Slack - Türkçe İngilizce Sözlük

Slack

"Slack" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 112 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
slack i. gevşeklik
slack s. laçka
slack s. gevşek
Genel
slack i. mola
slack i. durgun su
slack i. boşluk
slack i. teneffüs
slack i. halatın gevşek ucu
slack i. ince taneli kömür
slack i. durgunluk
slack i. pantolon
slack i. genellikle bel kısmında pli bulunan ve hafif bol kesimli olan gündelik pantolon
slack i. vezindeki vurgusuz veya aksansız unsur
slack i. vurgusuz hece telaffuzu
slack i. yetersizlik
slack f. gevşemek
slack f. çözmek
slack f. tembel olmak
slack f. koyvermek
slack f. tembellik etmek
slack f. yangelmek
slack f. durulmak
slack f. yavaşlatmak
slack f. gevşetmek
slack f. kaytarmak
slack f. durgunlaşmak
slack f. hafiflemek
slack f. savsaklamak
slack f. eksiltmek
slack f. azaltmak
slack f. yatıştırmak
slack f. dindirmek
slack f. miktarını azaltmak
slack f. boyutunu küçültmek
slack f. (gücünü, hızını, kuvvetini) azaltmak
slack f. şiddetini azaltmak
slack f. (kireç) söndürmek
slack f. (kireci) su ile birleştirip ısıtarak ufalandırmak
slack f. su ile birleştirmek
slack f. su ile karıştırarak bileşik meydana getirmek
slack f. hidratlamak
slack f. (kireci) havaya maruz bırakıp en azından bir kısmını karbonata dönüştürerek değişime uğratmak
slack f. (faaliyetin) sonuna yaklaşmak
slack f. ilerlemeyi durdurmak
slack f. sönmüş hale gelmek
slack f. su ile karıştırılmak
slack f. ufalanmak
slack f. parçalara ayrılıp dağılmak
slack s. tembel
slack s. zayıf
slack s. hımbıl
slack s. gayretsiz
slack s. salpa
slack s. mıymıntı
slack s. kaba saba
slack s. durgun
slack s. dikkatsiz
slack s. ihmalci
slack s. gelişigüzel
slack s. kaytarıcı
slack s. sarkan
slack s. uyuşuk
slack s. kesat
slack s. özensiz
slack s. ağır
slack s. sarkık
slack s. yavaş
slack s. adamsendeci
slack s. orta karar olan
slack s. orta seviyelerde olan
slack s. orta derecede sıcak
slack s. ılık
slack s. düşük hızda esen (rüzgar)
slack s. düşük hızda akan
slack s. diğer ucuna göre gevşek kalmış (kağıt tomarı ucu)
slack s. faaliyet seviyesi düşük olan
slack s. olağan seviyenin altına düşmüş
slack s. sıvı konsa sızdıracak gevşeklikte
slack s. tahtaları gevşek çatılmış (kuru malzeme varili)
slack zf. gayretsizce
slack zf. kaba saba tavırlarla
slack zf. durgun bir şekilde
slack zf. dikkatsizce
slack zf. miskince
Ticaret/Ekonomi
slack i. ticari durgunluk
Teknik
slack i. boşalma
slack i. gevşeme
slack i. kömür ocağı
slack i. kömür tozu
slack i. serbestlik
slack i. toz kömür
slack s. gevşek bırakılmış
slack s. gevşek
Otomotiv
slack i. gevşeklik
Havacılık
slack s. ağır hareket eden
Denizcilik
slack i. ip boşluğu
slack s. ağır giden
slack s. yavaş isteyen
slack s. geminin tabanı ve yanları arasında kademeli geçiş yapacak şekilde uzun bir kavis verilerek oluşturulmuş (karina)
slack s. gövdenin ortasından kıça doğru uzanan hafif kavisli yüzeylere sahip (karina)
Deniz Biyolojisi
slack i. çeşitli yenebilir deniz yosunlarına verilen ad
slack i. tatlı suda yaşayan çeşitli ipliksi alglere verilen ad
Dilbilim
slack i. (düzensiz vezin sisteminde) vurgusuz hece
slack s. (sesbilimde) vurgusuz veya aksansız
slack s. (sesbilimde) dil kaslarını germeden söylenen
Eski Kullanım
slack f. yararına kullanamamak
slack f. heba etmek
slack f. daha az şiddetli hale getirmek
slack f. dindirmek
slack f. yumuşatmak
Argo
slack s. (batı hint adaları'nda) cinsel içerikli
slack s. (bir tür regi müziğinde) müstehcen

"Slack" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slack water i. durgun su
slack season i. ölü sezon
slack hand i. başıboşluk
slack hand i. tembellik
slack hand i. verimsizlik
slack [dialect] [uk] i. tepeler arasındaki geçit
slack [dialect] [uk] i. bataklık
slack [dialect] [uk] i. su havuzu
slack [dialect] [uk] i. küçük vadi
slack hand i. aylaklık
slack hand i. dikkatsizlik
slack [dialect] [uk] i. batak
slack [dialect] [uk] i. dere
slack [dialect] [uk] i. edepsiz konuşma
slack [dialect] [uk] i. vadi
slack suit i. hafif bol pantolon üzerine ceket veya spor gömlekten oluşan rahat takım elbise
slack up f. çözmek
take up the slack f. halatı boşaltmak
have a slack f. mola vermek
slack off f. laçka etmek
slack off f. gevşemek
become slack f. gevşekleşmek
take up the slack f. azaltmak
slack off f. kesatlaşmak
get slack f. laçka olmak
slack off f. durgunlaşmak (işler)
take up the slack f. gevşetmek
take up the slack f. azalmak
slack off f. dalga geçmek
get slack f. laçkalaşmak
slack up f. gevşetmek
slack up f. yavaşlamak
slack off f. işi gevşetmek
take up the slack f. laçka etmek
slack up f. koyvermek
slack off f. tembellik etmek
take up the slack f. halatın boşunu almak
slack off f. gevşetmek
stand idle (in the slack period) f. sinek avlamak
slack off f. işi aksatmak
slack off f. durulmak
slack off f. yükümlülüğünü yerine getirememek
slack up f. yavaşlatmak
go slack f. gevşemek
slack-baked s. tam pişmemiş
slack-baked s. kötü pişmiş
slack-baked s. eksik
slack-baked s. kötü yapılmış
slack-baked s. tamamlanmamış
slack-baked s. bitmemiş
Öbek Fiiller
slack up on something f. serbest bırakmak/gevşetmek
slack off on something f. serbest bırakmak/gevşetmek
slack up (on someone) f. (birini) rahat bırakmak
slack up (on someone) f. (birine) baskı yapmayı bırakmak
slack up (on someone) f. (birini) eleştirmeyi bırakmak
Konuşma Dili
slack master i. uyuz/uyuşuk tip
slack master i. çok tembel tip
slack master i. üşengeç tip
slack-jawed s. salak
slack-jawed s. algısı düşük
slack-jawed s. geri zekalı gibi
slack-jawed s. alık
slack-jawed s. beyinsiz
cut me some slack! expr. üstüme gelme!
cut me some slack expr. fazla üstüme gelme
cut me some slack expr. fazla yüklenme bana
Deyim
slack master i. kaytarma uzmanı
slack master i. miskin
slack master i. gevşeklik uzmanı
slack master i. uyuşuk
slack master i. tembel teneke
slack master i. uyuzluk/üşengeçlik abidesi
slack master i. tembellik uzmanı
cut some slack f. müsamaha etmek
cut somebody some slack f. müsamaha etmek
cut someone some slack f. birisinin üzerine gitmemek
cut someone some slack f. birisini rahat bırakmak
pick up the slack f. birinin yarım bıraktığı işi devam ettirmek
take up the slack f. boşluğunu doldurmak
pick up the slack f. boşluğunu doldurmak
pick up the slack f. boşluğu doldurmak
take up the slack f. birinin yarım bıraktığı işi devam ettirmek
take up the slack f. boşluğu doldurmak
take up the slack f. (görev anlamında) birinin yerine geçmek
pick up the slack f. (görev anlamında) birinin yerine geçmek
give (one) some slack f. (birine) müsaade etmek
give (one) some slack f. birinin üstüne gitmemek
give (one) some slack f. (birini) rahat bırakmak
give (one) some slack f. (birine) müsamaha göstermek
cut (one) some slack f. (birini) rahat bırakmak
cut (one) some slack f. (birini) biraz kendi haline bırakmak
cut (one) some slack f. (birine) biraz anlayış göstermek
cut (one) some slack f. (birine) daha hoşgörülü olmak
cut (one) some slack f. (birini) biraz serbest bırakmak
cut (one) some slack f. (birinin) üzerine gitmemek
take the slack up f. birinin arkasını toplamak
take the slack up f. birinin boşluğunu doldurmak
take the slack up f. birinin yapamadığı işlere koşmak
take the slack up f. ekstra işleri yapmak
take the slack up f. halatın/kablonun gevşekliğini almak
take the slack up f. halatı/kabloyu germek
take the slack up f. halatın/kablonun boşunu almak
give (someone) some slack f. (birisine) müsaade etmek
slack-jawed s. ağzı bir karış açık kalmış
slack-jawed s. (şaşkınlıktan vb.) ağzı açık kalmış
slack-jawed s. ağzı açık bir halde
Konuşma
cut me some slack! expr. beni rahat bırak!
Ticaret/Ekonomi
slack season i. ölü mevsim
financial slack i. finansal boşluk
resource slack theory i. kaynak fazlalığı teorisi
resource slack i. kaynak fazlalığı
resource slack theory i. kaynak bolluğu teorisi
resource slack i. kaynak bolluğu
Teknik
slack adjuster cam i. gevşeklik ayar kolu kamı
slack adjuster i. fren kolu
slack adjuster i. gevşeklik ayarlayıcı
slack variable i. arttıran yapay değişken
slack adjuster i. fren çırçırı-ayar kolu
slack quenching i. yavaşça suverme
slack quenching i. yetersiz suverme
slack cable i. gevşek kablo
slack bus i. salınım barası
slack-water navigation i. barajlarla derinliği arttırılıp debisi düşürülmüş akarsuda yapılan ulaşım
Bilgisayar
slack variable i. artıran yapay değişken
Bilişim
slack variable i. arttıran yapay değişken
slack space i. bellek boşluğu
slack time i. zaman payı
file slack i. dosya artık alanı
Tekstil
canvas slack i. gündelik pantolon
slack thread i. gevşek iplik
İnşaat
slack lime i. sönmüş kireç
slack lime i. kalsiyum hidroksit
Otomotiv
seat belt slack i. emniyet kemeri gevşekliği
chain slack i. zincir gevşekliği
belt slack i. kayış gevşekliği
Denizcilik
slack water i. yumuşak su
slack tide i. sönük gel-git
slack away f. boş vermek
take in the slack f. boş almak
slack off away f. laçka etmek
slack in stays s. yavaş ilerleyen (gemi)
Medikal
slack skin i. gevşek deri
İstatistik
slack variable i. dolgu değişken
Kimya
slack wax i. yağlı mum
Deniz Biyolojisi
slack ice i. gezgin buzlu
give slack f. boş vermek
Dilbilim
slack vowel i. gevşek ünlü
Coğrafya
slack water i. gel-git esnasında suyun çekilmeye başladığı zaman
Müzik
slack-key s. akustik gitarın parmakla çalındığı, hawaii'ye özgü bir pop müzik tarzında
slack-key s. akustik gitarın parmakla çalındığı, hawaii'ye özgü bir pop müzik tarzına ait