stiring - Turco Inglés Diccionario

stiring

stiring — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /stɜːr/ – BrE /stɜː/)
Categoría gramatical:
Fiil: stir (stirs – stirred – stirring)
Sinónimo:
mix, provoke
Antónimos:
still

Significados de "stiring" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
stir v. karıştırmak
Stir the mixture lightly and let it stand until it separates.
Karışımı hafifçe karıştırın ve ayrılıncaya kadar bekletin.

More Sentences
General
stir n. heyecan
The discovery of the ancient burial caused a stir among archaeologists.
Antik mezarın keşfi arkeologlar arasında heyecan yarattı.

More Sentences
stir n. (sıvıyı) karıştırma
Give the paint a stir before you use it.
Boyayı kullanmadan önce bir karıştırın.

More Sentences
stir v. kımıldamak
Tom didn't stir.
Tom yerinden kımıldamadı.

More Sentences
stir v. ortalık karıştırmak
A recent interview with a German newspaper stirred up some turmoil.
Kısa bir süre önce bir Alman gazetesine verdiği röportaj ortalığı karıştırdı.

More Sentences
stir v. canlandırmak
Talking to his grandfather stirred up fond memories from his childhood.
Büyükbabasıyla konuşmak çocukluğundaki güzel anıları canlandırdı.

More Sentences
stir v. harekete geçirmek
Must it always take such horrendous news to stir us into action?
Bizi harekete geçirmek için her zaman böyle korkunç haberler mi gerekiyor?

More Sentences
stir v. kıpırdamak
Something was stirring in the dark.
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.

More Sentences
stir v. karıştırmak
Stir the mixture lightly and let it stand until it separates.
Karışımı hafifçe karıştırın ve ayrılıncaya kadar bekletin.

More Sentences
stir v. (sıvıyı) karıştırmak
He stirred the potion with a wooden stick.
İksiri tahta bir çubukla karıştırdı.

More Sentences
stir v. kıpırdanmak
The defendant stirred restlessly in his seat.
Sanık oturduğu yerde huzursuzca kıpırdandı.

More Sentences
stir v. (oturduğu yerden) ayrılmak
She hasn't stirred from her desk since she started writing.
Yazmaya başladığından beri masasından ayrılmadı.

More Sentences
stir v. sevk etmek
Discontent stirred the factory workers to mutiny.
Yaşanan hoşnutsuzluk fabrika işçilerini isyana sevk etti.

More Sentences
Technical
stir v. karıştırmak
Stir the mixture lightly and let it stand until it separates.
Karışımı hafifçe karıştırın ve ayrılıncaya kadar bekletin.

More Sentences
Slang
stir n. kodes
He may end up in stir even if he is not guilty.
Suçsuz bile olsa yine de kodesi boylayabilir.

More Sentences
General
stir n. canlılık
stir n. karıştırma
stir n. delik
stir n. hapishane
stir n. gürültü
stir n. hareket
stir n. kaynaşma
stir n. karışıklık
stir n. telaş
stir n. çalkantı
stir n. hareketlenme
stir n. patırtı
stir n. karmaşa
stir v. kımıldanmak
stir v. hareket ettirmek
stir v. çay karıştırmak
stir v. harekete geçmek
stir v. kıpırdatmak
stir v. kımıldatmak
stir v. heyecanlandırmak
stir v. çorba karıştırmak
stir v. oynatmak
stir v. uyandırmak
stir v. uyandırmak (belirli bir duyguyu)
stir v. uyanmak
stir v. duygusu uyandırmak
stir v. hissi uyandırmak
stir v. heyecanlanmak
stir v. kalkmak
stir v. canlanmak
stir v. hareketlenmek
stir v. tartışmaya açmak
stir v. gündeme getirmek
stir v. güncellik kazanmak
stir v. trend olmak
stir v. göz önünde bulunmak
stir v. söz konusu olmak
stir v. karışmak
stir v. karıştırılmak
stir v. rahatsız etmek
stir v. dert yaratmak
stir v. başına dert açmak
stir v. sorun çıkarmak
stir v. rahatsızlık vermek
stir v. taciz etmek
Technical
stir v. bir kaşıkla karıştırmak
stir v. çalkalamak
Gastronomy
stir v. kaşıkla karıştırmak

Significados de "stiring" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
stir up the drama n. tartışmayı körüklemek
stir [scotland] n. sör
stir [scotland] n. efendi
stir [scotland] n. bay
stir one's stumps v. kımıldamak
stir one's stumps v. yürümek
create a stir v. sansasyon yaratmak
stir oneself v. kalkıp bir şeyler yapmaya başlamak
not to stir a finger v. parmağını bile kıpırdatmamak
stir up trouble v. problem yaratmak
stir up v. uyandırmak
stir up trouble v. sorun çıkarmak
stir up v. körüklemek
stir up v. heyecanlandırmak
stir up trouble v. problem çıkarmak
stir up v. coşturmak
give something a stir v. bir şeyi karıştırmak
cause a stir v. sansasyon yaratmak
stir up v. karıştırmak
stir up v. teşvik etmek
create a stir v. heyecan yaratmak
stir up v. başlatmak
stir up trouble v. ortalığı karıştırmak
create a stir v. herkesin ilgisini çekmek
stir up trouble between people v. müzevirlik etmek
stir up v. sebep olmak
stir up trouble v. olay çıkarmak
stir up trouble v. karışıklık çıkarmak
cause a stir v. herkesin ilgisini çekmek
stir up v. çırpmak
stir up v. ayağa kaldırmak
stir up v. tahrik etmek
stir up v. galeyana getirmek
cause a stir v. heyecan yaratmak
stir up trouble v. fesat karıştırmak
stir up v. kışkırtmak
stir up one's trouble v. derdini deşmek
stir up one's interest v. ilgisini çekmek
stir up one's interest v. ilgisini uyandırmak
stir up one's trouble v. derdini depreştirmek
stir up a stink v. parmak atmak
cause quite a stir among v. ortamı germek
create quite a stir among v. ortamı germek
stir up the neighborhood v. mahalleyi ayağa kaldırmak
stir controversy v. ihtilaf çıkarmak
stir controversy v. ihtilaf yaratmak
stir up a hornet's nest v. arı kovanına çomak sokmak
stir up a revolt v. ayaklanmayı kışkırtmak
stir up a revolt v. ayaklanma çıkarmak
stir with water v. su ile karıştırmak
cause quite a stir v. ortalığı ayağa kaldırmak
stir one’s sympathies v. sempati uyandırmak
stir. (stirlingshire) abrev. (iskoçya) stirlingshire
stir (stirrup) abrev. üzengi
Phrasals
stir in v. içine karıştırmak
stir into v. içine karıştırmak
stir something around v. karıştırmak
stir around v. kıpırdanmak
stir around v. karıştırmak
stir around v. dağıtmak
stir something around v. dağıtmak
stir around v. dönüp durmak
stir around v. dolanmak
stir something around v. yaymak
stir around v. yaymak
stir to (something) v. içinde (bir şey) uyandırmak
stir to (something) v. (bir şey) haline gelene kadar karıştırmak
stir someone into something v. birini bir şey yapmak için harekete geçirmek
stir someone into something v. birinin bir şey yapmasına neden olmak
stir someone to something v. birini bir şey yapmaya sevk etmek
stir someone into something v. birini galeyana getirmek
stir to (something) v. karıştırarak (bir şey) haline getirmek
stir to (something) v. (bir duruma) sevk etmek
stir someone to something v. birini galeyana getirmek
stir someone into something v. birini kızıştırmak
stir someone into something v. birini bir şey yapmaya sevk etmek
stir someone to something v. birinin içinde bir şey uyandırmak
stir to (something) v. (bir şey) yapmak için harekete geçirmek
stir to (something) v. (bir duruma) neden olmak
stir to (something) v. (bir duruma) yol açmak
stir to (something) v. galeyana getirmek
stir to (something) v. kızıştırmak
stir someone to something v. birinin bir şey yapmasına neden olmak
stir someone to something v. birini bir şey yapmaya yapmaya kışkırtmak
stir someone into something v. birinin içinde bir şey uyandırmak
stir someone to something v. birini kızıştırmak
stir someone into something v. birini bir şey yapmaya yapmaya kışkırtmak
stir to (something) v. (bir şey) yapmaya kışkırtmak
stir someone to something v. birini bir şey yapmak için harekete geçirmek
stir to (something) v. (bir şey) olana kadar karıştırmak
stir into (something) v. heyecanlandırmak
stir into (something) v. (bir şeye) teşvik etmek/kışkırtmak
stir into (something) v. (bir şeye) karıştırmak
stir into (something) v. (bir şeyin) içine karıştırmak
stir into (something) v. galeyana getirmek
Proverb
you should know a man seven years before you stir his fire bir kişiyi iyice tanımadan işlerine karışma
you should know a man seven years before you stir his fire iyi tanımadığın kişilerin işlerine burnunu sokma
you should know a man seven years before you stir his fire tanımadığın insanlara temkinli yaklaş
you should know a man seven years before you stir his fire başkasının işine karışma
you should know a man seven years before you stir his fire tanımadığın insanların işine burnunu sokma
you should know a man seven years before you stir his fire başkasının işine burnunu sokma
Colloquial
stir [new zealand] n. parti
stir [new zealand] n. cümbüş
stir [new zealand] n. curcuna
stir [new zealand] n. müzikli eğlence
Idioms
stir up a hornet's nest v. arının yuvasına çöp dürtmek
stir up a hornet's nest v. yıldırımları üstüne çekmek
stir one's blood v. kanını kaynatmak
stir up a hornet's nest v. yıldırımları üstüne çekmek
stir up a hornet's nest v. fincancı katırlarını ürkütmek
stir one's blood v. ilgisini çekmek
stir one's blood v. canı istemek
stir the blood v. heyecanlandırmak
stir one's blood v. heyecanlandırmak
stir the blood v. ilgisini çekmek
stir the blood v. kanını kaynatmak
stir the blood v. canı istemek
cause quite a stir v. karışıklığa neden olmak
cause quite a stir v. soruna neden olmak
go stir-crazy v. delirmek
get stir-crazy v. delirmek
get stir-crazy v. çileden çıkmak
go stir-crazy v. çileden çıkmak
stir trouble up v. sorun yaratmak
stir someone up v. birisini galeyana getirmek
stir someone up v. birisini heyecanlandırmak
stir trouble up v. sorun çıkartmak
stir the pot v. ara bozup kavga çıkarmak
stir the pot v. ortalığı karıştırmak
stir the pot v. tırnak kaşımak
stir the possum [australia] v. tartışmayı/anlaşmazlığı alevlendirmek
stir the possum [australia] v. kışkırtmak
stir the possum [australia] v. anlaşmazlığı teşvik etmek
stir the possum [australia] v. galeyana getirmek
stir the possum [australia] v. tartışmayı/anlaşmazlığı tetiklemek
stir the possum [australia] v. ortalığı kızıştırmak
stir the possum [australia] v. ortalığı karıştırmak
stir the possum [australia] v. anlaşmazlığı körüklemek
create a stir v. insanların ilgisini çekmek
create a stir v. ortalığı karıştırmak
create a stir v. karışıklığa/soruna neden olmak
cause a stir v. karışıklığa/soruna neden olmak
cause a stir v. ortalığı karıştırmak
cause a stir v. insanların ilgisini çekmek
stir up a hornets' nest v. arının yuvasına çöp dürtmek
stir up a hornets' nest v. arı kovanına çomak sokmak
stir up a hornets' nest v. fincancı katırlarını ürkütmek
stir your stumps v. harekete geçmek
stir up a hornets' nest v. yıldırımları üstüne çekmek
stir your stumps v. yürümek