flood - Türkçe İngilizce Sözlük

flood

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flood — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sel, taşkın
Okunuş (IPA):
(AmE /flʌd/ – BrE /flʌd/)
Terim Türü:
İsim: flood (floods); Fiil: flood (floods – flooded – flooding)
Büyük miktarda suyun kontrolsüz biçimde yayılmasını; mecazda aşırı yoğunluğu belirtir. Eski İngilizce flōd biçimi, taşma fikrini zamansız biçimde korur.
Eş Anlamlılar:
deluge
Zıt Anlamlılar:
drought

"flood" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flood i. su baskını
Man fears disasters such as floods and fires.
İnsan su baskınları ve yangınlar gibi felaketlerden korkar.

More Sentences
flood i. tufan
The story of a great flood is known not only from the Bible.
Büyük bir tufanın hikayesi sadece İncil'den bilinmemektedir.

More Sentences
flood i. sel
I have now studied the flood of reports that have come in.
Şimdi gelen rapor selini inceledim.

More Sentences
flood f. sel basmak
Our streets flood when we have rain.
Yağmur yağdığında sokaklarımızı sel basıyor.

More Sentences
flood i. taşkın
Genel
flood i. tufan
The story of a great flood is known not only from the Bible.
Büyük bir tufanın hikayesi sadece İncil'den bilinmemektedir.

More Sentences
flood i. sel
I have now studied the flood of reports that have come in.
Şimdi gelen rapor selini inceledim.

More Sentences
flood i. sel baskını
Do the advocates of a weak policy believe that such a flood will yield more fish?
Yetersiz bir politikayı savunanlar böyle bir sel baskınının daha fazla balık getireceğine mi inanıyor?

More Sentences
flood i. akın
A flood of prospects came to see the debutante.
Sosyeteye takdim edilen kızı görmeye bir ziyaretçi akını gelmişti.

More Sentences
flood f. taşmak
The river flooded after the recent storms.
Son fırtınaların ardından nehir taştı.

More Sentences
flood f. sular altında kalmak
The farm and the area surrounding it were flooded.
Çiftlik ve çevresindeki alan sular altında kalmıştır.

More Sentences
flood f. yağmak
Complaint letters have been flooding in from all over the city.
Şehrin dört bir yanından şikâyet mektupları yağıyor.

More Sentences
flood f. (duygu) kaplamak
When I saw her happy and healthy, a great sense of relief flooded over me.
Onu mutlu ve sağlıklı gördüğümde içimi büyük bir rahatlama duygusu kapladı.

More Sentences
flood f. (motoru) boğmak
I accidentally flooded the engine, and now it won't start.
Yanlışlıkla motoru boğmuşum ve şimdi de çalışmıyor.

More Sentences
flood f. (ışık) ortama dolmak
Sunshine flooded into the offices.
Ofislere güneş ışığı doldu.

More Sentences
Teknik
flood f. sel basmak
Our streets flood when we have rain.
Yağmur yağdığında sokaklarımızı sel basıyor.

More Sentences
Coğrafya
flood i. sel felaketi
The farmers were devastated by the recent floods.
Çiftçiler son sel felaketiyle yıkıma uğradı.

More Sentences
Genel
flood i. derya
flood i. su
flood i. seylap
flood i. kabarma
flood i. feyezan
flood i. deniz
flood i. bolluk
flood i. su basması
flood i. met
flood i. ırmak
flood i. sel basması
flood i. en yüksek gelgit noktası
flood i. taşma
flood i. dökülme
flood i. sağanak
flood i. şiddetli yağış
flood i. su
flood i. su elementi
flood i. (lav) püskürme
flood i. (lav) akıntı
flood f. içine veya üstüne fazla su koymak
flood f. sel gibi akmak
flood f. su basmak
flood f. akın etmek
flood f. basmak
flood f. sel gibi taşmak
flood f. istila etmek
flood f. çok sayıda olmak
flood f. yağdırmak
flood f. büyük miktarlarda dağıtmak
flood f. bol bol dağıtmak
flood f. çok sayıda sunmak
flood f. her yere saçılmak
flood f. sel altında kalmak
flood f. (gelgit) yükselmek
flood f. içeriyi doldurmak
flood s. sel gibi
Teknik
flood i. selden yükselme
flood f. su basmak
flood f. (yağlı kumu) su ile doyurmak
Otomotiv
flood f. ambale etmek (motoru)
flood f. boğulmak
Denizcilik
flood f. (denizaltı kompartmanını) deniz suyu ile doldurmak
Medikal
flood i. flod
flood f. (doğum sonrası) çok kanaması olmak
flood f. (doğum sonrası) kan boşalmak
Tiyatro
flood i. projektör
flood i. aydınlatma lambası
Matbaa
flood f. çok fazla mürekkep eklemek
flood f. fazla mürekkeplendirmek

"flood" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flash flood i. su baskını
flood routing i. sel yönlendirme
flood lamp i. pröjektör
flood insurance i. sel sigortası
structural flood mitigation i. yapısal sel önlemi
flood control i. sel kontrolu
annual flood i. yıllık taşkın
flood plain zoning i. taşkın önleme bölgesi
flood tide i. med
flood awareness i. sel bilinci
river flood control i. akarsu taşkın kontrolü
flood classification levels i. sel sınıflama derecesi
maximum flood i. en büyük taşkın
flood proofing i. sele dayanımlı
flood tide i. kabarma
maximum flood discharge i. en büyük taşkın akışı
liability for flood damages i. sel zararlarında sorumluluk
flood response i. sel müdahalesi
flood plain i. taşkın ovası
flood damage i. sel zararı
flood hazard i. sel tehlikesi
flood tide i. met
catastrophic flood i. afet taşkını
flash flood i. aniden gelen sel
flood warning system i. sel uyarı sistemi
the flood i. tufan
flood risk i. sel riski
flood fighting i. sel mücadelesi
a flood of applause i. alkış tufanı
flood control i. sel kontrolü
flood season i. sel sezonu
flood-tide i. met
non-flood season i. taşkınsız mevsim
flood of tears i. gözyaşı seli
a flood of emotions i. duygu seli
flood victim i. selzede
flood victims i. sel mağdurları
noah and the flood i. nuh ve tufan
the flood i. nuh tufanı
flood victim i. sel mağduru
the biblical flood i. büyük tufan (nuh tufanı)
flood of emotions i. duygu/sevgi seli
biblical great flood i. incil'de geçen büyük tufan
flood pump i. sel pompası (itfaiyecilik)
flood hose i. sel hortumu (itfaiyecilik)
flood loss i. sel kaynaklı kayıp
flood gate i. akıntı
flood tide i. artan miktar
flood gate i. taşmayı önleyen şey
flood tide i. büyük miktar
flood tide i. izdiham
flood tide i. geniş kitlelere yayılan şey
flood gate i. bariyer
flood tide i. en üst nokta
flood tide i. pik
flood tide i. insan kalabalığı
flood tide i. zirve
flood tide i. tepe noktası
snow flood i. eriyen karların sebep olduğu taşkın
flood in f. sel basmak
flood into f. yığılmak
be in flood f. azmak
flood in f. yığılmak
flood out f. sel basmak
weep a flood of tears f. zırıl zırıl ağlamak
(one's memories) flood back f. anıları canlanmak
(memories) to flood back f. hatıralar canlanmak
dig ditches for the flood victims f. sel mağdurları için hendek kazmak
get caught in a flash flood f. sele yakalanmak
flood the engine f. motoru gaza boğmak
be in full flood f. tam kapasiteyle akmak
be in full flood f. çağıl çağıl akmak
be in full flood f. çağlamak
in flood s. su basmış
flood damage potential s. sel hasarı potansiyeli
flood-ravaged s. selin yerle bir ettiği
flood-ravaged s. sel tarafından yerle bir olan
in full flood zf. büyük bir güçle
in full flood zf. dalga dalga
in full flood zf. sel gibi
Öbek Fiiller
flood over a person f. (sıkıntı/üzüntü vb) çökmek
flood in (something) f. (bir şeye) dolmak/doluvermek
flood out f. sel almak
flood (someone or something) with (something) f. su basmak
flood out of (something) f. (bir şeyden) dışarı akın etmek
flood into (something) f. (bir şeye) akın etmek
flood out f. dışarı fışkırmak
flood out of f. '-den dışarı akın etmek
flood in (something) f. (bir şeye) akın etmek
flood with f. ile istila etmek
flood out f. dışarı akın etmek
flood someone or something out of something f. birini/bir şeyi bir yerden sel alıp götürmek
flood out of (something) f. (bir şeyden) dışarı fışkırmak
flood with f. ile kaplamak
flood out of (something) f. (bir şeyden) sel almak/alıp götürmek
flood with f. ile doldurmak
flood with f. sel basmak
flood in (something) f. (bir şeyin içine) akın etmek/doluşmak
flood (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) boğmak
flood with f. '-e boğmak
flood someone or something out f. birini/bir şeyi bir yerden sel alıp götürmek
flood into (something) f. (bir şeye) dolmak/doluvermek
flood out of f. -den dışarı fışkırmak
flood out of f. -den sel almak
flood into (something) f. (bir şeye) doluşmak
flood in (something) f. (bir şeye) doluşmak
flood into (something) f. (bir şeyin içine) akın etmek/doluşmak
flood out f. iş üstüne iş vermek
flood out f. iş yağdırmak
Konuşma Dili
flood of people i. insan seli
flood into f. sel gibi akmak
flood in f. güruh halinde gelmek
flood in f. sel gibi akmak
flood into f. güruh halinde gelmek
flood in f. akın akın gelmek
flood into f. sel gibi gelmek
flood in f. sel gibi gelmek
flood into f. akın akın gelmek
flood the market f. piyasayı/çarşıyı/pazarı istila etmek
in full flood expr. dalga dalga
in full flood expr. sel gibi
in full flood expr. büyük bir güçle
Deyim
be in full flood f. tıkırında gitmek/işlemek
be in full flood f. son hızla sürmek/devam etmek
be in full flood f. yolunda gitmek
be in full flood f. son hız devam etmek
be in full flood f. son sürat devam etmek
be in full flood f. tam gaz devam etmek
flood the zone f. (sporda) bir alanda baskı kurmak
flood the zone f. donatmak
flood the zone f. (sporda) bir alana baskı yapmak
flood the zone f. yağdırmak
flood the zone f. (sporda) bir alana hücum etmek
after me the flood expr. benden sonra tufan
Konuşma
before the flood expr. çok uzun zaman önce
before the flood expr. nuh nebi'den kalma
Ticaret/Ekonomi
price flood i. fiyat tabanı
flood control i. sel kontrolü
Hukuk
flood insurance i. su baskını sigortası
Siyasal
turkey emergency flood and earthquake recovery project i. türkiye acil sel ve deprem iyileştirme projesi
the flood of migrants i. göçmen seli
Sigortacılık
flood insurance i. sel ve su baskını sigortası
Teknik
flood walls i. feyezan duvarları
flood peak i. feyezan piki
flood control project i. feyezan koruma projesi
flash flood i. ani feyezan
monthly flood i. aylık feyazah
catastrophic flood i. katastrof
flood plain deposit i. sel yatağı birikintisi
flood storage basin i. feyezan depolama havzası