Above - Turco Inglés Diccionario

Above

Significados de "Above" en diccionario turco inglés : 84 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
above adv. yukarısında
above adv. yukarıda
above adv. üstünde
above adv. üzerine
above adv. üzerinde
General
above adj. yukarıda geçen
above adj. yukarıdaki
above adj. ilahi
above adj. gökteki
above adj. önceden anılan
above adj. anılan
above adj. adı geçen
above adj. önceki
above adj. adı geçen
above adj. önceden zikredilen
above adj. daha önce sözü edilen
above adj. üst makam/merci
above adv. yukarıya
above adv. yukarıda olan şey
above adv. daha üst makamdaki biri
above adv. daha çok
above adv. sözü geçen
above adv. dışında
above adv. yüksek
above adv. içinden (sesler/gürültü)
above adv. yukarısına
above adv. üstün
above adv. daha fazla
above adv. üstteki
above adv. daha yukarı
above adv. üstünde
above adv. hilesiz
above adv. tepede
above adv. üstte
above adv. yukarı
above adv. daha çok yukarıda
above adv. daha üst
above adv. kuzeyinde
above adv. üzerinde
above adv. yukarı taraflarında
above adv. üstüne
above adv. üzerine
above adv. öte
above adv. yukarıda (bir sayfada)
above adv. daha önce (bir yazıda)
above adv. önce
above adv. sıfırın üstünde (sıcaklık)
above adv. cennette
above adv. yukarısında
above adv. üst
above adv. yukarıda
above adv. üstten
above adv. üstündeki
above adv. -den daha fazla
above adv. -den üstün
above adv. -den çok
above adv. -e bakan
above adv. -den yüksek
above adv. -den yukarı (sayılarla beraber)
above adv. -den fazla
above adv. -e hakim olan
above adv. -e tenezzül etmeyen
above adv. rütbe/yetki açısından üstün
above adv. öbür dünya
above adv. ahiret
above adv. (şüpheden/sorundan) uzak/uzakta
above adv. azade
above adv. arınıdırılmış
above adv. içinde
above adv. seviye
above adv. yukarıdaki
above adv. den daha fazla
above prep. üst
above prep. aşkın
Trade/Economic
above n. bir metnin daha önceki bir kısmı
above n. daha önce bir metinde atıfta bulunulan kişi veya kişiler
above n. üst makam
above n. üst merci
above n. üst
above adv. yukarıda
above adv. yukarıya
above prep. yukarısında
Literature
above n. cennet
above n. obür dünya

Significados de "Above" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
above sea level n. deniz seviyesi üstünde
child above 7 but not of full age n. mümeyyiz
above seasonal normals n. mevsim normallerinin üstünde
above limit n. sınır üstü
above the surface of the ground n. yerüstünde
above-ground n. yerüstünde
altitude above sea level n. deniz seviyesinden yükseklik
above seasonal normals n. mevsim normallerinin üzerinde
above sea level n. deniz seviyesi üzerinde
above-mentioned person n. adı geçen kişi
the above mentioned firm n. yukarıda zikredilen firma
the above-named firm n. yukarıda zikredilen firma
the above named firm n. mezkur firma
the above mentioned firm n. mezkur firma
above the rest n. diğerlerinden üstün
information mentioned above n. yukarıda bahsedilen bilgiler
above analysis n. yukarıdaki analiz
above-the-line publications n. çizgi üstü neşriyat
tower above v. üstün olmak
rise above v. üstünden doğmak
be above reproach v. eleştirilemez olmak
tower above v. üstünden yükselmek
arch above v. üzerinde kemer gibi uzanmak
be a cut above v. bir gömlek üstün olmak
consider above blame v. üstüne toz kondurmamak
arch above v. üzerinde kemer oluşturmak
tower above v. geçmek
get above oneself v. kendini bir şey sanmak
rise above v. üstesinden gelmek
rise above v. üstünden yükselmek
be above seasonal normals v. mevsim normallerinin üstünde seyretmek
point out above v. yukarıda belirtmek
indicate above v. yukarıda belirtmek
hold something high above v. yüksekte tutmak
keep something high above v. yüksekte tutmak
be head and shoulders above v. -den çok üstün olmak
rank above v. rütbece -den üstün olmak
rank above v. -den daha yüksek rütbede olmak
get above oneself v. kendiri olduğundan çok daha üstün görmek
get above oneself v. kendini fazlasıyla önemsemek
get above oneself v. kendini aşırı beğenmek
get above oneself v. kendini dev aynasında görmek
value above v. her şeyin üstünde tutmak
value above v. herkesten üstün tutmak
value someone or something above someone or something v. her şeyin üstünde tutmak
value someone or something above someone or something v. herkesten üstün tutmak
put the mirror above the fireplace v. aynayı şöminenin üzerine koymak
place the mirror above the fireplace v. aynayı şöminenin üzerine koymak
above-mentioned adj. yukarıdaki
above-mentioned adj. daha önce adı geçen
above the ordinary adj. olağanüstü
above-mentioned adj. üstte gösterilen
above-mentioned adj. yukarıda sözü edilen
a cut above adj. bir gömlek üstün
above ground level adj. yer seviyesinin üstünde
above ground level adj. yeryüzünden yukarıda
above-named adj. adı geçen
above-named adj. yukarıda sözü edilen
above-named adj. evvelce söylenmiş
above written adj. yukarıda yazılmış olan
above written adj. yukarıda yazılı olan
above-stated adj. yukarıda sözü edilen
above-mentioned adj. adı geçen
above-referred adj. yukarıda bahsedilen
above-board adj. hilesiz
above-named adj. adı geçen
above-stated adj. yukarıda belirtilen
above-stated adj. yukarıda bahsedilen
above-mentioned adj. daha önce sözü edilen
above-board adj. dürüst
a cut above adj. -den bir gömlek üstün
above-cited adj. mezkur
above-cited adj. zikri geçen
above-cited adj. yukarıda bahis konusu edilen
all of the above adj. yukarıdakilerin tamamı
above-mentioned adj. yukarıda adı geçen
above-the-line adj. çizgi üstü
above-mentioned adj. yukarıda adı geçen
above board adj. hilesiz
above board adv. açıkça
above all adv. bilhassa
way above adv. çok yukarıda
above board adv. dürüstçe
above all adv. hele hele
above and beyond adv. yeter de artar
from above adv. üstten
from above adv. gökten
from above adv. yukarıdan
above all adv. her şeyden önce
above all adv. özellikle
above and beyond adv. fazlasıyla
above all adv. her şeyden çok
above all adv. hepsinden önce
from above adv. yukardan
above all adv. özellikle her şeyden önce
over and above adv. -den fazla olarak
over and above this adv. bundan başka
above all adv. hele
above all adv. en önemlisi
above all adv. herşeyden fazla
above normal adv. normalin üstünde
above all adv. hepsinden önemlisi
above all adv. her şeyden önemlisi
above-board adv. açıkça
above-board adv. dürüstçe
because of the above stated reasons adv. yukarda açıklanan nedenlerle
due to the above stated reasons adv. yukarda açıklanan nedenlerle
due to the reasons explained above adv. yukarda açıklanan nedenlerle
above all adv. esas olarak
from all reasons above adv. yukarıdaki tüm bu nedenlerden dolayı
well above adv. epeyce üzerinde
far above adv. çok üzerinde
above average adv. iyi düzeyde
just above adv. tam üstünde
just above adv. tam üstüne
just above adv. hemen üstünde
just above adv. hemen üstünde
over and above prep. üstelik
over and above prep. yanında
over and above prep. ayrıca
over and above prep. ilaveten
Phrasals
be above v. daha yüksek bir rütbede olmak
be above v. daha yüksek bir düzeyde olmak
be above v. daha yüksek bir konumda olmak
be above v. daha yüksek bir pozisyonda olmak
be above v. daha yüksek bir mevkide olmak
be above v. daha yüksek durumda olmak
be above v. daha yüksek bir standarda sahip olmak
live above something v. (bir şeyin/bakkal vs) üst katında/üzerinde yaşamak
place someone above someone v. birini başkalarının üzerinde tutmak
rate something above something else v. (bir şeyi başka bir şeyin) üzerinde değerlendirmek
tower above someone v. (boyca) daha uzun olmak
set someone or something above someone or something v. birini/bir şeyi birinin veya bir şeyin tam yukarısına yerleştirmek
set someone or something above someone or something v. birini veya bir şeyi birinden veya bir şeyden daha üstün/yukarıda tutmak
set someone or something above someone or something v. birini veya bir şeyi birinin veya bir şeyin üstünde tutmak
set someone or something above someone or something v. birine veya bir şeye birinden veya bir şeyden daha çok değer/önem vermek
set someone or something above someone or something v. birini/bir şeyi birinin veya bir şeyin tam yukarısına koymak
put (someone or something) above (someone or something) v. birini ya da bir şeyi kayırmak
put someone or something above someone or something v. birini ya da bir şeyi kayırmak
prize someone or something above someone or something v. birine ya da bir şeye başka birinden ya da bir şeyden daha değer vermek
put someone or something above someone or something v. birini ya da bir şeyi başka birinden ya da bir şeyden üstüne çıkarmak
rank above (someone or something) v. (birisini, bir grubu ya da bir şeyi) daha değerli görmek
rank above someone v. birisinden daha üst makamda olmak
put (someone or something) above (someone or something) v. birini ya da bir şeyi başka birinden ya da bir şeyden üstüne çıkarmak
put someone or something above someone or something v. birini ya da bir şeyi başka birinden ya da bir şeyden üstün tutmak
prize someone or something above someone or something v. birini ya da bir şeyi başka birinden ya da bir şeyden üstün tutmak
put (someone or something) above (someone or something) v. birine ya da bir şeye başka birinden ya da bir şeyden daha değer vermek
put someone or something above someone or something v. birini ya da bir şeyi başka birinin ya da bir şeyin üstüne yerleştirmek
prize (someone or something) above (someone or something else) v. (birine ya da bir şeye başka birinden ya da bir şeyden) daha değer vermek
put (someone or something) above (someone or something) v. (birini ya da bir şeyi başka birinin ya da bir şeyin) üstüne yerleştirmek