Body - Turco Inglés Diccionario

Body

Significados de "Body" en diccionario turco inglés : 132 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
body n. ceset
body n. gövde
body n. vücut
body n. beden
General
body n. camia
body n. kuruluş
body n. kitle
body n. bölük
body n. zümre
body n. ten
body n. yoğunluk
body n. kütle
body n. hacim
body n. grup
body n. cüsse
body n. karoser
body n. yığın
body n. miktar
body n. üst
body n. büyük kısım
body n. birlik
body n. endam
body n. naaş
body n. topluluk
body n. vücut
body n. cisim
body n. kurul
body n. madde
body n. esas
body n. insan
body n. birey
body n. malzeme bütünü
body n. bilgi bütünü
body n. malzeme miktarı
body n. bilgi miktarı
body n. kıvam
body n. (saç) dolgunluk
body n. bütün
body n. bir şeyin vücut bulmuş hali
body n. duyularla algılanabilen şey
body n. uzayda yer kaplayan şey
body v. gövde ile donatmak
body adj. vücuda ait
body adj. vücutsal
body adj. metnin ana gövdesine ait
Trade/Economic
body n. beden
body n. gerçek ya da tüzel kişi
body n. heyet
body n. kurum
body n. kurul
body n. örgüt
Law
body n. davacının ifadesi
Politics
body n. birim
body n. kurum
body n. organ
Technical
body n. ana blok
body n. cisim
body n. esas kısım
body n. gövde
body n. şişe gövdesi
body n. vücut
body n. seramik eşyanın ana malzemesi
body n. konteyner ana gövdesi
body n. metal kutunun yan duvarlarını oluşturan bölüm
body n. merminin ana kovanı
body n. mermi kovanı gövdesi
body n. kil
body n. kil eşya yapımında kille karıştırılan madde
body v. güçlendirmek
body v. (yağ) kalınlaştırmak
Computer
body n. altprogramın kodu
Textile
body n. beden
body n. (kumaş) madde
body n. (kumaş) sıkılık
body n. (kadın kıyafeti) badi
body n. elbisenin üst kısmı
Architecture
body n. kilise nefi
Lighting
body n. bağlantı fişinin lamba duyuna takılan bölümü
body n. lamba duyunun kontakları içeren bölümü
body n. lamba duyu ve dış kabuğu
body n. esnek bir kablo konektörüne bağlantı kapak başlığının takıldığı yer
Dyeing
body n. boyada bulunan pigment
body n. boyaya eklenen pigment
body n. (boya) yüzeyi kapatma opaklığı
body n. (boya) gözle görülür viskozite
Automotive
body n. gövde
body n. karkas
body n. yoğunluk
body n. araç kasası
body n. araç gövdesi
body v. araç kasası inşa etmek
body v. araç gövdesi inşa etmek
Transportation
body n. aracın yolcu ve yük taşıyan bölümü
Medical
body n. vücut
Anatomy
body n. organın en büyük veya temel bölümü
body n. korpus
Gastronomy
body n. gövde şarabın ağızda bıraktığı ağırlık
body n. (içecek) aroma zenginliği
Geometry
body n. iç kısmı olan üç boyutlu bölge
Chemistry
body n. beden
Biology
body n. vücut
Biochemistry
body n. özdek
Marine Biology
body n. yin
Astronomy
body n. eski astronomide yedi gezegenden biri
body n. eski astronomide yedi gezegene karşılık gelen yedi metalden biri
Tobacco
body n. bir tütün yaprağının kalınlığı yoğunluğu veya birim alana düşen ağırlığı
Literature
body n. (kitap, belge) ana metin
body n. metin gövdesi
Religious
body n. (ekmek şarap ayininde) hazreti isa'nın vücudunu temsil ettiği düşünülen ekmek
body n. ölülerin dirilmesinden sonra insanların aldığına inanılan şekil
Geography
body n. su kütlesi
body n. toprak parçası
Geology
body n. cevher kütlesi
Military
body n. tahkimatın ana bölümü
Hunting
body n. bileşik silahın iç silindiri
body n. deliğin etrafındaki silindirik metal parçası
Sport
body n. beden
body n. vücut
Basketball
body v. rakibi vücuduyla sıkıştırarak savunma yapmak
body v. vücudunu kullanarak rakibin yönünü değiştirmek
Card
body n. briç elinde yüksek kartların yanı sıra ara kartlardaki güçlülük
Music
body n. müzik aletinin ses vermesini sağlayan içi boş gövdesi
body n. (ton) tokluk
body n. rezonans
Painting
body n. (suluboya) pigmentleri opaklaştırmak için karıştırılan beyaz dolgu
body n. (suluboya) dolgu
Printery
body n. matbaa harfi gövdesi
body n. (matbaa harfi boyutu) önden arkaya kadarki mesafe
body n. baskı bloğunun baskı yüzeyinin altındaki bölümü
body n. baskı bloğunun üstten alta ölçümü
Archaic
body n. damıtma kabı
body n. imbikle birlikte kullanılan damıtma kabı

Significados de "Body" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
dead body n. ceset
General
astral body n. ruh
vitreous body n. vitreus
body clock n. bir bireyin belirli bir eylemi yapması için gereken süre
mind and body n. akıl ve beden
body guard n. koruma
car body n. otomobil karoseri
human body in literature n. edebiyatta insan bedeni
body politic n. organize olmuş toplum
tipping body n. damper
celestial body n. gökcismi
body signals n. beden dili
ciliary body n. siliyer cisim
body weight n. vücut ağırlığı
body temperature n. vücut sıcaklığı
body sociology n. beden sosyolojisi
human body n. insan bedeni
body language n. beden işaretleri
administrative body n. yönetim kurulu
adult male body n. erişkin erkek vücudu
body build n. vücut yapısı
status of a body n. bir organın statüsü
social body n. kütle
heavenly body n. gök cismi
water body n. bölüm
body lotion n. vücut losyonu
human body n. insan vücudu
body code n. vücudun şifresi
car body n. oto gövdesi
governing body n. yönetim kurulu
black body n. kara gövde
live body n. yaşayan vücut
white body n. beyaz cisim
advisory body n. danışma konseyi
body bag n. ceset taşımaya özgü fermuarlı torba
body of water n. su kaynağı
the body of current law n. mevzuat
body politic n. devlet oluşturan halk kitlesi
many body effect n. çok kütleli etki
body shop n. karoseri
body code n. vücut şifresi
water body n. su bünyesi
body search n. arama tarama
public body n. devlet kuruluşu
body of water n. cazibe
body of water n. su bünyesi
female body n. kadın vücudu
celestial body n. gök cismi
water body n. su kaynağı
accreditation body n. akreditasyon kuruluşu
body of rules n. kurallar bütünü
body fluids n. beden sıvıları
man's body n. erkek vücudu
psammoma body n. psammom cisimciği
body language n. beden dili
ritual ablution of the whole body n. gusül
body search n. üst arama
the body n. nefis
body hairs n. vücut tüyleri
dump body n. damper
habit of body n. yapı
heavenly body n. gökcismi
habit of body n. bünye
adult female body n. erişkin kadın vücudu
conformity assessment body n. uygunluk değerlendirme kuruluşu
liquid body substance n. vücut sıvısı
male body n. erkek vücudu
body bag n. ceset torbası
body wall n. vücut duvarı
streamlined body n. aerodinamik karoser
a large body of water n. derya
body building n. vücut geliştirme
body size n. vücut ölçüsü
body length n. vücut uzunluğu
body signals n. beden işaretleri
body servant n. uşak
a body of information n. bir miktar bilgi
body fluid n. suyuk
car body firm n. otomobil karoser firması
adult body n. erişkin kişi
body politic n. siyasi topluluk
public body n. kamu kurumu
water body n. su kütlesi
water body n. su birikintisi
constituent body n. seçmenler
ritual ablution of the whole body n. gusül abdesti
body suit n. giysi
body parts n. vücut bölümleri/kısımları
authorised body n. yetkili kurum
authorized body n. yetkilendirilmiş kurum
authorised body n. yetkilendirilmiş kurum
authorized body n. yetkili kurum
one's whole body n. bütün vücudu
vitreous body n. camsı cisim
outer body n. dış gövde
certifying body n. onaylayan kuruluş
dispenser body n. sabunluk gövdesi
managing body n. yönetim organı
body care n. vücut bakımı
local administration body n. mahalli idare bölümü
government body n. devlet organı
body shot n. boy fotoğrafı
governmental body n. hükümet organı
authorised body n. yetkili organ
body search n. ceplerinin içine kadar yapılan arama
body structure n. vücut yapısı
body activities n. vücut faaliyetleri
body burden n. vücut yükü
body clock n. vücudun hareketleri ayarlayan doğal mekanizması
body waste n. vücut dışkısı
body-building n. vücut şekillendirme
body-blow n. vücuda vurulan sert yumruk
body-building n. vücut geliştirme
body-builder n. vücutçu
body signals n. lisan-i hal
body language n. lisan-i hal
body-blow n. ciddi yenilgi
full-length body shot n. boy fotoğrafı
whole-body exposure n. bütün vucut maruz kalması
human body temperature n. insan vücudu sıcaklığı
lean body weight n. yağsız vücut ağırlığı
aquatic body n. su gövde
body odor n. (pis) vücut kokusu
body odour n. (pis) vücut kokusu
body and belongings search n. üst ve eşya araması
deliberate injury to one's own body n. kendi kendini sakatlama
body mind harmony n. vücut-kafa uyumu
body mind harmony n. beden-zihin ahengi
body immunity n. vücut direnci
body resistance n. vücut direnci
body water n. vücut suyu
body lines n. vücut hatları
body temperature n. vücut ısısı
body search n. üst araması
body sizes n. vücut ölçüleri
body balance n. vücut dengesi
beheaded body n. kafası kesik ceset
inanimate body n. cansız beden
problem areas in the body n. vücuttaki sorunlu bölgeler
headless body n. kafası kesilmiş ceset
headless body n. kafası kesik ceset
headless body n. başsız ceset
body colour n. ten rengi
body suit n. sımsıkı elbise
upper body n. üst gövde
entire body n. vücudun tamamı
entire body n. tüm vücut
entire body n. bütün vücut
whole body n. vücudun bütünü
whole body n. vücudun tamamı