Homepage Premium Translation Synonyms About Us Tools Resources Forum Contact
Login Register | Türkçe
Auto Complete : On | Off
Keyboard History

zorlamak


Show Slang Terms

Meanings of "zorlamak" in English : 70 result(s)

Category Turkish English
1 Common Usage v. zorlamak compel >
2 Common Usage v. zorlamak force >
3 General v. zorlamak jemmy >
4 General v. zorlamak bring to term >
5 General v. zorlamak solicit >
6 General v. zorlamak put a strain >
7 General v. zorlamak jimmy >
8 General v. zorlamak mandate >
9 General v. zorlamak compel >
10 General v. zorlamak constrain >
11 General v. zorlamak be urgent with somebody >
12 General v. zorlamak cow somebody into >
13 General v. zorlamak force >
14 General v. zorlamak strain >
15 General v. zorlamak come down >
16 General v. zorlamak do violence to >
17 General v. zorlamak drag in >
18 General v. zorlamak drive >
19 General v. zorlamak edge on >
20 General v. zorlamak enforce >
21 General v. zorlamak press-gang somebody into doing something >
22 General v. zorlamak impel >
23 General v. zorlamak inflict >
24 General v. zorlamak demand >
25 General v. zorlamak bring pressure to bear on >
26 General v. zorlamak press >
27 General v. zorlamak pressure >
28 General v. zorlamak push >
29 General v. zorlamak push somebody for >
30 General v. zorlamak railroad >
31 General v. zorlamak railroad into doing >
32 General v. zorlamak stampede >
33 General v. zorlamak stretch >
34 General v. zorlamak subdue >
35 General v. zorlamak sweat >
36 General v. zorlamak lean upon >
37 General v. zorlamak make >
38 General v. zorlamak muscle in >
39 General v. zorlamak obligate >
40 General v. zorlamak oblige >
41 General v. zorlamak outrage >
42 General v. zorlamak bludgeon >
43 General v. zorlamak bully >
44 General v. zorlamak clamor down >
45 General v. zorlamak clamour down >
46 General v. zorlamak coerce >
47 General v. zorlamak compel to >
48 General v. zorlamak compel to be >
49 General v. zorlamak cozen >
50 General v. zorlamak impose >
51 General v. zorlamak impress >
52 General v. zorlamak press into >
53 General v. zorlamak crack >
54 General v. zorlamak obtrude >
55 General v. zorlamak pluck >
56 General v. zorlamak put >
57 General v. zorlamak urge >
58 General v. zorlamak worry >
59 General v. zorlamak wrest >
60 General v. zorlamak exact >
61 General v. zorlamak force to >
62 General v. zorlamak force to be >
63 Idioms zorlamak twist someone's arm >
64 Law zorlamak force >
65 Law zorlamak enjoin >
66 Law zorlamak constrain >
67 Law zorlamak extort >
68 Technical zorlamak impel >
69 Technical zorlamak strain >
70 Technical zorlamak constrain >

Meanings of "zorlamak" with other terms : 100 result(s)

Category Turkish English
1 General v. aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını) overtax >
2 General v. aşırı zorlamak overstrain >
3 General v. aşırı zorlamak overextend >
4 General v. bir şey yapmaya zorlamak chivy into >
5 General v. bir şeyi kabule zorlamak coerce >
6 General v. birini aç bırakarak teslim olmaya zorlamak starve someone out >
7 General v. birini bir şey yapmaya zorlamak bludgeon someone into doing something >
8 General v. birini bir şey yapmaya zorlamak place someone under an obligation >
9 General v. birini zorlamak force someone >
10 General v. birinin sabrını zorlamak push one's patience >
11 General v. birinin sabrının sınırlarını zorlamak test someone's patience >
12 General v. birisini bir şeye yapmaya zorlamak drive someone to do something >
13 General v. düşünmeye zorlamak compel someone to think >
14 General v. istifaya zorlamak force someone to resign >
15 General v. istifaya zorlamak force to resign >
16 General v. kaba kuvvetle başkasını boyun eğmeye zorlamak jackboot >
17 General v. kapasitesini zorlamak place great demands on >
18 General v. kapasitesini zorlamak overburden >
19 General v. kapıyı zorlamak force the door >
20 General v. kendini zorlamak exert oneself >
21 General v. kendini zorlamak strain >
22 General v. limiti zorlamak push the limit >
23 General v. limitleri zorlamak push the limits >
24 General v. sabrını zorlamak try one's patience >
25 General v. sabrının sınırlarını zorlamak try one's patience >
26 General v. sınırı zorlamak push the limit >
27 General v. sınırını zorlamak press in upon >
28 General v. sınırları zorlamak push the limits >
29 General v. sınırları zorlamak push to the limits >
30 General v. sınırlarını zorlamak push the limits >
31 General v. sınırlarını zorlamak push oneself beyond one’s boundaries >
32 General v. sınırlarını zorlamak push one's personal limits >
33 General v. şansını zorlamak push one's luck >
34 General v. şansını zorlamak press one's luck >
35 General v. şartları zorlamak push the limits >
36 General v. şartlarını zorlamak strain every nerve (to do something) >
37 General v. şartlarını zorlamak overstrain one's capacity >
38 General v. üzülmemek için kendini zorlamak snap out of something >
39 General v. zorlamak (birisini birşey yapmaya) force one's hand >
40 General v. zorlamak (işe vb) press into >
41 General v. zorlamak (takat/sabır vb'ni) tax >
42 Phrasals (birini) bir işi yapmaya/bir gruba katılmaya zorlamak co-opt someone into something >
43 Phrasals birini aç bırakarak bir şey yapmaya zorlamak starve someone into something >
44 Phrasals birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak starve someone out of some place >
45 Phrasals birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak starve someone out >
46 Phrasals birini bir işe müdahale etmeye zorlamak interject someone into something >
47 Phrasals birini bir şey yapmaya zorlamak push someone to do something >
48 Phrasals birini bir şey yapmaya zorlamak force someone to do something >
49 Phrasals birini bir şey yapmaya zorlamak urge someone to do something >
50 Phrasals birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak pin someone down on something >
51 Phrasals birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak nail someone down on something >
52 Phrasals dışarı çıkmaya zorlamak force out >
53 Colloquial gündemi zorlamak force an issue >
54 Colloquial hayal gücünü zorlamak stretch the imagination >
55 Colloquial konuyu zorlamak force an issue >
56 Idioms (satıcı/tezgahtar) satın alması için zorlamak give someone the hard sell >
57 Idioms bir şeyi sonuna kadar zorlamak push something all the way through >
58 Idioms birini bir şey yapmaya zorlamak hold a gun to someone's head >
59 Idioms birini bir şeye zorlamak put the screws on >
60 Idioms birini istifaya zorlamak force someone off something >
61 Idioms birini istifaya zorlamak force someone off >
62 Idioms birini yaptığı işe bütün enerjisini ve dikkatini vermeye zorlamak keep somebody on their toes >
63 Idioms birinin sabrını zorlamak try the patience of somebody >
64 Idioms birinin sabrını zorlamak try somebody's patience >
65 Idioms birinin sabrının sınırılarını zorlamak try the patience of somebody >
66 Idioms birinin sabrının sınırılarını zorlamak try somebody's patience >
67 Idioms birisine bir şey yapmaya zorlamak put the arm on someone >
68 Idioms birisine bir şey yapmaya zorlamak put the arm on >
69 Idioms birisini bir şey yapmaya zorlamak/mecbur etmek force someone's hand >
70 Idioms birisini istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak force someone's hand >
71 Idioms emekli olmaya zorlamak put out to pasture >
72 Idioms hata yapmaya zorlamak trip somebody up >
73 Idioms hata yapmaya zorlamak trip up somebody >
74 Idioms istifaya zorlamak elbow someone out of something >
75 Idioms istifaya zorlamak force someone out of office >
76 Idioms istifaya zorlamak drive someone out of office >
77 Idioms istifaya zorlamak drive someone out >
78 Idioms istifaya zorlamak elbow someone out >
79 Idioms istifaya zorlamak edge someone out of something >
80 Idioms kendi düşüncelerini paylaşmaya zorlamak bend to one's will >
81 Idioms kendini sıkmak/zorlamak gulp something back >
82 Idioms sesini zorlamak strain one's voice >
83 Idioms sınırı zorlamak go the limit >
84 Idioms sınırı zorlamak go to the limit >
85 Idioms sınırları zorlamak push the edge of the envelope >
86 Idioms sınırları zorlamak push the envelope >
87 Idioms sınırlarını zorlamak max oneself out >
88 Idioms şansını zorlamak push one's luck >
89 Idioms şansını zorlamak push one’s luck >
90 Idioms şansını zorlamak press one's luck >
91 Idioms tüm şartları zorlamak pull out all the stops >
92 Idioms tüm şartları zorlamak strain every nerve >
93 Idioms tüm şartları zorlamak strain every sinew >
94 Trade/Economic borcunu ödemeye zorlamak dun >
95 Trade/Economic kredisini zorlamak strain one's credit >
96 Trade/Economic ödemeye zorlamak enforce >
97 Politics görevini bırakmaya zorlamak depose >
98 Politics istifaya zorlamak depose >
99 Politics sınırlarını zorlamak push back the frontiers of >
100 Military emniyet tedbirlerini zorlamak force a safeguard >


Tureng Çeviri Ltd.
Privacy Policy - Terms of Use - About Us - Developers Copyright. Bil-Kod : 989 B.16.0.THS.0.10.02.00/681 209221