oneself - Turco Inglés Diccionario

oneself

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oneself — Definition

Significado:
kendi
Pronunciación (IPA):
(AmE /wʌnˈsɛlf/ – BrE /wʌnˈsɛlf/)
Categoría gramatical:
Zamir

Significados de "oneself" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
oneself pron. kendisi
Drugs are not, though, an accident of fate to which one must resign oneself.
Ancak uyuşturucular, kişinin kendini teslim etmesi gereken bir kader kazası değildir.

More Sentences
oneself pron. kendi kendini
If one knows oneself, no conflict would exist.
Eğer insan kendi kendini bilirse anlaşmazlık olmaz.

More Sentences
oneself pron. bizzat
The emancipation of the working class is the task of the workers themselves.
İşçi sınıfının kurtuluşu bizzat işçilerin görevidir.

More Sentences
oneself pron. kendi kendine
oneself pron. kendi
oneself pron. biri
oneself pron. kimse
oneself pron. birisi
oneself pron. kendisidir
oneself pron. kendisiyle

Significados de "oneself" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
let oneself go v. coşmak
come to oneself v. ayılmak
lose oneself v. kendini kaybetmek
by oneself adv. kendi kendine
General
dressing oneself n. giyinme
exposing oneself n. teşhir
abasing oneself n. küçülme
undressing oneself n. soyunma
prostrating oneself in prayer n. secde
changing oneself n. kendini değiştirme
representation of oneself as n. kendini ... olarak tanıtma
representation of oneself as n. kendini olarak tanıtma
dramatizing oneself n. kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme
dramatising oneself n. kendini, özelliklerini, yetkilerini abartarak ifade etme
dramatizing oneself n. kişinin kendini acındırması
dramatising oneself n. kişinin kendini acındırması
laugh oneself silly n. gülmekten kırılmak
the desire to prove oneself n. kendini kanıtlama isteği
please oneself v. canının istediği gibi hareket etmek
conduct oneself v. belirli bir şekilde davranmak
occupy oneself v. meşgul olmak
make a distinguished name for oneself v. adından söz ettirmek
cut oneself off from outside world v. dış dünyayla ilişkisini kesmek
sit oneself v. oturmak
rub oneself v. sürtünmek
make a name for oneself v. ad yapmak
debate with oneself v. düşünüp taşınmak
spread oneself v. yayılmak
shit oneself v. altına etmek
model oneself on v. kendine örnek almak
abandon oneself to v. kendini kaptırmak
improve oneself v. kendini geliştirmek
break oneself of a habit v. bırakmak
possess oneself v. kendini tutmak
think oneself important v. kendini bir şey sanmak
assert oneself v. kendini göstermek
concern oneself v. ilgilenmek
give an account of oneself v. kendisi hakkında hesap vermek
revenge oneself on v. intikamını almak
wear oneself out v. parçalanmak
immerse oneself in something v. kendini kaptırmak
go away by oneself v. başını alıp gitmek
acquaint oneself with something v. öğrenmek
dissociate oneself from v. uzak durmak
gird oneself with v. takmak
get oneself talked about v. dile düşmek
present oneself v. gelmek
towel oneself v. havluyla kurulanmak
lash oneself into a fury v. kudurmak
pass oneself off as v. süsü vermek
make oneself accepted among v. kendini kabul ettirmek
unbrace oneself v. gevşemek
give oneself a stretch v. gerinmek
adjust oneself to v. kendini alıştırmak
seat oneself v. oturmak
show oneself v. görünmek
collect oneself v. kendini toparlamak
endear oneself to someone v. kendini birine sevdirmek
put oneself up v. şişinmek
excuse oneself v. izin istemek
pick oneself up v. yere düşmüşken ayağa kalkmak
possess oneself of v. zaptetmek
play with oneself v. mastürbasyon yapmak
avenge oneself v. öç almak
preen oneself v. saçını başını düzeltmek
plume oneself on v. böbürlenmek
approve oneself v. görünmek
ensconce oneself v. gizlenmek
contain oneself v. kendini tutmak
piss oneself v. altına kaçırmak
collect oneself v. toparlanmak
shake oneself v. silkelenmek
distress oneself v. canını sıkmak
not control oneself v. kendine hakim olamamak
put oneself to expense v. masrafa girmek
undress oneself v. soyunmak
give oneself airs v. çalım satmak
adapt oneself to v. kendini alıştırmak
assert oneself v. otoritesini kabul ettirmek
praise oneself v. övünmek
shoot oneself in the foot v. bindiği dalı kesmek
align oneself with v. uyuşmak
have oneself to thank for v. bir şeyin suçlusu olmak
revenge oneself on v. intikam almak
ally oneself with v. ile birleşmek
impose oneself on v. musallat olmak
ingratiate oneself v. yaranmak
preen oneself v. saçını başını özenle düzeltmek
concern oneself with v. ile ilgilenmek
exert oneself v. uğraşmak
gorge oneself on v. midesini bir şey ile tıka basa doldurmak
compose oneself v. kendini toplamak
free oneself v. kurtulmak
save oneself v. başının çaresine bakmak
comport oneself v. hareket etmek
commit oneself v. ne düşündüğünü söylemek (bir konuda)
draw all attention towards oneself v. tüm dikkatleri üzerine çekmek
gird oneself with v. takınmak
get above oneself v. kendini bir şey sanmak
accommodate oneself to v. ayak uydurmak
gird oneself v. sarınmak
plume oneself on v. övünmek
let oneself in v. kapıyı anahtarla açıp içeriye girmek
constrain oneself v. sıkınmak
adjust oneself v. intibak etmek
flatter oneself v. gururlanmak
gird oneself with v. kuşanmak
make oneself acquainted with v. öğrenmek
ruin oneself in vain v. kendini boş yere harap etmek
work oneself up into a rage v. öfkelenmek
absent oneself v. bulunmamak
wrap oneself up in v. bürünmek
take something on oneself v. bir işi kendiliğinden yapmak
absent oneself v. gelmemek
exert oneself v. gayret sarfetmek
declare oneself v. iddia etmek
abase oneself v. kendini alçaltmak
bestir oneself v. canlanmak
comb oneself v. taranmak
wrap oneself up v. bürünmek
be unable to contain oneself for v. yerinde duramamak
hide oneself v. gizlenmek
content oneself v. yetinmek
perjure oneself v. yalan yere yemin etmek
curl oneself up v. dertop olmak
lick oneself v. yalanmak
give a good account of oneself v. kendini göstermek
deport oneself v. hareket etmek
collect oneself v. kendini toplamak
compose oneself v. sakinleşmek
discharge oneself v. içini boşaltmak
put oneself in another's place v. kendini başkasının yerine koymak
demean oneself v. kendini küçük düşürmek
hurl oneself v. fırlamak
take care of oneself v. kendine dikkat etmek
piss oneself laughing v. gülmekten altına işemek
perk oneself v. canlanmak
make a pig of oneself v. tıka basa yemek
recreate oneself v. dinlenmek
be full of oneself v. kendini beğenmek
lend oneself to v. yanaşmak
distinguish oneself v. ayrılaşmak
reverse oneself on v. daha önce savunduğunun tersini savunmaya başlamak
conduct oneself v. davranmak
make oneself presentable v. kendine bir çekidüzen vermek
hang oneself v. kendini asmak
plank oneself down v. pat diye oturmak
explain oneself v. kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak
hump oneself v. gayret etmek
get hold of oneself v. kendini tutmak