ise - Turco Inglés Diccionario

ise

Significados de "ise" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Geography
ise n. japonya'da bir şehir

Significados de "ise" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
ise meanwhile adv.
The price of gold fell. Meanwhile, silver is on the rise.
Altın fiyatı düştü. Gümüş ise yükselişte.

More Sentences
ise as to prep.
Another positive aspect is the fact that there is broad agreement as to the basic political priorities.
Bir diğer olumlu husus ise temel siyasi öncelikler konusunda geniş bir mutabakatın bulunmasıdır.

More Sentences
ise if conj.
The second question I wish to ask you is if you have any news on spongiform encephalopathy.
Size sormak istediğim ikinci soru ise süngerimsi ensefalopati konusunda herhangi bir gelişme olup olmadığıdır.

More Sentences
ise as for conj.
As for the torturers, they continue their ruthless acts with total impunity.
İşkenceciler ise acımasız eylemlerini tam bir cezasızlıkla sürdürüyorlar.

More Sentences
ise while conj.
This bike looks cool, while the other seems more comfortable.
Bu bisiklet havalı duruyor, diğeri ise daha rahat gibi.

More Sentences
ise in case adv.
ise except prep.
ise as for that conj.
ise except conj.
ise excepting conj.
ise only [obsolete] conj.
ise saving conj.
ise outstep conj.

Significados de "ise" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
güney-orta asya'da yaşayan sırtı siyah yüzü ise gri tüylü bir maymun türü wanderoo n.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk winged chair n.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk wing chair n.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk grandfather chair n.
saçın bir kısmını arkadan birleştirerek, bir kısmını ise açık bırakacak şekilde toplama biçimi half up half down n.
antik roma takviminde, her ayın ortasından önceki (kendisi de dahil olmak üzere) dokuzuncu gün (mart, mayıs, temmuz veya ekim ayının yedinci, diğer ayların ise beşinci gününe tekabül eder) nones n.
genellikle bahar şenliği olarak ve bazı ülkelerde ise işçi bayramı olarak kutlanan mayıs ayının ilk günü mayday n.
bir tarafında oyuncunun portre fotoğrafı, diğer tarafında ise bilgilerinin bulunduğu tek sayfalık özgeçmiş headshot n.
tüm maddelerin yaşamsal kuvvet taşıdığı ve her yaşamsal faaliyetin ise ruhun bir işlevi olduğunu öne süren eski bir teori stahlism n.
ayrı olmak (evli ise) be divorced v.
öyle ise now then adv.
her ne ise anyway adv.
nerede ise nearly adv.
her ne ise at any rate adv.
nerede ise before long adv.
her ne hal ise at any rate adv.
her ne ise anyhow adv.
mevcut ise if applicable adv.
-den ise nothing less adv.
nerede ise almost adv.
ya ... ise what if adv.
nerede ise about adv.
nerede ise soon adv.
hayırlısı ise deo volente adv.
daha küçük ölçüde ise although to a lesser extent adv.
-değil ise or else adv.
'-mez ise or else adv.
her ne ise how [obsolete] adv.
hakkında ise as to prep.
kim/her kim ... ise whoever pron.
her kim ise whoever pron.
her kim ise whoe'er pron.
hangisi ... ise whichever conj.
ise de although conj.
her ne kadar ... ise de much as conj.
ise de even if conj.
ise de much as conj.
ise o zaman if then conj.
ne zaman ... ise whenever conj.
hangi ... ise whichever conj.
ise de though conj.
ise de albeit conj.
ise bile even if conj.
ise de as conj.
ise de albe conj.
yok ise lacking conj.
ise de yet conj.
dördüncü sırada ise fourth conj.
dördüncü husus ise fourth conj.
ise mi yoksa …-mesi mi whether conj.
her ne ise whatever conj.
Phrases
her kim ise no matter who n.
öyle ise under the circumstances expr.
ise iyi olur could do with expr.
her ne ise whatever it is expr.
eğer bu böyle ise if this be so expr.
her ne kadar ise de although nevertheless expr.
bir diğer vakada ise while in another case expr.
uygun ise if relevant expr.
ilgili ise if relevant expr.
söylenen gerçekse/doğru ise if the saying is true expr.
diğerleri ise while the others expr.
şimdi değil ise if not now expr.
bir diğer örnek ise another example is expr.
yediğin ne ise, sen osun you are what you eat expr.
ben ise I, on the other hand expr.
ben ise me, on the other hand expr.
tüm şartları var ise/gerçekleşmiş ise if all conditions are met expr.
sıradaki madde ise that brings me to my next point expr.
cesaret yok ise, zafer de yok no guts no glory expr.
tarih herhangi bir rehber ise if history is any guide expr.
her şey ne ise odur everything is what it is expr.
işin gerçeği ise bundan tamamen farklı/bunun tamamen tersi nothing could be further from my mind, thoughts, the truth expr.
geçerli ise if applicable expr.
bir şey hakkında ise as to something expr.
Proverb
söz gümüş ise sükut altındır speech is silver, but silence is gold
başarıyı sahiplenen çoktur; başarısızlık ise yetimdir success has many fathers; failure is an orphan
başarının ana babası çoktur, başarısızlık ise yetimdir success has many fathers; failure is an orphan
iyilikler tanrıdan kötülükler ise şeytandan gelir god sends meat and the devil sends cooks
kaz ise kazla never give a sucker an even chance
Colloquial
her kim ise ve nereden geliyorsa whoever he is and wherever he comes from expr.
ise de as much as expr.
Idioms
nerede ise a few ticks n.
nerede ise in a few ticks adv.
insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur the child is father to the man expr.
Speaking
her şey yolunda ise if everything is ok expr.
değil ise if not expr.
değil ise if not so expr.
iyi haber ise the good news is expr.
eğer aklımda yanlış kalmadı ise if I'm not mistaken expr.
teklifin hala geçerli ise if your offer still stands expr.
söylenen gerçekse/doğru ise if the saying is true expr.
öyle ise if so expr.
çok uzak değil ise oraya yürüyebilirim if it isn't far I can walk there expr.
bir insan hangi yaşta ise yaşlı sayılır? at what age do you consider someone old? expr.
ben ise and/but me expr.
herkes partiye gitti bense/ben ise evde kalmayı tercih ettim everyone went the party and/but I prefered staying at home expr.
şimdi değil ise ne zaman? if not now, when? expr.
sen ise emanete ihanet ettin but you betrayed that trust expr.
Trade/Economic
toplu sözleşmede anlaşmaya varmak için tarafların işbirliği yapmalarının gerekli olduğu aralarındaki çekişmenin asıl amacının ise bu işbirliğinden doğacak yararların bölüşümüyle ilgili olduğu görüşü symbiotic relationship n.
tekil ifadeler çoğul ifadeleri, çoğul ifadeler ise tekil ifadeleri de kapsayacak şekilde anlaşılacaktır words importing the singular shall include the plural and vice versa n.
şirketler arası alış-satış anlaşmalarında satın alınan ürünün fiyatının belli bir bölümünün sabit geri kalan kısmının ise alıcı firmanın mali performanslarına endeksli olması earn out n.
ödenecek ana kredi miktarının emekli ödeneğine ve faizinin ise ev kredisine yönlendirildiği bir ev kredisi sistemi pension mortgage n.
aksi ifade edilmemiş ise not otherwise specified expr.
aksi ifade edilmemiş ise not otherwise stated expr.
Politics
kelime anlamı aydınlar olan üyeleri tarafından ise ışığın insanları veya aydınlanmışlar olarak addedilen yeni dünya düzenini sağlamak amacıyla kurulduğu iddia edilen gizli bir örgüt illuminati n.
1980'lerde afganistan'daki sovyetler birliğiyle mücadele etmiş, şu anda ise merkezi keşmir olan aşırı islamcı bir örgüt harkat ul-ansar n.
1980'lerde afganistan'daki sovyetler birliğiyle mücadele etmiş, şu anda ise merkezi keşmir olan aşırı islamcı bir örgüt harkat ul-mujahedeen n.
1980'lerde afganistan'daki sovyetler birliğiyle mücadele etmiş, şu anda ise merkezi keşmir olan aşırı islamcı bir örgüt harkat-ul-mujahidin n.
Technical
benzer şekilli bir tahtaya sıkı sıkı oturması için bir kenarında oluk, diğer kenarında ise dil bulunan bir tahta matched board n.
bir ucunda iki tane küçük diğer ucunda ise bir tane büyük bıçak bulunan kompakt ve katlanabilir bir bıçak whittler n.
biri müslin kaplı diğeri ise siyah camdan iki ampulü bulunan bükülü bir cam tüpten oluşan bir tür higrometre daniell's hygrometer n.
tercihan -den ise rather expr.
geriye devriliyor ise if it tips back expr.
Computer
meşgul ise yeniden çevir redial on busy expr.
eğer ise if then expr.
aynı ise sütun adını gözardı et omit column name if same expr.
aynı ise satır adını gözardı et omit row name if same expr.
eğer-ise-değilse if then else expr.
Informatics
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox n.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandboxing n.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox effect n.
Textile
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri chamois leather n.
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri shammy n.
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri shammy leather n.
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri chamois n.
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri chammy leather n.
eskiden dağ keçisi, şimdi ise koyun postundan elde edilen yumuşak süet deri chammy n.
genelde fular olarak kullanılan, hintli erkeklerin ise sarık olarak taktıkları pamuklu veya ipek eşarp rumal n.
Furniture
içinde biri kötü hava koşulları diğeri ise iyi hava koşullarını bildiren iki insan olan bir maket ev weather house n.
Transportation
nakliye gereklerinin karşılanmadığı günlerin kırmızı ile, gerekli miktarda veya fazla taşıma kapasitesinin bulunduğu günlerin ise yeşil ile kodlandığı sistem flag days (red or green) n.
Aeronautic
kaldırma kuvvetini serbest olarak dönen rotor pallerinden itme kuvvetini ise motor ile sürülen rotor düzlemine dik olan bir pervane aracılığıyla sağlayan helikopter gyrocopter n.
kaldırma kuvvetini serbest olarak dönen rotor pallerinden itme kuvvetini ise motor ile sürülen rotor düzlemine dik olan bir pervane aracılığıyla sağlayan helikopter autogyro n.
Medical
yaşamı uyarılmaya ve hastalığı ise uyaran eksikliğine dayandıran bir tıp teorisi stimulism n.
Psychology
ise-o halde profili if-then profile n.
Pharmaceutics
burun tıkanıklıklarında tıkanıklık semptomlarını gidermek, göz kaşınmasının tedavisinde ise göz damlalarında kullanılan damar büzücü bir ilaç naphazoline n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç mepacrine n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç atebrin n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç quinacrine [us] n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç atabrin n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç quinacrine hydrochloride n.
eskiden sıtmanın, günümüzde ise bazı solucan türlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç atabrine® n.
Math
birinci ve ikincinin toplamı ikinciyle, üçüncü ve dördüncünün toplamı ise dördüncüyle orantılı olacak şekilde oluşturulan bileşim composition of proportion n.
Logic
(p ise kesinlikle q benzeri) önerme ilişkisi implication n.
Chemistry
inorganik fosfat olarak kayaçlarda, organik fosfat olarak ise canlı hücrelerde bulunan bir element phosphorus n.
yansıyan ışıkta yeşil, iletilmiş ışıkta ise kırmızı görünen azotlu kristalli bir madde ammonium purpurate n.
Biology
somatik hücrelerinde iki sıra kromozom, üreme hücrelerinde ise tek sıra haploit kromozom bulunan canlı diplont n.
Biochemistry
pirimidinin başka bir pirimidin ile, bir pürinin ise başka bir pürin ile değiştirildiği nokta mutasyonu transition n.
pirimidinin bir pürin ile, pürinin ise bir primidin ile değiştirildiği nokta mutasyonu transversion n.
Marine Biology
önceden littorinidae, günümüzde ise lacunidae familyası içinde sınıflandırılan geniş ve yaygın bir deniz salyangozu cinsi lacuna n.