uzatmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

uzatmak



Sens de "uzatmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 58 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
uzatmak prolong v.
uzatmak stretch out v.
uzatmak stretch v.
uzatmak extend v.
General
uzatmak reach v.
uzatmak renew v.
uzatmak protract v.
uzatmak eke out v.
uzatmak pad v.
uzatmak hold out v.
uzatmak sidestep v.
uzatmak draw something out v.
uzatmak stick out v.
uzatmak rack v.
uzatmak pass v.
uzatmak hold over v.
uzatmak belabour v.
uzatmak draw out v.
uzatmak poke v.
uzatmak pad out v.
uzatmak span v.
uzatmak exsert v.
uzatmak continue v.
uzatmak drag out v.
uzatmak augment v.
uzatmak extrude v.
uzatmak stick v.
uzatmak sprawl out v.
uzatmak belabor v.
uzatmak grow v.
uzatmak produce v.
uzatmak elongate v.
uzatmak pull out v.
uzatmak spread v.
uzatmak repose on v.
uzatmak stick something out v.
uzatmak enlarge v.
uzatmak proffer v.
uzatmak hand v.
uzatmak stand over v.
uzatmak turn to v.
uzatmak drag something out v.
uzatmak lengthen v.
uzatmak outstretch v.
uzatmak spin out v.
uzatmak add v.
uzatmak extend v.
uzatmak reach out v.
uzatmak drape v.
uzatmak draw v.
uzatmak rax v.
Phrasals
uzatmak pass to
Technical
uzatmak exposed
uzatmak stretch
Computer
uzatmak extrude (autocad)
Music
uzatmak sustain
British Slang
uzatmak luzz
uzatmak wazz

Sens de "uzatmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 183 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
dil uzatmak defame v.
General
elini uzatmak reach out v.
el uzatmak aid v.
notayı uzatmak sustain v.
yardım elini uzatmak go to bat for someone v.
dil uzatmak malign v.
dil uzatmak rail v.
vadesini uzatmak prolong a term v.
ayak uzatmak extend one's leg v.
dil uzatmak impugn v.
birine yardım elini uzatmak lend someone a helping hand v.
dil uzatmak attack v.
sözü uzatmak be wordy v.
uzatmak (süreyi) protract v.
vize uzatmak extend the visa v.
elini uzatmak reach forth v.
oy verme süresini uzatmak extend polls v.
gerip uzatmak elongate v.
uzatmak (kollar/bacaklar) stretch out v.
(yardım eli) uzatmak extend v.
süreyi uzatmak extend v.
süreyi uzatmak prolong v.
vizeyi uzatmak extend the visa v.
uzatmak (elini/kolunu) reach out v.
dil uzatmak talk against v.
birine yardım elini uzatmak give someone a helping hand v.
süresini uzatmak protract v.
el uzatmak impinge v.
hüküm vermeyi uzatmak reserve judgment v.
çok uzatmak belabor v.
lafı uzatmak belabour v.
alabildiğine uzatmak (uzuvlarını) stretch out v.
elini uzatmak thrust out one's hand v.
dışarı uzatmak stick out v.
el uzatmak thrust out hand v.
elini uzatmak arm v.
uzatmak (boynunu) crane v.
el uzatmak claw v.
bir şeyi bir yere doğru uzatmak poke something at v.
vadesini uzatmak consolidate v.
çekip uzatmak elongate v.
elini aşağıya uzatmak reach down v.
yardım eli uzatmak bear a hand v.
lafı uzatmak belabor v.
tırnak uzatmak grow nail v.
saçını uzatmak grow hair v.
saç uzatmak grow hair v.
el uzatmak encroach v.
süresini uzatmak renew v.
zeytin dalı uzatmak hold out the olive branch v.
el uzatmak bestow hand on somebody v.
dostluk eli uzatmak give a friendly hand v.
saçları uzatmak grow hair v.
saçlarını uzatmak grow one's hair v.
ömrünü uzatmak prolong one's life v.
bir olayı uzatmak drag out v.
olayı/meseleyi uzatmak dwell on something v.
süreyi uzatmak extend the time v.
işi uzatmak filibuster v.
-e elini uzatmak give a hand to v.
-e uzatmak extend to v.
-e elini uzatmak lend a hand to v.
-den içeri uzatmak stick in through v.
-den yukarı uzatmak stick up through v.
el uzatmak gather round v.
boynunu uzatmak crane v.
bir nesneyi uzatmak elongate v.
boyunu uzatmak let down v.
(süresini) uzatmak protract v.
yardım eli uzatmak lend a hand v.
üyeliği uzatmak extend the membership v.
üyelik uzatmak extend the membership v.
tatilini uzatmak extend one's holiday v.
tatilini uzatmak extend one's vacation v.
ödeme süresini uzatmak prolong the time for payment v.
krediyi uzatmak prolong the credit v.
elini uzatmak extend a hand v.
mikrofon uzatmak hand the microphone to v.
mikrofunu uzatmak hand the microphone to v.
dostluk eli uzatmak offer a hand of friendship v.
mühletini uzatmak extend the delay v.
ödeme mühletini uzatmak extend the time for payment v.
vadesini uzatmak extend the delay v.
teslim süresini uzatmak extend the term of delivery v.
mühletini uzatmak extend the time v.
teslim süresini uzatmak extend the time of delivery v.
vadesini uzatmak extend the time v.
ömrü uzatmak increase life-span v.
ömrü uzatmak expand life-span v.
ömrü uzatmak extend life v.
öteki yanağını uzatmak turn the other cheek v.
yardım eli uzatmak extend a hand v.
bir konuyu uzatmak dwell on a subject v.
kontratı uzatmak extend the deal v.
sözleşmeyi uzatmak extend the contract v.
kontratı uzatmak extend the contract v.
sözleşmeyi uzatmak extend the deal v.
fazla genişletmek/uzatmak overextend v.
yardım eli uzatmak offer a lifeline v.
dil uzatmak assail v.
çok uzatmak belabour v.
boynunu uzatmak crane one's neck v.
olması gerekenden daha fazla uzatmak string out v.
zamanı beş dakika daha uzatmak extend the time by 5 minutes v.
batarya ömrünü uzatmak extend the battery life v.
pil ömrünü uzatmak extend the battery life v.
elini uzatmak put out a hand v.
üyeliğini uzatmak resubscribe v.
aboneliğini uzatmak resubscribe v.
(elektrik) hat uzatmak tap v.
uzatmak (elini/kolunu) rax v.
Phrasals
yardım eli uzatmak pitch in with
birine sözle saldırmak/dil uzatmak sail into
birine bir şey uzatmak/vermek pass something on (to someone)
birine bir şey uzatmak/vermek pass something down (to someone)
bir şeyi öndekine/ön tarafa uzatmak pass something forward
bir şeyi bir şeyin dışına doğru uzatmak/çıkarmak poke something out of something
bir şeyi bir şeyin dışına doğru uzatmak/çıkarmak poke something out
(arkasından vb) elini uzatmak reach out after someone
yardım elini uzatmak reach out to someone
birine bir şeyi uzatmak/vermek reach something up to someone
bir şeyi uzatmak/vermek reach something down
kolunu uzatmak stretch out to
uzatmak (bir yöne doğru) put out
Proverb
ayağını yorganına göre uzatmak accommodate oneself to circumstances
ayağını yorganına göre uzatmak cut one's coat according to one's cloth
Colloquial
iskele uzatmak make overtures to
(zaman kazanmak için) konuyu/süreci uzatmak temporise
(zaman kazanmak için) konuyu/süreci uzatmak temporize
uzatmak (birisine bir cismi) pass
Idioms
lafı uzatmak beat a dead horse
zeytin dalı uzatmak hold out the olive branch
yardım eli uzatmak give someone a hand with
zeytin dalı uzatmak hold out an olive branch
yardım eli uzatmak lend a helping hand
yardım eli uzatmak give a helping hand
sözü uzatmak beat around the bush
sözü uzatmak beat about the bush
birine el uzatmak come to someone's aid
yardım eli uzatmak come to one's aid
birine el uzatmak come to someone's assistance
yardım elini uzatmak come to someone's aid
ayağını yorganına göre uzatmak live within one's means
zeytin dalı uzatmak offer an olive branch
zeytin dalı uzatmak extend an olive branch
ayağını yorganına göre uzatmak cut one's coat to suit one's cloth
ayağını yorganına göre uzatmak cut one's coat according to one's cloth
sözü uzatmak go round the houses
sözü uzatmak go all round the houses
misafirliği ev sahibini rahatsız edecek kadar uzatmak wear out someone's welcome
diğer yanağını uzatmak turn the other cheek
(birisi hakkında) lafı döndürüp dolaştırmak/uzatmak ramble on about someone
Slang
okulu uzatmak take a victory lap
Trade/Economic
uzatmak (kredi vb ) roll over
borcun vadesini uzatmak extend debt maturity
vade uzatmak extend maturity
geçerlik süresini uzatmak invalidate
senedin vadesini uzatmak renew a bill
vadesini uzatmak extend
vadesini uzatmak consolidate
kredi uzatmak extend credit
krediyi uzatmak extend credit
vadesini uzatmak extend the time
geçerlik süresini uzatmak revalidate
senedi uzatmak renew a bill
süreyi uzatmak extend
sözleşmeyi uzatmak prolong the contract
Law
davayı uzatmak veya geciktirmek amacıyla kötü niyetle yapılan usuli itiraz dilatory defence
davayı uzatmak lengthen the proceeding
süreyi uzatmak extend the time
müddeti uzatmak prolong a period
süreyi uzatmak prolong a period
el uzatmak encroach
süre uzatmak enlarge
Politics
vizesinin süresini uzatmak renew one's visa
vizesini uzatmak renew one's visa
vizesini uzatmak extend one's visa
vizesinin süresini uzatmak extend one's visa
Technical
çekip uzatmak elongate
Anatomy
dışarıya uzatmak protract
Education
son başvuru tarihini uzatmak extend due date
Hunting
silahı ansızın hedefe doğru uzatmak thrust
Music
sonraki akorda uzatmak suspend