davranmak - Turco Inglés Diccionario

davranmak

Significados de "davranmak" en diccionario inglés turco : 41 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
davranmak act v.
Moreover, I believe that it was practically the only group to do so, for his group certainly acted differently.
Ayrıca bunu yapan neredeyse tek grup olduğuna inanıyorum çünkü onun grubu kesinlikle farklı davranıyordu.

More Sentences
davranmak deal v.
We should deal fairly with each other.
Birbirimize karşı adil olarak davranmamız gerek.

More Sentences
davranmak treat v.
Don't treat me like I'm a stranger.
Bana bir yabancıymışım gibi davranma.

More Sentences
davranmak behave v.
Do you notice how people behave when they are hungry?
İnsanların aç olduklarında nasıl davrandıklarını fark ediyor musunuz?

More Sentences
General
davranmak behave v.
Do you notice how people behave when they are hungry?
İnsanların aç olduklarında nasıl davrandıklarını fark ediyor musunuz?

More Sentences
davranmak do by v.
Do to others as you would be done by.
Başkalarına, sana davranılmasını istediğin şekilde davran.

More Sentences
davranmak use v.
I suggest we organise things in the most practical order and, where the Treaty is silent, that we use common sense.
İşleri en pratik düzene göre organize etmemizi ve Antlaşmanın sessiz kaldığı yerlerde sağduyulu davranmamızı öneriyorum.

More Sentences
davranmak do to v.
What harm is being done to these people, and how unjustly they are being treated!
Bu insanlara ne kadar zarar veriliyor ve onlara ne kadar adaletsiz davranılıyor!

More Sentences
davranmak conduct v.
I think, in any case, that Parliament conducts itself far too reactively.
Her halükarda Parlamento'nun çok fazla tepkisel davrandığını düşünüyorum.

More Sentences
davranmak act v.
Moreover, I believe that it was practically the only group to do so, for his group certainly acted differently.
Ayrıca bunu yapan neredeyse tek grup olduğuna inanıyorum çünkü onun grubu kesinlikle farklı davranıyordu.

More Sentences
Trade/Economic
davranmak treat v.
Don't treat me like I'm a stranger.
Bana bir yabancıymışım gibi davranma.

More Sentences
General
davranmak deport oneself v.
davranmak lunge v.
davranmak bear oneself v.
davranmak conduct oneself v.
davranmak reach for v.
davranmak spurt v.
davranmak comport v.
davranmak cut up v.
davranmak comport oneself v.
davranmak walk v.
davranmak proceed v.
davranmak bestir oneself v.
davranmak do v.
davranmak acquit (oneself) v.
davranmak acquit v.
davranmak acquight [obsolete] v.
davranmak abear v.
davranmak use one's self v.
davranmak make [obsolete] v.
davranmak hold v.
davranmak bestow [obsolete] v.
davranmak make [obsolete] v.
davranmak move v.
davranmak disport v.
davranmak contain [obsolete] v.
davranmak fetch v.
Phrasals
davranmak deal by v.
davranmak go on v.
Archaic
davranmak entreat v.
davranmak intreat v.

Significados de "davranmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
bireyin prensip ve çıkarları dışında davranmak zorunda kalması false position n.
eşit davranmak treat equally v.
esrarengiz davranmak enigmatize v.
çok ihtiyatlı davranmak feel one's way v.
fazla samimi davranmak (bir kadına) make free with v.
belirli bir şekilde davranmak conduct oneself v.
aykırı davranmak offend against v.
yapılan teklife göre davranmak act on a suggestion v.
kötü davranmak rough v.
esnek davranmak give v.
çok serbest veya teklifsiz davranmak freewheel v.
açgözlü davranmak hog v.
uyumlu davranmak play along v.
kötü davranmak mishandle v.
soğuk davranmak give somebody the cold shoulder v.
temkinli davranmak walk on eggshells v.
fazla duygulu davranmak emotionalize v.
birine hakça davranmak do someone justice v.
aykırı davranmak contravene v.
kötü davranmak mistreat v.
kötü davranmak ride rough over v.
aptalca davranmak muck about v.
korkak davranmak chicken v.
neşeli ve gürültülü bir biçimde davranmak rollick v.
önyargılı davranmak be opinionated v.
kötü davranmak misdemean v.
biriyle samimi olmamak için ona çok mesafeli davranmak keep someone at arm's length v.
gibi davranmak affect v.
daha tutumlu davranmak tighten one's belt v.
önyargılı davranmak be biased v.
gibi davranmak act as v.
gizemli davranmak enigmatize v.
dostça davranmak befriend v.
bir şey yapmakta tez canlı davranmak be faster than a speeding bullet with something v.
terbiyeli davranmak behave oneself v.
adil davranmak treat fairly v.
soğuk davranmak keep one's distance v.
kendisi gibi davranmak be oneself v.
çok ciddi davranmak prim v.
patron gibi davranmak boss about v.
kötü davranmak misbehave v.
aptalca davranmak play the fool v.
önce davranmak take precedence of v.
sert davranmak take a hard line with v.
biri gibi davranmak take after v.
silahına davranmak reach for one's gun v.
anne gibi davranmak mother v.
acemice davranmak louse up v.
kötü davranmak behave badly v.
kötü davranmak maltreat v.
akıllı davranmak act wisely v.
amirane davranmak throw one's weight around v.
merhametsizce davranmak brutalize v.
gibi davranmak make believe v.
aşık gibi davranmak flirt with v.
önceden tahmin edip ona göre davranmak anticipate v.
aceleci davranmak jump the gun v.
aceleci davranmak hasten v.
resmi davranmak stand on ceremony v.
mantıklı davranmak reason v.
nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak put something to rest v.
hor davranmak snub v.
aykırı davranmak act incongruously v.
aceleci davranmak be quick v.
aptalca davranmak tomfool v.
fazla duygulu davranmak emotionalise v.
birine coşkulu bir şekilde davranmak lyricize v.
samimi davranmak let down one's hair v.
aykırı davranmak act improperly v.
kötü davranmak snub v.
ağır davranmak dawdle v.
bir durumu olduğu gibi kabul edip ona göre davranmak face the issue v.
kardeşçe davranmak fraternize v.
soğuk davranmak frost v.
önce davranmak anticipate v.
nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak lay something to rest v.
anlaşılmaz biçimde davranmak enigmatize v.
taşkınca davranmak (çocuk) run wild v.
iyi davranmak be nice to v.
sert davranmak rough up v.
birine soğuk davranmak keep someone at a distance v.
ahmakça davranmak play the fool v.
çekingen davranmak behave timid v.
çılgınca davranmak go hog wild v.
ihtiyatlı davranmak be on the safe side v.
birine soğuk davranmak give someone the cold shoulder v.
aptalca davranmak fool v.
yapmacık davranmak attitudinize v.
adil bir şekilde davranmak do justice v.
kötü davranmak ill treat v.
ağır davranmak move slowly v.
davranmak (belirli bir şekilde) bear v.
eşit mesafede davranmak treat equally v.
kötü davranmak abuse v.
aykırı davranmak behave improperly v.
tutumlu davranmak skimp v.
kötü davranmak outrage v.
abartılı davranmak dramatize v.
mesafeli davranmak keep somebody at a distance v.
bildiği gibi davranmak be a law unto oneself v.
sert davranmak whale v.
diğer insanların takdirini kazanacak şekilde davranmak put one's best foot forward v.
dostça davranmak be friend v.
iyi davranmak behave well v.
aşırı bir şekilde davranmak carry on v.
resmi kurallara göre davranmak stand on ceremony v.
siyasi çıkarlarına göre davranmak play politics v.
düşüncesizce davranmak behave thoughtlessly v.
önce davranmak precede v.
kaba davranmak be rude to somebody v.
kötü davranmak serve v.
kötü davranmak walk over v.
tuhaf davranmak act weird v.
gevşek davranmak be lax v.
para konusunda liberal davranmak loosen up v.
çekingen davranmak behave shy v.
aceleci davranmak speed up v.
birine amir gibi davranmak lord it over someone v.
çekimser davranmak behave timidly v.
kötü davranmak tramp down v.
önce davranmak forestall v.
gibi davranmak pretend v.
kendisinden beklenildiği gibi davranmak run true to form v.
soğuk davranmak discountenance v.
birine karşı amirane davranmak boss someone around v.
kaba davranmak be rude v.
başkasıymış gibi davranmak impersonating v.
gibi davranmak make out v.
aşırı hassas davranmak sentimentalise v.
tiran gibi davranmak tyrannise v.
insaflı davranmak have a heart v.
hassas davranmak treat sensitively treat in a sensitive manner v.
adaletsiz davranmak victimize v.
saygılı davranmak behave in a respectful manner v.
saygılı davranmak act respectfully v.
kötü davranmak discriminate against somebody v.
soğuk davranmak keep somebody at a distance v.
sert davranmak handle without gloves v.
kaba davranmak handle without gloves v.
yumuşak davranmak handle with kid gloves v.
yakın davranmak behave sympathetically v.
yakın davranmak act in a warm way v.
sabırsızca davranmak flounce v.
haksızca davranmak victimize v.
kavgacı davranmak act aggressively v.
kavgacı davranmak act in a hostile manner v.
kral gibi davranmak play rex v.
aceleci davranmak hurry (up) v.
dikkatsizce davranmak act carelessly v.
dikkatsizce davranmak behave carelessly v.