countered - Türkçe İngilizce Sözlük

countered

countered — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tezgâh, sayaç, karşı çıkmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkaʊntər/ – BrE /ˈkaʊntə/)
Terim Türü:
İsim: counter (counters); Fiil: counter (counters – countered – countering)
Mağaza/banka tezgâhını, sayım yapan cihazı veya bir iddiaya/hamleye karşılık vermeyi tanımlamaktadır; isim, sıfat ve fiil olarak üretkendir. Fransızca contre (“karşı”) köküyle ilişkilidir; modern dilde “counterargument” gibi karşılık üretme fikri ile “counter” tezgâhının hizmet noktası anlamı ayrı kollarda gelişmiştir.
Eş Anlamlılar:
oppose, rebut
Zıt Anlamlılar:
support, comply

"countered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 112 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
counter i. tezgah
The bar counter is primarily compact and practical furniture.
Bar tezgahı öncelikle kompakt ve pratik mobilyalardır.

More Sentences
counter i. sayaç
The hit counter showed a million visitors within a week.
Ziyaretçi sayacı bir hafta içinde bir milyon ziyaretçi göstermişti.

More Sentences
Genel
counter i. gişe
We are encouraging banks to open their counters on 1 January 2002.
Bankaları 1 Ocak 2002 tarihinde gişelerini açmaya teşvik ediyoruz.

More Sentences
counter i. banko
Where is the information counter?
Danışma bankosu nerede?

More Sentences
counter i. sayaç
The hit counter showed a million visitors within a week.
Ziyaretçi sayacı bir hafta içinde bir milyon ziyaretçi göstermişti.

More Sentences
counter i. tezgah
The bar counter is primarily compact and practical furniture.
Bar tezgahı öncelikle kompakt ve pratik mobilyalardır.

More Sentences
counter i. kasa
You can pay for your purchase at the counter.
Satın aldığınız şeyin parasını kasada ödeyebilirsiniz.

More Sentences
counter i. tezgâh
Gary accidentally spilled his coffee all over the counter.
Gary kahvesini yanlışlıkla tezgâhın üzerine döktü.

More Sentences
counter i. önlem
The new bill is considered an effective counter to digital piracy.
Yeni yasa tasarısı dijital korsanlığa karşı etkili bir önlem olarak görülüyor.

More Sentences
counter f. karşılık vermek
She countered my plan with an alternative.
Planıma bir alternatifle karşılık verdi.

More Sentences
counter f. karşı koymak
We must counter this tendency by trying our best to make globalisation work for the poor and not against the poor.
Küreselleşmenin yoksulların aleyhine değil lehine işlemesi için elimizden geleni yaparak bu eğilime karşı koymalıyız.

More Sentences
counter f. karşı çıkmak
He countered their proposal with a surprising suggestion.
Önerilerine şaşırtıcı bir öneriyle karşı çıktı.

More Sentences
counter s. karşı
The counter attacks by the Sharon administration, however painful they are, are a response to this.
Sharon yönetiminin karşı saldırıları, ne kadar acı verici olursa olsun, buna bir cevap niteliğindedir.

More Sentences
Turizm
counter i. kontuar
Please come to the counter at least an hour before your flight.
Uçuşundan en az bir saat önce kontuara gel, lütfen.

More Sentences
Teknik
counter i. sayaç
The hit counter showed a million visitors within a week.
Ziyaretçi sayacı bir hafta içinde bir milyon ziyaretçi göstermişti.

More Sentences
counter i. tezgah
The bar counter is primarily compact and practical furniture.
Bar tezgahı öncelikle kompakt ve pratik mobilyalardır.

More Sentences
Gıda
counter s. karşı
The counter attacks by the Sharon administration, however painful they are, are a response to this.
Sharon yönetiminin karşı saldırıları, ne kadar acı verici olursa olsun, buna bir cevap niteliğindedir.

More Sentences
Mutfak
counter i. tezgah
The bar counter is primarily compact and practical furniture.
Bar tezgahı öncelikle kompakt ve pratik mobilyalardır.

More Sentences
Dilbilim
counter s. aykırı
This proposal runs counter to our code of ethics.
Bu teklif bizim etik kurallarımıza aykırı.

More Sentences
Genel
counter i. marka
counter i. fiş
counter i. karşıt şey
counter i. karşı şey
counter i. sayıcı
counter i. ürün tezgahı
counter i. fış
counter i. dükkan
counter i. mutfak tezgahı
counter i. kontra
counter i. çene altı ile omuz arası
counter i. hesaplama aracı
counter i. hesap tutarken veya şans oyunlarında kullanılan sayım nesnesi
counter i. masa oyunlarında pul olarak kullanılan ufak cisim
counter i. pazarlık değeri olan mülk veya özellik
counter i. varlık
counter i. taburelerle çevrili uzun ve dar bir servis alanı
counter i. teftiş amacıyla malzeme veya ürün sayan işçi
counter i. ek diyagonal gerilim elemanı
counter i. karşıtlık
counter i. zıtlık
counter i. karşıt etki yapan şey
counter i. esas mührün sırtındaki daha ufak mühür
counter i. taşı gediğine koyma
counter i. hazırcevaplıkla verilen yanıt
counter i. cevabı yapıştırma
counter f. karşı atak yapmak
counter f. karşılıkta bulunmak
counter f. karşı gelmek
counter f. kontra yumruk atmak
counter f. dengelemek
counter f. etkisizleştirmek
counter f. iddiaya cevaben öne sürmek
counter f. (ayakkabıya) deri topuk parçası eklemek
counter f. dindirmek
counter s. mukabil
counter s. aksi yönde
counter s. zıt
counter s. aksi
counter s. ters
counter s. muhalif
counter s. düşmanca
counter s. antipatik
counter s. geçersizleştirici
counter s. feshedici
counter s. iptal edici
counter s. mükerrer
counter zf. tersine
counter zf. aksine
counter zf. ters yönde
counter zf. (tazıların ilerlediği yol) avın zıt yönünde
Ticaret/Ekonomi
counter i. madeni parada sahtecilik
counter i. jeton
counter i. para
counter i. madeni para
counter s. aksi
Siyasal
counter i. oy sayımcısı
Teknik
counter i. devir sayıcı
counter i. hız sayacı
counter i. iyonlaştırıcı parçacık geçişini tespit eden alet
counter i. enine damar
counter i. avare mili
counter i. kalıp eşi
Bilgisayar
counter i. içeriği düzenli bir hal sırasından geçen sicil
counter i. sayaç olarak kullanılan program değişkeni
counter i. (sitede)ziyaretçi sayacı
Tekstil
counter i. (malzemeyi) sertleştirici
İnşaat
counter s. ters
Havacılık
counter i. hava alanlarının bagaj kabul bölümü
Denizcilik
counter i. (teknede) çene hattı ile su hattı arasında bulunan bölüm
Medikal
counter i. komptör
counter i. kunter
Gıda
counter i. ters
counter s. zıt
Zooloji
counter i. at göğsü
Dilbilim
counter i. asıl anlamının dışında da kullanılabilen geniş anlamlı kelime
counter i. sınıflayıcı kelime
Çevre
counter i. sayıcı cihaz
Silah/Atıcılık
counter i. ava ters olan yön
Spor
counter i. eskrimde dairesel savuşturma
counter i. (boksta) yumruk savuşturma
counter i. (boksta) kontra yumruk atma
counter i. darbe alırken atılan yumruk
counter i. kontra yumruk
counter i. bir paten figürü
counter i. (körling oyununda) merkeze rakibin taşından daha yakın duran taş
counter i. (güreşte) rakibin hareketine tepki olarak yapılan proaktif defans hareketi
Futbol
counter i. top taşıyıcının oyuna ters yönde ilerlediği futbol oyunu
Boks
counter i. darbeyi savuştururken atılan yumruk
counter i. kontra yumruk
Müzik
counter i. kontrtenor
counter f. ana melodiye eşlik ederek şarkı söylemek
Matbaa
counter i. baskı tipinin yüzünde tip yüksekliğinin altına olup harf konturları ile çevrelenen kısımlar

"countered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mileage counter i. kilometre sayacı
water counter i. su sayacı
liquid counter i. sıvı sayacı
electronic counter i. elektronik sayaç
counter strike i. karşı saldırı
activity counter i. işleklik sayar
length counter i. uzunluk sayacı
next available record counter i. ilk boş tutanak
counter claim i. karşı dava
crisis management counter i. kriz masası
next available position counter i. ilk boş yer sayacı
over the counter drug i. reçetesiz ilaç
liquid flow counter i. akışkan sıvı sayacı
counter revolution i. karşı devrim
lunch counter i. büfe
counter example i. karşı örnek
counter example i. karşılık olarak verilen örnek
geiger counter i. gayger sayacı
loop counter i. döngü sayacı
gas counter i. gaz sayacı
counter urbanization i. kentten uzaklaşma
counter argument i. karşı tartışma
counter balance i. karşılık
counter motion i. karşı öneri
counter jumper i. tezgahtar
counter measure i. karşı önlem
counter terrorism i. terörle mücadele
counter offer i. karşı teklif
counter trade i. karşılıklı ticaret
bank counter i. banka veznesi
counter check i. tekrar kontrol
check-out counter i. çıkış tezgahı
counter-effect i. ters etki
counter-memory i. karşı-bellek
check-out counter i. süpermarketteki gibi alınan malların hesabının yapılıp ödendiği tezgah
counter-weight i. karşı ağırlık
counter-revolution i. karşıdevrim
over-the-counter markets i. tezgah üstü hisse senedi piyasaları
counter-view i. karşı görüş
counter-view i. karşıt görüş
step counter i. adımölçer
step counter i. adım ölçer
counter-discourse i. aksi yönde söylem
counter-discourse i. aksi söylem
bathroom counter i. lavabo tezgahı
calorie counter i. kalori sayacı
deli counter i. şarküteri reyonu
checkout counter i. süpermarket kasası
meat counter i. et reyonu
counter top i. mutfak tezgahı
checkin counter i. kayıt gişesi
lunch counter i. amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve karşı argüman
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve eleştirel argüman
counter manoeuvre i. başkasının hamlesine karşı yapılan hamle
counter manoeuvre i. karşı hamle
counter-raid i. karşı hücum
fishmonger’s counter i. balıkçı tezgahı
hunt-counter i. değersiz av köpeği
hunt-counter i. beceriksiz kimse
heel counter i. arka fileto
heel counter i. ayakkabıların arka kısmını oluşturan deri parçası
counter-discourse i. karşı-söylem
counter distinction i. zıtlık niteliğinde farklılık
counter [obsolete] i. özellikle borçlulara yönelik, şehir mahkemesine bağlı hapishane
counter opening i. karşı açıklık
counter opening i. zıt yöndeki boşluk
counter vair i. bir arma deseni
counter-espionage i. karşı casusluk
counter-stroke i. karşı darbe
counter signal i. cevap sinyali
counter tide i. karşı gelgit
counter project i. karşı proje
counter-indication i. kontrendikasyon
counter project i. kontra plan
counter-sabotage i. karşı sabotaj
counter project i. karşıt yönde öneri
counter-subversion i. yıkım karşıtı hareket
counter potent i. bir arma deseni
counter tally i. karşı çetele
counter tally i. karşı skor
counter-attack i. karşı saldırı
counter-measure i. karşı önlem
counter-attraction i. karşı çekim
snack counter i. ucuz bar
span counter i. ingilizlere özgü eski bir çocuk oyunu
span-counter i. ingilizlere özgü eski bir çocuk oyunu
run counter to f. aksine gitmek
go counter to f. karşı çıkmak
run counter to f. karşı çıkmak
sell a drug over the counter f. ilacı reçetesiz satmak
counter to f. önlemek
run counter to f. zıt gitmek
go counter to f. zıt gitmek
sell something under the counter f. bir şeyi el altından satmak
go counter to f. karşı olmak
counter to f. karşılamak
run counter to f. aykırı düşmek
go counter to f. aykırı düşmek
go counter to f. -e uymamak
run counter to f. -e uymamak
hunt counter f. (av köpekleri) kokuyu takip etmek
counter-drill f. karşı yönde tatbikat yapmak
counter-attack f. karşı saldırı yapmak
counter-move f. karşıt hareket etmek
counter balanced s. denk
counter-productive s. zarar verici
counter-pastoral s. karşı pastoral
under-the-counter s. el altından
over-the-counter s. reçetesiz satılan
over the counter s. reçetesiz satılan
over the counter s. reçetesiz
running counter s. (birbirine) ters düşen
counter-productive s. geri tepen
counter-courant s. (hanedan armalarındaki hayvanlar) zıt yönde koşan
counter-paly s. (hanedan armalarında) dik çizgilerle farklı renkte eşit parçalara ayrılmış
counter-couchant s. (hanedan armalarındaki hayvanlar) kafaları zıt yönde duracak şekilde uzanan
counter-balanced s. karşı yönde dengelenmiş
counter-compony s. (hanedan armaları) birbirini takip eden metal, altın, kürk ve renkten oluşan
counter-salient s. (hanedan armalarındaki iki figür) birbirine doğru atlayan
counter to something zf. tersine
counter-clockwise zf. saat yönünün tersine
counter clockwise zf. saatin tersi yönde
counter clockwise zf. nün tersi
over-the-counter zf. yasal bir şekilde
over-the-counter zf. kurallara uygun şekilde
over-the-counter zf. helalinden
counter to ed. rağmen
counter to ed. tersine
counter to ed. aksine
counter to something ed. aksine
counter to ed. -e karşı tersine
counter to ed. -e karşı
counter- ök. değişimli anlamı veren ön ek
counter- ök. karşıt anlamı veren ön ek
counter- ök. mükerrer anlamı veren ön ek
counter- ök. ters anlamı veren ön ek
counter- ök. ikame anlamı veren ön ek
counter- ök. karşılık gelen anlamı veren ön ek
counter- ök. misilleme anlamı veren ön ek
counter- ök. karşılıklı anlamı veren ön ek
counter- ök. cevaplayıcı anlamı veren ön ek
counter- ök. tamamlayıcı anlamı veren ön ek
counter- ök. karşı
counter- ök. ters
counter- ök. mevkidaş
counter- ök. zıt yönde
counter- ök. karşı-
counter- ök. anti-
ctr (counter) kısalt. tezgah