(make - Türkçe İngilizce Sözlük

(make

"(make" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
make an effort f. çaba göstermek
make real f. gerçekleştirmek
make smaller f. küçültmek
make out f. idare etmek
make happy f. sevindirmek
make a mistake f. hata yapmak
make think f. düşündürmek
make up f. uydurmak
make an effort f. gayret etmek
make love f. sevişmek
make an effort f. çabalamak
make thin f. inceltmek
make peace f. barış yapmak
make happy f. mutlu etmek
make a decision f. karar vermek
make an effort f. çaba harcamak
make f. yapmak
make sure f. emin olmak
make use of f. faydalanmak
make peace f. barışmak
make a baby f. çocuk yapmak
make life easier f. yaşamı kolaylaştırmak
make life easier f. hayatı kolaylaştırmak
make flexible f. esnekleştirmek
make regress f. geriletmek
make f. etmek
make a soup f. çorba yapmak
Genel
make i. mamulat
make i. yapılış
make i. verim
make central i. merkezileştirmek
contracts for make wills i. miras sözleşmeleri
make fit for domestic life i. ev hayatı için uygun hale getir
contracts to make wills i. miras sözleşmeleri
make i. biçim
make i. şekil
make i. randıman
make i. yapılış şekli
make i. yapım
make i. üretim
make i. marka
the struggle to make a living i. geçim derdi
make i. yapı
make-up remover i. makyaj temizleyicisi
make-up artist i. makyajcı
make-up examination i. bütünleme
make-up i. kişilik
make-believe i. hayal ürünü
make-up i. yapım
make-up i. maya
make-up i. bileşim
make-up base i. makyaj bazı
make-up room i. makyaj odası
make-up i. terkip
make-up i. uydurma hikaye
eye make-up i. göz makyajı
make-up i. doğa
make-up i. huy
make-up i. yapılış
make-up i. tertip
make-up i. yurt
make-up i. makyaj malzemesi
make-up i. düzenleme
make-up i. tasarım
make-up i. mizanpaj
make-up i. yaradılış
make-up i. süs
make-believe i. hayal
make-up i. telafi çalışması
make-up i. makyaj
make-up i. plan
make-up i. düzen
make-up i. yapı
make-ready i. baskıya hazırlama
make up water i. ilave su
make up water i. katma suyu
cultural make up i. kültürel doku
features that make life easier i. yaşamı kolaylaştıran özellikler
make-up news i. şişirme haber
make-up news i. uydurma haber
heavy make-up i. ağır makyaj
make-up man i. erkek güzellik uzmanı
make-up man i. erkek makyöz
ambition to make money i. para kazanma hırsı
make up kit i. makyaj seti
make up kit i. makyaj takımı
make-work i. angarya
make-up table i. makyaj masası
woman make-up artist i. kadın makyöz
woman make-up artist i. kadın makyöz
vehicle make i. araç markası
make-up artist i. makyöz
make-up artist i. makyör
make i. muadil
make i. koz atma/çıkarma
make i. randıman
make i. hasılat
make i. (devre/sistem) kapanma
make i. verim
make i. yaratılış
make i. yapma
make i. huy
make i. tabiat
make i. cins
make i. karakter
make i. imal etme
make-up artist i. makyaj sanatçısı
make-up bag i. makyaj çantası
make i. arkadaş
make believe i. gerçek olmayan şey
make [dialect] [uk] i. karı kocadan her biri
make-belief i. inanmış gibi görünme
make i. ev yapımı proje
make i. bir kimsenin bedensel, zihinsel veya manevi yapısı
make [dialect] [uk] i. denk
make [dialect] [uk] i.
make-believe i. inanıyormuş gibi yapma
make-belief i. inanıyor gibi yapma
make-believe i. yalandan inanma
make [dialect] [uk] i. refakatçi
make i. akran
make i. yapılma sayısı
make-do i. geçici çare
make [dialect] [uk] i. yarım peni
make i. yapılma miktarı
make believe i. sahte şey
make-believe i. mış gibi yapan kimse
make [dialect] [uk] i. eşlik eden kimse
make i. mizaç
make-do i. temin edilemeyen bir şeyin ikamesi
make-work i. birini oyalamak için yaratılmış önemsiz iş
make i. yoldaş
make [dialect] [uk] i. hayat arkadaşı
make i. yaşıt
make clean f. temizlemek
make friends with f. arkadaşlık etmek
make worse f. kötüleştirmek
make round f. yuvarlaklaştırmak
make a motion f. teklifte bulunmak
make proud f. gurur vermek
make lighter f. hafifleştirmek
make the bed f. yatağını toplamak
make f. akdetmek
make a blockade f. ablukaya almak
make a bolt for it f. kaçmak
make oneself acquainted with f. öğrenmek
make a declaration f. ilan etmek
make into f. dönüştürmek
make more powerful f. gücünü artırmak
make a fool of somebody f. aptal yerine koymak

"(make" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
make a pass at iş atmak f.
make (something) run smoothly rayına oturmak f.
yapmak (make) eyleminin ikinci hali made f.
Deyim
bilgisayar programcılığında, otomatik olarak çalıştırılabilir programlar oluşturabilmek için make adında bir otomasyon aracını bir programın kaynak dosyası üzerinde çalıştırmak run a make on (someone or something) f.
Bilgisayar
microsoft make hizmet programı microsoft make utility i.