Crack - Turco Inglés Diccionario

Crack

Significados de "Crack" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
crack n. çatırtı
crack n. çatlak
crack v. yarılmak
crack v. çatlamak
General
crack n. bitirim
crack n. as
crack n. hızlı darbe
crack n. şaklama
crack n. şırak
crack n. çatırtı
crack n. patlama
crack n. çarpma
crack n. espri
crack n. deneme
crack n. özür
crack n. aralık
crack n. vuruş
crack n. çıt
crack n. çene çalma
crack n. çatlaklık
crack n. birinci sınıf şey
crack n. çatlak
crack n. yarık
crack n. çatırdama
crack n. çok kısa zaman
crack n. an
crack n. (buluğ çağında) sesin çatlaması
crack n. konuşma
crack n. sohbet
crack n. dedikodu
crack n. masal
crack n. hikaye
crack n. şaka
crack n. taşlama
crack n. bozulmadan kaynaklı kusur
crack n. yaşlanma nedeniyle beceride zayıflık
crack n. eksiklikten doğan hata
crack n. kafadan çatlak tip
crack n. eve izinsiz girme
crack n. soygun
crack n. sert ve sesli bir vuruş
crack n. tek bir çaba
crack n. tek bir teşebbüs
crack n. akıl hastalığı
crack n. zeka geriliği
crack n. gürleme
crack n. atıp tutma
crack n. yazılım kırma
crack v. kütürdemek
crack v. çatırdamak
crack v. açmak (kasayı)
crack v. çökmek
crack v. çıtlatmak
crack v. çatırdatmak
crack v. zorlamak
crack v. şaklamak
crack v. yarmak
crack v. çözmek (şifreyi)
crack v. kırmak
crack v. çatallaşmak (ses)
crack v. patlamak
crack v. şaklatmak
crack v. ayrılmak
crack v. çatlamak
crack v. kırılmak
crack v. çatlatmak
crack v. vurmak
crack v. sinir krizi geçirmek
crack v. sinirsel çöküntü yaşamak
crack v. parçalanmak
crack v. konuşmak
crack v. sohbet etmek
crack v. dedikodu yapmak
crack v. mahvolmak
crack v. başarısız olmak
crack v. uyumsuz ses çıkarmak
crack v. sert ses çıkarmak
crack v. hızla gitmek
crack v. hedefe ilerlemek
crack v. birden ve sertçe söylemek
crack v. tokat gibi söylemek
crack v. (şişe) açıp içmek
crack v. bulmacayı çözmek
crack v. gizemini ortaya çıkarmak
crack v. aralamak
crack v. (bir zümrede) ün kazanmak
crack v. çalışmak üzere (kitabı) açmak
crack v. ihlal etmek
crack v. zarar vermek
crack v. yok etmek
crack v. tahrip etmek
crack v. (alışılageldik olanı) aniden son vermek
crack v. kökünü kazımak
crack v. kabul veya onay almak için (bir engeli) aşmak
crack v. (şaka, espri) patlatmak
crack v. (mısır, buğday) ezerek parçalamak
crack v. (parmak) çıtlatmak
crack v. çarpmak
crack v. altında ezilmek
crack v. (ses) çatallaşmak
crack v. yıldırmak
crack v. kilidini kırmak
crack v. lisanssız yazılım edinmek
crack v. yazılım kırmak
crack adj. delice
crack adj. başarılı
crack adj. yetenekli
crack adj. uzman
crack adv. çatırtı sesiyle
Colloquial
crack n. şaka
crack n. espri
crack n. dokundurma
crack n. taş
crack n. iğneli söz
crack n. deneme
crack n. hamle
crack n. girişme
crack n. birim
crack n. tek seferlik kullanım
crack n. (insan için) mükemmel
crack n. (insan için) üst düzey
crack n. muhteşem
crack v. dili çözülmek
crack v. ötmeye başlamak
crack v. ağzındaki baklayı çıkarmak
crack v. (kasa) patlatmak
crack v. (kasa) içine girmek
crack v. başarmak
Technical
crack n. çatlak
crack n. çatlama
crack n. fisür
crack n. yarık
Computer
crack v. bilgisayarlara kötü amaçlarla yetkisiz erişim sağlamak
Textile
crack n. (dokuma kumaşlarda) çapraz şerit
Construction
crack n. çatlak
crack n. kırık
crack n. (duvarcılıkta) başka bir taşa eklemlemek için eldeki taşa atılan çentik
Automotive
crack v. aralamak
crack v. çatlamak
Food Engineering
crack n. çatlak
Gastronomy
crack n. kaynayan şeker şurubunun suya damlatılarak soğutulmasıyla birlikte çatladığı aşama
crack n. çatlak kabuklu olup membranı yırtılmamış tavuk yumurtası
Chemistry
crack v. (hidrokarbonu) parçalanmaya maruz bırakmak
crack v. parçalanmaya maruz bırakarak (hidrokarbon) üretmek
crack v. (kimyasal bileşik) parçalanmak
crack v. (kimyasal bileşik) piroliz geçirmek
crack v. (emülsiyon) dağılmak
crack v. (kimyasal bileşik) parçalamak
crack v. (kimyasal bileşik) pirolize maruz bırakmak
Geology
crack n. çatlak başlangıcı

Significados de "Crack" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
crack width n. çatlak genişliği
crack up n. güçten düşme
crack cocaine n. krek kokain
a hard nut to crack n. çetin ceviz
hard nut to crack n. çetin ceviz
a hard nut to crack n. demir leblebi
crack cocaine n. taş kokain
a crack shot n. keskin nişancı
the crack of dawn n. sabahın körü
bark crack n. kabuk çatlağı
spread (of crack) n. çatlak ilerlemesi
crack detector n. çatlak bulucu
crack-up n. yıkılma
crack-up n. çökme
hair crack n. kılcal çatlak
crack baby n. hamileliği sırasında krek kokain kullanan annenin doğurduğu çocuk
crack shot n. keskin nişancı
crack of doom n. kıyamet günü
crack of doom n. mahşer günü
a crack shot n. usta bir nişancı
butt crack n. kıç çatalı
crack-up n. kaza
ice crack n. buz çatlağı
crack monitor n. çatlak gözlemcisi
crack monitor n. çatlak monitörü
crack [uk] [dialect] n. övünme
crack [obsolete] n. yaramaz erkek çocuğu
crack addict n. taş kokain bağımlısı
crack a joke v. takılmak
crack a joke v. şaka yapmak
crack a whip v. kamçı şaklatmak
crack up v. dağılmak
crack down on v. müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak
crack down on v. son vermek için bir şeyin üstüne gitmek
crack up v. yıkılmak
crack jokes v. şaka yapmak
crack up v. övmek
crack up v. dağıtmak
crack a joke v. espri yapmak
crack up v. güçten düşmek
crack up v. çökmek
crack down v. sert önlemler almak
crack down v. aşırı önlem almak
crack a joke v. güldürücü öykü anlatmak
crack one’s knuckles v. parmak çıtlatmak
crack the seeds v. çekirdek çitlemek
crack open a watermelon v. karpuz çatlatmak
crack one's knuckles v. parmak çıtlatmak
crack one's knuckles v. parmak kütletmek
crack the window v. camı aralık bırakmak
crack the window v. pencereyi aralık bırakmak
crack the window v. camı aralamak
crack up v. sinir krizi geçirmek
crack up v. sinirsel çöküntü yaşamak
crack one’s skull v. kafatası çatlamak
be caught smoking crack pipe v. krek çekerken yakalanmak
be caught smoking crack pipe v. taş kokain çekerken yakalanmak
crack an egg into a pan v. tavaya yumurta kırmak
crack a nut v. ceviz kırmak
crack [uk] v. (eve) zorla girmek
crack [dialect] v. övünmek
crack (up) v. aracın (kontrolünü kaybederek) çarpmak
crack (up) v. öve öve bitirememek
crack (up) v. (baskı altında) verimini kaybedip dağılmak
crack [dialect] v. böbürlenmek
crack (up) v. methetmek
crack (on) v. yelkenleri açarak hızlanmak
crack-brained adj. kafadan sakat
crack-brained adj. çatlak
crack-brained adj. kafadan çatlak
crack-brained adj. kaçık
crack-brained adj. kafadan kontak
at the crack of dawn adv. şafak sökümünde
Phrasals
crack down v. aman vermemek
crack down v. sıkıştırmak
crack down v. (yolsuzlukların) üzerine gitmek
crack down v. göz açtırmamak
crack down v. aşırı önlem almak
crack down v. sıkı önlem almak
crack open v. yarılmak
crack on v. artırmak
crack through (something) v. zor bir durumdan çıkmak
crack through (something) v. zor bir durumun üstesinden gelmek
crack through (something) v. kurtulmak
crack through (something) v. (bir şeyin) içinden geçip gitmek
crack through (something) v. (bir şeyi) yarmak
crack onto (something) v. (bir şeye) denk gelmek
crack onto (something) v. (bir şey) keşfetmek
crack onto (something) v. şans eseri (bir şey) bulmak
crack onto (something) v. (bir şeye) rastlamak
crack onto (someone) v. (biriyle) flört etmek
crack down (on someone or something) v. (birine/bir şeye) göz açtırmamak
crack down on (something) v. (bir şeye) kesin sınır koymak
crack something up v. bir şeyi çarpmak
crack something up v. bir şeyi haşat etmek
crack down (on someone or something) v. (biri/bir şey üzerinde) kesin kurallar uygulamak
crack down (on someone or something) v. (birine/bir şeye) aman vermemek
crack on v. hevesle yapmak/devam etmek
crack someone or something up v. birini/bir şeyi haşat etmek
crack on v. tutkuyla yapmak/devam etmek
crack down on (something) v. (bir şey üzerinde) kesin kurallar uygulamak
crack onto (something) v. (bir şeye) rastlamak
crack onto (something) v. (bir şey) keşfetmek
crack down on (something) v. (bir şeye) aman vermemek
crack onto (something) v. (bir şeye) denk gelmek
crack onto (something) v. şans eseri (bir şey) bulmak
crack something up v. bir şeyi mahvetmek
crack down (on someone or something) v. (birine/bir şeye) müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak
crack someone or something up v. birini/bir şeyi harap etmek
crack onto (someone) [australia] v. (biriyle) flört etmek
crack down (on someone or something) v. (biri/bir şey üzerinde) sert önlemler almak
crack on v. hızla yapmak/devam etmek
crack onto (someone) [australia] v. (biriyle) kırıştırmak
crack down on (something) v. (bir şey üzerinde) sert önlemler almak
crack on v. azimle yapmak/devam etmek
crack something up v. bir şeyi parçalamak
crack down on (something) v. (bir şeye) müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak
crack down on (something) v. (bir şeye) göz açtırmamak
crack someone or something up v. birini/bir şeyi mahvetmek
crack down (on someone or something) v. (birine/bir şeye) kesin sınır koymak
crack something up v. bir şeyi harap etmek
Phrases
crack off v. (sıcak camı) üfleme borusundan düşürmek
It is harder to crack a prejudice than an atom expr. bir önyargıyı yıkmak atomu parçalamaktan zordur
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. bir şeyleri başarmak için birilerini incitmekten başka şansın yok
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. omlet yapmak için birkaç yumurta kırman gerekir
Proverb
he that would eat the kernel must crack the nut emeksiz yemek olmaz
Colloquial
a tough nut to crack n. zorlu rakip
dirty crack n. kötü/kaba söz
crack of laughter n. çatlak bir kahkaha
crack-rack n. (motosiklette) arka oturak
crack-rack n. motosiklette, sürücünün arkasındaki ek oturma yeri
crack-rack n. (motosiklette) arka oturak
crack-rack n. motosiklette, sürücünün arkasındaki ek oturma yeri
crack [ireland] n. gündelik eğlence etkinliği
crack team n. uzman ekip
crack someone up v. birini güldürmek
make a crack v. dokundurmak
make a crack v. küstahça konuşmak
make a crack v. küçümseyici yorumlarda bulunmak
crack a tube v. teneke bira açmak
make a crack v. iğneleyici konuşmak
make a crack v. laf sokmak
crack a tube v. bir bira açmak
crack up v. harap etmek
crack up v. mahvetmek
crack up v. haşat etmek
crack up v. kaza yapmak
crack [australia] v. yakalamak
crack [australia] v. bulmak