hitap - Turco Inglés Diccionario

hitap

Significados de "hitap" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
hitap address n.
Please address the chair!
Lütfen başkana hitap et!

More Sentences
hitap salutation n.
Every mail should start with a suitable salutation.
Her mektup uygun bir hitap şekliyle başlamalıdır.

More Sentences
hitap addressing n.
Law
hitap appeal n.
Computer
hitap courtesy title n.

Significados de "hitap" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hitap etmek address v.
General
hislere hitap etme sensuousness n.
hitap etme declamation n.
hindistan'da nezaketli hitap şekli sahib n.
hitap cümlesi salutation sentence n.
hitap etme biçimi address form n.
hitap biçimi address form n.
hitap edilen addressee n.
hitap terimi form of address n.
hitap terimi term of address n.
hitap terimi way of addressing n.
hitap şekli form of address n.
hitap şekli term of address n.
hitap şekli way of addressing n.
hitap edilen kimse collocutor n.
alım gücü yüksek kesime hitap eden sektör high-end sector n.
(genelde yetişkinlere hitap eden) japon çizgi filmi anime n.
saygı göstergesi olarak kullanılan bir yahudi unvanı veya hitap şekli rabboni n.
hitap şekli title n.
hitap şekli title of respect n.
bir kimseye hitap eden şey bag n.
göze hitap eden şey eye candy n.
göze hitap eden şey eye-saint n.
gerçek ismi bilinmeyen bir adama hitap etmek için kullanılan isim john n.
özellikle italyanca konuşulan bölgelerde kadınlara hitap etmek için kullanılan nazik bir kelime madonna [obsolete] n.
saygı göstergesi olarak yaşlı kadınlara hitap ederken kullanılan bir kelime madame n.
ironik bir hitap şekli mastership n.
kadınlara kullanılan saygılı ve kibar bir hitap mem n.
felemenkçe konuşulan bölgelerde bir erkeğe nazikçe seslenmek için kullanılan hitap mynheer n.
felemenkçe konuşulan bölgelerde, bir erkeğin isminden önce kullanılan bir hitap mynheer n.
resmi olmayan bir hitap şekli wus [dialect] [south wales] n.
ingiliz asilzadeleri için kullanılan bir hitap milord n.
temel içgüdülere hitap eden kimse bottom feeder n.
temel içgüdülere hitap eden kimse bottom-fisher n.
insanın anlayış veya zevkine hitap eden şeyler humanities n.
düşes haricindeki soylu kadınlara seslenirken kullanılan hitap sözü mistressship [obsolete] n.
beyefendi olarak hitap edilen düşük tabakadan erkek gentleman n.
insanların ön yargılarına hitap eden etkili konuşma demagoguery n.
bay anlamına gelen bir rus hitap kelimesi gospodin n.
bir hitap şekli gravity [obsolete] n.
birine hitap eden şey oyster n.
birine adıyla hitap etme compellation n.
birine hitap için kullanılan sözcükler compellation n.
avam kamarası'na hitap eden yetkililerin konuştuğu kürsü dispatch case [uk] n.
avam kamarası'na hitap eden yetkililerin konuştuğu kürsü dispatch box [uk] n.
göze hitap etmeyen obje dissight n.
hitap etmeyen şey infelicity n.
(hitap şekli olarak) uzman domine [obsolete] n.
(hitap şekli olarak) üstat domine [obsolete] n.
(hitap şekli olarak) efendi domine [obsolete] n.
(hitap şekli olarak) usta domine [obsolete] n.
geniş kitlelere hitap eden ürün crowd puller n.
halka hitap platform n.
halihazırda basılmış form veya mektuba eklenen isim, adres, tarih veya hitap fill-in n.
(adın önüne gelen) hitap sözcüğü prefix n.
hislere hitap etme sensuosity n.
göze hitap etmeme shapelessness n.
(mektupta hitap sözcüğü olarak) beyefendi sir n.
züppelere hitap eden yönler snob appeal n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) sayın shri [india] n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) yüce shri [india] n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) bay shri [india] n.
duygulara hitap eden şey sorghum n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) yüce sri [india] n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) bay sri [india] n.
(saygın hindular için hitap şekli olarak) sayın sri [india] n.
dar bir kitleye hitap eden ultra lüks yaşam tarzı superluxury n.
(hitap olarak) teyze auntie n.
(ürünü sattırmak için) kilit ihtiyaca hitap etme hot-button n.
(ürünü sattırmak için) kilit ihtiyaca hitap etme hot button n.
hitap unvanı address title n.
hitap etmek (bir eğilime/duyguya) appeal to v.
karşısındakinin hislerine hitap etmek play on someone's affections v.
sör diye hitap etmek sir v.
diye hitap etmek call v.
sen diye hitap etmek call one's name offensively v.
diye hitap etmek call on v.
göze hitap etmek be pleasing to the eye v.
siz diye hitap etmek address somebody formally v.
damak zevkine hitap etmek appeal to taste buds v.
yanlış hitap etmek misaddress v.
siz diye hitap etmek not to be on christian-name terms v.
hitap etmek appeal to v.
göze hitap etmek appeal to the eye v.
damak zevkine hitap etmek appeal to the taste buds v.
damak tadına hitap etmek appeal to the taste buds v.
göz zevkine hitap etmek be eye-pleasing v.
göz zevkine hitap etmek appeal to the eye v.
hem göze hem akla hitap etmek engage both the mind and the eye v.
yüreğine hitap etmek speak to someone's heart v.
birine sör diye hitap etmek call someone sir v.
hitap etmek cater v.
hitap etmek bespeak v.
ulusa hitap etmek address the nation v.
hem göze hem kulağa hitap etmek appeal to both eye and ear v.
-e hitap etmek apply to v.
destekçilerden oluşan kalabalığa hitap etmek address the crowd of supporters v.
duygularına hitap etmek affect v.
sen diye hitap etmek thou v.
(siz yerine) sen diye hitap etmek tutoyer v.
hanım olarak hitap etmek belady v.
lord olarak hitap etmek belord v.
hanımefendi olarak hitap etmek bemadam v.
(birisine veya kalabalığa) agresif bir şekilde hitap etmek harangue v.
bay şeklinde hitap etmek mister v.
bey şeklinde hitap etmek mister v.
hanım şeklinde hitap etmek mistress v.
lord unvanı ile hitap etmek lord v.
(hayran olunan kimseye) baba diye hitap etmek dad v.
farklı bir isim, terim veya ifade ile hitap etmek designate v.
duygulara hitap etmek overwork v.
mantığa hitap etmek overwork v.
zevkine hitap etmek down v.
kanka diye hitap etmek dude v.
(birinin isteğine) hitap etmek pamper v.
adıyla hitap etmek first-name v.
övgü ile hitap etmek soap v.
(beğeniye) hitap etmek suit v.
hitap etmek hold v.
hitap etmek pitch v.
hitap etmek speak v.
(zevke, hisse) hitap etmek fulfil v.
(zevke, hisse) hitap etmek fulfill v.
hitap eden appealing adj.
duygulara hitap eden sensuous adj.
duyulara hitap eden sensuous adj.
duygulara hitap eden sentimental adj.
göze hitap eden sightly adj.
ince zevkli kişilere hitap eden sophisticated adj.
belli bir gruba hitap eden esoteric adj.
hislere hitap eden sensuous adj.
halka hitap eden popular adj.
ismin hitap haline ait vocative adj.
belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden esoterical adj.
boş insanlara hitap eden lowbrow adj.
kulağa hitap eden songful adj.
belirli bir kesime hitap eden esoteric adj.
göze hitap eden eye-pleasing adj.
bir kesime hitap eden esoteric adj.
sayın (hitap sözcüğü) (birden fazla kişiye sayın olarak atıf yapılacaksa) messrs. adj.
damak tadına hitap eden mouth-pleasing adj.
göz zevkine hitap eden eye-pleasing adj.
göz zevkine hitap appealing to the eye adj.
cahillere hitap eden catchpenny adj.
(siz yerine) sen diye hitap edilen tutoyed adj.
duygulara hitap eden emotionable adj.
yüksek gelirlilere hitap eden upscale adj.
göze hitap eden eyesome adj.
göze hitap eden viewly [uk] adj.
aptallara hitap eden wonky adj.