ihlal - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ihlal



Bedeutungen von dem Begriff "ihlal" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ihlal breach n.
ihlal infringement n.
ihlal violation n.
General
ihlal derogation n.
ihlal delict n.
ihlal negligence n.
ihlal infringe n.
ihlal delictum n.
ihlal contravention n.
ihlal invasion n.
ihlal transgression n.
ihlal intrusion n.
ihlal violation n.
ihlal infraction n.
Trade/Economic
ihlal infringements n.
ihlal violation n.
Law
ihlal aggravated trespass n.
ihlal aggression n.
ihlal trespass n.
ihlal breach n.
ihlal infringement n.
Politics
ihlal infringement n.
ihlal violation n.
ihlal transgression n.
Technical
ihlal infraction n.
Computer
İhlal violation n.
Literature
ihlal alteration n.
Geology
ihlal transgression n.

Bedeutungen, die der Begriff "ihlal" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 224 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ihlal etmek violate v.
General
ihlal etmek disturb v.
ihlal etmek derogate from v.
ihlal etmek trespass on v.
ihlal etmek invade v.
ihlal etmek (sözleşme maddesi) infringe v.
ihlal etmek break v.
ihlal etmek contravene v.
ihlal etmek transgress v.
ihlal etmek mar v.
hava sahasını ihlal etmek violate airspace v.
ihlal etmek violate v.
ihlal etmek infringe v.
ihlal etmek infract v.
anlaşmayı ihlal etmek go back on the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek go back on the contract v.
anlaşmayı ihlal etmek break the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek break the contract v.
anlaşmayı ihlal etmek renege on the agreement v.
sözleşmeyi ihlal etmek renege on the contract v.
sözleşmeyi ihlal etmek violate the contract v.
anlaşmayı ihlal etmek violate the agreement v.
sözleşme hükümlerini ihlal etmek break the terms of a contract v.
hakkını ihlal etmek violate one's right v.
hakkını ihlal etmek infringe one's right v.
kuralı ihlal etmek violate the rule v.
kuralı ihlal etmek flout the rule v.
kuralı ihlal etmek disregard the rule v.
kuralı ihlal etmek be in breach of the rule v.
kuralı ihlal etmek break the rule v.
kuralı ihlal etmek fall foul of the rule v.
ihlal etmek derange v.
ihlal etmek derogate v.
vasiyeti ihlal etmek break a will v.
(bir yasayı, kuralı veya politikayı) ihlal ederek veya uymayarak göstermek honor in the breach v.
kuralları ihlal etmek break the rules v.
ihlal etmek traduce v.
sınırı ihlal etmek encroach v.
ihlal etmek entrench v.
ihlal etme infringing n.
hukuku ihlal nedeniyle verilen ceza sanction n.
yapıcı ihlal constructive breach n.
ihlal eden transgressor n.
kanunları ihlal eden kimse lawbreaker n.
ihlal etme effraction n.
ihlal eden violator n.
ihlal eden kimse infringer n.
ihlal eden effractor n.
küçümseyerek yasaları ihlal eden scofflaw n.
ihlal etme transgression n.
ihlal edilmemiş olma inviolateness n.
ihlal etme violation n.
ihlal eden infringer n.
ihlal etmeme nonintrusion n.
ihlal niteliği taşımayan şey nonviolation n.
ihlal etme violating n.
idari ihlal administrative violation n.
yemini ihlal oathbreaking n.
ihlal edilemez şey untouchable n.
ihlal etme evildoing n.
kanunu ihlal etme malum n.
ihlal edilmiş violated adj.
ihlal edici derogatory adj.
ihlal eden derogating adj.
ihlal eden violating adj.
ihlal edilmemiş unbroken adj.
ihlal eden prejudicial adj.
ihlal edilmiş outraged adj.
ihlal edilebilir violable adj.
ihlal edilmiş broken adj.
ihlal etmeyen offenseless adj.
ihlal etmeyen offenceless adj.
ihlal edilemez intransgressible adj.
ihlal edilemeyen uninfringible adj.
ihlal edilemez uninfringible adj.
kanunu ihlal eden unlawlike adj.
ihlal edilmemiş unprofaned adj.
ihlal edilmemiş unviolated adj.
ihlal eden violative adj.
ihlal edici violative adj.
ihlal içinde in violation adv.
Phrasals
ihlal etmek impose on [obsolete] v.
ihlal etmek impose upon [obsolete] v.
(birisine belli bir ihlal yüzünden) celpname vermek cite (one) for (something) v.
ihlal etmek intrude upon v.
ihlal etmek intrude on v.
ihlal etmek/girmek muscle in on v.
bir şeyi ihlal etmek impinge upon something v.
bir şeyi ihlal etmek impinge on something v.
bir şeyi ihlal etmek infringe upon something v.
mülkiyet haklarını çiğnemek/ihlal etmek infringe upon something v.
bir şeyi ihlal etmek infringe on something v.
mülkiyet haklarını çiğnemek/ihlal etmek infringe on something v.
(bir şeyin) sınırını ihlal etmemek keep within (something) v.
bir şey sınırını ihlal etmemek keep within something v.
Phrases
-i ihlal edecek şekilde in violation of expr.
Colloquial
anlaşmayı bozan/ihlal eden/çiğneyen durum deal breaker n.
yasayı bilmiyor olmak onu ihlal etmek için mazeret değildir ignorance of the law is no excuse for breaking it expr.
Idioms
birisine belli bir ihlal yüzünden celpname vermek cite someone for something v.
birinin sınırını ihlal etmek poach on someone's territory v.
nezaket/görgü kurallarını ihlal etme breach of decorum n.
nezaket/görgü kurallarını ihlal etme breach of etiquette n.
Trade/Economic
anlaşmayı ihlal etmek break a contract v.
ihlal etmek infring v.
ihlal etmek infringe v.
ihlal etmek break v.
esaslı ihlal material breach n.
grevi ihlal eden strikebreaker n.
görevi ihlal etme laches n.
grevi ihlal eden blackleg n.
ihlal etme infringement n.
ihlal maliyeti tazminatı breakage costs indemnity n.
ihlal etme annulment n.
kanunu ihlal breach of the law n.
kuralları ihlal violation of rules n.
patent alameti farika gibi ihlal infringement n.
(ihlal durumunda) itiraz hakkından feragat etme waiver of breach n.
Law
akdi ihlal edecek şekilde davranmak impair v.
anayasa hükümlerini ihlal etmek violate the provisions of the constitution v.
asayişi ihlal etmek break the peace v.
ihlal etmek breach v.
ihlal etmek violate v.
ihlal etmek impair v.
ihlal etmek infringe v.
ihlal nedeniyle dava açmak bring an action for an infringement v.
ihlal etmek transgress v.
ihlal etmek prejudice v.
kanunu ihlal etmek contravene v.
kanunu ihlal etmek infringe the law v.
nakzetmek ihlal etmek violate v.
kanunu ihlal etmek violate the law v.
sokağa çıkma yasağını ihlal etmek break the curfew v.
sokağa çıkma yasağını ihlal etmek defy the curfew v.
sözleşmeyi ihlal ederek işi bırakmak jump v.
başkalarının hakkını ihlal ederek ele geçirmek jump v.
açık ihlal clear violation n.
açık ihlal open breach of n.
açık ihlal flagrant violation n.
ağır ihlal gross breach n.
ağır ihlal grave violation n.
ağır ihlal grave breach n.
aleni ihlal flagrant violation n.
aleni ihlal open breach of n.
başkasının haklarını ihlal eden davranış wrongful act n.
esaslı ihlal material breach n.
haberleşmenin gizliliğini ihlal violation of confidentiality of communication n.
hürriyeti ihlal etme liberticide n.
hürriyeti ihlal eden kimse liberticide n.
ihlal cezası break penalty n.
ihlal tehdidi threatened breach n.
ihlal eden taraf party in breach n.
ihlal edilmezlik inviolability n.
ihlal durumunun olmaması noninfringement n.
ihlal davası infringement suit n.
ihlal davası infringement case n.
ihlal iddiası alleged violation n.
ihlal davası action for infringement n.
ihlal etmeme noninfringement n.
ihlal edildiği iddiası alleged violation n.
ihlal tarihi date of breach n.
kanunu ihlal suçu offence against the law n.
kanunun ihmal sonucu ihlal edilmesi negligent violation of statute n.
kanunu ihlal offence n.
kanunu ihlal etme breach of law n.
kanunu ihlal offense n.
kanunu ihlal suçu offense against the law n.
kanunu ihlal etme contravention n.
konut dokunulmazlığını ihlal violation of dwelling immunity n.
kusurlu ihlal culpable violation n.
mesken masuniyetini ihlal eden şahıs effractor n.
önceden ihlal halinde çareler remedies upon anticipatory reputation n.
özel hayatın gizliliğini ihlal violation of privacy n.
özel bir hakkı ihlal eden kusurlu fiil private wrong n.
önceden yapılan ihlal anticipatory breach n.
resmi bir görevin ihlal edilmesi breach of official duty n.
sözleşmeden feragat edilmesi ile ihlal waiver of breach n.
sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle açılan zarar ziyan davası action of assumpsit n.
sözleşmenin esasına ilişkin ihlal material breach n.
sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle açılan zarar ziyan davası assumpsit n.
uyulması gereken şartların fail tarafından ihlal edilmesi breach of the conditions to be observed by the offender n.
yasal ihlal legal violation n.
yasal ihlal legal breach n.
yasal ihlal legal infringement n.
yaygın ve kapsamlı şekilde ihlal widespread and gross violation n.
asayişi ihlal edici disorderly adj.
ihlal edilemez inviolable adj.
ihlal edilemez shall not be violated expr.
işbu sözleşmenin ihlal edilmesi veya ihlal tehditi altında bulunması veya bilinçli ve kasıtlı ihlali durumunda in the event of a breach or threatened breach or intended breach of this agreement expr.
işbu sözleşmenin ihlal edilmesi veya ihlal riski altında bulunması veya bilinçli ve kasıtlı ihlali durumunda in the event of a breach or threatened breach or intended breach of this agreement expr.
işbu anlaşmanın ihlal edilmesi veya ihlal tehditi altında bulunması veya bilinçli ve kasıtlı ihlali durumunda in the event of a breach or threatened breach or intended breach of this agreement expr.
Politics
ihlal etmek abuse v.
ateşkesi ihlal eden kimse trucebreaker n.
bağımsızlığı ihlal violation of sovereignty n.
barışı ihlal breach of the peace n.
ihlal durumu case of infringement n.
idari ihlal administrative infraction n.
ihlal davası action for infringement n.
sözleşmeden doğan yükümlülüğünün ihlal edilmesi breach of contractual obligation n.
Institutes
işçi sendikası ile işverenin anlaştığı prosedürleri ihlal eden iş bırakma eylemi unconstitutional strike n.
Industry
işten çıkarılmayı gerektirecek kadar ciddi (suç, ihlal) sackable adj.
Technical
ihlal altyordamları violation subroutines n.
Computer
ihlal altyordamları violation subroutines n.
ihlal yok no breach expr.
oyun kurallarını ihlal ettiniz ve hesabınız askıya alındı you violated the game rules and your account is suspended expr.
Automotive
trafik kuralını ihlal traffic violation n.
Traffic
trafik kurallarını ihlal violation of the traffic rules n.
Psychology
perhizi ihlal etkisi abstinence violation effect n.
Physics
heisenberg'in belirsizlik ilkesine göre kısa bir süre için var olan ve varlığının devamı enerjinin korunumu yasasını ihlal edecek olan atom altı parçacık virtual particle n.
History
bir vasalın derebeyinin karısı üzerindeki tasarruf hakkını ihlal etmesi sebebiyle ceza olarak ödediği para maritage n.
bir vasalın derebeyinin karısı üzerindeki tasarruf hakkını ihlal etmesi sebebiyle ceza olarak ödediği para maritagium n.
Religious
şabat geleneğini ihlal eden kimse sabbath breaker n.
Military
ihlal (sınır) incursion n.
ihlal ön raporu violation immediate report n.
kaçak veya uygulanan ambargoyu ihlal edecek herhangi bir nitelik taşımaması cleared vessel n.
tel örgü ihlal algılayıcısı fence disturbance sensor n.
gizliliği ihlal edilmiş compromised adj.
Sport
ragbide topun elle veya kolla vurularak yere veya başka bir oyuncuya çarptırılmasıyla yapılan ihlal knock-on n.
Basketball
üç saniye kuralını ihlal etmek violate the three-second rule n.
3 saniye kuralını ihlal etmek violate the three-second rule n.
Latin
asayişi ihlal etmek exfrediare v.
Archaic
kanunu ihlal eden delictal adj.
kanunu ihlal eden delictual adj.
ihlal edilmiş violate adj.
Slang
ünlülerin özel hayatlarını ihlal edecek şekilde peşinde dolaşıp bilgi koparmaya çalışan basın mensubu ratpack n.