make out - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

make out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "make out" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 83 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
make out v. idare etmek
General
make out v. anlam çıkarmak
make out v. yazmak
make out v. okumak
make out v. gibi görünmek
make out v. çözmek
make out v. çıkarmak
make out v. kestirmek (ne olduğunu)
make out v. geçinmek
make out v. başarmak
make out v. anlamak
make out v. seçmek
make out v. fark etmek
make out v. gibi davranmak
make out v. ayırdetmek
make out v. ilişki kurmak
make out v. yazıp doldurmak
make out v. ne olduğunu kestirmek
make out v. güçlükle anlamak
make out v. iddia etmek
make out v. düzenlemek
make out v. tanzim etmek
make out v. birşeyin nedenini kestirmek
make out v. başarılı olmak
Phrasals
make out v. (yazılı materyali) doldurmak
make out v. anlamına vakıf olmak
make out v. idrak etmek
make out v. mana vermek
make out v. ispatlamak
make out v. fikrini belirtmek
make out v. kast etmek
make out v. kendini göstermek
make out v. detaylı tasvir etmek
make out v. çaba ile görmek
make out v. sezinlemek
make out v. gelişmek
make out v. işinde yükselmek
make out v. yaşam sürdürmek
make out v. (birinin) boynuna şaplak atmak
make out v. anlamak
make out v. dediklerini kavramak
Colloquial
make out öpüşüp oynaşmak
Idioms
make out v. açıkça anlamak
make out v. açıkça görmek
make out v. altından kalmak
make out v. anlayabilmek
make out v. aşk yapmak
make out v. becermek
make out v. işi pişirmek
make out v. idare etmek
make out v. ilişki kurmak
make out yaşayabilmek
make out yanıtını bulmak
make out kanıtlamaya çalışmak
make out (bir şeyi) bulup çıkartmak
make out sevişmek
make out (birini) tanımlamak
make out yakınlaşmak
make out mercimeği fırına vermek
make out tam anlamıyla anlamak
make out üstesinden gelmek
make out (birini) göstermek
make out ortaya çıkartmak
make out sonuca ulaşmak
make out yanıt bulmak
make out tam olarak kavramak
make out yürütmek
make out öyle göstermeye çalışmak
make out netlikle görmek
Slang
make out v. aşk yaşamak
make out v. birisini yatağa atmak
make out v. cinsel ilişki yaşamak
make out v. cinsel ilişkiye girmek
make out v. götürmek
make out v. işi pişirmek
make out seks yapmak
make out mala vurmak
make out (karşı cinsi) götürmek
make out mercimeği fırına vermek
make out sevişmek
make out yiyişmek
Trade/Economic
make out v. düzenlemek
make out tanzim etmek

Sens de "make out" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 130 résultat(s)

Anglais Turc
General
make something out of nothing v. yoktan var etmek
make a mountain out of a molehill v. pireyi deve yapmak
make a mountain out of a molehill v. habbeyi kubbe yapmak
make sense out of v. anlam çıkarmak
make a liar out v. yalancı çıkarmak
make out an invoice v. fatura kesmek
make out an invoice v. fiş kesmek
make out a case for v. bir iddianın savunulabilecek yanlarını bulmak
make a big deal out of something v. sorun haline getirmek
make a big deal out of something v. problem haline getirmek
make mountains out of molehills v. habbeyi kubbe yapmak
make mountains out of molehills v. pireyi deve yapmak
make mountains out of molehills v. abartmak
make a story out of something v. hikayeleştirmek
make out a check v. çek düzenlemek
make out an invoice v. fatura hazırlamak
make mincemeat out of someone v. birinin pestilini çıkarmak
make hamburger out of someone v. birinin pestilini çıkarmak
make out a declaration v. beyanname düzenlemek
make out the meaning of something v. mana çıkarmak
make out an invoice v. fatura düzenlemek
make out a receipt v. dekont kesmek
not able to make anything out v. hiçbir anlam çıkaramamak
make it out of somewhere alive v. bir yerden canlı çıkmak
make a habit out of v. alışkanlık haline getirmek
make out a cheque (to somebody) v. Birine çek kesmek
make an animal out of paper v. kağıttan hayvan yapmak
Phrasals
make out [dialect] v. niyet etmek
make out [obsolete] v. saymak
make out [dialect] v. planlamak
make out [obsolete] v. tamamlamak
make out [dialect] v. tüymek
make out after takip etmek
Proverb
never make a threat you cannot carry out asla yerine getiremeyeceğin bir tehdit savurma
you cannot make a silk purse out of a sow's ear eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz
you can't make a silk purse out of a sow's ear eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz
Colloquial
make out a case against v. aleyhinde delil göstermek
make out a case for lehinde delil göstermek
Idioms
make (someone or something) out to be (something) v. olduğundan farklı göstermek/resmetmek
make (someone or something) out to be (something) v. yaftayı yapıştırmak
make (someone or something) out to be (something) v. yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak
make (someone or something) out to be (something) v. (bir şey) olduğunu iddia etmek
make something out to be (something else) v. olduğundan farklı göstermek/resmetmek
make something out to be (something else) v. yaftayı yapıştırmak
make something out to be (something else) v. yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak
make something out to be (something else) v. (bir şey) olduğunu iddia etmek
make a big thing out of something v. abartmak
make some sense out of something v. anlam vermek
make some sense out of something v. anlamak
make a monkey out of v. aptal yerine koymak
make something up out of whole cloth v. bol keseden atmak
make a monkey out of someone v. biriyle gır gır geçmek
make an honest woman out of v. bataklıkta bulduğu kadınla evlenmek
make an honest woman out of v. bir kadını bataktan kurtarmak
make a federal case out of something v. bir şeyi gereğinden fazla büyütmek
make a monkey out of someone v. birini maskaraya çevirmek
make a federal case of out of something v. bir şeyi çok büyütmek
make a fool out of someone v. birini maskaraya çevirmek
make a mountain out of a molehill v. bire bin katmak
make a fool out of someone v. biriyle gır gır geçmek
make a pig's ear out of v. bozmak
make capital out of v. basamak olarak kullanmak
make capital out of v. birinden faydalanmak
can't make heads or tails out of something v. bir şeyden hiçbir şey anlamamak
make a believer out of someone v. birini bir şeye inandırmak/bir şeyin kanaatine vardırmak
make an honest woman out of v. bir kadınla evlenerek onun namusunu kurtarmak
make a federal case out of something v. bir şeyi fazla abartmak
make a federal case out of something v. bir şeyi gereğinden fazla abartmak
make a pig's ear out of v. berbat etmek
make capital out of v. çıkar sağlamak
make a meal out of something v. gerektiğinden daha fazla zaman harcamak
make an all-out effort v. elinden geleni yapmak
make a meal out of something v. gerektiğinden fazla önemsemek
make a pig's ear out of v. eline yüzüne bulaştırmak
make a mountain out of a molehill v. habbeyi kubbe yapmak
can't make anything out of v. hiçbir anlam çıkaramamak
not able to make anything out of v. hiçbir anlam çıkaramamak
make a pig's ear out of v. içine etmek
make a production out of something v. işleri (bir şeyleri) karmaşıklaştırmak/ daha karmaşık hale getirmek
make capital out of v. istifade etmek
make something up out of whole cloth v. işkembeden atmak
make a mountain out of a molehill pireyi deve yapmak
make a pig's ear out of yüzüne gözüne bulaştırmak
make capital out of -den yararlanmak
make capital out of -den çıkar sağlamak
make a meal out of something pireyi deve yapmak
make a meal out of something üzerinde gerekenden fazla durmak
make a meal out of something üzerine gerektiğinden fazla düşmek
make a pig's ear out of perişan etmek
make something out of nothing yok yere olay çıkarmak
make something out of nothing olayı büyütmek
not to make an issue out of it sorun etmemek
not to make a big deal out of it sorun etmemek
make a monkey out of komik duruma düşürmek
not to make a big deal out of it mesele etmemek
not to make a big deal out of it problem etmemek
not to make an issue out of it problem etmemek
make a monkey out of küçük düşürmek
not to make an issue out of it mesele etmemek
make out of thin air yoktan var etmek
don't make a mountain out of a molehill pireyi deve yapma
make a big thing out of something önemini abartmak
make a big deal out of something pireyi deve yapmak
make a big thing out of something pireyi deve yapmak
make a federal case out of something pireyi deve yapmak
make something up out of whole cloth uydurmak
make a fortune out of nothing sıfırdan zengin olmak
Speaking
why did they make a big deal out of this? expr. bu olayı neden bu kadar büyüttüler?
don't make me come out there expr. beni oraya getirmeyin
make a liar out of me expr. beni yalancı çıkar
don't make a big deal out of everything! expr. her şeyi sorun haline getirme!
don't make me come out there expr. getirmeyin beni oraya
Slang
make a sucker out of someone v. birini kazıklamak
make a sucker out of someone v. birini enayi yerine koymak
make out like a bandit v. çuvalla para kazanmak
make out like a bandit v. çok başarılı olmak
make out hill n. gençlerin evden kaçıp seks yapmaya gittiği tenha bölge
make out like a bandit malı götürmek
make out like a bandit köşeyi dönmek
make out hill sevişme mekanı
Trade/Economic
make capital out of v. çıkar temin etmek
make capital out of v. çıkar sağlamak
make out an invoice v. fatura düzenlemek
make out an invoice v. hesap tanzim etmek
make out an invoice v. fatura tanzim etmek
make out a cheque (to somebody) (birine) çek yazmak
make out a receipt makbuz düzenlemek
Printing
make an out v. (düzeltme sırasında) basılı materyalden çıkarmak
make an out v. çıktı almak
Baseball
make an out v. auta atmak