Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
alkalifying
festooned
Abschnittskontrollsegment
gus
geling
Front
detaching hook
terriblez
repliant
get exercise
Chinese bread
feed value
common lizard
transparente
draughtproof
dollar roller
maximum repeat factor
Stomata
Parsee
Cleusonit
celestial intercept
nuevo programa
hemusite
colusite
light chains
Outside
Geçmiş
Cümleler
"Outside"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 79 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
outside
s.
dışarıdaki
2
Yaygın Kullanım
outside
zf.
dıştan
3
Yaygın Kullanım
outside
zf.
dışarı
4
Yaygın Kullanım
outside
zf.
dışarısı
5
Yaygın Kullanım
outside
zf.
dışarıya
Genel
6
Genel
outside
i.
dış görünüş
7
Genel
outside
i.
en fazla miktar
8
Genel
outside
i.
dış taraf
9
Genel
outside
i.
dış
10
Genel
outside
i.
dış (taraf)
11
Genel
outside
i.
dış kısım
12
Genel
outside
i.
sınır ötesi bölge
13
Genel
outside
i.
kurumun dışındaki dünya
14
Genel
outside
i.
alaska
15
Genel
outside
i.
en fazla miktar
16
Genel
outside
i.
dışta olan bir şey
17
Genel
outside
i.
(yazı, çizim) kağıdın alt ve üst bölümleri
18
Genel
outside
i.
(yol, kaldırım) yola en yakın kısım
19
Genel
outside
i.
kanada'nın kuzeydeki yerleşilmiş bölgeleri
20
Genel
outside
s.
harici
21
Genel
outside
s.
dış kaynaklı
22
Genel
outside
s.
en fazla
23
Genel
outside
s.
en çok
24
Genel
outside
s.
en yüksek
25
Genel
outside
s.
azami
26
Genel
outside
s.
uzak
27
Genel
outside
s.
açık havada olan
28
Genel
outside
s.
dıştan gelen
29
Genel
outside
s.
eğrinin dış tarafına ait veya ilgili
30
Genel
outside
s.
bir eğrinin dış tarafına doğru olan
31
Genel
outside
s.
dönüşün dış tarafına ait veya ilgili
32
Genel
outside
s.
bir dönüşün dış tarafına doğru olan
33
Genel
outside
s.
düzenli işe ait olmayan
34
Genel
outside
s.
düzenli görevlerden olmayan
35
Genel
outside
s.
ders dışında yapılan
36
Genel
outside
s.
zar zor mümkün olan
37
Genel
outside
s.
mümkün görünmeyen
38
Genel
outside
s.
dış tarafa erişim sağlayan
39
Genel
outside
s.
refüje yakın konumlanmış
40
Genel
outside
s.
dışarıda çalışan
41
Genel
outside
zf.
açık havada
42
Genel
outside
zf.
haricen
43
Genel
outside
zf.
dışarıda
44
Genel
outside
zf.
dışarıdan
45
Genel
outside
zf.
dışarı
46
Genel
outside
zf.
uzaktaki yerde
47
Genel
outside
zf.
uzak yere doğru
48
Genel
outside
zf.
öteye
49
Genel
outside
zf.
sınırların dışına
50
Genel
outside
zf.
civarında
51
Genel
outside
zf.
yakınında
52
Genel
outside
zf.
dışına
53
Genel
outside
zf.
dışında
54
Genel
outside
zf.
dışındaki
55
Genel
outside
zf.
ötesinde
56
Genel
outside
ed.
hariç
57
Genel
outside
ed.
ötesine
58
Genel
outside
ed.
dışına
59
Genel
outside
ed.
dışında
60
Genel
outside
ed.
-in dışında
61
Genel
outside
ed.
sınırlarının ötesinde
62
Genel
outside
ed.
dışına
63
Genel
outside
ed.
dışında
64
Genel
outside
ed.
yakınında
65
Genel
outside
ed.
civarında
Teknik
66
Teknik
outside
i.
taraf
67
Teknik
outside
s.
dış
68
Teknik
outside
s.
dışarıdan
Bilgisayar
69
Bilgisayar
outside
i.
dışta
Geometri
70
Geometri
outside
i.
eğrinin dışbükey tarafı
Spor
71
Spor
outside
i.
(eskrimde) kılıcın sol tarafı
72
Spor
outside
i.
(beyzbolda) koşucunun puan almak için dokunmak zorunda olduğu köşenin vurucudan uzaktaki kısmı
73
Spor
outside
i.
(ragbide) forvet harici oyuncu
74
Spor
outside
i.
sağ açık oyuncu
75
Spor
outside
i.
sol açık oyuncu
Basketbol
76
Basketbol
outside
i.
saha dışı
Beysbol
77
Beysbol
outside
s.
puan almak için dokunulması gereken köşenin vurucudan uzaktaki tarafından geçen
Argo
78
Argo
outside
zf.
hapiste olmadan
79
Argo
outside
zf.
hapis dışında
"Outside"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
outside of
ed.
dışında
Genel
2
Genel
outside right
i.
sağaçık
3
Genel
the outside
i.
hariç
4
Genel
outside left
i.
solaçık
5
Genel
outside corner
i.
dış köşe
6
Genel
outside air
i.
dış hava
7
Genel
outside toilet
i.
evin dışındaki tuvalet
8
Genel
outside toilet
i.
evin dışında olan tuvalet
9
Genel
outside toilet
i.
dış tuvalet
10
Genel
outside collaboration
i.
harici işbirliği
11
Genel
outside broadcast truck
i.
canlı yayın arabası
12
Genel
outside reading
i.
dış kaynaklardan okuma
13
Genel
outside forces
i.
dış güçler
14
Genel
outside supplier
i.
dış tedarikçi
15
Genel
outside lap
i.
buhar deliği kordonu
16
Genel
outside lap
i.
emme aralığı kordonu
17
Genel
outside door
i.
dış kapı
18
Genel
outside door
i.
binaya giriş ve çıkış kapısı
19
Genel
outside [australia]
i.
orta avustralya
20
Genel
order food from outside
f.
dışarıdan yemek söylemek
21
Genel
cut oneself off from outside world
f.
dış dünyayla ilişkisini kesmek
22
Genel
cut off from the outside world
f.
dış dünyayla ilişkisini kesmek
23
Genel
order food from outside
f.
dışarıdan yemek
24
Genel
marry outside the country
f.
ülke dışında evlenmek
25
Genel
live outside the country
f.
ülke dışında yaşamak
26
Genel
lie outside the scope of something
f.
kapsamı dışında olmak
27
Genel
be opened from the outside
f.
dışarıdan açılmak
28
Genel
come from outside
f.
dışarıdan gelmek
29
Genel
spend time outside
f.
dışarıda vakit geçirmek
30
Genel
set foot outside
f.
dışarıya adımını atmak
31
Genel
stand outside (of) (something)
f.
dışında durmak
32
Genel
go outside
f.
dışarı çıkmak
33
Genel
play outside
f.
dışarıda oynamak
34
Genel
outside the scope
s.
kapsam dışı
35
Genel
born outside marriage
s.
evlilik dışı doğmuş
36
Genel
outside marriage
s.
evlilik dışı
37
Genel
outside [australia]
s.
orta avustralya'da bulunan
38
Genel
outside [uk]
s.
radyo dışında yapılan
39
Genel
outside [uk]
s.
televizyon stüdyosu dışında yapılan
40
Genel
at the outside
zf.
taş çatlasa
41
Genel
at the very outside
zf.
olsa olsa
42
Genel
at the outside
zf.
azami
43
Genel
outside the agenda
zf.
gündem dışı
44
Genel
from the outside
zf.
dışarıdan
45
Genel
at the (very) outside
zf.
en fazla
46
Genel
outside of
zf.
dışarı
47
Genel
at the outside
zf.
en çok
48
Genel
at the very outside
zf.
taş çatlasa
49
Genel
without outside help
zf.
dışarıdan yardım almadan
50
Genel
at the outside
zf.
olsa olsa
51
Genel
inside and outside
zf.
dahili ve harici
52
Genel
inside and outside
zf.
içerde ve dışarda
53
Genel
outside and within
zf.
içerde ve dışarda
54
Genel
outside and within
zf.
dahili ve harici
55
Genel
outside the law
zf.
yasa dışı
56
Genel
outside of
ed.
haricinde
57
Genel
on the outside of
ed.
dışında
Öbek Fiiller
58
Öbek Fiiller
look outside
f.
dışarıya bakmak
59
Öbek Fiiller
step outside
f.
dışarı çıkmak
60
Öbek Fiiller
rush outside
f.
dışarıya kaçmak/akın etmek
61
Öbek Fiiller
fall outside
f.
gücünü/yetkisini aşmak
62
Öbek Fiiller
fall outside
f.
dışında kalmak/dışına düşmek
63
Öbek Fiiller
stand outside
f.
dışında durmak
İfadeler
64
İfadeler
inside and outside turkey
expr.
yurtiçinde ve yurtdışında
65
İfadeler
when looking from outside
expr.
dışarıdan bakınca
66
İfadeler
don't be put off by the outside appearance
expr.
dış görünüşe aldanma
67
İfadeler
outside your comfort zone
expr.
güvende hissedilen bölge dışı
Atasözü
68
Atasözü
nothing is so good for the inside of a man as the outside of a horse
at yiğidin yoldaşıdır
69
Atasözü
nothing is so good for the inside of a man as the outside of a horse
at binmek huzur verir/sakinleştirir
Konuşma Dili
70
Konuşma Dili
outside chance
i.
çok küçük bir ihtimal
71
Konuşma Dili
outside chance
i.
çok az bir ihtimal
72
Konuşma Dili
outside chance
i.
çok uzak bir ihtimal
73
Konuşma Dili
the outside
i.
dış
74
Konuşma Dili
the outside
i.
dışarı
75
Konuşma Dili
outside [dated] [uk]
i.
at arabasının dışına binen yolcu
76
Konuşma Dili
at the outside
expr.
en fazla
77
Konuşma Dili
at the outside
expr.
azami
78
Konuşma Dili
at the outside
expr.
taş çatlasa
79
Konuşma Dili
at the very outside
expr.
taş çatlasa
80
Konuşma Dili
at the outside
expr.
taş çatlasın
81
Konuşma Dili
at the very outside
expr.
taş çatlasın
82
Konuşma Dili
at the outside
expr.
maksimum
83
Konuşma Dili
at the very outside
expr.
en fazla
84
Konuşma Dili
at the very outside
expr.
olsa olsa
85
Konuşma Dili
at the very outside
expr.
maksimum
86
Konuşma Dili
at the outside
expr.
olsa olsa
87
Konuşma Dili
people outside of work
expr.
işin haricindeki insanlar
88
Konuşma Dili
terrible things are happening outside
expr.
dışarıda korkunç şeyler oluyor
89
Konuşma Dili
baby it’s cold outside
expr.
frank loesser'ın aynı adı taşıyan şarkısına göndermeyle havanın soğuk olduğunu belirtmekte kullanılan tabir
90
Konuşma Dili
bico (baby, it's cold outside)
expr.
frank loesser'ın aynı adı taşıyan şarkısına göndermeyle havanın soğuk olduğunu belirtmekte kullanılan tabir
91
Konuşma Dili
baby, it's cold outside
expr.
hava buz gibi dışarıda
92
Konuşma Dili
baby, it's cold outside
expr.
dışarısı buz gibi
93
Konuşma Dili
outside your ken [old-fashioned]
expr.
kabiliyetini/zekanı aşan
94
Konuşma Dili
outside your ken [old-fashioned]
expr.
bilginin/anlayışının dışında
95
Konuşma Dili
outside your ken [old-fashioned]
expr.
aklının ermeyeceği/almayacağı
96
Konuşma Dili
take it outside
expr.
dışarı çıkın
97
Konuşma Dili
take it outside
expr.
dışarı çık
98
Konuşma Dili
(you) wanna step outside?
expr.
çıkışta/dışarıda buluşalım (kavga için)
99
Konuşma Dili
(you) want to step outside?
expr.
dışarıda bekle/bekliyorum (kavga için)
100
Konuşma Dili
(you) want to step outside?
expr.
(kavga/tartışma amacıyla) dışarı çıkalım istersen?
101
Konuşma Dili
(you) want to step outside?
expr.
çıkışta/dışarıda buluşalım (kavga için)
102
Konuşma Dili
(you) wanna step outside?
expr.
çıkışa/dışarı gel
103
Konuşma Dili
(you) wanna step outside?
expr.
dışarıda bekle/bekliyorum (kavga için)
104
Konuşma Dili
(you) wanna step outside?
expr.
(kavga/tartışma amacıyla) dışarı çıkalım istersen?
105
Konuşma Dili
(you) want to step outside?
expr.
çıkışa/dışarı gel
Deyim
106
Deyim
think outside the box
f.
geniş bir perspektiften bakmak
107
Deyim
think outside the box
f.
alışılmışın dışına çıkmak
108
Deyim
think outside the box
f.
kalıpların dışında düşünmek
109
Deyim
fall outside something
f.
bir şeyin dışında kalmak/dışına düşmek
110
Deyim
fall outside something
f.
gücünü/yetkisini aşmak
111
Deyim
color outside the lines
f.
sınırların dışına çıkmak
112
Deyim
color outside the lines
f.
kurallara riayet etmemek
113
Deyim
color outside the lines
f.
kuralların dışına çıkmak
114
Deyim
color outside the lines
f.
kural tanımamak
115
Deyim
color outside the lines
f.
uçarı davranmak
116
Deyim
color outside the lines
f.
alışılmışın dışında davranmak
117
Deyim
color outside the lines
f.
sınırları zorlamak
118
Deyim
get outside of
f.
mideye indirmek
119
Deyim
get outside (of) (something)
f.
adamakıllı yemek/içmek
120
Deyim
get outside (of) (something)
f.
gönlünce yemek/içmek
121
Deyim
get outside of
f.
bir şey yemek/içmek
122
Deyim
get outside (of) (something)
f.
(bir şeyi) iştahla yemek/içmek
123
Deyim
detached from the (outside) world
s.
dış dünyayla alakası olmayan
124
Deyim
detached from the (outside) world
s.
dış dünyadan kopmuş
125
Deyim
detached from the (outside) world
s.
dış dünyayla ilgisi olmayan
126
Deyim
detached from the (outside) world
s.
dış dünyayla bağı kesilmiş
127
Deyim
outside of the box
zf.
bilinen kalıpların dışında
128
Deyim
outside of the box
zf.
geleneksel olmayan bir şekilde
129
Deyim
outside of the box
zf.
orijinal bir şekilde
130
Deyim
outside of the box
zf.
yaratıcı bir şekilde
131
Deyim
outside one’s keen
expr.
aklına sığmaz
132
Deyim
outside one’s keen
expr.
akılalmaz
133
Deyim
baby, it's cold outside
expr.
dışarısı çok soğuk
134
Deyim
baby, it's cold outside
expr.
hava çok soğuk
135
Deyim
baby, it's cold outside
expr.
dışarıda ayaz var
136
Deyim
baby, it's cold outside
expr.
hava buz gibi
137
Deyim
on the outside chance
expr.
umut dünyası işte, ya olursa
138
Deyim
on the outside chance
expr.
zor ihtimal ama yine de şansını denemek
139
Deyim
on the outside chance
expr.
çok küçük bir ihtimal de olsa ... ümidiyle
140
Deyim
on the outside chance
expr.
olur a (olumlu sonuçlanma) beklentisiyle
141
Deyim
on the outside chance
expr.
(olumlu sonuçlanma) ihtimaline karşı
142
Deyim
on the outside chance
expr.
uzak ihtimal de olsa ya (olumlu sonuçlanma) umuduyla
143
Deyim
on the outside chance
expr.
olur a ... beklentisiyle
144
Deyim
on the outside chance
expr.
bir ihtimal (bir şeyi yapabilirse) diye
145
Deyim
on the outside chance
expr.
umut dünyası işte, ya (olumlu sonuçlanırsa)
146
Deyim
on the outside chance
expr.
çok küçük bir ihtimal de olsa (olumlu sonuçlanacağı) ümidiyle
147
Deyim
on the outside chance
expr.
uzak ihtimal de olsa ya ... umuduyla
148
Deyim
on the outside chance
expr.
olur da (olumlu sonuçlanacağını) umut ederek
149
Deyim
on the outside chance
expr.
olur da ... umut ederek
150
Deyim
on the outside chance
expr.
... ihtimaline karşı
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of Outside
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy