talimat - Turco Inglés Diccionario

talimat

Significados de "talimat" en diccionario inglés turco : 42 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
talimat instruction n.
I was given instructions not to let anyone in.
Kimseyi içeri almamam konusunda talimat aldım.

More Sentences
talimat instructions n.
The instructions to be followed in an emergency are only in one language.
Acil durumlarda uyulması gereken talimatlar yalnızca bir dilde verilmektedir.

More Sentences
General
talimat directions n.
If the Council had followed his directions, the basic conditions would have been different now.
Eğer Konsey onun talimatlarına uymuş olsaydı, temel koşullar şu anda farklı olurdu.

More Sentences
talimat prescription n.
The president's prescription for the pandemic didn't meet expectations.
Başkanın pandemi için yazdığı talimat beklentileri karşılamadı.

More Sentences
talimat order n.
Sorry, but we have orders.
Üzgünüm, ama aldığımız talimat bu.

More Sentences
Trade/Economic
talimat instruction n.
I was given instructions not to let anyone in.
Kimseyi içeri almamam konusunda talimat aldım.

More Sentences
talimat mandate n.
I know that the Commission is in the course of setting this up and that a research mandate has been issued.
Komisyon'un bunu kurma aşamasında olduğunu ve bir araştırma talimatı verildiğini biliyorum.

More Sentences
talimat order n.
Sorry, but we have orders.
Üzgünüm, ama aldığımız talimat bu.

More Sentences
talimat directions n.
If the Council had followed his directions, the basic conditions would have been different now.
Eğer Konsey onun talimatlarına uymuş olsaydı, temel koşullar şu anda farklı olurdu.

More Sentences
Law
talimat prescription n.
The president's prescription for the pandemic didn't meet expectations.
Başkanın pandemi için yazdığı talimat beklentileri karşılamadı.

More Sentences
talimat mandate n.
I know that the Commission is in the course of setting this up and that a research mandate has been issued.
Komisyon'un bunu kurma aşamasında olduğunu ve bir araştırma talimatı verildiğini biliyorum.

More Sentences
Automotive
talimat instruction n.
I was given instructions not to let anyone in.
Kimseyi içeri almamam konusunda talimat aldım.

More Sentences
Military
talimat instruction n.
I was given instructions not to let anyone in.
Kimseyi içeri almamam konusunda talimat aldım.

More Sentences
talimat instructions n.
The instructions to be followed in an emergency are only in one language.
Acil durumlarda uyulması gereken talimatlar yalnızca bir dilde verilmektedir.

More Sentences
General
talimat mainstream n.
talimat commission n.
talimat rule n.
talimat directive n.
talimat direction n.
talimat precept n.
talimat charge n.
talimat brief n.
talimat advice n.
talimat regence [obsolete] n.
talimat decretal n.
talimat imposition [obsolete] n.
talimat information [obsolete] n.
talimat pedagogy n.
talimat preception n.
talimat rubric n.
Colloquial
talimat coordinate n.
Trade/Economic
talimat guideline n.
Law
talimat regulated tenancy n.
talimat regulations n.
talimat letter rogatory n.
Politics
talimat directive n.
talimat mandatory instructions v.
Technical
talimat directive n.
talimat direction n.
Education
talimat paedagogy n.
talimat foundation n.
Latin
talimat mandatum n.

Significados de "talimat" con otros términos en diccionario inglés turco: 118 resultado(s)

Turco Inglés
General
talimat el kitabı instructions handbook n.
talimat kitabı instruction book n.
geçici talimat provisional order n.
talimat kılavuzu using guide n.
talimat verme giving instruction n.
koruyucu talimat protective order n.
bir dizi basit talimat a simple set of instructions n.
duruşma bitiminde hakimin jüriye verdiği talimat charge n.
havaya atılan hedefi vuracak kimsenin hedefin serbest bırakılması için verdiği talimat mark n.
yanlış talimat misinstruction n.
gizli olmayıp yazılabilen talimat metni monitor n.
talimat veren kimse instructer [obsolete] n.
talimat kılavuzu doctrinal [obsolete] n.
zedelenme veya sakatlık durumunda fiziksel tedavi için verilen yazılı talimat prescription n.
kart gibi masa oyunları için talimat kitabı hoyle n.
posta türünü belirten veya talimat veren ifade indicia n.
anlaşılır talimat how-to n.
talimat verme steer n.
talimat almak be instructed v.
talimat vermek give instructions v.
talimat almak receive instruction v.
talimat veya bilgi vermek brief v.
talimat vermek instruct v.
talimat yerine getirmek carry out instruction v.
talimat almak take direction v.
yeniden talimat vermek reinstruct v.
talimat vermek betutor v.
mesajla talimat vermek message v.
talimat vermek inform [obsolete] v.
koçtan talimat almak coach v.
önceden talimat vermek preinstruct v.
okul müdürü gibi talimat vermek: okul müdürlüğü yapmak schoolmaster v.
talimat vermek steven [obsolete] v.
talimat vermek order v.
talimat verilmemiş uninstructed adj.
talimat veren instructing adj.
talimat verilmemiş unbriefed adj.
ikna etmeye veya talimat vermeye yönelik (yazı vb.) protreptic adj.
talimat verilebilir instructible adj.
talimat veren precipient adj.
talimat verilmiş ordered adj.
yeni bir talimat verilene kadar till further notice adv.
talimat üzerine on instruction adv.
talimat üzerine upon instruction adv.
Idioms
ideal ama gerçekçi olmayan talimat ya da tavsiye a counsel of perfection n.
(birine) nazikçe bir talimat vermek give (someone) a nudge v.
Trade/Economic
ilk talimat limanı first port of call n.
umumi talimat general instruction n.
talimat risalesi directory n.
talimat kontrat durum mesajı instruction contract status message n.
talimat mesajı instruction message n.
kesin talimat strict order n.
müşteri talimat verdiği sırada brokerin elde ettiği en iyi fiyat üzerinden at the market adv.
Law
talimat genelgeleri circular instructions n.
açık talimat clear instruction n.
talimat verme giving instruction n.
bir ilanın dizilmesi fakat ikinci bir emre kadar yayınlanmaması konusunda gazete veya dergi yönetimine verilen talimat wait-order n.
jüriye hukuk kurallarının tatbiki ve delillerin değerlendirilmesi hususunda verilen talimat jury instruction n.
görüşmelerin ardından davacı tarafından mahkemeye sunulan talimat alma dilekçesi summons for direction n.
talimat ve muvafakat advice and consent n.
yargılama esnasında hakimin jüriye verdiği uyulması zorunlu olan talimat peremptory instruction n.
davacı tarafından mahkemeye sunulan talimat alma dilekçesi summons for directions n.
diğer suçlulara talimat veren suçlu fagin n.
yargıç veya mahkemenin yazılı olarak verdiği, karar veya hüküm olmayan talimat order n.
yayın yasağı hususunda yasağın kendisinden bahsedilmesini dahi kısıtlayan talimat super-injunction n.
avukata talimat vermek brief [uk] v.
Politics
politik talimat policy prescription n.
devamlı talimat standing operating procedure n.
maslahatgüzarın hükümetten talimat istediği nota referendum n.
Technical
talimat plakası instruction plate n.
genel talimat general order n.
talimat kitabı instruction book n.
talimat vermek instruct v.
Computer
virüslü bilgisayara diğer bilgisayar sistemlerine virüs göndermesi için talimat veren kod zombie n.
virüslü bilgisayara diğer bilgisayar sistemlerine virüs göndermesi için talimat veren kod zombi n.
bilgisayar programında bazı değişkenlerin değerine bağlı olarak normal talimat dizisinin kontrolü bıraktığı program talimatı dizisi branch n.
bilgisayar programında bazı değişkenlerin değerine bağlı olarak normal talimat dizisinin kontrolü bırakmasıyla yerine getirilen talimatlar branch n.
talimat verme run n.
fonksiyon, talimat veya programa geçen referans değer parameter n.
bir koşulun sağlanma durumunu düzenli kontrol eden talimat poller n.
bilgisayar yazılımı veya donanımının kullanımına ilişkin yazılı talimat, yorum gibi bilgiler documentation n.
bir dalın var olması nedeniyle kontrolü başka bir talimat dizisine bırakmak branch v.
(program veya talimat) uygulamak run v.
(program üzerinde) tek bir talimat çalıştırmak single-step v.
(bilgisayara) tek bir talimat yürüttürmek step v.
Telecom
telgrafçılara talimat vermekte kullanılan telgraf kodunun nokta ve çizgi seslerini otomatik olarak oluşturan bir cihaz omnigraph n.
Electric
alfasayısal kodlu talimat alphanumeric instruction n.
ana talimat bandı master instruction tape n.
çok adresli talimat multiple address instruction n.
micro talimat microinstruction n.
dinamik talimat dynamic instruction n.
makro talimat macroinstruction n.
dört adresli talimat four-address instruction n.
bir adresli talimat one-address instruction n.
operasyonel talimat function n.
Traffic
yazılı talimat written instructions n.
Aeronautic
hava trafik kontrolörü tarafından verilecek bir sonraki talimat zamanı expect further clearance time n.
muhtemel kalkış talimat zamanı expected departure clearance time n.
ön talimat briefing n.
Psychology
ön talimat advance directive n.
Chemistry
talimat kitabı instruction manual n.
Social Sciences
program veya düzenlemenin ayrıntılarını talimat halinde yayınlayan belge directive n.
Religious
ahlaki ve etik talimat ile ilgili paraenetical adj.
ahlaki ve etik talimat ile ilgili paraenetic adj.
Military
talimat verme limanı indoctrination port n.
teknik talimat technical order n.
zorlama (talimat) enforcement n.
tıbbi ek talimat medical annex n.
özel talimat specific guidance n.
özel teknik talimat special technical instruction n.
devamlı talimat standard operating procedures n.
idari talimat administrative instructions n.
askeri talimat uyarınca temel haber toplama ve işleme koşulları public affairs ground rules n.
talimat verilmemiş unordered adj.
Music
piyanistin sol elle çalması gerektiğini belirten talimat main-gauche n.
Latin
roma'dan/papa'dan talimat geldi, dava/mesele bitti roma locuta est, causa finita est (rome has spoken, the cause is ended) expr.
Archaic
müzikle talimat vermek music v.
talimat vermek possess v.