sadık - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sadık



Bedeutungen von dem Begriff "sadık" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sadık faithful adj.
sadık loyal adj.
General
sadık adherer n.
sadık constant adj.
sadık soothfast adj.
sadık sincere adj.
sadık obedient adj.
sadık veracious adj.
sadık devoted adj.
sadık adhered to adj.
sadık adhered adj.
sadık true to adj.
sadık singlehearted adj.
sadık devout adj.
sadık allegiant adj.
sadık single hearted adj.
sadık staunch adj.
sadık adhesive adj.
sadık devoted to adj.
sadık truehearted adj.
sadık stanch adj.
sadık true blue adj.
sadık loyal adj.
sadık steadfast adj.
sadık trusty adj.
sadık stalwart adj.
sadık fast adj.
sadık stout adj.
sadık faithful to adj.
sadık true adj.
sadık leal adj.
sadık true-blue adj.
sadık true-hearted adj.
sadık unswerving adj.
sadık aefauld adj.
sadık tight adj.
sadık trig [dialect] adj.
sadık trothful adj.
Idioms
sadık as true as steel expr.
Slang
sadık hard core adj.
Law
sadık loyal n.

Bedeutungen, die der Begriff "sadık" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 128 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
sözüne sadık kalmak remain true to one's word v.
sadık kalmak stick by v.
sadık kalmak be faithful v.
sadık kalmak remain faithful to v.
sadık kalmak (vaade/karara) abide v.
sadık kalmak abide by v.
sadık kalmak cleave v.
sadık kalmak stick v.
sadık kalmak cling v.
sadık kalmak adhere to v.
sadık kalmak be true to v.
sadık kalmak hold to v.
sadık kalmak stick to v.
sadık kalmak hold v.
sadık kalmak cling to v.
sadık kalmak stand by v.
arkadaşlarına sadık kalmak remain true to friends v.
sözleşmeye sadık kalmamak break the contract v.
anlaşmaya sadık kalmamak go back on the agreement v.
sözleşmeye sadık kalmamak go back on the contract v.
anlaşmaya sadık kalmamak break the agreement v.
sadık olmak be loyal v.
sözleşmeye sadık kalmamak renege on the contract v.
anlaşmaya sadık kalmamak violate the agreement v.
programa sadık kalmak run to the schedule v.
sözleşmeye sadık kalmamak violate the contract v.
sadık kalmak stay loyal v.
sadık kalmak remain loyal v.
programa sadık kalmak stick to the schedule v.
anlaşmaya sadık kalmamak renege on the agreement v.
sadık kalmak stand by someone v.
sadık olmak stand by someone v.
-e sadık kalmak stay loyal to v.
-e sadık kalmak remain loyal to v.
karısına sadık kalmak stay faithful to his wife v.
kocasına sadık kalmak stay faithful to her husband v.
kocasına sadık kalmak remain faithful to her husband v.
karısına sadık kalmak remain faithful to his wife v.
sözleşmeye sadık kalmak honour a contract v.
metne sadık kalmak stay with the script v.
sadık kalmak abide v.
sadık kalmak stay true v.
son derece bağlı/sadık olmak be fiercely loyal v.
sadık olmak adhere to v.
sadık kalmak abide by v.
verilen söze sadık olmak keep touch [obsolete] v.
sadık olmak be faithful to v.
kocasına sadık vefalı eş penelope n.
sadık arkadaş a true friend n.
sadık çeviri faithful translation n.
aslına sadık çeviri authentic translation n.
sadık kul loyalist n.
köle gibi sadık uşak man friday n.
krala daima sadık olan loyalist n.
sadık müşteri loyal customer n.
kızılderili (siyular) dilinde 'sadık dost' kemo-sabe n.
-e sadık kalma adhesion to n.
sadık uşak faithful servant n.
sadık aşk loyal lover n.
sadık aşk faithful lover n.
sadık koca devoted husband n.
sadık koca loyal husband n.
sadık eş devoted husband n.
sadık eş loyal wife n.
sadık eş loyal husband n.
sadık eş devoted wife n.
sadık müttefik staunchest ally n.
sadık kimse allegiant n.
sadık dost achates n.
sadık kimse regular n.
sadık olma true-heartedness n.
sadık olma trueheartedness n.
sözüne sadık faithful to his word adj.
-e sadık loyal to adj.
sadık (çeviri) near adj.
sadık olmayan faithless adj.
çok sadık unfailing adj.
pek sadık true-blue adj.
eşine sadık olmayan unfaithful adj.
en sadık the most loyal adj.
sadık olmayan nonloyal adj.
aslına sadık (çeviri) near adj.
sadık bir biçimde stalwartly adv.
incil'in mesajına uyacak ve sadık şekilde evangelically adv.
sadık bir biçimde veraciously adv.
sadık kalarak true adv.
orijinaline sadık kalarak faithfully adv.
sadık olarak staunchly adv.
sadık biçimde true adv.
Phrasals
sadık kalmak stick by v.
sadık kalmak abide by v.
(birine/bir şeye) sadık kalmak glom onto (someone or something) v.
Phrases
plana sadık kal stick to the script expr.
plana sadık kal stick to the script expr.
Colloquial
çok sadık true blue n.
sadık arkadaş true blue friend n.
sadık arkadaş ride or die n.
dinine sadık religious adj.
sonuna kadar sadık loyal to a fault adj.
eşine sadık olmayan false as cressida adj.
eşine sadık olmayan bit on the side expr.
Idioms
cinsel olarak sadık olmak cleave to (one) [uk] v.
birine (genelde kocaya) cinsel olarak sadık olmak cleave to someone [uk] v.
sadık olmak keep faith with v.
plana sadık kalmak stay the course v.
sözlerine/vaatlerine sadık kalmak keep faith with promises made v.
(karara) sadık kalmak abide by v.
sözüne sadık kadın a woman of her word n.
sadık arkadaşlar damon and pythias n.
sarsılmaz derecede sadık true to (one's) colors adj.
amacına sadık kalmamış off (the) track expr.
Speaking
sadık kulunuz your obedient servant expr.
plana sadık kalıyoruz we stick to the plan expr.
Slang
sadık sevgili ride-or-die chick n.
sözüne sadık true blue n.
borcuna sadık olmayan deadbeat adj.
Trade/Economic
borcuna sadık olmayan bad debtor n.
Law
borcuna sadık olmayan borçlu back debtor n.
sadık olmama infidelity n.
Politics
sadık parti üyesi regular [usa] n.
sadık müttefik staunch ally n.
yönetime sadık olan kimse loyalist n.
bir siyasi partiye veya lidere koşulsuz sadık olan ast apparatchik n.
partisine sadık regular [usa] adj.
Social Sciences
bir kabile veya grubun değerlerine sadık tribal adj.
Religious
dinine içtenlikle sadık olan dindar kimseler the devout n.
Military
daima sadık semper fi expr.
Archaic
sadık kalmak abideth v.