distinct - Türkçe İngilizce Sözlük

distinct

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

distinct — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirgin, ayrı, net, farklı
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈstɪŋkt/ – BrE /dɪˈstɪŋkt/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir şeyin diğerinden açıkça ayrıldığını ve karışmadığını; sınırlarının net olduğunu niteleyen sözcüktür. Latince distinctus (“ayırt edilmiş”) kökünden gelir; modern kullanımda distinct, hem algısal netliği (distinct sound) hem de kategorik ayrılığı (distinct groups) aynı kelimeyle güçlü biçimde kurar.
Eş Anlamlılar:
clear, separate
Zıt Anlamlılar:
vague, indistinct

"distinct" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
distinct s. belirgin
This compromise has three distinct advantages over the rapporteur's initial draft.
Bu uzlaşmanın raportörün ilk taslağına göre üç belirgin avantajı bulunmaktadır.

More Sentences
Genel
distinct s. farklı
Although politically, expenses and remuneration are two sides of the same coin, their legal bases are distinct.
Siyasi açıdan harcamalar ve ücretler aynı madalyonun iki yüzü gibi görünse de yasal dayanakları farklıdır.

More Sentences
distinct s. net
On these we have distinct policies which are well known and differ from those of the majority of this Parliament.
Bu konularda iyi bilinen ve bu Parlamentonun çoğunluğunun sahip olduğundan farklı olan net politikalarımız mevcuttur.

More Sentences
distinct s. ayrı
There will be three distinct sections encompassing issues related to the environment, transport and energy.
Çevre, ulaşım ve enerji ile ilgili konuları kapsayan üç ayrı bölüm olacaktır.

More Sentences
distinct s. net
On these we have distinct policies which are well known and differ from those of the majority of this Parliament.
Bu konularda iyi bilinen ve bu Parlamentonun çoğunluğunun sahip olduğundan farklı olan net politikalarımız mevcuttur.

More Sentences
distinct s. kendine özgü
He has a distinct way of walking.
Kendine özgü bir yürüyüş şekli var.

More Sentences
distinct s. çok yüksek
There is a distinct possibility that I will win a Nobel Prize this year.
Bu yıl Nobel Ödülü kazanma ihtimalim çok yüksek.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
distinct s. ayrı
There will be three distinct sections encompassing issues related to the environment, transport and energy.
Çevre, ulaşım ve enerji ile ilgili konuları kapsayan üç ayrı bölüm olacaktır.

More Sentences
Genel
distinct s. belli
distinct s. bağımsız
distinct s. başka
distinct s. muhakkak
distinct s. şüphesiz
distinct s. vazıh
distinct s. müstakil
distinct s. seçik
distinct s. açık
distinct s. bariz
distinct s. aşikar
distinct s. olağandışı
distinct s. anormal
distinct s. dolaysız
distinct s. su götürmez
distinct s. tartışma götürmez
distinct s. kesin
distinct s. tartışmasız
Ticaret/Ekonomi
distinct s. açık
Biyokimya
distinct s. ayrık
Dilbilim
distinct s. ayırıcı
Eski Kullanım
distinct s. dikkat çekici şekilde dekore edilen
distinct s. çarpıcı
distinct s. süslü
distinct s. şekilli

"distinct" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
most distinct right i. en belirgin hak
become distinct f. farklılaşmak
have the distinct honor of f. onuruna erişmek
have the distinct honor of f. şerefine nail olmak
have the distinct honor of f. şerefine erişmek
be made distinct by f. ayırt edilmek
distinct from s. -den ayrı
distinct [obsolete] s. göze çarpan
distinct [obsolete] s. öne çıkan
distinct [obsolete] s. ayırt edilen
distinct [obsolete] s. dikkat çeken
distinct [obsolete] s. seçkin
distinct [obsolete] s. işaretli
as distinct from zf. farklı bir şekilde
as distinct from zf. farklı olarak
Medikal
distinct facial appearance i. karakteristik yüz görünümü
distinct tumor biology i. farklı tümör biyolojisi
Felsefe
clear and distinct s. açık ve seçik