pull! - Türkisch Englisch Wörterbuch

pull!

Bedeutungen von dem Begriff "pull!" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Hunting
pull! exclam. atış!
pull! exclam. hedef!

Bedeutungen, die der Begriff "pull!" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pull off v. koparmak
pull v. çekmek
pull up v. yukarı çekmek
General
pull back n. geri çekilme
pull along snail n. tekerlekli salyangoz (oyuncak)
pull n. uğraşma
ring pull n. çek aç kapak
pull factors n. çeken faktörler
pull n. yudum
pull n. kürek çekme
pull n. tutamaç
pull n. nüfuz
pull n. fırt
pull n. teşvik
pull n. çekim
pull n. gerilim
ring pull n. kutu kola'nın çekilerek açılan kapağı
pull n. arka çıkma
pull n. gayret
pull n. zahmetli iş
pull n. çekicilik
pull n. çekme
pull n. torpil
pull n. etki
pull n. dayanıklılık
pull n. piston
pull n. kayırma
pull n. arka
demand pull inflation n. talep enflasyonu
pull n. iltimas
pull n. çekiş
pull n. asılma
pull n. harekete geçirme
pull n. tutamak
pull n. elcik
pull n. fermuarın tutup çekilmesini sağlayan minik sapı
leg-pull n. alay
leg-pull n. işletme
pull-up n. mola yeri
pull-off n. arabaların kısa süreli duraklama yapabilecekleri cep
pull-off n. çekme
pull-out n. çekilme
pull-apart n. çek-ayır
pull-off n. konaklama tesisi
pull-out n. çıkma
string-pull n. piston
pull-along toy n. tekerlekli ve çekmeli oyuncak
pull-out n. çekme
pull-down shutter n. kepenk
pull rod n. imdat freni kumanda çubuğu
pull rod n. el freni cer çubuğu
pull and lift hoist n. cırcırlı çekme aygıtı
pull down menu n. çekme menu
pull of gravity n. yerçekimi
pull factor n. çekim etkisi yaratan etkenler
bollard pull n. çekme gücü
pull sofa n. çekyat
pull sofa n. çek yat
pull-up n. barfiks
beer pull n. fıçı bira aleti
beer pull n. bira musluğu
pull ring n. çekme halkası
pull-push toy n. çekmeli itmeli oyuncak
pull tab n. açma halkası
pull station n. yangın muhbiri
pull station n. yangın alarm butonu
pull n. otorite
pull n. güç
pull n. çekim gücü
bell pull n. kapı zili ipi
crow to pull n. bulunacak hata
crow to pull n. kapatılmak istenen konu
pull n. gündem yaratma
pull n. (körling taşı) ilerleme
pull [dated] n. çabalama
pull n. (körling taşı) manevra yapma
pull n. kürek çekerek atılan tur
pull n. boyanın akması
pull n. (tetik için gereken) çekme kuvveti
pull n. dikkatleri üzerine çekme
pull n. (reklam veya kampanyaya) alınan reaksiyon
pull n. kitle oluşturma
pull n. (germe vb. kaynaklı) kas yaralanması
pull [dated] n. mücadele
pull n. öne geçiren husus
pull n. kamuoyunu ayaklandırma
pull n. fırsat
pull n. kantarma ipi
pull n. ayrıcalık
pull [dated] n. savaşma
pull n. ileri doğru uzanma
pull in [uk] n. (kamyoncuların uğradığı) yol kenarında yer alan kafe
pull n. arpacık uzunluğu
pull n. avantaj
pull n. sandal turu
pull n. (golf, kriket) top çekme
pull [dated] n. yarışma
pull n. yukarı doğru esneme
pull chain n. (sifon çekmek için kullanılan) zincir
pull n. (körling taşı) yön değiştirme
pull n. çekiş gücü
pull-through n. bir şeyin içinden geçirilen şey
pull-through n. namlu temizleyici
pull tab n. kaldırma kayışı
pull-on n. giy-çık giyim ürünü
pull-through n. namlu temizleme ipi
pull-on n. pratik giyim ürünü
pull tab n. çekme kayışı
pull n. tırmanış
pull n. ip
pull n. nefes çekme
push-pull microphone n. bas-çek mikrofon
zipper pull n. fermuar ucu
zipper pull n. fermuar başlığı
pull out v. arabayı sürmek
pull in one's belt v. masrafları azaltmak
pull a long face v. surat asmak
pull out of v. çıkmak (bir işten)
pull up with v. yetişmek
pull a fast one v. kazık atmak
pull strings for somebody v. torpil yaptırmak
pull alongside v. yanaşmak
pull something off v. fora etmek
pull something to v. bir şeyi çekmek
pull a boner v. büyük bir gaf yapmak
pull in v. girmek (motorlu taşıt bir yere)
pull off v. soymak
pull out v. uzatmak
pull v. hareket etmek
pull votes v. oy toplamak
pull something to v. bir şeyi çekerek kapamak
pull away v. kaçan arabanın arayı açması
pull down v. yıkmak
pull in v. çekmek
pull someone's leg v. birini işletmek
pull something over v. bir şeyi yaklaştırmak
pull off v. kıvırmak
pull away v. kalkmak
pull something apart v. bir şeyi çekerek aralamak
pull v. sürüklemek
pull the wool over somebody's eyes v. dalgaya getirmek
pull the rug from v. desteğini çekmek
pull v. yolmak
pull along v. çekmek
pull through v. kurtulmak
pull v. yük çekmek
pull off v. zafer kazanmak
pull at v. çekelemek
pull through v. yardım etmek
have pull with v. (bir kurumda vb) bağlantısı olmak