salmak - Turco Inglés Diccionario

salmak

Significados de "salmak" en diccionario inglés turco : 35 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
salmak release v.
These pills are taken every day and prevent pregnancy by keeping the ovaries from releasing eggs.
Bu haplar her gün alınır ve yumurtalıkların yumurta salmasını engelleyerek hamileliği önler.

More Sentences
General
salmak loose v.
She went outside to loose the dog.
Köpeği salmak için dışarı çıktı.

More Sentences
salmak unleash v.
It unleashed these terrorists on Turkish people’s houses and fields.
Bu teröristleri Türk halkının evlerine, tarlalarına saldı.

More Sentences
salmak relieve v.
We relieved the maid for the evening.
Akşam için hizmetçiyi saldık.

More Sentences
Technical
salmak release v.
These pills are taken every day and prevent pregnancy by keeping the ovaries from releasing eggs.
Bu haplar her gün alınır ve yumurtalıkların yumurta salmasını engelleyerek hamileliği önler.

More Sentences
General
salmak set free v.
salmak put v.
salmak emit v.
salmak let out v.
salmak add v.
salmak let off v.
salmak unbind v.
salmak let go v.
salmak send v.
salmak give a loose v.
salmak abstringe v.
salmak cast v.
salmak turn v.
salmak enfree v.
salmak untether v.
salmak untie v.
salmak lowse v.
salmak omit [obsolete] v.
salmak solve [obsolete] v.
salmak stagger v.
salmak rescat v.
Phrasals
salmak kick up v.
salmak let up v.
salmak dish out v.
Colloquial
salmak chiz v.
Idioms
salmak set free v.
Law
salmak relesse [obsolete] v.
Archaic
salmak demit v.
salmak dissolve v.
Slang
salmak spring v.

Significados de "salmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Turco Inglés
General
kök salmak plant v.
dal budak salmak run riot v.
dal budak salmak ramify v.
üzerine salmak set v.
dal budak salmak develop branches v.
dal salmak pish out branches v.
kök salmak take root v.
haber salmak send news v.
çayıra salmak put out to grass v.
haber salmak send news to v.
çayıra salmak grass v.
üstüne salmak set on somebody v.
kök salmak strike v.
ün salmak acquire fame v.
kök salmak strike root v.
kök salmak (bitki) take root v.
kök salmak root v.
dal budak salmak branch v.
dal budak salmak (bitki) run rampant v.
korku salmak spread terror v.
nam salmak become famous v.
salmak (köpek vb) unleash v.
ün salmak become famous v.
dal budak salmak shoot out branches v.
birinin kalbine korku salmak put fear in someone's heart v.
yüreklere korku salmak put fear in hearts v.
birinin yüreğine korku salmak put fear in someone's heart v.
haber salmak send a message or news to v.
koku salmak give off smell v.
koku salmak emit odour v.
koku salmak give off odour v.
(gaz vb) salmak exhale v.
kılavuz salmak hob v.
korku salmak spread fear v.
saçını salmak let one's hair free v.
kök salmak radicate v.
köpekleri üzerine salmak sic the dogs on v.
sargı ile salmak put on a bandage v.
dal budak salmak arborise v.
dal budak salmak arborize v.
yeniden salmak re-emit v.
köpekleri (bir avın) üstüne salmak bait v.
iki çapalı bir geminin halatlarını her bir çapaya eşit uzunluk bırakacak şekilde salmak middle of the cable v.
(saçı) salmak dishevel v.
sıkıca kök salmak irradicate v.
korku salmak fearmonger v.
kök salmak inracinate v.
kafesten salmak discage v.
(ışık, ateş, duman) salmak shoot v.
köpeği üzerine salmak slate [dialect] [uk] v.
(köpek, kuş) avın üzerine salmak slip v.
havaya salmak disgorge v.
kök salmak permeate v.
nemini salmak sweat v.
Phrasals
dışarı salmak give off v.
suyunu salmak ooze with something v.
üzerine salmak sic somebody on somebody v.
kök salmak (düşünce/fikir) seep into (somewhere) v.
(şahini) ıslık çalarak salmak whistle off v.
'-den bir şey salmak emit (something) from (something) v.
bir şeyi bir şeyin içine salmak discharge something into something v.
içine (bir duygu) salmak strike (something) into v.
içine bir duygu salmak strike into v.
yukarı salmak belch out v.
yukarı doğru bir şey salmak belch something up v.
dışarı salmak bellow out v.
(bir şey) salmak give forth (something) v.
bir hayvanı geri salmak let go of v.
'-i salmak let go of v.
suyunu salmak ooze with v.
dışarıya salmak vent out v.
(birini/bir şeyi birinin) üstüne salmak set (someone or something) on (one) v.
(birini/bir şeyi birinin) üstüne salmak set (someone or something) upon (one) v.
üstüne salmak unleash on v.
üstüne salmak unleash against v.
(birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne salmak unleash (someone or something) against (someone or something) v.
(birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne salmak unleash (someone or something) on (someone or something) v.
Colloquial
kendini salmak let yourself go v.
Idioms
dal budak salmak branch out v.
kök salmak take root v.
dal budak salmak spread like wildfire v.
bir yere kök salmak put down roots v.
kök salmak take hold v.
bir evcil hayvanı dışarıya salmak put an animal out v.
alttan alttan korku salmak give (someone) the shakes v.
(birine) korku salmak give (someone) the shakes v.
endişe salmak give (someone) the shakes v.
(hayvanı/hayvanları) çayıra salmak turn (something) out to grass v.
(birinin) içine korku salmak strike terror into (one's) heart v.
(birinin) içine dehşet salmak strike terror into (one's) heart v.
(dışkı, gaz) salmak let go v.
(birinin) içine endişe/kaygı salmak throw a scare into (someone) v.
(birinin) içine korku salmak throw a scare into (someone) v.
(birini) salmak let loose of (someone) v.
birini/bir şeyi salmak let somebody/something loose v.
'-i salmak let loose of v.
(bir şeyi) ortaya salmak let (something) loose v.
(bir şeyi) salmak let (something) loose v.
(birini/bir şeyi) salmak let (something or someone) slide v.
bir şeyi salmak let something lie v.
(bir hayvanı) çayıra salmak put (something) out to grass v.
-e korku salmak put the fear of god into v.
kök salmak put roots down v.
(birine) korku salmak put the fear of god in (one) v.
(birine) korku salmak rub the fear of god into (one) v.
(birinin) içine allah korkusu salmak rub the fear of god into (one) v.
(birinin) içine korku salmak strike fear into (one's) heart v.
(birinin) içine korku salmak strike fear into (one) v.
(birinin) içine korku salmak strike terror into the heart of (someone) v.
(birinin) içine korku salmak strike terror into (one) v.
Trade/Economic
vergi salmak impose a tax v.
Technical
suyu arklara salmak sluice v.
Marine
yelkeni doğru konuma getirmek için biraz salmak trim out v.
Chemistry
(ısı, gaz, enerji) salmak evolve v.
Biochemistry
(hücreleri veya kimyasal maddeleri) salmak mobilise v.
(hücreleri veya kimyasal maddeleri) salmak mobilize v.
Botanic
kök salmak enroot v.
Agriculture
(mısır) kök salmak spane v.
Breeding
çayıra salmak run v.
Literature
kendini salmak outwind [obsolete] v.
Archaic
çayıra salmak impasture v.
Ornithology
(şahini) açık havaya başlığı olmadan salmak weather v.
British Slang
kobrayı salmak bury the bishop (au) v.