karaya - Türkçe İngilizce Sözlük

karaya

"karaya" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
karaya ashore zf.
Denizcilik
karaya aland zf.
karaya ashore zf.
Eski Kullanım
karaya aland zf.

"karaya" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
karaya çıkarma landing i.
karaya çıkma landing i.
karaya ayak basmak land f.
karaya çıkmak land f.
Genel
karaya ilk ayak basış landfall i.
nehirde karaya çıkılan mendirek embarcadero i.
karaya bağlama mooring i.
denizden karaya esen yel sea breeze i.
karaya çıkarma yeri landing site i.
karaya çıkma disembarkation i.
karaya bağlı buz landfast ice i.
karaya çıkma debarkation i.
karaya oturma shipwrecking i.
karaya oturma grounding i.
karaya bağlı buz fast ice i.
balinaların karaya vurması whale beaching i.
geminin karaya oturmasına neden olan shipwrecker i.
karaya çıkma izni shore leave i.
karaya çıkarmak debark f.
karaya çıkarmak land f.
karaya çıkartmak land f.
karaya oturmak run ashore f.
karaya oturmak be aground f.
karaya oturmak run aground f.
karaya çıkmak go ashore f.
karaya oturtmak pile up f.
karaya oturmak be stranded f.
karaya çıkarmak put ashore f.
karaya oturtmak ground f.
karaya oturtmak shipwreck f.
tutup karaya çıkarmak (balık) land f.
karaya oturmak ground f.
karaya oturmak go aground f.
karaya çıkarmak disembark f.
karaya çıkmak make land f.
karaya ayak basmak step on to land f.
karaya oturmak pile up f.
karaya oturmak shipwreck f.
karaya çekmek beach f.
karaya oturmak take ground f.
karaya ayak basmak disembark f.
karaya oturtmak beach f.
karaya oturmuş olmak (gemi) be stranded f.
karaya gitmek go ashore f.
karaya ayak basmak go ashore f.
karaya oturtmak wreck f.
karaya oturtmak strand f.
karaya vurmak be washed up onto a shore f.
gemiden karaya çıkmak disembark f.
karaya oturmak strand f.
karaya çıkmak disembark f.
karaya ulaşmak reach the land f.
(gemiden) karaya çıkmak disembark f.
(gemiyi) karaya oturtmak ground f.
(gemi) karaya oturmak ground f.
karaya oturmak strike the bottom f.
karaya indirmek land f.
deniz kazasından kurtulup karaya çıkmak be cast away f.
deniz kazasından kurtulup karaya çıkmak be stranded after a shipwreck f.
(kasırga vb) ana karaya ulaşmak/varmak make landfall f.
karaya oturtmak run aground f.
karaya oturmak run aground f.
(arka tarafı) karaya oturmak tail f.
tekrar karaya ayak basmak reland f.
tekrar karaya çıkarmak reland f.
karaya çıkmak beach f.
(bir şeyi) sıçrayıştan sonra karaya indirmek land f.
(bir aracı) karaya indirmek land f.
(bir şeyi) uçuştan sonra karaya indirmek land f.
(hava aracını) karaya indirmek land f.
uçuştan sonra karaya inmek land f.
sıçrayıştan sonra karaya inmek land f.
karaya oturmak ground out f.
karaya ayak bastırmak shore f.
karaya vurmak strand f.
karaya çekmek beach f.
denizden karaya doğru esen onshore s.
karaya doğru uzanan landward s.
karaya ait territorial s.
karaya dönük landward s.
yüzü karaya dönük landward s.
(gemi) karaya oturmuş aground s.
gemiden karaya ship-to-shore s.
karaya oturmuş grounded s.
karaya iyi bir şekilde oturtulmuş finely stranded s.
karaya ait terrestrial s.
karaya oturmuş astrand s.
karaya vurmuş beached s.
karaya oturmamış ungrounded s.
karaya dayalı land-based s.
karaya ulaşmış landed s.
karaya doğru towards land zf.
karaya doğru landwards zf.
karaya doğru landward zf.
karaya doğru towards the land zf.
denizden karaya doğru onshore zf.
karaya oturmuş şekilde aground zf.
denizden karaya onshore zf.
karaya ulaşma noktası landfall N.
karaya çıkış landing N.
Öbek Fiiller
karaya oturmak go aground f.
(dalgalar) (kazazedeleri/gemiyi vb) karaya taşımak cast someone or something up f.
karaya vurdurmak cast someone or something up f.
(gemiden) karaya çıkmak disembark from f.
karaya oturmak run aground on f.
(denizden) karaya atmak cast up f.
(gemiyi) karaya oturtmak cast away f.
halatla karaya bağlanmak tie up f.
karaya çıkarmak/vurdurmak wash up f.
karaya indirmek/yanaştırmak land at f.
karaya yanaşmak land at f.
karaya yanaşmak land at f.
karaya inmek land at f.
gemiden karaya çıkarmak bring off f.
(bir şeyden) karaya inmek/çıkmak disembark from (something) f.
Konuşma Dili
karaya oturmak be on the rocks f.
karaya oturmuş high and dry s.
Deyim
akıntıyla sürüklenerek karaya ulaşmak cast away f.
deniz kazasından kurtulup karaya ulaşmak cast away f.
Ticaret/Ekonomi
karaya çıkma landing i.
geminin karaya oturması stranding i.
kargoyu karaya çıkarma landing of cargo i.
karaya çıkarma landing storage delivery i.
yeniden karaya çıkarma re-landing i.
karaya çıkarma depolama ve teslim landing storage delivery i.
kıyı ticaretinde malların karaya çıkarılmasını veya nakliyesini denetleyen gümrük memuru coast waiter i.
karaya çıkarılmış landed s.
Hukuk
gemi enkazının karaya vuran parçaları wreck i.
Sigortacılık
geminin karaya oturması grounding i.
karaya oturmuş stranded s.
karaya oturmuş, batmış veya yanmış stranded, sunk or burnt s.
Teknik
karaya çıkarma landing i.
karaya dönük landward i.
karaya oturmuş keson stranded caisson i.
karaya oturma grounding i.
kaza sonucu karaya vuran gemi veya gemi yükü flotsam i.
karaya çıkarma işlemi landing i.
karaya çıkma işlemi landing i.
karaya zamkı karaya gum i.
karaya çıkmak debark f.
yüzü karaya dönük landward s.
karaya oturmuş aground s.
Telekom
gemiden karaya iletişim ship-to-shore communication i.
Radyo
denizden karaya veya karadan denize geçerken radyo yer dalgasının yönünün değişmesi land effect i.
denizden karaya veya karadan denize geçerken radyo yer dalgasının yönünün değişmesi shoreline effect i.
Havacılık
karaya inme air landing i.
karaya konuşlandırılmış radar sistemi yardımıyla uçağın uçuş halindeki görüntüsünü uçakta bulunan ekran yardımıyla gözlemlenmesine olanak sağlayan elektronik seyrüsefer yardımcısı teleran® i.
karaya oturmuş olan bir geminin yolcularını kurtarmakla görevli özel bir yolcu uçağı rescue i.
Denizcilik
gemi veya teknelerden atılıp karaya vuran mallar ve çer çöp jetsam i.
geminin emniyetle karaya bağlanması moor i.