sıfır - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sıfır



Bedeutungen von dem Begriff "sıfır" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 26 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sıfır zero n.
General
sıfır zilch n.
sıfır cypher n.
sıfır nothing n.
sıfır ought n.
sıfır o n.
sıfır nought n.
sıfır aught n.
sıfır goose egg n.
sıfır cipher n.
sıfır nil n.
sıfır naught n.
sıfır null n.
sıfır 0 n.
sıfır zero adj.
Colloquial
sıfır jack squat n.
sıfır zip n.
Trade/Economic
sıfır zero tariff n.
Technical
sıfır zero n.
sıfır naught n.
sıfır nil n.
Computer
sıfır null n.
sıfır null character n.
Linguistics
sıfır zero n.
Tennis
sıfır love n.
Slang
sıfır bagel n.

Bedeutungen, die der Begriff "sıfır" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 449 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
sıfır doldurmak zeroise v.
sıfır doldurmak zerofill v.
sıfır almak score zero on the exam v.
sıfır almak receive zero on the exam v.
sıfır çekmek receive zero on the exam v.
sıfır çekmek score zero on the exam v.
sınavda sıfır çekmek receive zero on the exam v.
paradan/liradan altı sıfır atmak remove/omit 6 zeros from currency/tl v.
solda sıfır fry n.
solda sıfır nonentity n.
sıfır noktası zero n.
solda sıfır cipher n.
yazının sıfır derecesi zero n.
alef sıfır aleph null n.
soldan sıfır böleni left divisor of zero n.
sıfır toplamlı oyun zero sum game n.
milyon (altı sıfır) meg n.
alef sıfır aleph zero n.
toplamı sıfır olan oyun zero sum game n.
sıfır yaka crew neck n.
elektriksel sıfır electrical zero n.
sıfır yüklü ve sıfır kütleli temel parçacık neutrino n.
nerdeyse sıfır şans buckley's chance n.
sıfır noktası zero point n.
sıfır değer zero value n.
sıfır nüfus artışı zero population growth n.
sıfır hata zero error n.
sıfır toplam zero-sum n.
sıfır noktasından doğuş zero-point emergence n.
sıfır tabanlı bütçeleme zero-base budgeting n.
sıfır sonuç zero-sum n.
öndeki sıfır leading zero n.
sıfır noktası null point n.
sıfır beden rail thin n.
sıfır beden size 0 n.
sıfır beden stick thin n.
sıfır beden size zero n.
sıfır tolerans ilkesi zero tolerance principle n.
bir sıfır one-nil n.
sıfır araba new car n.
sıfır derecenin altı below freezing n.
solda sıfır nobody n.
sıfır olma nullness n.
sıfır araba kokusu new car smell n.
denize sıfır seafront adj.
denize sıfır beachfront adj.
yepyeni/sıfır brand-new adj.
sahile sıfır beachside adj.
denize sıfır beachside adj.
okyanusa sıfır oceanfront adj.
sıfır yer çekimi ile ilgili agravic adj.
Colloquial
bir sıfır önde başlamak a head start v.
solda sıfır kalmak be pale in comparison v.
(bir şeyde) birini/bir şeyi solda sıfır bırakmak have it (all) over someone or something (in something) v.
bir oyunda sıfır çekmiş skunked adj.
Idioms
solda sıfır bırakmak blow the doors off (something) v.
solda sıfır bırakmak blow the doors off v.
yanında solda sıfır kalmak pale in comparison (with something) v.
yanında solda sıfır kalmak pale by comparison (with something) v.
sıfıra sıfır elde var sıfır olmak come up dry v.
sıfır çekme a goose egg n.
sıfır şans ghost of a chance n.
şansı sıfır olma not a chinaman's chance n.
elde var sıfır a wash n.
elde var sıfır batting zero n.
sıfır tolerans zero tolerance n.
sıfır puan a goose egg n.
koca bir sıfır a goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
solda sıfır mere fleabite expr.
Trade/Economic
arz esnekliğinin sıfır olması perfect inelasticity of supply n.
amerika'da solomon brothers tarafından sıfır kuponlu bonolar şeklinde yeniden ihraç olunan bir amerikan hazine bonosu türü cat n.
ekonomik kazançların sıfır olması zero economic profits n.
portföy yatırımlarındaki azalma notu (sıfır ağrılık) underweight n.
sıfır kar noktası breakeven point n.
sıfır tabanlı bütçeleme zero base budgetting n.
sıfır toplamlı oyun zero-sum game n.
sıfır büyüme zero growth n.
sıfır oranlı ithalat vergisi zero rate of import duty n.
sıfır vergi oranı zero rate of duty n.
sıfır kuponlu tahvil zero bond n.
sıfır gümrük tarifesi zero tariff n.
sıfır değer ağırlıklı poisson modeli zero-inflated poisson model n.
sıfır kuponlu tahvil zero-coupon bond n.
sıfır stoklu üretim just-in-time production n.
sıfır faiz politikası zero interest policy n.
sıfır veya negatif işareti taşıyan bir dizi değişme run n.
sıfır temelli bütçeleme zero-base budgeting n.
sıfır hata politikası zero-defect policy n.
sıfır toplamlı oyun zero-sum game n.
sıfır bazlı bütçe zero based budget n.
sıfır bazlı bütçe zero-based budget n.
sıfır stok just-in-time production n.
sıfır esaslı bütçe zero-based budget n.
sıfır toplamlı rekabet zero-sum competition n.
sıfır kuponlu tahviller zero coupon bonds n.
sıfır taşımacılık maliyeti zero transport cost n.
sıfır bakiye zero balance n.
sıfır esneklik zero elasticity n.
sıfır tabanlı bütçeler zero-based budgets n.
sıfır fon açığı zero funds gap n.
sıfır tabanlı üretim zero based production n.
sıfır hata tekniği poka-yoke n.
sıfır bakiyeli hesap zero balance account n.
talep esnekliğinin sıfır olması perfect inelasticity of demand n.
yapıldığı maddenin değeri sıfır veya çok düşük olan para token money n.
sıfır faizli zero-interest adj.
Law
sıfır tabanlı 0-levelled adj.
sıfır tabanlı zero based adj.
Politics
komşularla sıfır sorun politikası policy of zero problems with the neighbours n.
komşularla sıfır sorun zero problem with neighbours n.
sıfır sorun politikası zero problem policy n.
sıfır hoşgörü politikası zero tolerance policy n.
sıfır noktası (ikiz kulelerin bulunduğu yer) ground zero n.
Technical
sıfır doldurmak zero fill v.
sıfır olmak vanish v.
ölçüm aracında okunan sıfır değeri null n.
arzu edilen yer sıfır noktası desired ground zero n.
bire sıfır oranı one-to-zero ratio n.
gerçek yer sıfır noktası actual ground zero n.
ikili tabanda sıfır binary zero n.
kayan sıfır floating zero n.
kuvartz kristal birimi parametrelerinin bir şebekede sıfır faz tekniği ile ölçülmesi measurement of quartz crystal unit parameters by zero phase technique in a pi-network n.
mekanik sıfır mechanical zero n.
mutlak sıfır absolute zero n.
mutlak sıfır noktası absolute zero n.
mutlak sıfır noktası zero n.
onaltılı sistemde sıfır null character n.
onaltılı sayı sisteminde sıfır null character n.
ölçme aygıtının sıfır hatası zero error of a measuring instrument n.
öncül sıfır leading zero n.
saltık sıfır absolute zero n.
salt sıfır absolute zero n.
sıfır-toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır stoklu üretim just in time production n.
sıfır sonuç zero-sum n.
sıfır yüksekliği zero elevation n.
sıfır nipel close nipple n.
sıfır emisyonlu taşıt zero emission vehicle n.
sıfır durumu naught state n.
sıfır düzey adres zero-level address n.
sıfır noktası zero point n.
sıfır ortalamalı zero mean n.
sıfır karbonsuzlaşma zero decarburization n.
sıfır genişlik ayırıcı zero width non-joiner n.
sıfır erkeli termonükleer aygıt zero energy thermonuclear apparatus n.
sıfır düzeyi zero level n.
sıfır kutup çiziti pole zero plot n.
sıfır hatası zero error n.
sıfır toplamsız oyun non-zero-sum game n.
sıfır bölgesi neutral zone n.
sıfır bitini araya sokma zero bit insertion n.
sıfır yük hattı zero stockline n.
sıfır güç düzeyi zero power level n.
sıfır düzenli tepkime zero order reaction n.
sıfır ayarı zerosetting n.
sıfır potansiyel ground potential n.
sıfır boşluk ayarlayıcısının bilya tutucusu ball retainer n.
sıfır sonuç göstergesi equal-zero indicator n.
sıfır yerçekimi zero gravity n.
sıfır durumu zero state n.
sıfır voltaj zero voltage n.
sıfır gerilim zero voltage n.
sıfır/eşit basınç regülatörü zero/proportional regulator n.
sıfır göstergesi null instrument n.
sıfır konumlaması zero synchronization n.
sıfır yük zero load n.
sıfır noktası erki zero point energy n.
sıfır dengeli köprü null balance bridge n.
sıfır kodlarını yok etme zero code suppression n.
sıfır yuvar 0-sphere n.
sıfır-toplamlı oyun zero sum game n.
sıfır direnç zero resistance n.
sıfır basınç regülatörü zero pressure governor n.
sıfır faz tekniği zero phase technique n.
sıfır ayarı zero adjustment n.
sıfır net akı yöntemi no net flux method n.
sıfır yer çekimi zero gravity n.
sıfır toplam zero-sum n.
sıfır pergeli drop pen n.
sıfır adres komutu zero-address instruction n.
sıfır sıkışımı zero compression n.
sıfır bozukluk zero defect n.
sıfır klerans zero clearance n.
sıfır-bir kararı hard decision n.
sıfır makaslama zero shear n.
sıfır noktası sapması zero drift n.
sıfır gösterici nil pointer n.
sıfır aşırılığı zero excess n.
sıfır girişimi zero beat n.
sıfır saati zero hour n.
sıfır genişlik zero amplitude n.
sıfır kayması zero shift n.
sıfır konumu zero position n.
sıfır yerçekimi aleti zero-g device n.
sıfır polarlama zero bias n.
sıfır inikliği zero suppression n.
sıfır çıktı işareti zero output signal n.
sıfır erişimli bellek zero-access storage n.
sıfır yöntemi zero method n.
sıfır potansiyeli zero potential n.
sıfır basınç ayarlayıcısı zero governor n.
sıfır alan emisyonu zero-field emission n.
sıfır oktan zero octane n.
sıfır nokta antropisi zero-point entropy n.
sıfır durumu zero condition n.
sıfır akımı zero current n.
sıfır alan salımı zero-field emission n.
sıfır genlik zero amplitude n.
sıfır emisyon teknolojisi zero emission technology n.
sıfır akımlı amplifikatör null-balance amplifier n.
sıfır elektrik noktası isoelectric point n.
sıfır boşluk zero clearance n.
sıfır yöntemi null method of measurement n.
sıfır seviyesi zero level n.
sıfır değer zero value n.
sıfır dairesi null circle n.
sıfır hata zero error n.
sıfır silme zero suppression n.
sıfır noktası enerjisi zero point energy n.
sıfır kompresyonu zero compression n.
sıfır moment zero moment n.
sıfır çıktı zero output n.
sıfır genişlik birleşirici zero width joiner n.
sıfır noktası ayarı zero adjustment n.
yer sıfır noktası point zero n.
sıfır değerlikli zero valent adj.
sıfır durumda neutral adj.
sıfır boyutlu zero-dimensional adj.
Computer
sıfır doldurmak zero fill v.
basamak sıfır digit zero n.
eğik çizgili sıfır slashed zero n.
kayan sıfır floating zero n.
mekanik sıfır mechanical zero n.
önce gelen sıfır leading zero n.
öndeki sıfır leading zero n.
sıfır-kutup çiziti pole-zero plot n.
sıfır gün koruması zero-day protection n.
sıfır bölgesi neutral zone n.
sıfır saat saldırısı zero-hour attack n.
sıfır durumu naught state n.
sıfır inikliği zero suppression n.
sıfır silme zero suppression n.
sıfır durumu zero state n.
sıfır-bir kararı hard decision n.
sıfır durumu zero condition n.
sıfır çıktı zero output n.
sıfır doldurma zerofill n.
sıfır boşluk zero space n.
sıfır göstergesi null indicator n.
sıfır gösterimi zero picture n.
sıfır gün saldırısı zero-day attack n.
sıfır bitini araya sokma zero-bit insertion n.
sıfır kodunu yok etme zero code suppression n.
sıfır gösterme zero suppress n.
sıfır kutup çiziti pole zero plot n.
sıfır değerleri zero values n.
sıfır çıktı işareti zero output signal n.
sıfır kompresyonu zero compression n.
sıfır sıkışımı zero compression n.
sıfır noktası null point n.
sıfır-toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır gösterici nil pointer n.
sıfır aşırılığı excess zeros n.
sıfır toplamlı hata balanced error n.
tarihlerde baştaki sıfır leading zeros in dates n.
vga sıfır bekleme zamanlı ram vga zero ws ram n.
sıfır-gün 0-day n.
onaltılı sayı sisteminde sıfır null expr.
on altılı sayı sisteminde sıfır null expr.
önde gösterilecek sıfır display leading zeroes expr.
sıfır olmasına olanak sağla allow zero expr.
sıfır bastır zero suppress expr.
vga sıfır bekleme zamanlı rom vga zero ws rom expr.
Informatics
sıfır doldurmak zeroise v.
iki kişilik sıfır toplamlı oyun two-person zero-sum game n.
kayan sıfır floating zero n.
öndeki sıfır leading zero n.
sıfır yerçekimi weightlessness n.
sıfır adresli komut zero-address instruction n.
sıfır noktası null point n.
sıfır matris zero matrix n.
sıfır toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır girdili tepki zero-input response n.
sıfır biti sokuşturma zero-bit insertion n.
sıfır kodunu yok etme zero code suppression n.
sıfır konumu zero position n.
sıfır kusurlu zero defect adj.
Telecom
sıfır seviye adresi zero level address n.
sıfır kümesi zero set n.
sıfır iletim seviye noktası zero transmission level point n.
sıfır baytlı zaman dilimi değiş tokuşu zero byte time slot interchange n.
sıfır dağılımlı eğim zero dispersion slope n.
sıfır dağılımlı dalga boyu zero-dispersion wavelength n.
sıfır bitin ilave edilmesi zero-bit insertion n.
sıfır kodlarını yok etme zero code suppression n.
sıfır sıkıştırma zero compression n.
sıfır güç düzeyi zero power level n.
sıfır vuruş zero beat n.
sıfır seviyeli kod çözücü zero level decoder n.
Electric
elektriksel sıfır electrical zero n.
sıfır göstergesi null indicator n.
sıfır direnç zero resistance n.
sıfır yöntemi zero method n.
sıfır potansiyeli zero potential n.
sıfır yöntemi null method n.
sıfır potansiyel ground potential n.
sıfır gerilim zero potential n.
sıfır gizilgüç zero potential n.
Mechanic
takıldığı kapı duvara sıfır açıyla açılabilecek şekilde tasarlanmış menteşe turnover hinge n.
Radio
minimum veya sıfır sinyal alındığında radyo alıcısının durumu null n.
Textile
sıfır yaka o neck n.
sıfır yaka crew neckline n.
Construction
sıfır daire newly-built flat n.
sıfır ışıma etkisi altında under zero impressed irradiance n.
tavana sıfır montaj flush with ceiling n.
Automotive
ileri teknolojili kısmen sıfır emisyonlu araç advanced technology partial zero emission vehicle n.
kısmen sıfır emisyonlu araç partial zero emission vehicle n.
mutlak basınç ölçeğinde sıfır değer zero absolute pressure n.
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır boşluk zero lash n.
sıfır direksiyon kayıklığı zero offset steering n.
sıfır emisyonla katedilen yol zero emission vmt n.
sıfır emisyonlu araç zero emission vehicle n.
sıfır emisyonlu motosiklet zero emission motorcycle n.
sıfır emisyonlu otobüs zero emission bus n.
sıfır emisyonlu araç zero emission vehicle (zev) n.
Aeronautic
elektriksel sıfır electrical null n.
elektriksel sıfır konumu electrical null position n.
sıfır tabu sapma hattı agonic line n.
sıfır meridyen hattı date line n.
sıfır mod a zero mode a n.
uçak yerdeyken pervanesinin sıfır derece açıyla dönmesi discing n.
Medical
odiyometrik cihazların kalibrasyonu için referans sıfır reference zero for the calibration of audiometric equipment n.
sıfır derece kinetiği zero order kinetics n.
Psychology
fizyolojik sıfır physiological zero n.
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır nüfus artışı zero population growth n.
sıfır hipotezi null hypothesis n.
sıfır sıralı korelasyon zero-order correlation n.
Food Engineering
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır sönümlü zero damped adj.
Math
kare matrisin karakteristik denklemini sıfır yapan değerlerin her biri characteristic root of a square matrix n.
sıfır uzayı tabanındaki eleman sayısı nullity n.
alef sıfır aleph-nought n.
alef sıfır aleph null n.
alef sıfır aleph zero n.
alef sıfır aleph-null n.
sağ sıfır uzayı right null space n.
sağ sıfır böleni right zero divisor n.
sıfır ve üstü pozitif zero plus n.
sıfır güçlü nilpotent n.
sıfır vektörü zero vector n.
sıfır açısı zero angle n.
sıfır vektörü null vector n.
sıfır matrisi null matrix n.
sıfır böleni zero divisor n.
sıfır uzayı null space n.
sıfır fonksiyonu zero function n.
sıfır güçlü işleç nilpotent operator n.
sıfır güçlü öbek nilpotent group n.
sıfır hipotez null hypothesis n.
sıfır güçlü öğe nilpotent element n.
sıfır yöneyi null vector n.
sol sıfır uzayı left null space n.
sıfır güçlü dizey nilpotent matrix n.
sıfır kuvvetli matris nilpotent matrix n.
sıfır hipotez önem testi null hypothesis significance test n.
sıfır öğe zero element n.
sol sıfır böleni left zero divisor n.
sıfır sayısı zero number n.
sıfır dizisi null sequence n.
soldan sıfır böleni left divisor of zero n.
sıfır dahil pozitif tamsayılarla ilgili natural adj.
sıfır olmayan nonvanishing adj.
hiçbir elemanı olmayan veya sıfır büyüklükteki kümeye ait veya ilgili null adj.
limiti sıfır olan (seri) null adj.
tüm elemanları sıfır olan (matris) null adj.
sıfır dışı nonzero adj.
sıfır kuvvetli nilpotent adj.
Geometry
yarıçapı sıfır olan null adj.
Statistics
sıfır hipotezi null hypothesis n.
sıfır sonuç nil return n.
sıfır önsavı null hypothesis n.
sıfır olmayan hipotez non-null hypothesis n.
sıfır toplamlı oyun zero sum game n.
sıfır haricinde ortalaması olan noncentral adj.
Physics
dalga veya periyodik sistemde sıfır genliğe sahip nokta veya bölge node n.
bilinmeyen bir miktarın, aynı türden bilinen bir miktar ile karşılaştırılarak, detektörün sıfır değeri vermesiyle eşitliğin doğrulandığı ölçüm metodu null method n.
saltık sıfır dağıntısı zero-point entropy n.
saltık sıfır erkesi zero-point energy n.
sıfır-güçlü reaktör zero-power reactor n.
sıfır batman zero beat n.
sıfır dizisi zero sequence n.
sıfır noktası enerjisi zero-point energy n.
sıfır yer çekimi zero gravity n.
sıfır konsantrasyon zero-concentration n.
sıfır noktası entropisi zero-point entropy n.
sıfır vuru zero beat n.
sıfır çizgisi zero line n.
sıfır yerçekimi zero gravity n.
Chemistry
sıfır aralığı zero gap n.
sıfır ayarı zero adjustment n.
sıfır değerli zero valent adj.
sıfır değerli null valent adj.
Biochemistry
sıfır kan grubunu gösteren sembol o n.
Marine Biology
günlük sıfır sınır daily limit 0 n.
sıfır isim nomen nullum n.
Astronomy
sıfır meridyen prime meridian n.
Agriculture
sıfır toprak işleme zero-tillage n.
sıfır toprak işleme no-till n.
Social Sciences
sıfır kurumlaşma zero institution n.
Linguistics
sıfır biçimbirim zero-morpheme n.
Environment
sıfır atık zero waste n.
sıfır güçlü reactor zero power reactor n.
sıfır atık yönetimi zero waste management n.
Geography
rakım sıfır olan deniz seviyesi mean sea level (msl) n.
sıfır noktası ground zero n.
Meteorology
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır sıfır zerp zerp n.
sıfır görüş whiteout n.
görüş sıfır zero-zero interj.
Military
sıfır ayarı yapmak zeroize v.
nükleer silahın sıfır noktasına planlanan atılma saati time on target n.
satıh sıfır noktası surface zero n.
sıfır arama null hunting n.
sıfır noktası directing point n.
sıfır safhalı roketatar zero-length launcher n.
sıfır istikamet hattı zero azimuth line n.
sıfır safhalı roketatar zero length launcher n.
sıfır semt hattı zero azimuth line n.
sıfır mesafede fırlatma zero length launching n.
sıfır arayıcı null seeker n.
sıfır paralanma yüksekliği zero height of burst n.
yer sıfır noktası surface zero n.
yer sıfır noktası ground zero n.
Sport
sıfır skor nil [brit] n.
krikette ilk atışta sıfır puanla elenen/oyun dışı kalan oyuncu golden duck n.
Cinema
sıfır kopya answer print n.
Slang
solda sıfır no-mark [brit] n.
sıfır şans chinaman's chance n.
moral sıfır blue funk n.