Stand - Turc Anglais Dictionnaire

Stand

Sens de "Stand" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
stand n. ayaklık
stand v. (teklif) geçerli olmak
stand v. katlanmak
stand v. ayakta dikilmek
stand v. ayakta durmak
stand v. durmak
General
stand n. ayak
stand n. katlanma
stand n. tezgah
stand n. ağaç topluluğu
stand n. iş yeri
stand n. duruş
stand n. tribün
stand n. kürsü
stand n. yer
stand n. direnme
stand n. oturak
stand n. taksi durağı
stand n. kürsü (konferans, mahkeme)
stand n. sahne (geçici açık hava sahnesi)
stand n. tutum
stand n. portmanto
stand n. dayanak
stand n. ayaklı askılık
stand n. çıkmaz
stand n. dayanma
stand n. ormanda yetişen ağaç
stand n. işporta
stand n. durak
stand n. stand
stand n. stant (sergi yeri)
stand n. bir yerde durma
stand n. bir yerde kalma
stand n. sabit durma
stand n. duraklama
stand n. savunma amaçlı durma
stand n. direnme amaçlı durma
stand n. savunma yapma
stand n. bir firmanın faaliyet gösterdiği/şube açtığı kasaba
stand n. seyyar tezgah
stand n. satış tezgahı
stand n. gazete bayii
stand n. gazete büfesi
stand n. dimdik durma
stand n. dimdik ayakta durma
stand n. (kıyafet) takım
stand n. katlanmış yakanın dik kısmı
stand n. kafa karışıklığı
stand n. şaşkınlık
stand n. mahcubiyet
stand n. rahatsızlık
stand n. aşırılık
stand n. sergi
stand v. kanıtlamak
stand v. uymak
stand v. devam etmek
stand v. direnmek
stand v. yürürlükte kalmak
stand v. dikmek
stand v. tahammül etmek
stand v. ayağa kalkmak
stand v. durdurmak
stand v. ayakta kalmak
stand v. bir yerde kalmak (su vb)
stand v. olmak (bir yerde)
stand v. doğrulmak
stand v. karşı koymak
stand v. bulunmak
stand v. aday olmak
stand v. dikilmek
stand v. dayanmak
stand v. göğüs germek
stand v. kalmak
stand v. üstlenmek
stand v. olmak
stand v. sineye çekmek
stand v. kalkmak
stand v. desteklemek
stand v. çekilmek
stand v. dayamak
stand v. durmak (bir yerde)
stand v. çekmek
stand v. müsamaha etmek
stand v. ihtiyaç duymak
stand v. olmak (belirli bir durumda)
stand v. koymak
stand v. ayakta durmak
stand v. dikelmek
stand v. parasını ödemek (bir şeyin)
stand v. boyunda olmak (bir şeyin)
stand v. -in ağırlığında olmak
stand v. bulunmak (belirli bir durumda)
stand v. durmak
stand v. ısmarlamak
stand v. katlanmak (birisine)
stand v. tereddüt etmek
stand v. şüphe duymak
stand v. çekincesi olmak
stand v. kararsız olmak
stand v. ya herrü ya merrü durumunda olmak
stand v. ya hep ya hiç durumunda olmak
stand v. kazan-kaybet konumunda olmak
stand v. atıl halde durmak
stand v. kullanılmamak
stand v. pasif durumda olmak
stand v. kenarda durmak
stand v. (sıvı) akmamak
stand v. (sıvı) yerinde durmak
stand v. yavaşça birikmek
stand v. yavaş yavaş dolmak
stand v. tutarlı olmak
stand v. mutabık kalmak
stand v. uyum sağlamak
stand v. mutabakat sağlamak
stand v. yazılı olarak var olmak
stand v. somut halde var olmak
stand v. yerine getirmek
stand v. gerçekleştirmek
stand v. yapmak
stand v. (oluşuma) katılmak
stand v. (bir oluşuma) dahil olmak
stand v. (bir oluşumda) yer almak
stand v. ... kişi almak
stand v. ... kişi için alan sağlamak
stand v. (Geride) durmak
stand v. karşı çıkmak
stand v. yükseklikte olmak
stand v. (itibar vb.) yüksek olmak
stand v. durgun olmak
stand v. bir seviyede olmak
stand v. ulaşmak
stand v. varmak
stand v. halde olmak
stand v. durumda olmak
Irregular Verb
stand v. stood - stood
Law
stand n. istinad
stand n. tanık kürsüsü
stand v. istinad etmek
Technical
stand n. aksamkrikosu
stand n. garaj
stand n. hadde ayağı
stand n. park yeri
stand n. sehpa
stand n. stand
stand n. tezgah
stand n. sondaj borusu eklemi
stand n. (süt sağma, pamuk tarama) makine ünitesi
Marine
stand n. gel-git yüksekliği
stand v. (denizde) belirli bir istikamette gitmek
Printing
stand v. (seçilen baskı harfini) saklamak

Sens de "Stand" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 3 résultat(s)

Turc Anglais
General
stand stall n.
stand stand n.
Technical
stand stand n.

Sens de "Stand" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
stand up v. ayağa kalkmak
stand up v. kalkmak
General
umbrella stand n. şemsiyelik
taxi stand n. taksi durağı
long stand off n. uzaktan algılama
hat stand n. portmanto
lamp stand n. lambalık
hack stand n. taksi durağı
coat stand n. portmanto
honey stand n. ballık
stand in silence n. saygı duruşu
stand point n. görüş açısı
cart stand n. tekerlekli taşıyıcı
camera stand n. kamera ayağı
witness stand n. tanık kürsüsü
witness stand n. mahkemede tanığın ifade verdiği yer
button stand n. düğme yeri
cart stand n. tekerlekli sehpa
firm stand n. firma standı
stand fee n. stand ücreti
concession stand fee n. stand ücreti
right to stand for election n. seçilme hakkı
where we stand now n. gelinen nokta
cab stand n. taksi durağı
cycle stand n. bisiklet park yeri
flower stand n. çiçek rafı
stand-in n. vekil
stand-by n. destek
stand-by n. güvenilir kimse
stand-down n. ara
stand-by n. yardım
stand-by n. yardımcı
stand-in n. dublör
stand-by n. zemin döşeme
stand-by n. hazır
stand-by n. yedek
stand-in n. benzer
stand-in n. yedek
wash-hand stand n. lavabo
wooden hall stand n. ahşap portmanto
hall stand n. portmanto
stand-in parent n. manevi ebeveyn
stand-in parent n. manevi aile
curio stand with open shelves n. etajer
metal stand n. metal sehpa/ayak
newspaper stand n. gazete büfesi
stand blender n. ayaklı blender/mikser
corner stand n. köşe stand
phone stand n. telefonluk
bedside stand n. komodin
speech stand n. konuşma kürsüsü
bike stand n. bisiklet park yeri
bicycle stand n. bisiklet park yeri
cruet-stand n. şişe altlığı
cake stand n. kek standı
taco stand n. tako büfesi
stand-up reception n. ayaküstü resepsiyon
towel stand n. havluluk
hot dog stand n. seyyar sosisçi
microscope stand n. göz merceği, objektif ve diğer çıkarılabilir optik parçaların dışında kalan gereç
hat stand n. ayaklı askılık
hat stand n. kıyafet askısı
hat stand n. şapkalık
hat stand n. şapka askısı
garden stand n. saksı standı
one-night stand n. tek gecelik ilişki için kalınan yer
one-night stand n. tek gecelik komedi gösterilerinin sergilendiği yer (şehir, kasaba)
covered stand n. (hipodrom, stadyum) üstü kapalı seyirci bölümü
spool stand n. dikiş makinesi çardağı
spool stand n. iplik çardağı
stand [africa] n. parsel
stand [africa] n. belirli büyüklükteki arazi parçası
stand pattism n. aşırı muhafazakarlık
stand-up n. iyi bir şekilde eskime
stand-up n. dirençlilik
stand-off n. uzak durma
stand-up n. randevuya gidememe
stand-up n. metanetlilik
stand-in n. istenen makam
stand-off n. karşı dengeleyen şey
stand-up n. stand up komedyeni
stand-up n. dayanıklılık
stand-up n. kullanılabilecek şekilde eskime
stand-up n. ayak üstü toplantı
stand-off n. uzaklık
stand-off n. açılır merdivenin en üst noktasını yüzeyden uzaklaştıran dayanak
stand-off n. nötrleyen şey
stand-up n. dik duran şey
stand-up n. tek kişilik komedi gösterisi
stand-up n. stand up gösterisi
stand-up n. tek kişilik komedi sanatçısı
stand-in n. istenilen konum
stand-off n. (maçta) beraberlik
stand-up n. destek
stand-in n. yüksek makam
stand-in n. tercih edilen makam
stand-off n. mesafe koyma
stand-up n. sözünü tutamama
stand-up n. ayaklı reklam panosu
stand-off n. yalnızlık
stand-up n. stand up sanatçısı
stand-in n. yedek oyuncu
stand up v. taraftarı olmak
stand over v. sonraya bırakmak
stand bail for v. sanığa kefil olmak
stand idle v. kullanılmamak (makine)
stand on its hind legs v. tetikte beklemek
stand off v. denize açılmak
stand still v. hareket etmemek
stand around idly v. avara durmak
stand behind v. birinin arkasında durmak
stand on one's own feet v. kendi yağıyla kavrulmak
stand behind v. bütünüyle desteklemek (birini)
stand over v. uzatmak
stand by v. terketmemek
stand in v. yerini almak
stand out v. karşı koymak
stand on v. dayanmak
stand up to v. karşı gelmek (birine)
stand on one's own two feet v. kendi yağıyla kavrulmak
stand firm v. pes etmemek
stand firm v. geri çekilmemek
stand upon v. dayanmak
stand at attention v. vaziyet almak
not to be able to stand v. ayakta duramamak
make somebody's hair stand on end v. tüylerini ürpertmek
stand by v. sağlamak
stand in v. katılmak
stand down v. bulunduğu makama bir daha aday olmamak
stand aside v. açık durmak
stand at attention v. esas duruşta olmak
stand upon v. kalkmak
stand out v. ayrılaşmak
stand out v. direnmek
stand surety v. kefil olmak
stand on one's own legs v. kimseye muhtaç olmamak
stand for v. yerine geçmek
stand for v. temsil etmek
stand for v. savunucusu olmak (bir fikirin)
take a stand v. bir görüşü benimseyip savunmak
stand by one's word v. sözünden dönmemek
stand on its hind legs v. susta durmak (köpek)
stand out v. çıkıntı yapmak
stand in silent homage v. saygı duruşunda bulunmak
stand aside v. savulmak
stand by v. destek olmak
stand up for v. desteklemek
stand down v. adaylıktan çekilmek
stand someone a drink v. birisine içki ısmarlamak
stand firm v. ödün vermemek