History


Meanings of "zorlamak" in English Turkish Dictionary : 70 result(s)

Turkish English
Common Usage
zorlamak v. force
zorlamak v. compel
General
zorlamak v. obtrude
zorlamak v. do violence to
zorlamak v. jemmy
zorlamak v. wrest
zorlamak v. edge on
zorlamak v. solicit
zorlamak v. muscle in
zorlamak v. bludgeon
zorlamak v. exact
zorlamak v. force to
zorlamak v. outrage
zorlamak v. railroad
zorlamak v. cozen
zorlamak v. impose
zorlamak v. compel to
zorlamak v. subdue
zorlamak v. be urgent with somebody
zorlamak v. come down
zorlamak v. press-gang somebody into doing something
zorlamak v. bully
zorlamak v. impel
zorlamak v. sweat
zorlamak v. press
zorlamak v. enforce
zorlamak v. worry
zorlamak v. crack
zorlamak v. impress
zorlamak v. pluck
zorlamak v. jimmy
zorlamak v. press into
zorlamak v. bring to term
zorlamak v. urge
zorlamak v. demand
zorlamak v. push somebody for
zorlamak v. constrain
zorlamak v. compel
zorlamak v. oblige
zorlamak v. stampede
zorlamak v. obligate
zorlamak v. clamour down
zorlamak v. push
zorlamak v. drag in
zorlamak v. drive
zorlamak v. lean upon
zorlamak v. force to be
zorlamak v. coerce
zorlamak v. strain
zorlamak v. force
zorlamak v. cow somebody into
zorlamak v. stretch
zorlamak v. compel to be
zorlamak v. mandate
zorlamak v. put
zorlamak v. inflict
zorlamak v. put a strain
zorlamak v. make
zorlamak v. pressure
zorlamak v. bring pressure to bear on
zorlamak v. clamor down
zorlamak v. railroad into doing
Idioms
zorlamak twist someone's arm
Law
zorlamak extort
zorlamak force
zorlamak enjoin
zorlamak constrain
Technical
zorlamak constrain
zorlamak strain
zorlamak impel

Meanings of "zorlamak" with other terms in English Turkish Dictionary : 104 result(s)

Turkish English
General
aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını) v. overtax
aşırı zorlamak v. overstrain
aşırı zorlamak v. overextend
bir şey yapmaya zorlamak v. chivy into
bir şeyi kabule zorlamak v. coerce
birini aç bırakarak teslim olmaya zorlamak v. starve someone out
birini bir şey yapmaya zorlamak v. place someone under an obligation
birini bir şey yapmaya zorlamak v. bludgeon someone into doing something
birini zorlamak v. force someone
birinin sabrını zorlamak v. push one's patience
birinin sabrının sınırlarını zorlamak v. test someone's patience
birisini bir şeye yapmaya zorlamak v. drive someone to do something
düşünmeye zorlamak v. compel someone to think
istifaya zorlamak v. force someone to resign
istifaya zorlamak v. force to resign
kaba kuvvetle başkasını boyun eğmeye zorlamak v. jackboot
kapasitesini zorlamak v. place great demands on
kapasitesini zorlamak v. overburden
kapıyı zorlamak v. force the door
kendini zorlamak v. exert oneself
kendini zorlamak v. strain
limiti zorlamak v. push the limit
limitleri zorlamak v. push the limits
sabrını zorlamak v. try one's patience
sabrının sınırlarını zorlamak v. try one's patience
sınırı zorlamak v. push the limit
sınırını zorlamak v. press in upon
sınırları zorlamak v. push the limits
sınırları zorlamak v. push to the limits
sınırlarını zorlamak v. push the limits
sınırlarını zorlamak v. push oneself beyond one’s boundaries
sınırlarını zorlamak v. push one's personal limits
şansını zorlamak v. push one's luck
şansını zorlamak v. press one's luck
şartları zorlamak v. push the limits
şartlarını zorlamak v. strain every nerve (to do something)
şartlarını zorlamak v. overstrain one's capacity
üzülmemek için kendini zorlamak v. snap out of something
zorlamak (birisini birşey yapmaya) v. force one's hand
zorlamak (işe vb) v. press into
zorlamak (takat/sabır vb'ni) v. tax
Phrasals
(birini) bir işi yapmaya/bir gruba katılmaya zorlamak co-opt someone into something
birini aç bırakarak bir şey yapmaya zorlamak starve someone into something
birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak starve someone out of some place
birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak starve someone out
birini bir işe müdahale etmeye zorlamak interject someone into something
birini bir şey yapmaya zorlamak push someone to do something
birini bir şey yapmaya zorlamak force someone to do something
birini bir şey yapmaya zorlamak urge someone to do something
birini bir şeye zorlamak force somebody into something
birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak pin someone down on something
birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak nail someone down on something
dışarı çıkmaya zorlamak force out
Colloquial
gündemi zorlamak force an issue
hayal gücünü zorlamak stretch the imagination
konuyu zorlamak force an issue
Idioms
(satıcı/tezgahtar) satın alması için zorlamak give someone the hard sell
bir şeyi sonuna kadar zorlamak push something all the way through
birini bir şey yapmaya zorlamak hold a gun to someone's head
birini bir şeye zorlamak put the screws on
birini istifaya zorlamak force someone off something
birini istifaya zorlamak force someone off
birini yaptığı işe bütün enerjisini ve dikkatini vermeye zorlamak keep somebody on their toes
birinin sabrını zorlamak try somebody's patience
birinin sabrını zorlamak try the patience of somebody
birinin sabrının sınırılarını zorlamak try somebody's patience
birinin sabrının sınırılarını zorlamak try the patience of somebody
birisine bir şey yapmaya zorlamak put the arm on someone
birisine bir şey yapmaya zorlamak put the arm on
birisini bir şey yapmaya zorlamak/mecbur etmek force someone's hand
birisini istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak force someone's hand
emekli olmaya zorlamak put out to pasture
hata yapmaya zorlamak trip up somebody
hata yapmaya zorlamak trip somebody up
istifaya zorlamak elbow someone out
istifaya zorlamak elbow someone out of something
istifaya zorlamak force someone out of office
istifaya zorlamak drive someone out of office
istifaya zorlamak edge someone out of something
istifaya zorlamak drive someone out
kendi düşüncelerini paylaşmaya zorlamak bend to one's will
kendini sıkmak/zorlamak gulp something back
sesini zorlamak strain one's voice
sınırı zorlamak go the limit
sınırı zorlamak go to the limit
sınırları zorlamak push the edge of the envelope
sınırları zorlamak push the envelope
sınırlarını zorlamak max oneself out
şansını zorlamak push one’s luck
şansını zorlamak push one's luck
şansını zorlamak press one's luck
tüm şartları zorlamak strain every nerve
tüm şartları zorlamak pull out all the stops
tüm şartları zorlamak strain every sinew
Slang
bir kimseyi zorlamak flexin'
birine (zor) sorular sorarak beynini yormak/zorlamak give someone a brain boner
Trade/Economic
borcunu ödemeye zorlamak dun
kredisini zorlamak strain one's credit
ödemeye zorlamak enforce
Politics
görevini bırakmaya zorlamak depose
istifaya zorlamak depose
sınırlarını zorlamak push back the frontiers of
Military
emniyet tedbirlerini zorlamak force a safeguard
British Slang
sınırı zorlamak rag it