
cihaz yoke [irish] n.
hile amaçlı kullanan gizli cihaz gaff n.
hareketin bağlantılarla iletildiği mekanizma veya cihaz linkwork n.
(kuş çağırmada kullanılan) ucu tüylü uzun ipten oluşan bir cihaz lure n.
su akıntısını yakalayıp tekneyi akıntı boyunca ilerleten cihaz mule n.
cihaz business n.
bir şeyin hareket etmesine yardımcı cihaz glider n.
(korkuluk veya kuş kovucu olarak kullanılan) ahşap mekanik bir cihaz clapper n.
mikroskobik oluşumu suda canlı tutmaya yarayan bir cihaz growing cell n.
kılavuz işlevini gören cihaz guider n.
matbaa veya katlama makinesinde yaprakları tutup bırakmaya yarayan cihaz guide n.
jiroskopla çalışan cihaz gyro n.
tek tutacağa bağlı çeşitli araçları içeren cihaz multitool n.
usta işi cihaz ingenuity n.
yaratıcı cihaz ingenuity n.
uçağın navigasyonunda kullanılan cihaz instrument n.
sınırlı görüş olması haline navigasyonda tek çare olarak kullanılan cihaz instrument n.
(çakıl taşı) gözenekli maddeyle dolu kapta suyun buharla ısıtıldığı bir cihaz commingler n.
veri depolayabilen, okuyabilen ve işleyebilen programlanabilir elektronik cihaz computor n.
hızlı hesaplamalar yapabilen askeri cihaz computor n.
(termostat) cihaz faaliyeti arkasındaki duraklama kaynaklı devir çeşitliliği cycling n.
hafif malzemeden üretilmiş kama biçimli portatif cihaz fan n.
(el ile muayenede olduğu gibi) kitle, sertlik tespit eden bir cihaz palpator n.
(sabit gerilimin sağlanması için) dokuma tezgahında kullanılan bir cihaz pace n.
yağ kuyusu duvarı ve boru arasındaki boşluğu kapatan bir cihaz packer n.
(saatlerde denge için kullanılan) darbeye dayanıklı cihaz parachute n.
mürekkep uygulayan cihaz inker n.
açılır cihaz pop-up n.
katlanır cihaz pop-up n.
devre dışı bırakan cihaz disabler n.
sis durumunda uyarı veren sesli cihaz fog alarm n.
belirtilen girdi koşulları sağlandığında sinyal şeklinde çıktı veren cihaz gate n.
bazı gezegen ve uyduların göreli hareketlerini göstermek için saatlere eklenen bir tür cihaz orrery n.
(petrol arıtma işlemlerinde) ön ısıtma için atık ısı kullanan bir cihaz türü preheater n.
yünleri deriden ayıran cihaz puller n.
düzenli gaz veya buhar salınımı ile titreşimler üreten bir cihaz pulsator n.
darbe üreten cihaz pulser n.
sıvı içerisinde darbeler yaratan cihaz pulser n.
bilim insanlarınca kullanılan cihaz scientific instrument n.
ayakkabının tabanına ve topuğuna gizlenen patlayıcı cihaz shoe bomb n.
emek tasarrufu sağlayan cihaz labor-saving device n.
emek tasarrufu sağlayan cihaz labour-saving device n.
sürgülü cihaz slider n.
tüfek deliğini temizleyen cihaz push through n.
daha iyi duyabilmeyi sağlayan borumsu bir cihaz sonifer n.
kargo aracını yükleme-boşaltma konumuna getiren cihaz spotter n.
elastik cihaz spring n.
senkromeç faaliyeti gösteren cihaz synchromesh n.
dikey çizgiyi gösteren cihaz perpendicular n.
patentli cihaz patent n.
duman üreten cihaz fumer n.
konuşmacıya sufle veren cihaz prompter n.
itici kuvvet uygulayan cihaz propelment n.
açmak (cihaz vb) turn on v.
açık olmak (cihaz vb) be on v.
optik cihaz kullanmak glass v.
(cihaz veya objeyi) insanlara zarar vermemesi için belirli bir parça ile teçhiz etmek guard v.
tüm cihaz kaynaklarına erişim sağlamak root v.
(çalışmakta olan cihaz) donmak freeze v.
(iki cihaz arasında) veri transfer etmek synchronize v.
(cihaz, iş yükünü) kaldırmak cope v.
ışık saçan cismi kesen (cihaz) occulting adj.
ışığı kesen (cihaz) occulting adj.
birden fazla bağlantı noktası olan (bilgisayar ağı veya elektronik cihaz) multiport adj.
(cüzdan,cihaz) açık tasvir edilen overt adj.
yukarı itme özellikli cihaz ile ilgili pop-up adj.