zorla - Turco Inglés Diccionario
Historia

zorla



Significados de "zorla" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
zorla hardly adv.
General
zorla forcible adj.
zorla ill adv.
zorla uneasily adv.
zorla under compulsion adv.
zorla scarce adv.
zorla obtrusively adv.
zorla forcibly adv.
zorla constrainedly adv.
zorla by main force adv.
zorla perforce adv.
zorla just adv.
zorla dominantly adv.
zorla by force adv.
zorla hard adv.
zorla only just adv.
zorla forcefully adv.
zorla in opposition to one's desire adv.
zorla under coercion adv.
zorla uneath adv.
Phrases
zorla at the point of the bayonet
zorla by constraint
zorla at gunpoint
Idioms
zorla against one's will
Law
zorla by force
zorla forcibly
Computer
zorla force
zorla push

Significados de "zorla" con otros términos en diccionario inglés turco: 356 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
zorla almak seize v.
zorla almak seise v.
zorla girmek break into v.
General
zorla sokmak intrude v.
çabucak ve zorla elinden almak grab v.
zorla gülümsemek smirk v.
zorla yaptırmak bludgeon v.
zorla yerini almak oust v.
bir şeyi birinden zorla çekip almak wrench something away from someone v.
zorla kabul ettirmek push v.
zorla yüklemek impose on v.
zorla almak wrest v.
zorla sokmak pitchfork v.
zorla askere almak impress v.
zorla içeri girmek break into v.
sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak shanghai v.
zorla girmek obtrude v.
zorla kabul ettirmek obtrude v.
zorla almak wrench something from somebody v.
zorla almak usurp v.
zorla almak exact v.
zorla girmek storm v.
zorla yürümek slog on v.
zorla kabul ettirmek foist on v.
zorla getirmek cow v.
zorla almak wring v.
zorla alıkoymak deforce v.
zorla almak snatch v.
zorla çekip almak (bir şeyi birinden) wrest from v.
zorla almak wrench something away from somebody v.
zorla sokulmak obtrude v.
zorla sokulmak intrude v.
bir şeyi birine zorla kabul ettirmek push something on someone v.
zorla yaptırmak extort v.
zorla yaptırmak drag in v.
zorla (bir duruma) sokmak thrust v.
zorla girmek break into v.
zorla almak squeeze v.
kaçırıp zorla gemide çalıştırmak shanghai v.
zorla ilerlemek plough through v.
zorla almak grab v.
zorla yaptırmak enforce v.
zorla öğretmek whip v.
zorla almak reave v.
zorla almak wrench v.
zorla almak rob v.
zorla yürümek slog away v.
zorla gülümsemek force a smile v.
zorla kabul ettirmek enforce v.
zorla ilerlemek wade v.
zorla girmek irrupt v.
zorla askere almak crimp v.
zorla kabul ettirmek impose on v.
zorla elde etmek wring v.
zorla almak rape v.
zorla içeriye sokmak intrude v.
zorla almak extort v.
zorla yürümek trudge v.
zorla alacağını istemek dun v.
zorla tamamlamak wade through v.
zorla uydurmak fit tightly v.
zorla kabul ettirmek impose upon v.
zorla açmak break open v.
zorla toplamak levy v.
zorla kabul ettirmek dictate v.
zorla elde etmek pry v.
zorla ilerlemek plow through v.
zorla yüklemek impose upon v.
zorla kabul ettirmek ram something down somebody's throat v.
zorla girmek intrude v.
iki kişiyi zorla ayırmak pull two people apart v.
zorla yaptırmak impose v.
zorla geçmek break through v.
zorla yaptırmak dragoon v.
zorla almak (askere) press v.
zorla girmek break in v.
zorla tıkmak ram v.
zorla söylemek cough up v.
zorla para almak exact v.
zorla yaptırmak force somebody's hand v.
zorla kabul ettirmek drub something into somebody v.
zorla çıkarmak rout out v.
sınavı zorla geçmek scrape through the exam v.
zorla evlendirmek force into marriage v.
zorla evlendirmek force someone to marry v.
zorla elde etmek steamroller v.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak shove down one's throat v.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak ram it down one's throat v.
zorla yaptırmak constrain v.
zorla elde etmek enforce v.
zorla yedirmek force-feed v.
zorla kabul ettirmek impose v.
zorla kabul etmek enforce v.
zorla söyletmek extract v.
zorla götürmek kidnap v.
zorla çıkarmak oust v.
zorla sahip olunmak be thrust upon v.
zorla içeri girmek enter by force v.
zorla girmek enter by force v.
birisine zorla/zor kullanarak bir şey yaptırmak torment someone into doing something v.
limanda zorla gemiden indirilmek be forced to disembark at the port v.
birini zorla kaçırmak abduct v.
zorla gülmek force a laugh v.
zorla yaptırmak influence v.
zorla yaptırmak reduce v.
zorla kabul ettirmek ramrod v.
zorla almak raven v.
(hapse vb.) zorla atmak cast v.
zorla alma squeeze n.
zorla içeri girme intrusion n.
zorla alma exaction n.
zorla girme intrusiveness n.
kazanan tarafından yenilene zorla kabul ettirilen anlaşma diktat n.
zorla çalıştırma forced labor n.
zorla yaptıran extorter n.
zorla alan enforcer n.
zorla açan kimse buster n.
zorla çıkarma winkling n.
zorla alan exacter n.
zorla içeri girme forced entry n.
kanuni yetkisi olmayan, kendi fikrine göre zorla düzen sağlayan kimse vigilante n.
zorla kabul ettirme imposition n.
zorla giren şey intruder n.
zorla toplanan asker levy n.
kapıyı zorla açma effraction n.
zorla alan kimse usurper n.
zorla alma usurpation n.
zorla (asker) toplama levy n.
zorla alma extorting n.
zorla toplama levy n.
zorla çıkarma ouster n.
zorla girme breaking n.
zorla alan kimse extortioner n.
zorla kabul ettirme indoctrination n.
zorla alan extorter n.
zorla girme irruption n.
zorla yapılan forcibleness n.
kapıyı zorla açan effractor n.
zorla alma occupation n.
zorla yaptıran enforcer n.
zorla ilaç içirmeye yarayan alet drencher n.
zorla giren kimse intruder n.
zorla girme intrusion n.
zorla önleme repression n.
zorla alma extortion n.
zorla alınan şey exaction n.
zorla alma wrest n.
birini zorla bir gemiye miço olarak alma shanghaiing n.
zorla alma seizing n.
zorla girmeme nonintrusion n.
zorla yardım alma ingratiation n.
zorla yedirme force feed n.
zorla besleme force feed n.
kendini zorla kabul ettirme ingratiation n.
zorla evlilik forced marriage n.
zorla girme break-in n.
zorla girme breaking-in n.
zorla tecavüz violence n.
zorla bir binaya girme breaking n.
beyin yıkama/zorla ikna etme brainwashing n.
beyin yıkama/zorla ikna etme thought control n.
beyin yıkama/zorla ikna etme mind abuse n.
beyin yıkama/zorla ikna etme coercive persuasion n.
zorla dışarı çıkarma disgorgement n.
zorla girme obtrusion n.
zorla sokulma obtrusion n.
zorla kabul ettirme obtrusion n.
zorla alma seising n.
zorla/istemeden gülümsemek smile back through gritted teeth n.
zorla alma abreption n.
zorla alan kimse reiver [scottish] n.
zorla çıkarılmış winkled adj.
hileyle veya zorla kaçırılmış kidnaped adj.
zorla yaptırılmış extorted adj.
zorla alınabilen exactable adj.
zorla alınmış exacted adj.
zorla yaptırılabilen enforcible adj.
zorla içeri giren intrusive adj.
zorla sokulan obtrusive adj.
zorla getirilmiş cowed adj.
zorla alınmış extorted adj.
zorla ilerleyen plodding adj.
zorla isteyen importunate adj.
zorla alınabilen enforcible adj.
zorla giren intrusive adj.
zorla alınan extortive adj.
zorla yapılan forcible adj.
zorla kabul edilmiş/edilen barely accepted adj.
zorla girmeyen nonintrusive adj.
hileyle veya zorla kaçırılmış kidnapped adj.
zorla alınmış usurped adj.
zorla olmamış unforced adj.
zorla olmamış uncoerced adj.
mecburi/zorla olmayan uncoerced adj.
mecburi/zorla olmayan unforced adj.
zorla olmayan uncoerced adj.
zorla çekilmiş abstorted [obsolete] adj.
zorla alınmış abstorted [obsolete] adj.
zorla getirilmiş bir halde cowedly adv.
Phrasals
bir yerden zorla/istemeyerek ayrılmak tear (oneself) away (from someone or something) v.
zorla yaptırmak dragoon something into somebody
zorla alacağını istemek dun someone for something
birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek muscle someone out of something
birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek muscle someone out
zorla tamamlamaya/bitirmeye uğraşmak push on with something
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak force someone out of something
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak roust someone out
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak roust someone out of something
bir şeyi birine zorla/tehdit ile yaptırmak torment someone into doing something
(kitap/roman) zorla ilerlemek wade through
Proverb
zorla güzellik olmaz you can take a horse to water but you can't make him drink
zorla güzellik olmaz you can lead a horse to water but you can't make it drink
Colloquial
zorla para sızdırma standover tactics (aus)
Idioms
zorla yol açmak break in
zorla yol açmak break into
zorla girmek break in
zorla girmek break into
birisini zorla hizaya sokmak knock sense into
zorla yutturmak shove someone or something down someone's throat
zorla yedirmek ram someone or something down someone's throat
zorla kabul ettirmek ram someone or something down someone's throat
zorla yedirmek shove someone or something down someone's throat
zorla yedirmek force someone or something down someone's throat
zorla kabul ettirmek force someone or something down someone's throat
zorla kabul ettirmek shove someone or something down someone's throat
zorla yutturmak ram someone or something down someone's throat
zorla yutturmak force someone or something down someone's throat
birisini bir yerden zorla çıkarmak rout someone out of some place and rout someone out
birşeyi zorla yapmak do something through gritted teeth
zorla gizlendiği yerden çıkarmak flush out somebody
zorla gizlendiği yerden çıkarmak flush somebody out
zorla adım atmak put one foot in front of the other
zorla işten çıkarılmak get the boot
birinden zorla bilgi almak hound the information out of someone
zorla/zor kullanarak bir yere götürmek lead someone by the nose
zorla ağzından almak sweat out something
zorla ağzından almak sweat it out
birisinden zorla bir bilgi almak worm information out of someone
Speaking
zorla girildiğine dair bir işaret yok there's no sign of a forced entry
Slang
zorla yaptırmak put the screws on
zorla almak put the screws to
zorla yaptırmak put the screws to
zorla almak put the screws on
zorla ilişkiye giren mahkum punking out
Trade/Economic
zorla yaptırılan iş exaction
zorla alma confiscation
zorla koyma enforcing
zorla alma plunder
taşınmaz malını zorla elinden alma ouster
zorla uygulama enforcing
zorla alınan para exaction
zorla alınan şey extortion
bir fabrikada çalışırken başka bir sendikaya üye olmamak için işçilere zorla imzalatılan sözleşme yellowdog contract
zorla çalıştırma involuntary servitude
zorla alacağını istemek dun
zorla çalıştırma forced labour
zorla tutma ve el koyma capture and seizure
zorla çalıştırma unfree labour
zorla çalıştırma unfree labor
zorla ve zorunlu çalışma forced and compulsory labor
zorla ve zorunlu çalışma forced and compulsory labour
Law
zorla askerlik yapmak do a forced military service
zorla alıkoyarak fuhuş ya da cinsel istismar forced prostitution
zorla fuhuş forced prostitution
zorla çalıştırmak forced labour
zorla çalıştırmak forced labor
zorla yerinden edilme forced displacement
zorla kaçırmak abduct
zorla hamile bırakma forced pregnancy
zorla almak extort
zorla başkasının arazisine el koyma ouster
zorla ilişkiye girme non-consensual sexual intercourse
zorla ırzına geçmek violate
zorla almak grab
zorla alan usurper
tarafların zorla mahkemeye getirilmesini emreden mahkeme emri compulsory process
zorla alıkoyarak cinsel istismar forced sexual exploitation
zorla mahkemeye çağırma compulsory process
zorla alıkoyarak cinsel istismar forced prostitution
zorla alıkoyarak fuhuş forced prostitution
zorla alıkoyarak fuhuş forced sexual exploitation
zorla almak usurp
elinden zorla alma ouster
zorla yerinden çıkarmak oust
zorla yerini almak oust
bir eve zorla girme amacıyla evin kapısının açılması breaking doors
zorla girmek efforce
zorla girme effraction
zorla alan extortioner
zorla adam kaçırma manstealing
zorla durdurma forestalment
kapalı yerlerde bulunan şeylerin zorla alınması breach of pound
zorla başkasının arazisine girme forcible trespass
zorla durdurma forestalling
zorla durdurmak forestall
bir başkasının mülküne zorla girme forcible entry
zorla alıkoymak deforce
zorla tahliye forceful eviction
zorla tahliye forceful ejection
zorla tahliye forced eviction
zorla alma extortion
zorla alıp götürmek rape
zorla ırza geçmek rape
zorla alan kimse supplanter
zorla kaybolma forced disappearance
zorla kaybolma enforced disappearance
yasal yetkisi olmadan kendi çıkarına göre zorla düzen sağlamaya çalışma vigilantism
zorla durdurma forestallment
zorla girme belirtisi yok no sign of forced entry
zorla çalıştırma forced labour
Politics
zorla göç ettirme forced migration
zorla kaybedilenler forced disappearances
ingiliz imparatorluğu içinde ingiliz yönetimi tarafından zorla uygulanan barış pax britannica
roma imparatorluğu içinde roma yönetimi tarafından zorla uygulanan barış pax romana
zorla çalıştırmak forced labour
zorla yerleştirme forced resettlement
zorla dönüş forcible return
zorla görevden çıkarmak depose
devletin askerleri ev sahiplerinin rızası olmadan ev sahiplerine ait evlere yerleştirmesi ve zorla yiyecek sağlamaya zorlaması quartering soldiers
birleşmiş milletler zorla kaybedilmeler komitesi un committee on enforced disappearances
Technical
zorla verme forced feed
zorla besleme forced feed
zorla benimsetmek impose
Computer
zorla/iste push/pull
zorla söylev vermek address forcefully
sayısala zorla constrain numeric
sınırları zorla enforce limits
bilgi tutarlılığına zorla enforce referential integrity
günlük kopyalamayı zorla force log copy
kaydolmaya zorla force sign in
üzerine yazmaya zorla force overwrite
oturumu kapatmaya zorla force logoff
yüklemeye zorla force install
yatay zorla force landscape
oturumda çıkmaya zorla force logoff
yengiye zorla force a win
teletex'e zorla force teletex
yeni sayfaya zorla force new page
zorla içeri giren intrusive
utf-8'i zorla force utf-8
Aeronautic
bir uçağın kontrolünü zorla ele alma highjacking
Marine
zorla bir gemiye miço olarak alınmış kimse shanghaied
zorla tutma capture
Physics
zorla titreşim forced vibration
zorla salınım forced oscillation
Botanic
kaynağından zorla çıkarılan spor, özellikle mantar sporu ballistospore
Social Sciences
dar gelirli kiracının zorla sömürülmesi rachmanism
Geology
zorla girme intrusion
Military
mayın tarlasından zorla geçiş bull through
sulardan zorla geçiş forced crossing
sulardan zorla geçme force accrossing
Archaic
zorla kaçırmak rape v.
zorla alıp götürmek ravish v.
zorla kaçırılma rape n.
zorla alan kimse reaver n.
zorla alan kimse riever n.