cisim - Türkçe İngilizce Sözlük

cisim

"cisim" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
cisim object i.
As the object comes closer to the mirror, the image moves away from the mirror and grows larger.
Cisim aynaya yaklaştıkça görüntü aynadan uzaklaşır ve büyür.

More Sentences
cisim substance i.
cisim matter i.
Genel
cisim object i.
As the object comes closer to the mirror, the image moves away from the mirror and grows larger.
Cisim aynaya yaklaştıkça görüntü aynadan uzaklaşır ve büyür.

More Sentences
cisim body i.
Close the lid properly to prevent foreign bodies from entering the tank.
Yabancı cisimlerin depoya girmesini önlemek için kapağı düzgün bir şekilde kapatın.

More Sentences
cisim things i.
Now, that matters because temperature is a measure of how fast things are moving.
Şimdi, bu önemli çünkü sıcaklık, cisimlerin ne kadar hızlı hareket ettiğinin bir ölçüsüdür.

More Sentences
Teknik
cisim body i.
Close the lid properly to prevent foreign bodies from entering the tank.
Yabancı cisimlerin depoya girmesini önlemek için kapağı düzgün bir şekilde kapatın.

More Sentences
Genel
cisim flesh i.
cisim form i.
cisim mass i.
cisim substance i.
cisim what i.
cisim monstrous s.
Teknik
cisim substance i.
cisim matter i.
Matematik
cisim field i.
Biyokimya
cisim corpus i.

"cisim" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
katı cisim solid s.
Genel
ışık veren cisim (güneş vb) luminary i.
küremsi cisim spheroid i.
altı yüzlü cisim hexahedron i.
sivri cisim batmasından ileri gelen acı prick i.
atılan cisim projectile i.
üç boyutlu cisim solid i.
beyaz cisim white body i.
siliyer cisim ciliary body i.
geometrik cisim geometric object i.
geometrik cisim geometrical object i.
camsı cisim vitreous body i.
küresel cisim globe i.
ışık veren cisim luminary i.
sert bir cisim a hard object i.
delici cisim bradawl i.
ağır cisim heavy object i.
tanımlanamayan yüzen cisim unidentified swimming object i.
tanımlanamayan batık cisim unidentified submerged object i.
tuhaf cisim strange object i.
garip cisim strange object i.
L harfi şeklindeki cisim L i.
tanımlanamayan uçan cisim unidentified flying object i.
yıldız şeklinde cisim étoile i.
dünya dışı cisim estraterrestrial body i.
dünya dışı cisim extraterrestrial object i.
yuvarlak cisim acorn i.
konik cisim acorn i.
iki cisim veya nokta arasındaki kesin mesafe measure i.
ışığın yansıması ile görüntüler oluşturan cilalı veya pürüzsüz cisim mirror i.
küremsi cisim globoid i.
halka biçiminde cisim ring i.
hançere benzeyen cisim dagger i.
küçük cisim diminutive i.
ana hatları yuvarlak olan cisim compass [obsolete] i.
masa oyunlarında pul olarak kullanılan ufak cisim counter i.
üfleyerek zarar verici cisim atmaya yarayan on fit uzunluğunda boru sarbican i.
üfleyerek zarar verici cisim atmaya yarayan on fit uzunluğunda boru sarbacane i.
dışbükey cisim convex i.
dikey kısmı oval, yatay kısmı dairesel olan bir cisim orbiculate i.
siyah cisim maddesi phantom i.
kara cisim phantom i.
katı cisim solidity i.
sert cisim solidity i.
katı cisim solidity i.
küre formlu cisim veya uzam sphere i.
sert malzemeden oluşmuş iğne benzeri cisim spicule i.
kara cisim yüzeyinin bir santimetre karelik aydınlanma şiddetinin on altıda birine denk bir ölçü birimi standard candle i.
bir cisim teşkil etmek incorporate f.
(sivri cisim) batmak prick f.
bir cisim görmek see an object f.
(cisim veya şekli) doğrusal hareket ettirmek translate f.
(sert cisim) baskıdan dolayı zarar görmek flow f.
(gök cisim hareketinde) erkenden yükselmek precede f.
katı cisim solid s.
yabancı madde veya cisim içermeyen unlittered s.
küremsi cisim şeklinde spheroidic s.
üç boyutlu cisim solid s.
(gözde) siliyer cisim anlamına gelen ön ek cycl- ök.
(gözde) siliyer cisim anlamına gelen ön ek cyclo- ök.
katı cisim anlamı veren ön ek stere- ök.
katı cisim anlamı veren ön ek stereo- ök.
atılan cisim missile N.
fırlatılan cisim projectile N.
küresel cisim orb N.
Konuşma Dili
tanımlanamayan uçan cisim flying saucer i.
(top/sert bir cisim) testislerine gelmek get nutted f.
Deyim
yabancı cisim hasarı fod (foreign object damage) i.
(fırsat/bir cisim) ellerinden kayıp gitmek let something slide by f.
(fırsat/bir cisim) ellerinden kayıp gitmek let something slip by f.
Ticaret/Ekonomi
katı cisim solid i.
Hukuk
kesici olmayan sert bir cisim blunt instrument i.
Teknik
plastik cisim plastic body i.
yabancı cisim hasarı foreign object damage i.
sürtünme sonrası fosfor gibi ışıldayan cisim tribophospharescence i.
siyah cisim black body i.
katı cisim modellemesi solid modelling i.
eşdeğer siyah cisim sıcaklığı blackbody equivalent temperature i.
çok yüzlü cisim polyhedra i.
madene benzer basit cisim metalloid i.
ufak yuvarlak cisim bead i.
atmosfere girince göktaşı olan cisim meteorid i.
camsı cisim vitreous body i.
(gözde) camsı cisim vitreous humour i.
atılan cisim projectile i.
kapı kanatlarına yumuşak ve ağır cisim çarpma deneyi soft and heavy body impact test on door leaves i.
kara cisim black body i.
kara cisim ışınımı black body radiation i.
kara cisim koşulu black body condition i.
kara cisim sıcaklığı black body temperature i.
kara cisim davranımı black body behaviour i.
parlak küçük cisim spangle i.
ağır cisim weight i.
kapıların yumuşak ve ağır cisim ile çarpışma dayanımı resistance to soft and heavy body impact of doors i.
daldırılmış cisim metodu immersed body method i.
cisim tanıma sistemi object identification system i.
sert cisim darbesine direnç resistance to hard body impact i.
cisim detayı texture gradient i.
(kristal benzeri) on iki dörtgen yüz ile çevrili üç boyutlu cisim tetragonal tristetrahedron i.
(kristal benzeri) on iki dörtgen yüz ile çevrili üç boyutlu cisim deltoid dodecahedron i.
(kristal benzeri) on iki dörtgen yüz ile çevrili üç boyutlu cisim deltohedron i.
(özellikle gözden) yabancı cisim çıkarmak için kullanılan kürek benzeri küçük bir alet paddle i.
on iki eşit üçgen yüzü olan katı cisim cuproid i.
eşleniği diğer katı cisimlere nazaran daha az direnç gösteren katı cisim solid of least resistance i.
(göz) yabancı cisim çıkarma aleti spud i.
küremsi cisim haline getirmek spheroidize [us] f.
küremsi cisim haline getirmek spheroidise [uk] f.
ısı ışınlarını geçirmeyen (cisim) athermanous s.
sarmal (cisim) volute s.
katı cisim dinamiğine ait veya ilgili rigid s.
katı cisim dinamiğini oluşturan rigid s.
(katı cisim kaynaklı) elektrik/manyetik özellikleri kullanan solid-state s.
(katı cisim kaynaklı) optik özelliklerden faydalanan solid-state s.
Bilgisayar
kara cisim black body i.
çoklu ortamda cisim transfer protokolü multimedia object transfer protocol i.
Elektrik
elektriğin hareketli bir cisim üzerinde yüzey yükü şeklinde aktarılması convection i.
İnşaat
(tuğla duvar yüzeyini sivri bir cisim ile) pürüzlendirmek stab f.
Aydınlatma
kara cisim planckian radiator i.
gri cisim grey body i.
kara cisim blackbody i.
Otomotiv
iki cisim arasında fiziksel temasla ısı iletimi conduction i.
Havacılık
flotorlu cisim float i.
taksirut ile herhangi bir cisim arasındaki ayrım mesafesi separation distance between taxiway and object i.
kaba cisim bluff body i.
hedef cisim object target i.
apron taksi şeridi ile herhangi bir cisim arasındaki mesafe aircraft stand taxilane-to-object i.
kırılabilir cisim frangible object i.
(jet motoru) içine yabancı cisim çekmek ingest f.
Denizcilik
katı cisim yüzeyi solid body surface i.
katı cisim yüzey şartları solid body surface condition i.
yüzer cisim floating body i.
can kurtaranların kullandığı, fırlatıldığında bir şeyi yakalayabilecek kancaları olan bir cisim grapple shot i.
can kurtaranların kullandığı, fırlatıldığında bir şeyi yakalayabilecek kancaları olan bir cisim anchor shot i.
Medikal
sarı cisim yellow corpus i.
camsı cisim vitreous body i.
yabancı cisim foreign body i.
yabancı cisim tepkimesi foreign reaction i.
yabancı cisim dev hücresi foreign body giant cell i.
yabancı cisim kırınım anisometropia i.
yabancı cisim aspirasyonu aspirated foreign body i.
yabancı cisim aspirasyonu foreign body aspiration i.
dev özofagus yabancı cisim giant esophageal foreign body i.
inkarsere yabancı cisim incarcerated foreign body i.
rektal yabancı cisim rectal foreign body i.
total keton cisim düzeyleri total ketone body levels i.
trakeobronşiyal sisteme yabancı cisim aspirasyonu aspiration of foreign bodies into the tracheobronchial system i.
yabancı cisim lokalizasyonu localization of foreign body i.
yabancı cisim tipi type of foreign body i.
asidofil cisim acidophil body i.
yabancı cisim tümörü foreign body tumor i.