fancying - Turco Inglés Diccionario

fancying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fancying — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfænsi/ – BrE /ˈfænsi/)
Categoría gramatical:
Sıfat/İsim: fancy (fancies); Fiil: fancy (fancies – fancied – fancying)
Sinónimo:
ornate, like (BrE), imagine

Significados de "fancying" en diccionario turco inglés : 137 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fancy adj. süslü
Cut out the Starbucks and the fancy lunches.
Starbucks'ı ve süslü öğle yemeklerini kesin.

More Sentences
General
fancy n. hayal
She sometimes mixes up fancies with realities.
O bazen hayal ve gerçeği karıştırır.

More Sentences
fancy n. fantezi
Love is just a fancy.
Aşk sadece bir fantezidir.

More Sentences
fancy v. hayal etmek
The United States fancies itself the world's freest nation.
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.

More Sentences
fancy v. sanmak
I fancy it will snow this week.
Sanırım bu hafta kar yağacak.

More Sentences
fancy v. sevmek
All the girls fancied him.
Tüm kızlar onu seviyordu.

More Sentences
fancy v. istemek
Fancy going out to see a movie tonight?
Bu akşam sinemaya gitmek ister misin?

More Sentences
fancy v. bayılmak (sevmek vb)
All the girls fancied him.
Tüm kızlar ona bayılıyordu.

More Sentences
fancy v. hoşlanmak
All the guys in her class fancied her.
Sınıftaki bütün erkekler ondan hoşlanıyordu.

More Sentences
fancy v. olma ihtimalini yüksek görmek
I don't fancy our chances of finding a table in this crowded restaurant.
Bu kalabalık restoranda masa bulma şansımızı pek yüksek görmüyorum.

More Sentences
fancy adj. çok süslü
It's not too fancy.
Çok süslü değil.

More Sentences
fancy adj. lüks
Have you ever wanted to have a fancy car?
Hiç lüks bir arabanız olsun istediniz mi?

More Sentences
fancy adj. güzel
Fancy seeing you here.
Seni burada görmek ne güzel.

More Sentences
fancy n. beğeni
fancy n. mefhum
fancy n. imge
fancy n. meyil
fancy n. merak
fancy n. hulya
fancy n. düş
fancy n. moda
fancy n. kuruntu
fancy n. hayal gücü
fancy n. muhayyile
fancy n. kapris
fancy n. düşlem
fancy n. heves
fancy n. düşünce
fancy n. zevk
fancy n. kanı
fancy n. imgelem
fancy n. geçici arzu
fancy n. sevgi
fancy n. tahayyül
fancy n. düşgücü
fancy n. hoşlanma
fancy n. istek
fancy n. hayal dünyası
fancy n. hayal ürünü
fancy n. zihinde canlandırılan fantastik öğe
fancy n. fikir
fancy n. (birinden) hoşlanma
fancy n. özel ilgi duyma
fancy n. aşık olma
fancy n. takım
fancy n. taraftar
fancy n. destekçi
fancy n. hayran
fancy n. fan
fancy n. takım sporu
fancy n. takım faaliyeti
fancy n. hayran aktivitesi
fancy n. aşk
fancy n. (özel anlamda) bağlılık
fancy n. arzu
fancy n. izlenim
fancy n. hayali görüntü
fancy n. hayali icat
fancy n. fantastik tasarım
fancy n. fantezi pırlanta
fancy n. olağandışı rengi olan pırlanta
fancy n. illüzyon
fancy n. göz yanılması
fancy n. fantastik ortam
fancy n. fantastik yaratı
fancy n. görüş
fancy n. kanaat
fancy n. yargı
fancy n. renkli çiçekleri olan bitki
fancy n. renkli çiçek
fancy n. boks takipçisi
fancy n. hayvansever
fancy n. bir alana yoğun ilgi duyan kimse
fancy v. düşlemek
fancy v. fantezi kurmak
fancy v. arzu etmek
fancy v. zannetmek
fancy v. tahayyül etmek
fancy v. meyletmek
fancy v. beğenmek
fancy v. tasavvur etmek
fancy v. düşünmek
fancy v. hayal kurmak
fancy v. çok sevmek
fancy v. kurmak
fancy v. imgelemek
fancy v. tasarlamak
fancy v. aklında canlandırmak
fancy v. hayalini kurmak
fancy v. canı çekmek
fancy v. farz etmek
fancy v. (ıslah etmek için) hayvan yetiştirmek
fancy v. kazanacağını düşünmek
fancy v. istemek/hoşlanmak
fancy adj. süslü püslü
fancy adj. garip
fancy adj. aşırı
fancy adj. keyfi
fancy adj. fahiş
fancy adj. üstün kaliteli (gıda maddeleri)
fancy adj. fantazi
fancy adj. pahalı ve üst sınıf
fancy adj. alengirli
fancy adj. fazla dekore edilmiş
fancy adj. donatılmış
fancy adj. karmaşık
fancy adj. çetrefilli
fancy adj. kompleks
fancy adj. sofistike
fancy adj. zarif
fancy adj. modaya uygun
fancy adj. asil tarzda
fancy adj. üstün nitelikli
fancy adj. kaliteli
fancy adj. hoş
fancy adj. aşırı
fancy adj. fahiş
fancy adj. abartılı
fancy adj. görsel amaçlı yetiştirilen
fancy adj. eşsiz
fancy adj. özel
fancy adj. üstün nitelikleri için beslenen
fancy adj. gösterişli
fancy adj. şık
Colloquial
fancy v. çekici olmak
Speaking
fancy exclam. yok artık
fancy exclam. deme be
Industry
fancy n. uzun dişleri olan taraklama silindiri
Textile
fancy n. fantezi kumaş
fancy n. modaya uygun kumaş
fancy n. modaya uygun kıyafet
Sport
fancy n. boksörlük
fancy n. boks sanatı
Art
fancy n. (şair veya ressamın) hayal gücü
fancy n. (şair veya ressamın yarattığı) imge
Music
fancy n. bağımsız beste
fancy n. (16 ve 17. yüzyıllarda) enstrümantal solo beste

Significados de "fancying" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
fancy woman n. metres
flight of fancy n. hayal
fancy dress ball n. maskeli balo
strange fancy n. kuruntu
fancy dress ball n. kıyafet balosu
fancy woman n. acayip kadın
fancy price n. fahiş fiyat
fancy man n. sevgili
fancy dress n. maskeli balo elbisesi
fancy man n. acayip adam
flight of fancy n. hayal kurma
fancy ball n. maskeli balo
fancy words n. süslü sözler
fancy woman n. fahişe
fancy man n. aşık
fancy dress n. etkinlik kıyafeti
fancy goods n. fantezi eşya
passing fancy n. geçici sevgi
a passing fancy n. geçici heves
fancy-dress party n. kıyafet balosu
fancy-dress ball n. maskeli balo
fancy dress-ball n. maskeli balo
fancy names n. süslü püslü isimler
fancy lady n. fahişe
fancy dress party (british english) n. kıyafet balosu
fancy paper n. el işi kağıdı
the fancy [obsolete] n. spor veya hobi meraklısı kitle
fancy restaurant n. şatafatlı restoran
fancy restaurant n. lüks ve pahalı restoran
fancy restaurant n. havalı restoran
fancy dress n. kostüm
fancy ball n. kostümlü balo
fancy-pants [us] n. elit kimse
fancy man [obsolete] n. erkek arkadaş
fancy ball n. kostüm balosu
fancy dress n. resmi kıyafet
fancy man n. pasta dekorcusu
fancy fair n. takı ve süs eşyalarının satıldığı fuar
fancy-dress ball n. kostümlü balo
fancy dress n. gece elbisesi
fancy dress n. abiye
fancy dress [uk] n. kimliği gizleyen giysi
fancy-pants [us] n. gösterişli tarzı olan kimse
fancy store n. tuhafiye dükkanı
fancy store n. süs eşyaları satan dükkan
fancy man [obsolete] n. (erkek) sevgili
fancy-pants n. aptal kimse
fancy ball n. kıyafet balosu
fancy man n. dekoratör
fancy-pants n. görünümüne önem veren kimse
fancy-dress ball n. kıyafet balosu
fancy-pants n. çekici kimse
fancy man [uk] n. bir kadının aşığı
fancy man [obsolete] n. bir kadının desteklediği erkek
fancy ball n. kıyafet balosu
fancy fair n. yardım fuarı
fancy store n. incik boncuk dükkanı
catch the fancy of v. hoşuna gitmek
fancy up v. süslemek
fancy oneself v. hayallerinde kendini şöyle veya böyle görmek
take a fancy to v. gözü tutmak
take a fancy to v. hoşlanmaya başlamak
have a fancy for v. heves etmek
fancy up v. süslenmek
have a fancy for something v. içi çekmek
fancy up v. allayıp pullamak
take a fancy to v. hoşlanmak
fancy oneself as something v. kendini bir şey sanmak
fancy up v. giyinip kuşanmak
fancy each other v. flört etmek
fancy each other v. birbirlerinden hoşlanmak
take a fancy to something v. kanı ısınmak
take a fancy to someone v. kanı ısınmak
take a fancy to something v. kanı kaynamak
take a fancy to someone v. kanı kaynamak
fancy each other v. birbirinden hoşlanmak
fancy [obsolete] v. tatmin etmek
fancy [obsolete] v. arzulamak
fancy [obsolete] v. memnun etmek
fancy [obsolete] v. hoş tutmak
fancy [obsolete] v. aşık olmak
fancy free adj. aşktan azade
fancy-free adj. kaygısız
fancy-free adj. dertsiz
fancy-free adj. gamsız
fancy-free adj. tasasız
fancy-free adj. duygusuz
fancy-free adj. yalnız
fancy-sick adj. mecnun
fancy-sick adj. kara sevdalı
fancy-free adj. bağımsız
fancy-free adj. duygusal etki altında kalmayan
fancy-free adj. sorumluluğu olmayan
fancy-sick adj. platonik aşk yaşayan
fancy dress adj. kostümlü (balo)
fancy-free adj. gönül ilişkileri kurmayan
fancy-free adj. yükümlülüklerden muaf
fancy-free adj. farklı ilgi alanları peşinde koşan
fancy-free adj. bekar
fancy-free adj. merakı dizginlenmemiş
fancy-free adj. düşüncesinde özgür
fancy-free adj. tek şeye odaklanmayan
fancy-free adj. kimseye bağlanmayan
fancy-free adj. kısıtlanmayan
fancy-free adj. hayal edebilir
fancy-free adj. sınırsız
fancy-sick adj. aşk acısı çeken
fcy (fancy) abrev. süslü
fcy (fancy) abrev. hoş
Phrasals
fancy up v. giyinip kuşanmak
fancy up v. çok şık giyinmek
fancy up v. süslenip püslenmek
fancy up v. aşırı şık giyinmek
fancy as v. olarak zihninde canlandırmak
fancy as v. olarak tasavvur etmek
fancy as v. olarak görmek
fancy someone as someone or something v. birini biri/bir şey olarak zihninde canlandırmak
fancy (someone or oneself) as (something) v. (birini/kendini bir şey) olarak düşünmek
fancy (someone or oneself) as (something) v. (birini/kendini bir şey) olarak zihninde canlandırmak
fancy someone as someone or something v. birini biri/bir şey olarak görmek
fancy (someone or oneself) as (something) v. (birini/kendini bir şey) olarak tasavvur etmek
fancy as v. olarak düşünmek
fancy (someone or oneself) as (something) v. (birini/kendini bir şey) olarak görmek
fancy someone as someone or something v. birini biri/bir şey olarak düşünmek
fancy someone as someone or something v. birini biri/bir şey olarak tasavvur etmek
fancy up v. donatmak
fancy up v. yenilemek
fancy up v. bezemek
fancy up v. dekore etmek
Colloquial
flight of fancy n. gerçekliği olmayan hayal mahsulü fikir
fancy footwork n. akıllıca bir hareket
fancy footwork n. dansta ustaca yapılan ayak figürü
fancy footwork n. zor ve karmaşık ayak figürleri
fancy footwork n. dengeli/sağlam ayak figürü
fancy footwork n. kıvrak çözüm
fancy footwork n. karmaşık bir strateji
fancy footwork n. hünerli ayak figürü
fancy footwork n. akıllıca kurulmuş bir strateji
fancy footwork n. dansçının yaptığı zor bir ayak figürü
fancy footwork n. kıvrak düşünce
fancy footwork n. zekice ve karmaşık dans adımları
fancy footwork n. kıvrak dans adımları
fancy footwork n. süslü ayak figürü
fancy footwork n. ustaca yapılan ayak figürü
fancy footwork n. dansta gösterişli ayak figürü
fancy footwork n. birini bir problemden kurtaracak karmaşık strateji
fancy footwork n. zekice yapılan plan
fancy footwork n. kıvrak ayak figürü
fancy footwork n. kıvrak zeka
catch the fancy-of v. ilgisini çekmek