Ground - Turco Inglés Diccionario

Ground

Significados de "Ground" en diccionario turco inglés : 122 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ground n. yer
ground n. zemin
ground n. toprak
General
ground n. temel
ground n. yeryüzü
ground n. bayır
ground n. neden
ground n. kara
ground n. telve
ground n. prensip
ground n. arsa
ground n. sebep
ground n. dip
ground n. kaide
ground n. mesafe
ground n. yer (yerin yüzü)
ground n. tortu
ground n. meydan
ground n. meşecik
ground n. dayanak
ground n. saha
ground n. fon
ground n. kurtluca
ground n. arazi
ground n. yer
ground n. toprak
ground n. taban
ground n. toprak hattı
ground n. toprak bağlantısı
ground n. deniz dibi
ground n. alan
ground n. mülk
ground n. çalışma alanı
ground n. çalışma konusu
ground n. kriket sahasının bir bölümü
ground n. profesyonel kriket oyuncuları
ground n. özel toprak
ground n. maden işleri yapılan kaya veya oluşum
ground v. karaya oturmak
ground v. dayandırmak
ground v. yere sermek
ground v. dışarı çıkartmamak (birini ceza olarak)
ground v. dayanmak (bir sebebe)
ground v. iyileşmek
ground v. hareket izni vermemek
ground v. dayatmak (bir sebebe)
ground v. uçurtmamak (uçağı)
ground v. temellenmek
ground v. dayanmak
ground v. uçamamak (uçak hava koşullarından dolayı)
ground v. karaya oturtmak
ground v. yere indirmek
ground v. kurmak
ground v. çakmak
ground v. topraklamak
ground v. temellendirmek
ground v. (gemiyi) karaya oturtmak
ground v. (uçak) inmek
ground v. (gemi) karaya oturmak
ground v. etini yüzerek deri yüzeyini hazırlamak
ground v. (jokeyi) yarıştan men etmek
ground v. (sürücüyü) trafikten men etmek
ground v. soyut veya sonuçsuz tartışmalardan sonra somut bir sonuca ulaşmak
ground v. (dekoratif çalışmaya) arka plan vermek
ground v. sürtmek
ground v. (uçak) yere indirmek
ground v. cezalandırmak
ground adj. zeminde duran
ground adj. zemine yakın duran
ground adj. zemine ait
ground adj. karada çalışan
ground adj. yüzeyi sürtülerek aşındırılmış
ground adj. yüzeyi sürtülerek pürüzlendirilmiş
ground adj. çekilmiş
ground adj. çekilmiş
Law
ground n. gerekçe
Technical
ground n. zemin
ground n. yerprak
ground v. zeminlemek
ground adj. öğütülmüş
ground adj. taşlanmış
ground adj. bitmiş yüzeyli
ground adj. kalınlığı azaltılmış
ground adj. kenarları sivriltilmiş
ground adj. ince parçacıklar halinde öğütülmüş
Electric
ground v. topraklamak (cihazı)
ground v. topraklamak
Textile
ground n. kumaşın dokuma, renk veya doku ile ayırt edilen yüzey görünümü
ground n. desenli bir kumaşın düz zemini
ground n. danteldeki desenleri destekleyen veya bir arada tutan ilmek ve düğümler
ground n. ağ zemin
Architecture
ground n. pervazların üzerine yapıştırıldığı sıvalı ahşap parçası
Construction
ground n. aside karşı dayanıklı sıvı veya macun
ground n. duvar kağıdına basılan düz kaplama
ground n. sıvayı bitirmeye yardımcı olan ahşap veya metal şeritler
ground n. açıklıklarda alçı durdurucu olarak kullanılan ahşap şerit veya köşe silmesi
Dyeing
ground v. (boya yüzeyini) astarla kaplamak
Automotive
ground n. kısa devre
ground n. şasi devresi
ground n. şasiye bağlanan batarya ucu
ground n. toprak hattı
ground n. topraklama
Aeronautic
ground v. uçuşu önlemek
Printing
ground n. rölyef zemini
ground n. üzerinde kabartma tasarımı yapılan sert ancak dövülebilir madde
Gastronomy
ground adj. öğütülmüş
Botanic
ground adj. bodur ve genellikle yer örtücü (bitki)
Meteorology
ground n. yerin hali
Sport
ground n. futbol stadyumu
ground n. kriket sahası
ground v. topu kasıtlı olarak yere doğru atmak
ground v. yerden giden topa vurmak
Football
ground n. koşu ağırlıklı bir tür futbol hücumu
ground v. (rakibi) yere sermek
ground adj. hücum oyununun bir bölümüyle ilgili
Baseball
ground v. (beyzbol) topu yere atmak
Music
ground n. polifonik bestenin bası olarak kullanılan düz melodi
ground n. bas melodi
ground n. bas olarak kullanılan düz melodi içeren kompozisyon
Painting
ground n. üzerine resim veya süsleme yapılan yüzey
Theatre
ground n. tiyatroda orkestra bölümü
Ottoman Turkish
ground n. mebde

Significados de "Ground" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ground meat n. kıyma
General
football ground n. futbol alanı
hole in the ground n. yerdeki delik
ground attack n. kara saldırısı
landing on the ground n. yere iniş
ground bait n. oltasız yem
ground tackle n. tonoz
common ground n. ortak bir zevk, görüş, tutku vb
ground truth n. arazi doğrulaması
ground floor n. zemin katı
ground rent n. arazi rantı
ground truth n. arazi araştırması
ground water n. yeraltı suyu
ground warfare n. yer savaşı
ground plan n. zemin planı
landing ground n. iniş alanı
ground crew n. havaalanında yer mürettebatı
ground floor n. zemin kat
ground war n. kara harekatı
ground rent n. arsa kirası
summer camping ground n. yayla
ground form n. gövde
ground beetle n. toprak böceği
ground attendant n. yer görevlisi
ground gear n. tonoz
stamping ground n. uğrak
ground bait n. balıkları çekmek için suyun dibine atılan yem
parade ground n. tören meydanı
ground engineer n. zemin mühendisi
ground floor n. yerkatı
ground ivy n. yer sarmaşığı
stamping ground n. sık sık gidilen yer
ground sill n. tabanlık
plot of ground n. toprak parçası
ground line n. ana çizgi
ground rules n. temel kurallar
ground war n. kara savaşı
ground level n. zemin seviyesi
camping ground n. kamp yeri
burial ground n. mezarlık
dumping ground n. çöplük
ground floor n. alt kat
ground cedar n. sedir ağacı
ground under the feet n. ayakaltı
loose ground n. gevşek zemin
ground cloth n. yaygı
football ground n. futbol sahası
wet ground n. ıslak zemin
hunting ground n. av bölgesi
loose ground n. gevşek toprak
ground water conservation n. yeraltı suyu muhafazası
hunting ground n. avlak
dry ground n. kuru zemin
ground engineering n. zemin mühendisliği
camp ground n. kamp yeri
made ground n. dolgu zemin
ground form n. temel
ground plate n. taban kirişi
ground travel n. kara yolculuğu
ground glass n. buzlucam
ground speed n. yer hızı
marshy ground n. batak arazi
ground ball n. yerden giden top
ground studies n. zemin etüdü
ground forces n. kara kuvvetleri
ground beetle n. ağılıböcek
ground rice n. pirinç unu
ground snake n. küçük yılan
ground fir n. çam ağacı
roasted and ground coffee n. kurukahve
ground plane n. yatay düzlem
recreation ground n. dinlenme yeri
ground pine n. kurt ayağı
confined ground water n. tutuk yeraltı suyu
ground swell n. dip dalgası
ground rule n. temel kural
ground crew n. yer hizmetlileri
ground level n. toprak seviyesi
testing ground n. deneme alanı
common ground n. ortak zemin
measurement of ground area n. arazi ölçüm
above-ground n. yerüstünde
above the surface of the ground n. yerüstünde
middle ground n. ikisi ortası
middle ground n. ikisinin ortası
ground hog day n. 2 şubat
ground source n. yer üstü kaynağı
ground oilcake n. küspe
ground oilcake n. köftün
uneven ground n. bozuk zemin
ground substance n. esas madde
breaking new ground n. çığır açma
children's ground n. çocuk bahçesi
ground texture n. zemin dokusu
flat ground n. düz arazi
ground-color n. fon
ground-colour n. fon
recreational ground n. eğlence-dinlence alanı
ground profile n. siyah hat
ground wave n. yer dalgası
ground profile n. arazi kesiti
ground photograph n. yer fotoğrafı
ground line n. toprak hattı
ground plane n. yer düzlemi
ground network n. topraklama şebekesi
ground level n. zemin düzeyi
ground noise n. zemin gürültüsü
ground air communications n. yer-hava iletişimi
ground mapping n. üzerinde uçulan yer haritası
ground plot n. yapı arazisi
ground line n. toprak çizgisi
ground level n. zemin hizası
ground plot n. arsa
ground noise n. uğultu
hunting ground n. avlanma sahası
hilly ground n. engebeli zemin
hilly ground n. arızalı arazi
level ground n. düz arazi
marshy ground n. batak zemin
marshy ground n. bataklık arazi
marshy ground n. bataklık
muddy ground n. çamur zemin
proving ground n. deneme alanı
uneven ground n. düz olmayan toprak
uneven ground n. eşit olmayan
burial ground n. kabristan
burying ground n. kabristan
sinking up the ground n. toprak kayması
forbidden ground n. yasak bölge
burying ground n. mezarlık
common ground n. ortak payda
high ground n. üstünlük
high ground n. üstün gelme
ceremonial ground n. seremoni alanı
ceremonial ground n. tören alanı
breeding ground n. üreme alanı
spawning ground n. yumurtlama alanı
ground anchorage n. zemin ankrajı
ground swell n. sismik hareketlerin deniz dibinde yarattığı titreşim/devinim
ground swell n. parti tabanında/halk tabakasında oluşan fikri hareket/akım
below ground n. zemin altı
ground layer n. zemin tabakası
the facts on the ground n. fiili gerçekler
ground spinner n. yer topacı
normal ground level n. normal yer seviyesi
ground substance n. zemin maddesi
ground floor flat n. giriş kat dairesi/zemin (kat) dairesi
relaxation back to the ground state n. elektronun temel enerji düzeyine geri dönmesi
breeding ground for bacteria n. bakteri yuvası
breeding ground for germs n. mikrop yuvası