Look - Turco Inglés Diccionario

Look

Significados de "Look" en diccionario turco inglés : 49 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
look n. görünüş
look n. bakış
look v. bakmak
General
look n. bakma
look n. yüz ifadesi
look n. ifade (yüzdeki)
look n. göz
look n. ifade
look n. nazar
look n. bakış
look n. görüntü
look n. bir soyadı
look n. bakmak
look n. göz atma
look n. görünüm
look v. aramak
look v. göstermek
look v. görünmek
look v. iyileşmek
look v. beklemek
look v. seyretmek
look v. gözetmek
look v. benzemek
look v. düşünmek
look v. ummak
look v. güvenmek
look v. ümit etmek
look v. durmak
look v. görmek
look v. gözükmek
look v. yoklamak
look v. soruşturmak
look v. bakmak
look v. görünmek (güzel/hasta vb)
look interj. bak
look interj. şuna bak
look interj. göz at
look interj. baksana
look interj. kulak ver
look interj. dikkatini ver
look exclam. baksana
look exclam. bak
Technical
look v. bakmak
Textile
look n. stil
look n. tarz
look n. moda
Archaic
look v. görünüşle ortaya koymak
look v. tasavvur etme yetisini kullanarak etkilemek
look v. tasavvur etme yetisini kullanarak belirli bir duruma getirmek

Significados de "Look" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
look forward to v. iple çekmek
look at v. bakmak
look forward v. dört gözle beklemek
look for v. aramak
look around v. bakınmak
look after v. göz kulak olmak
look after v. ile ilgilenmek
look brave v. cesur görünmek
look around v. etrafa bakmak
General
before look journalizing n. yapmadan önce inceleme
look angle n. görüş açısı
hard look n. sert bir bakış
look up table n. taramalı tablo
knowing look n. kötü niyetli bir şekilde bakma
look-out n. beklenti
look-out n. sorun
look-out n. ümit
look-out n. gözcü
look-out n. gözetleme
sidelong look n. yan gözle bakma
sidelong look n. yan yan bakma
serious look n. ciddi ifade
defiant look n. meydan okuyan bakış
defiant look n. kafa tutan bakış
internal look n. iç değerlendirme
an impish look n. muzip bir bakış
piercing look n. delici bakış
penetrating look n. delici bakış
intense look n. yüreğe işleyen bakış
close look n. yakından bakış
scientific look n. bilimsel bakış
steady look n. sabit bakış
biker look n. motorcu görünüşü
biker look n. motorcu tarzı
final look n. son bakış
noble look n. asil görünüş
new look n. christian dior'un yarattığı, kadın kıyafetlerinde uzun eteklerin hüküm sürdüğü bir moda
new look n. yeni görünüm
cheery look n. neşeli görünüm
bemused look n. şaşkın bakış
quarter look n. yan bakış
black look n. kaşlarını çatma
wet-look n. (saç) ıslak görünüm
look-out [uk] n. olası durum
look-alike n. uyumlu parça
look-in n. başarı şansı
look-in n. hızlıca bakma
look-over n. üstünkörü teftiş
look-out [us] n. bakış
look-in n. katılma ihtimali
look-out [uk] n. olasılık
look-out [us] n. görünüm
look-in n. şöyle bir bakma
look-down n. kağıdın ışık altındaki görünümü
look-in n. seçilme ihtimali
look-alike [us] n. başka eşyaya çok benzeyen eşya
look-out [us] n. görüş
look-out [uk] n. (bir şeyin) gelecekte gerçekleşme ihtimali
look-alike n. (bir şeyin) çifti
look-out n. gözcülük yapılan stratejik nokta
look-over n. hızlıca yapılan inceleme
look-alike [us] n. orijinalinin aynısı eşya
look-alike n. başkasına çok benzeyen kimse
look-down n. kağıdın parlaması
look-in n. hisse
look-out n. geniş manzara
look-out n. uzak görüş
look-in n. kısa ziyaret
look-alike n. başkasının çok benzeri olan şey
look-out n. bir kimseye diğerlerinin aksine gösterilen özen
look-in n. pay
side-look n. yandan bakış
side-look n. yan bakış
smug look n. kendini beğenmiş bakış
hunted look n. endişeli görünüş
look back on v. yeniden gözden geçirmek
look ahead v. geleceği düşünmek
look through v. gözden geçirmek
look for v. beklemek
look down upon v. yüksekten bakmak
look up v. yukarıya bakmak
look after a patient v. hastaya bakmak
look back v. geçmişi düşünmek
look to v. başvurmak
look around v. bakışmak
look with favour on v. hoş karşılamak
look over v. şöyle bir bakmak
look at v. gözden geçirmek
look on v. olarak görmek
look down on v. aşağı görmek
look at v. seyretmek
look out v. bakmak
look on v. katılmadan seyretmek
look round v. dolaşmak
look up to v. saygı duymak
look ahead v. ileriye bakmak
look for v. bakmak
look back on v. anımsamak
look over v. göz gezdirmek
look for an opportunity v. meydan aramak
look after one's own benefits v. çıkarlarını gözetmek
look down one's nose at v. hor görmek
look after one's benefit v. çıkar gözetmek
look the other way v. görmezlikten gelmek
look out for v. gözetmek
look after a child v. dadılık etmek
take a brief look at v. şöyle bir bakmak
look on the bright side v. iyimser olmaya çalışmak
look ridiculous v. maymuna dönmek
look for a solution v. çözüm aramak
look about v. etrafına bakmak
look over v. gözden geçirmek
look after one's own comfort v. rahatına bakmak
look young v. genç görünmek
look older v. büyük göstermek
look out v. seçmek
look bright v. gelecek vaat etmek
look out for one's own interests v. çıkar gözetmek
look as if v. gibi görünmek
look up v. saygı duymak
look at with the eye of v. gözüyle bakmak
look up v. uğramak
look back v. geçmişe bakmak
look daggers at somebody v. ters ters bakmak
look through v. bakmak
take a brief look at v. şöyle bir göz gezdirmek
look out for one's own interests v. çıkarlarını gözetmek
look after v. mukayyet olmak
look carefully v. alıcı gözüyle bakmak
look down on v. hakir görmek
look out v. gözetmek
look with favour on v. hoşgörmek
look alike v. benzemek
look up v. iyileşmek
look back on v. geçmişe dönüp bakmak
look back v. geriye bakmak
look up to v. saygı beslemek
look for v. ummak
look around v. etrafı kolaçan etmek
look out v. sakınmak
take a look at v. bir göz atmak
look down upon v. horlamak
not to look for v. aramamak
look over v. incelemek
look someone in the face v. birinin yüzüne bakmak
look carefully v. dikkatle bakmak
look in on v. kısa bir ziyaret yapmak
look after v. bakımını üstlenmek
look after v. çekip çevirmek
look at one another v. bakışmak