tight - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

tight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "tight" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 48 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
tight adj. sıkı
General
tight n. kritik
tight adj. sıkışmış
tight adj. sızmaz
tight adj. kesat
tight adj. kısa ve özlü
tight adj. dar ve sıkı (giysi)
tight adj. kasılmış
tight adj. zor
tight adj. su geçirmez
tight adj. geçirmez
tight adj. dar
tight adj. sıkışık
tight adj. sarhoş
tight adj. eli sıkı
tight adj. sıkıca
tight adj. temin edilmesi zor (bir malzeme)
tight adj. gerili
tight adj. sarhan
tight adj. sık (saflar)
tight adj. cimri
tight adj. aralarında az aralık bulunan
tight adj. başabaş
tight adj. iyice gerilmiş
tight adj. gergin
tight adj. sıkı
tight adj. zor elde edilir
tight adj. pinti
tight adj. sızdırmaz
tight adj. sıkı sıkı
tight adj. sımsıkı
Colloquial
tight kısmık
Slang
tight sarhoş
tight çakırkeyif
tight kafası dumanlı
Technical
tight kompakt
tight sıkıştırmak
tight sıkı
tight gergin
Textile
tight tayt
Automotive
tight sıkı
tight viraj alma yeteneği
Marine Biology
tight sızdırmaz
Linguistics
tight gergin
British Slang
tight iyi
tight müthiş
tight süper
tight harika

Bedeutungen, die der Begriff "tight" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 282 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
tight dress n. dar elbise
General
get out of a tight spot v. vartayı atlatmak
keep a tight rein on v. dizginlemek
stretch tight v. kasmak
hold tight v. sıkmak
be in a tight corner v. zor durumda olmak
keep a tight rein on v. ensesinde boza pişirmek
be much too tight v. dar gelmek
get tight v. darlaşmak
hold tight v. sıkıca tutmak
keep a tight rein on v. kontrol altında tutmak
sit tight v. yılmadan devam etmek
make tight v. sıkılaştırmak
hold tight v. sıkı tutmak
become tight v. daralmak
become tight v. pekişmek
sit tight v. sıkı durmak
be stretched tight v. kasılmak
become tight v. sıkılaşmak
get into a tight corner v. açmaza getirmek
get into a tight corner v. açmaza sürüklemek
get into a tight corner v. açmaza düşmek
get into a tight corner v. açmaza girmek
tight corner v. güç bir durumda bulunmak
be tight v. dar olmak
be tight v. dar gelmek
be in a tight situation v. iki arada bir derede kalmak
be in a tight corner v. köşeye sıkışmak
leave someone in a tight spot v. zor durumda bırakmak
put someone in a tight spot v. zor durumda bırakmak
be tight-knit v. birbirine kenetlenmek
be tight-knit v. sıkı sıkıya bağlı olmak
be tight-lipped v. ketum olmak
hold on tight v. sımsıkı tutunmak
hang on tight v. sıkıca tutunmak
fit tight v. dar gelmek
tight purse n. cimri
holding tight n. sıkı tutma
tight turn n. keskin dönüş
tight corner n. güç durum
tight corner n. zor durum
tight measures n. sıkı önlemler
tight bend n. dar viraj
fluid-tight packing n. sudan korur ambalaj
hug-me-tight n. dar bayan ceketi
tight joint n. sıkı ek
tight fit n. sıkı alıştırma
tight joint n. sızdırmaz ek
tight hips n. sıkı kalçalar
tight hips n. sıkı kalça
tight control n. sıkı kontrol
tight pants n. dar pantolon
tight boxers n. dar boxer şort
tight vagina n. dar vajina
tight schedule n. yoğun program
tight shift n. sıkı vardiya
tight schedule n. sıkışık program
tight pants n. dar pantolonlar
tight family unit n. sıkı aile birimi
skin-tight garments n. daracık elbiseler
skin-tight garments n. daracık kıyafetler
skin-tight clothes n. daracık kıyafetler
skin-tight clothes n. daracık elbiseler
a tight race n. kıyasıya bir yarış
tight fitting jeans n. dar kot pantolon
tight trousers n. dar pantolon
tight trousers n. tayt
tight hug n. sıkı sarılma
tight hug n. sıkı sarılış
air tight n. havanın geçişine engel olan bariyer ya da duvar
air tight adj. zaafı olmayan
wearing a tight and short dress adj. düttürü
tight fit adj. daracık
very tight adj. dapdaracık
short and tight adj. düdük gibi
air tight adj. hava geçirmez
very tight adj. sımsıkı
in a tight squeeze adj. sıkışmış
air tight adj. sağlam
air tight adj. hava sızdırmaz
tight lipped adj. ağzı kenetli
very tight adj. çok sıkı
air tight adj. sıkıca kapatılmış
dust-tight adj. toz geçirmez
tight-lipped adj. ketum
tight-lipped adj. ağzı sıkı
tight-arsed adj. küçük sorunları takıntı haline getiren
tight-fisted adj. pinti
tight-fisted adj. fazla tutumlu
not be tight-lipped adj. ağzı sıkı olmayan
tight-fisted adj. varyemez
tight-fisted adj. eli sıkı
-tight adj. geçirmez
water-tight adj. su sızdırmaz
water-tight adj. su sızmaz
tight-laced adj. bağnaz
tight-fitting adj. bedeni saran
tight-fitting adj. vücudu saran
very tight adj. daracık
very tight adj. dapdar
so tight adj. daracık
so tight adj. dapdar
tight-stretched adj. uzatılarak gerilmiş
air tight adj. sıkı
air tight adj. güçlü
air tight adj. alt edilemez
air tight adj. kusursuz
in a tight squeeze adv. zor durumda
a bit tight biraz sıkışık
a bit tight biraz dar
Phrases
good night, sleep tight, don't let the bedbugs bite iyi geceler, iyi uykular
on a tight budget düşük bütçeyle
Colloquial
keep a tight grip sıkı denetim altında bulundurmak
tight-lipped ser verip sır vermeyen
tight-lipped sır tutan
don´t be so tight on me fazla üstüme gelme
don´t be so tight on me fazla yüklenme bana
night, night sleep tight iyi geceler, tatlı rüyalar
tight spot açmaz
Idioms
get into a tight corner açmaza düşmek
get into a tight corner çıkmaza düşmek
get out of a tight spot sorundan kurtulmak
as tight as a tick zil zurna sarhoş
drive someone into a tight corner köşeye sıkıştırmak
keep a tight rein on ensesinde boza pişirmek
be out of a tight corner zor durumdan kurtulmak
be in a tight spot zor durumda olmak
have somebody on a tight leash birinin dizginlerini eline almak
have somebody on a tight leash (birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak
keep somebody on a tight leash birinin dizginlerini eline almak
keep somebody on a tight leash (birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak
be tight-lipped ağzı sıkı olmak
close chewer and a tight spitter varyemez
close chewer and a tight spitter eli sıkı
close chewer and a tight spitter pinti
close chewer and a tight spitter cimri
a tight-arse elisıkı
a tight-ass cimri
a tight-arse pinti
a tight-ass elisıkı
a tight-ass pinti
a tight-arse cimri
run a tight ship düzenli ve disiplinli yönetmek
in a tight spot zor durumda
in a tight spot darda
as tight as dick's hatband sımsıkı
as tight as midas's fist aşırı pinti
as tight as a drum aşırı pinti
as tight as midas's fist çok cimri
as tight as a drum çok cimri
as tight as a drum sımsıkı
keep a tight grip on someone birini sıkı denetim altında tutmak
keep a tight grip on someone birini yakın markaja almak
keep a tight grip on someone birini yakın markajına almak
keep a tight rein on someone birini sıkı/yakın markaja almak
keep a tight rein on someone birini yakın markajına almak
keep a tight rein on someone birini sıkı markaj altına almak
on a tight leash (at/köpek) (bir yere/direğe vb) sıkı sıkıya bağlanmış
on a tight leash sıkı kontrol altında
keep somebody on a tight leash birinin dizginlerini elinde tutmak
run a tight ship sıkı yönetmek
tight race başa baş yarış
as tight as a tick sımsıkı
as tight as a tick kafa kafaya
as tight as a tick etle tırnak gibi
as tight as a drum eli sıkı
as tight as a tick başa baş (yarış)
as tight as a tick körkütük sarhoş
tight as a tick kafa kafaya (yarış)
tight as a tick başa baş (yarış)
as tight as a tick kafa kafaya (yarış)
tight as a tick körkütük sarhoş
Speaking
sleep tight tatlı rüyalar
sleep tight iyi uykular
sit tight yerinden kalkma
hold me tight sımsıkı sarıl bana
sit tight! otur oturduğun yerde!
sleep tight allah rahatlık versin
night night sleep tight iyi uykular
hold on tight sıkı tutun
sit tight sabırlı ol
Slang
tight-assed önemsiz şeylere takan
tight-arsed osuruktan nem kapan
tight-arsed mızmız
tight-assed mızmız
tight-arsed önemsiz şeylere takan
tight-assed osuruktan nem kapan
be tight-arsed pimpirikli olmak
be tight-arsed osuruktan nem kapmak
be tight-assed osuruktan nem kapmak
be tight-assed pimpirikli olmak
on a tight leash uyuşturucu müptelası/bağımlısı/tiryakisi
tight (rap slang) iyi
tight (rap slang) güzel
tight (rap slang) harika
tight-assed pimpirikli
tight-arsed pimpirikli
tight (rap slang) sağlam
Trade/Economic
tight measures sıkı önlemler
tight standard sıkı standart
water tight su sızdırmaz
tight money market sıkı para piyasası
patent tight patent hakkı
tight money policy sıkı para politikası
tight monetary policy sıkı para politikası
tight money sıkı para
tight fiscal policy sıkı maliye politikası
tight budget dar bütçe
tight-packed sıkıca paketlenmiş
tight deadline (teslim süresi olarak) kısıtlı süre
Law
easement of tight and air inşaatı engellemeye dair mülk sahibinin sahip olduğu irtifak hakkı
Politics
tight control sıkı kontrol
tight control sıkı denetim
Technical
tight coupling sıkı bağlaşma
tight buffered sıkı tamponlanmış
liquid tight sheating system sıvı geçirmez kılıf sistemi
tight coupling sıkı kuplaj
gas-tight hava sızdırmaz
gas-tight gaz sızdırmaz
fluid-tight akışkan sızdırmaz
steam-tight buhar kaçırmaz
water-tight su sızdırmaz
pressure tight basınca dayanıklı
light-tight ışık geçirmez
light-tight ışıkgeçirmez
tight pulley sabit kasnak
air-tight furnace hava kaçırmaz fırın
air tight hava geçirmez
water-tight chamber su sızdırmaz oda
tight-knit sıkı dokunmuş
tight flask sıkı derece
bubble tight sızdırmaz (kabarcık)
tight head drum üstü açılmayan kapaklı varil
tight head drum sıkı kapaklı varil
tight-head sıkı kapaklı
steam-tight buhar sızdırmaz
oil-tight yağ sızdırmaz
weather-tight hava şartlarına dayanıklı
tight closing sıkı kapama
liquid-tight connections sıvıya dayanıklı bağlantılar
spray-tight connections spreye dayanıklı bağlantılar
hand-tight elle sıkılabilecek sıkılıkta
semi-tight tube yarı sıkı tüp
Telecom
tight tube sıkı tüp
tight buffer tube sıkı tüp 
tight buffered sıkı tamponlu
tight buffer sıkı arabellek
Electric
tight coupling sıkı bağlaşma
Textile
air-tight hava sızdırmaz
tight-fitting dress dar elbise
Construction
water-tight su geçirmez bölme
Automotive
gas-tight housing gaz sızdırmaz mahfaza
hand tight el kuvvetiyle sıkıştırmalı
finger tight elle sıkıştırılan
tight bend keskin dönemeç
gas tight gaz sızdırmaz
Medical
blood-tight material kan geçirmez malzeme
tight-building syndrome sıkıcı bina sendromu
Pathology
tight hymenal sıkı himenal
Biology
tight junction sıkı bağlantı
tight junction sıkı bağ
Military
weapons tight silah tahditli
weapons tight silah tutuk
air tight hermetik
air tight hava sızdırmaz
air tight hava geçirmez
air tight hava kaçırmaz
weapons tight ateş tutuk
guns tight ateş tutuk
we are on our way hold tight geliyoruz dayanın
Sport
tight pike kapalı atlayış
tight tuck kapalı çömelme
tight waist rakibi belden yakalama
tight end çizgi uç oyuncusu (amerikan futbolu)
Football
tight marking sıkı markaj
tight defense sıkı savunma
British Slang
tight as a gnat's chuff pinti
tight-arse pinti
tight-arsed pinti
tight-arse cimri
tight as a gnat's chuff cimri
tight-arsed cimri