slighted - Türkçe İngilizce Sözlük

slighted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slighted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hafif, küçük
Okunuş (IPA):
(AmE /slaɪt/ – BrE /slaɪt/)
Terim Türü:
Sıfat: slight
Bu sıfat, azlık veya önemsizlik derecesini betimler. Eski İngilizce sliht kökünden evrilmiştir. Değerlendirme dilinde ölçülü küçültme vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
minor
Zıt Anlamlılar:
significant

"slighted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
slight s. az
The fact that the resolution was adopted by so slight a margin makes it politically weak.
Kararın bu kadar az bir farkla kabul edilmiş olması onu siyasi açıdan zayıf kılmaktadır.

More Sentences
slight s. hafif
There was a slight increase in the temperature.
Sıcaklıkta hafif bir yükselme oldu.

More Sentences
Genel
slight i. küçümseme
Rachel took his remark as a slight on her work.
Rachel onun bu sözlerini işine yönelik bir küçümseme olarak algıladı.

More Sentences
slight f. ihmal etmek
Tom started slighting his studies after he became a member of the football team.
Tom futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.

More Sentences
slight f. aşağılamak
He felt slighted by her curt attitude.
Onun kaba tavrı karşısında aşağılanmış gibi hissetti.

More Sentences
slight s. küçük
But there are some slight differences concerning the date of withdrawal of authorisations.
Ancak yetkilerin geri çekilme tarihine ilişkin bazı küçük farklılıklar bulunmaktadır.

More Sentences
slight s. narin
She was a slight young woman with good manners.
İyi huylu, narin bir genç kadındı.

More Sentences
slight s. ufak
We had a slight difference of opinion.
Ufak bir fikir ayrılığımız vardı.

More Sentences
slight zf. hafifçe
We are dealing today with a slight reworking of the TENs.
Bugün TEN'lerin hafifçe yeniden ele alınmasıyla karşı karşıyayız.

More Sentences
slight i. adam yerine koymama
slight i. hakaret
slight i. önemsememe
slight i. hiçe sayma
slight i. saygısızlık
slight i. hafife alma
slight i. riayetsizlik
slight i. saygısızlığa uğrama
slight i. itibarı zedelenme
slight i. aşağılanma
slight i. küçük düşürülme
slight i. aşağılama
slight i. küçük düşürme
slight i. yerin dibine sokma
slight i. hor görme
slight f. adam yerine koymamak
slight f. hakir görmek
slight f. hiçe saymak
slight f. küçümsemek
slight f. hakaret etmek
slight f. saygısızlık etmek
slight f. önemsememek
slight f. hafife almak
slight f. geçiştirmek
slight f. (kale) duvarlarını yıkmak
slight f. (kale) duvarlarını çökertmek
slight f. düzleştirmek
slight f. düzlemek
slight f. tesviye etmek
slight s. ufak ve ince yapılı
slight s. sudan
slight s. yüzeysel
slight s. ince
slight s. karaktersiz
slight s. azıcık
slight s. cüzi
slight s. zayıf karakterli
slight s. belli belirsiz
slight s. ufak (bir bahane)
slight s. üstünkörü
slight s. zayıf
slight s. öylesine
slight s. önemsiz
slight s. önemsiz (hasar)
slight s. ehemmiyetsiz (hata)
slight s. ince yapılı
slight zf. kuvvetsiz bir şekilde
slight zf. uzun ince yapıda
Teknik
slight s. önemsiz
Dilbilim
slight f. (sesi) yutmak
slight f. (sözcüğü) ağzında yuvarlamak

"slighted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 86 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slight fog i. pus
slight movement i. kımıltı
slight protuberance i. pütür
slight agitation i. çırpıntı
slight movement i. kıpırtı
slight intoxication i. hafif sarhoşluk
slight protuberance i. pürtük
a slight difference i. çok az fark
slight probability i. küçük ihtimal
slight chance i. zayıf ihtimal
slight negligence i. hafif gaflet
slight chance i. küçük şans
slight chance i. düşük ihtimal
slight chance i. uzak ihtimal
slight reduction i. çok az azalma
slight reduction i. çok düşük azalma
slight reduction i. çok az düşüş
a slight chance i. yok denecek kadar az şans
a slight chance i. az şans
a slight insult i. hafif hakaret
slight possibility i. az/küçük olasılık
slight possibility i. az/küçük ihtimal
slight intoxication i. çakırkeyiflik
slight flaw i. hafif kusur
slight defect i. hafif kusur
slight increase i. az artış
slight increase i. küçük artış
a slight resemblance i. hafif bir benzerlik
slight care i. yüzeysel ilgi
slight care i. şöyle bir bakma
slight [obsolete] i. dikkate değmeyen şey
slight [obsolete] i. az miktar
slight [obsolete] i. ıvır zıvır
slight care i. üstünkörü dikkat
slight care i. göz ucu ile bakma
slight [obsolete] i. önemsiz şey
escape with slight injuries f. hafif sıyrıklarla atlatmak
escape with slight injuries f. hafif sıyrıklarla kurtulmak
bear a slight resemblance f. hafif bir benzerlik taşımak
slight [obsolete] f. ortadan kaldırmak
slight [obsolete] f. düzleştirmek
slight [obsolete] f. çökertmek
slight [obsolete] f. düzlemek
slight [obsolete] f. fırlatmak
slight [obsolete] f. yıkmak
slight [obsolete] f. toprak ile doldurmak
slight [obsolete] f. savurmak
slight [obsolete] f. tesviye etmek
slight [obsolete] f. toprak ile hizalamak
slight [obsolete] f. pürüzsüzleştirmek
slight [dialect] s. parlak
slight [dialect] s. sakin
slight [dialect] s. durgun
slight [dialect] s. düz
slight [dialect] s. hasta
by a slight majority zf. az bir çoğunlukla
slight [obsolete] zf. yetersiz olarak
slight [obsolete] zf. şöyle böyle
slight [obsolete] zf. azar azar
slight [obsolete] zf. az çok
slight [obsolete] zf. yetersizce
slight [obsolete] zf. azıcık
slight [obsolete] zf. birazcık
slight [obsolete] zf. ufacık
Öbek Fiiller
slight off f. aceleyle gözden geçirmek
slight off f. yüzeysel olarak gerçekleştirmek
slight off f. dikkatsizce davranmak
İfadeler
however slight expr. az da olsa
Konuşma
a slight decline took place in the prices expr. fiyatlarda hafif bir düşüş gerçekleşti
I have a slight headache expr. benim biraz başım ağrıyor
Ticaret/Ekonomi
slight increase i. hafif zam
slight increase i. az artış
slight increase in value i. hafif değer artışı
slight rise in value i. hafif değer artışı
Hukuk
slight negligence i. hafif kusur
slight negligence i. hafif ihmal
slight negligence i. küçük ihmal
slight fault i. hafif kusur
slight provocation i. hafif tahrik
Teknik
slight slope i. tatlı şev
slight slope i. hafif şev
slight corrosion i. ince aşınma
slight scratch i. hafif kazıntı
slight association i. hafif ilişki
Ormancılık
slight thinning i. küme kesim
Osmanlıca
slight cast i. şehla