ihlal - Turco Inglés Diccionario

ihlal

Significados de "ihlal" en diccionario inglés turco : 37 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ihlal breach n.
They were sued for breach of copyright.
Telif hakkı ihlali nedeniyle dava edilmişlerdir.

More Sentences
ihlal infringement n.
Will we be inundated with infringement proceedings?
İhlal davaları ile boğulacak mıyız?

More Sentences
ihlal violation n.
The blockade of the Suez Canal was a violation of the international agreement.
Süveyş Kanalı'nın ablukaya alınması uluslararası anlaşmanın ihlaliydi.

More Sentences
General
ihlal contravention n.
This act was a clear contravention of the rules.
Bu eylem kuralların açık bir ihlali demekti.

More Sentences
ihlal transgression n.
Plagiarism is a serious transgression of academic ethics.
İntihal, akademik etiğin ciddi bir ihlalidir.

More Sentences
ihlal violation n.
The blockade of the Suez Canal was a violation of the international agreement.
Süveyş Kanalı'nın ablukaya alınması uluslararası anlaşmanın ihlaliydi.

More Sentences
ihlal infraction n.
She was excluded from the club for infractions of the rules.
Kuralları ihlal ettiği için kulüpten ihraç edildi.

More Sentences
Trade/Economic
ihlal violation n.
The blockade of the Suez Canal was a violation of the international agreement.
Süveyş Kanalı'nın ablukaya alınması uluslararası anlaşmanın ihlaliydi.

More Sentences
ihlal infringements n.
By the same token, infringements and compliance or non-compliance also depend on them.
Aynı şekilde, ihlaller ve uyum ya da uyumsuzluk da onlara bağlıdır.

More Sentences
Law
ihlal infringement n.
Will we be inundated with infringement proceedings?
İhlal davaları ile boğulacak mıyız?

More Sentences
ihlal breach n.
They were sued for breach of copyright.
Telif hakkı ihlali nedeniyle dava edilmişlerdir.

More Sentences
Politics
ihlal violation n.
The blockade of the Suez Canal was a violation of the international agreement.
Süveyş Kanalı'nın ablukaya alınması uluslararası anlaşmanın ihlaliydi.

More Sentences
ihlal transgression n.
Plagiarism is a serious transgression of academic ethics.
İntihal, akademik etiğin ciddi bir ihlalidir.

More Sentences
ihlal infringement n.
Will we be inundated with infringement proceedings?
İhlal davaları ile boğulacak mıyız?

More Sentences
Technical
ihlal infraction n.
She was excluded from the club for infractions of the rules.
Kuralları ihlal ettiği için kulüpten ihraç edildi.

More Sentences
Computer
ihlal violation n.
The blockade of the Suez Canal was a violation of the international agreement.
Süveyş Kanalı'nın ablukaya alınması uluslararası anlaşmanın ihlaliydi.

More Sentences
Geology
ihlal transgression n.
Plagiarism is a serious transgression of academic ethics.
İntihal, akademik etiğin ciddi bir ihlalidir.

More Sentences
General
ihlal infringe n.
ihlal invasion n.
ihlal delictum n.
ihlal negligence n.
ihlal derogation n.
ihlal delict n.
ihlal intrusion n.
ihlal break n.
ihlal brike n.
ihlal impingement n.
ihlal infidelity n.
ihlal intrenchment [obsolete] n.
ihlal scape [obsolete] n.
ihlal prevarication n.
ihlal encroachment N.
Colloquial
ihlal ignore [australia] n.
Law
ihlal aggravated trespass n.
ihlal aggression n.
ihlal trespass n.
Literature
ihlal alteration n.

Significados de "ihlal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ihlal etmek violate v.
General
ihlal etme infringing n.
yapıcı ihlal constructive breach n.
ihlal etme effraction n.
hukuku ihlal nedeniyle verilen ceza sanction n.
ihlal eden kimse infringer n.
ihlal eden effractor n.
kanunları ihlal eden kimse lawbreaker n.
ihlal eden violator n.
ihlal etme violation n.
ihlal edilmemiş olma inviolateness n.
ihlal etme transgression n.
küçümseyerek yasaları ihlal eden scofflaw n.
ihlal eden transgressor n.
ihlal eden infringer n.
ihlal etmeme nonintrusion n.
ihlal niteliği taşımayan şey nonviolation n.
ihlal etme violating n.
idari ihlal administrative violation n.
yemini ihlal oathbreaking n.
ihlal edilemez şey untouchable n.
ihlal etme evildoing n.
kanunu ihlal etme malum n.
bir şeyi ihlal eden kimse breacher n.
dini hukuku ihlal eden kimse offender n.
ihlal edilemezlik infrangibleness n.
ihlal edilemezlik infrangibility n.
sosyal norm ve beklentileri ihlal eden kasıtsız hareket barbecue stopper n.
ihlal etme constupration [obsolete] n.
adab-ı muaşereti veya ahlaki kuralları ihlal eden kimse scandal n.
ihlal etmek derogate from v.
ihlal etmek invade v.
ihlal etmek (sözleşme maddesi) infringe v.
ihlal etmek contravene v.
ihlal etmek transgress v.
ihlal etmek trespass on v.
ihlal etmek mar v.
ihlal etmek break v.
ihlal etmek disturb v.
ihlal etmek violate v.
hava sahasını ihlal etmek violate airspace v.
ihlal etmek infringe v.
ihlal etmek infract v.
anlaşmayı ihlal etmek break the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek break the contract v.
sözleşmeyi ihlal etmek go back on the contract v.
anlaşmayı ihlal etmek go back on the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek renege on the contract v.
anlaşmayı ihlal etmek violate the agreement v.
anlaşmayı ihlal etmek renege on the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek violate the contract v.
sözleşme hükümlerini ihlal etmek break the terms of a contract v.
hakkını ihlal etmek infringe one's right v.
hakkını ihlal etmek violate one's right v.
kuralı ihlal etmek fall foul of the rule v.
kuralı ihlal etmek be in breach of the rule v.
kuralı ihlal etmek flout the rule v.
kuralı ihlal etmek violate the rule v.
kuralı ihlal etmek disregard the rule v.
kuralı ihlal etmek break the rule v.
ihlal etmek derange v.
ihlal etmek derogate v.
vasiyeti ihlal etmek break a will v.
İhlal etmek flaunt v.
(bir yasayı, kuralı veya politikayı) ihlal ederek veya uymayarak göstermek honor in the breach v.
kuralları ihlal etmek break the rules v.
ihlal etmek traduce v.
sınırı ihlal etmek encroach v.
ihlal etmek entrench v.
(inancı) ihlal etmemek hold [obsolete] v.
ihlal etmek misguggle [scotland] v.
yeniden ihlal etmek reviolate v.
yasağı ihlal etmek violate the ban v.
yasayı ihlal etmek offend v.
kuralı ihlal etmek offend v.
ihlal etmek importune v.
(güvenlik sistemini) ihlal etmek compromise v.
ihlal etmek crack v.
ihlal etmek digress [obsolete] v.
ihlal etmek falsify [obsolete] v.
grevi ihlal etmek fink v.
ihlal etmek flaunt v.
ihlal etmek flaw v.
ihlal etmek prevaricate [obsolete] v.
ihlal etmekten kaçınmak respect v.
ihlal etmek impinge on v.
ihlal edilmiş violated adj.
ihlal edici derogatory adj.
ihlal eden derogating adj.
ihlal eden violating adj.
ihlal edilmemiş unbroken adj.
ihlal eden prejudicial adj.
ihlal edilmiş outraged adj.
ihlal edilebilir violable adj.
ihlal edilmiş broken adj.
ihlal etmeyen offenseless adj.
ihlal etmeyen offenceless adj.
ihlal edilemez intransgressible adj.
ihlal edilemez uninfringible adj.
ihlal edilemeyen uninfringible adj.
kanunu ihlal eden unlawlike adj.
ihlal edilmemiş unprofaned adj.
ihlal edilmemiş unviolated adj.
ihlal eden violative adj.
ihlal edici violative adj.
(güven, söz, sözleşme) ihlal edilmiş broken adj.
kuralı ihlal eden offending adj.
yasayı ihlal eden offending adj.
yasal düzenin kurallarını ihlal eden disordinate [obsolete] adj.
ihlal edilemez infractible adj.
gizliliği ihlal eden invasive adj.
adil oyun şartlarını ihlal eden dirty adj.
kabul edilebilir kural veya standartları ihlal eden out-of-bounds adj.
kuralları ihlal eden foul adj.
kuralları ihlal eden out-of-bounds adj.
ihlal içinde in violation adv.
ihlal edilmeksizin inviolately adv.
ihlal eden offender N.
Phrasals
ihlal etmek/girmek muscle in on v.
ihlal etmek intrude upon v.
ihlal etmek intrude on v.
ihlal etmek impose upon [obsolete] v.
ihlal etmek impose on [obsolete] v.
(birisine belli bir ihlal yüzünden) celpname vermek cite (one) for (something) v.
bir şeyi ihlal etmek impinge on something v.
bir şeyi ihlal etmek impinge upon something v.
bir şeyi ihlal etmek infringe upon something v.
bir şeyi ihlal etmek infringe on something v.
(bir şeyin) sınırını ihlal etmemek keep within (something) v.
bir şey sınırını ihlal etmemek keep within something v.
ihlal etmek break in on v.
ihlal etmek break upon v.
ihlal etmek break in on v.
(bir şeyi) ihlal etmek encroach upon (something) v.
(bir şeyi) ihlal etmek encroach on (something) v.
ihlal etmek obtrude upon v.
ihlal etmek run afoul v.
(bir şeyi) ihlal etmek intrude upon (something) v.
(bir şeyi) ihlal etmek intrude on (something) v.
(yasak bölgeyi) ihlal etmek trespass upon (something) v.
(özel hayatı/alanı) ihlal etmek trespass upon (something) [old-fashioned] v.
(özel hayatı/alanı) ihlal etmek trespass on (something) v.
(yasak bölgeyi) ihlal etmek trespass on (something) v.
Phrases
-i ihlal edecek şekilde in violation of expr.
Proverb
yasayı bilmiyor olmak onu ihlal etmek için mazeret değildir ignorance of the law is no excuse
Colloquial
yasayı bilmiyor olmak onu ihlal etmek için mazeret değildir ignorance of the law is no excuse for breaking it expr.
Idioms
nezaket/görgü kurallarını ihlal etme breach of etiquette n.
nezaket/görgü kurallarını ihlal etme breach of decorum n.
birisine belli bir ihlal yüzünden celpname vermek cite someone for something v.
birinin sınırını ihlal etmek poach on someone's territory v.