flesh - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

flesh

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "flesh" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 23 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
flesh n. et
General
flesh v. şişmanlatmak
flesh v. derisinden eti sıyırmak
flesh v. ayrıntılarıyla anlatmak
flesh v. çiğ etle beslemek
flesh v. et yedirmek
flesh n. bedensel istekler
flesh n. ten
flesh n. akraba
flesh n. cisim
flesh n. insaniyet
flesh n. ırk
flesh n. insan doğası
flesh n. vücut
flesh n. nesil
flesh n. kan
flesh n. şehvet
flesh n. semizlik
flesh n. beden
flesh n. insanlık
flesh n. soy
Food Engineering
flesh etli kısım
flesh et

Bedeutungen, die der Begriff "flesh" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 143 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
flesh out v. ayrıntılarıyla anlatmak
be a thorn in one's flesh v. içine dert olmak
mortify the flesh v. nefsin isteklerini kırmak
flesh out v. ayrıntılı hale getirmek
lose flesh v. zayıflamak
go the way of all flesh v. ölmek
put on flesh v. şişmanlamak
flesh out v. semirtmek
yield to flesh v. nefsine uymak
put out a cigarette on somebody's flesh v. üzerinde sigara söndürmek
make one's flesh creep v. birinin tüylerini ürpertmek
make one's flesh creep v. tüylerini ürpertmek
get goose-flesh v. tüyleri ürpermek
eat human flesh v. insan eti yemek
shape in flesh and bones v. ete kemiğe bürünmek
proud flesh n. şişlik
flesh and bone n. et ve kemik
goose flesh n. diken diken olmuş deri
flesh wound n. sıyrık
a thorn in the flesh n. baş belası
flesh fly n. yumurtalarını ete bırakan kara sinek
the flesh n. nefis
flesh eater n. et yiyen
flesh and blood n. akraba
the cravings of the flesh n. nefis
the flesh n. ten
flesh color n. ten rengi
the flesh n. nefs
the flesh n. vücut
the flesh n. beden
flesh wound n. bere
flesh and blood n. soy
flesh and blood n. nesil
flesh and blood n. insan doğası
flesh of fish n. balık eti
flesh and blood n. insanlık
a thorn in the flesh n. zorluk
flesh side n. arka yüz
flesh-eating animals n. et yiyen hayvanlar
flesh-color n. ten rengi
goose flesh n. tüyleri diken diken olmuş
human flesh n. insan eti
a wall of flesh n. etten duvar
a little flesh wound n. küçük bir sıyrık
a little flesh wound n. ufak bir sıyrık
without flesh adj. etsiz
in flesh adj. şişman
flesh eating adj. et yiyen
in flesh adj. semiz
in flesh adj. etine dolgun
flesh-coloured adj. tenrengi
flesh-colored adj. ten rengi
flesh-colored adj. tenrengi
flesh-coloured adj. ten rengi
flesh-tearing adj. derisi sıyrılan
in the flesh adv. canlı
in the flesh adv. bu dünyada
in the flesh adv. dünya gözüyle
in the flesh adv. bizzat
after the flesh adv. akla yatkın olarak
after the flesh adv. olası şekilde
Proverb
the spirit is willing but the flesh is weak istek var ama derman yok
Colloquial
make someone's flesh crawl birini korkutmak
in the flesh etten kemikten
make someone's flesh creep kanını dondurmak
flesh and blood insanlık
flesh and blood insan
one's own flesh and blood yakın akraba
more than flesh and blood can stand dayanılır gibi değil
in the flesh kendisi
more than flesh and blood can stand çekilmez
one's own flesh and blood kanından
make someone's flesh crawl tüylerini ürpertmek
make someone's flesh creep birini korkutmak
flesh and blood insanoğlu
make someone's flesh creep tüylerini ürpertmek
in the flesh gerçekte
make someone's flesh crawl kanını dondurmak
one's pound of flesh son kuruşuna kadar
one's own flesh and blood aynı kandan
in the flesh gerçek yaşamda
more than flesh and blood can stand dayanılmaz
men kill animals and eat their flesh insanlar hayvanları öldürüp etlerini yiyor
Idioms
neither fish nor flesh adj. ne öyle, ne de böyle
neither fish nor flesh adj. ne idüğü belirsiz
neither fish nor flesh adj. ne olduğu belli olmayan
a thorn in one's flesh baş belası
a thorn in one's flesh karaçalı
thorn in one's flesh baş belası
be a thorn in one's flesh içine dert olmak
make one's flesh creep tüylerini ürpertmek
neither flesh nor good red herring ne o ne bu
meet somebody in the flesh şahsen tanışmak
see somebody in the flesh şahsen tanışmak
pound of flesh diyet
make somebody's flesh crawl tüylerini diken diken etmek
make somebody's flesh crawl tüylerini ürpertmek
make somebody's flesh creep tüylerini ürpertmek
make somebody's flesh creep tüylerini diken diken etmek
become thorn in someone's flesh başına bela olmak
flesh out something ayrıntılı/detaylı açıklamak
flesh something out ayrıntılı/detaylı açıklamak
be thorn in someone's flesh başının belası olmak
be thorn in someone's flesh başına bela olmak
flesh something out teferruata inmek
become thorn in someone's flesh başının belası olmak
flesh out (fiziksel anlamda) gelişmeye başlamak
flesh out something teferruata inmek
be somebody's (own) flesh and blood birinin (öz) akrabası olmak
flesh something out detaylandırmak
put flesh on the bones of something detaylandırmak
put flesh on the bones of something ete kemiğe büründürmek
put flesh on the bones of something daha elle tutulur/anlaşılır şekle getirmek
put flesh on the bones of something ayrıntılandırmak
give someone pound of flesh diyet ödemek
give someone pound of flesh diyetini ödemek
pay someone pound of flesh diyet ödemek
pay someone pound of flesh diyetini ödemek
flesh out the story hikayeyi ete kemiğe büründürmek
make someone's flesh crawl tüylerini ürpertmek
make someone's flesh crawl tüylerini diken diken etmek
make somebody's flesh crawl/creep tüylerini diken diken etmek
make somebody's flesh crawl/creep tüylerini ürpertmek
flesh out the bare bones teferruta inmek ayrıntılı bilgi edinmek
flesh trade insan ticareti
flesh and blood etten kemikten
Speaking
my flesh creeps tüylerim ürperiyor
it makes my flesh creep tüylerimi ürpertiyor
Slang
press flesh el sıkışmak
press the flesh tokalaşmak
go the way of all flesh cartayı çekmek
press flesh tokalaşmak
press the flesh el sıkışmak
go the way of all flesh mortu çekmek
go the way of all flesh nalları dikmek
go the way of all flesh gebermek
Medical
proud flesh yaranın çevresinde oluşan şiş
small flesh-colored papules küçük deri renginde papüller
Marine Biology
fish and flesh organization et ve balık kurumu
Zoology
flesh-eating etobur
Agriculture
fruit flesh meyve eti
Religious
sin of flesh tensel günah
Painting
flesh colour etrengi