apart - Turc Anglais Dictionnaire

apart

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

apart — Definition

Signification:
ayrı, ayrı ayrı, aralıklı
Prononciation (IPA):
(AmE /əˈpɑːrt/ – BrE /əˈpɑːt/)
Partie du discours:
Zarf / Sıfat
Synonymes:
separately, aside, away
Antonymes:
together, united, adjacent

Sens de "apart" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
apart adv. ayrı
I keep my private life apart from my professional life.
Özel hayatımı iş hayatımdan ayrı tutarım.

More Sentences
General
apart adv. birbirinden ayrı
I think we should spend some time apart from each other.
Bence birbirimizden ayrı biraz zaman geçirmeliyiz.

More Sentences
apart adv. ayrı olarak
RenderWare will be managed apart from EA's local studios.
RenderWare, EA'nın yerel stüdyolarından ayrı olarak yönetilecek.

More Sentences
apart adv. uzakta
We'll be there in five minutes; we are only two miles apart.
Beş dakika içinde orada oluruz; birbirimize sadece iki mil uzaktayız.

More Sentences
apart adv. ayrı
I keep my private life apart from my professional life.
Özel hayatımı iş hayatımdan ayrı tutarım.

More Sentences
apart adv. parça parça
My grandfather took the watch apart to fix it.
Büyükbabam saati tamir etmek için parça parça etti.

More Sentences
apart adv. arasında
Their graduation dates are two months apart.
Mezuniyet tarihleri arasında iki ay var.

More Sentences
Law
apart adv. ayrı
I keep my private life apart from my professional life.
Özel hayatımı iş hayatımdan ayrı tutarım.

More Sentences
Technical
apart adv. ayrı
I keep my private life apart from my professional life.
Özel hayatımı iş hayatımdan ayrı tutarım.

More Sentences
General
apart adj. farklı özellikleri olan
apart adv. ayrı bir yere
apart adv. bir yana
apart adv. uzağa
apart adv. bir tarafta
apart adv. başka
apart adv. bir tarafa
apart adv. uzak
apart adv. bir yanda
apart adv. aralıklı
apart adv. ayrı ayrı

Sens de "apart" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
apart sro n.
Education
apart lodgings [uk] n.

Sens de "apart" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
apart from these adv. bunlardan başka
apart from prep. dışında
apart from prep. haricinde
General
a space apart n. ayrı bir yer
setting apart n. ayırma
pull-apart n. çek-ayır
taking apart n. sökme
pick apart v. insafsızca eleştirmek
drift apart v. sürüklenmek
be poles apart v. birbirine zıt olmak
drift apart v. tedricen ayrı düşmek
set apart v. biriktirmek
pull something apart v. bir şeyi çekerek aralamak
stand apart v. uzak durmak
fall apart v. dağılmak
draw apart v. ayrılmak
tease something apart v. bir şeyin tellerini lif lif ayırmak
take apart v. parçalara ayırmak
tell apart v. parça parça konuşmak
take apart v. koparmak
become wide apart v. seyrelmek
set apart v. ayrı tutmak
tear apart v. yırtarak ayırmak
stand apart v. kaçınmak
come apart v. dağılmak
let something become wide apart v. seyrekleştirmek
tease apart v. liflerine ayırmak
drift apart v. uzaklaşmak
pick apart v. çekiştirmek
set apart v. ayırmak
take something apart v. sökmek
keep apart v. ayırmak
keep apart v. uzak tutmak
set something apart v. bir şeyi bir tarafa ayırmak
tell apart v. ayırt etmek
set apart v. bir tarafa koymak
pull something apart v. bir şeyi çekerek parçalara ayırmak
tear it apart v. yırtarak ayırmak
fall apart v. hayatı kararmak
be far apart v. arada dağlar kadar fark olmak
pull two people apart v. iki kişiyi zorla ayırmak
come apart v. parçalanmak
tell people apart v. insanları birbirinden ayırt etmek
be pulled apart v. didik didik olmak
tell things apart v. nesneleri birbirinden ayırt etmek
take apart v. ayırmak
draw apart v. kenara çekmek
set apart v. tahsis etmek
pick apart v. çürütmek (savı)
fall apart v. parçalara ayrılmak
tell apart v. birbirinden ayırmak
take apart v. sökmek
pull apart v. kusur bulmak
pull apart v. eleştirmek
pull apart v. koparmak
pull apart v. çekip ayırmak
be pulled apart v. didik didik etmek
fall apart to pieces v. mücadele yeteneğini kaybetmek
fall apart to pieces v. bin parçaya bölünmek
be picked apart v. eleştirilmek
break apart v. ayrılmak
break apart v. parçalara ayrılmak
set apart v. bir kenara koymak
keep oneself apart v. birisine soğuk davranmak
keep oneself apart v. birine soğuk davranmak
keep oneself apart v. mesafeli davranmak
come apart v. kopuvermek
come apart v. dağılıvermek
be poles apart v. zıt kutuplar olmak
be poles apart v. birbirinin tamamen zıttı olmak
be poles apart v. taban tabana zıt olmak
be poles apart v. aralarında dağlar kadar fark olmak
take apart v. parçalarına ayırmak
fly apart v. parçalanmak
fly apart v. tuzla buz olmak
fly apart v. bin parçaya bölünmek
fly apart v. param parça olmak
come apart v. parçalara ayrılmak
come apart v. parça parça olmak
drift apart v. birbirlerinden ayrı düşmek
drift apart v. bağları kopmak
drift apart v. bağı kopmak
drift apart v. teması kesmek
drift apart v. birisiyle olan bağı kopmak
set apart from v. ayırmak
be far apart v. ayrı düşmüş olmak
drift apart v. uzak düşmek
fall apart v. ırak düşmek
fall apart v. uzak düşmek
drift apart v. ırak düşmek
stand apart v. ayrı durmak
draw something apart v. (perde vb.) çekmek
can’t stand to be apart v. ayrı kalmaya dayanamamak
hack something apart v. doğrayarak parçalara ayırmak
be far apart v. uzak düşmüş olmak
live apart from his wife v. eşinden ayrı yaşamak
live apart from her husband v. kocasından ayrı yaşamak
live apart from her husband v. eşinden ayrı yaşamak
live apart from his wife v. karısından ayrı yaşamak
sleep apart v. ayrı uyumak
pull apart v. bölümlemek
pull apart v. makineyi parçalarına ayırmak
pull apart v. parçalarına ayırmak
wide apart adj. ayrık
wide apart adj. seyrek
worlds apart adj. ayrı dünyalara ait
set apart adj. ayrılmış
torn apart adj. parçalara ayrılmış
torn apart adj. lime lime edilmiş
set-apart adj. ötekileştirilen
set-apart adj. yalnız bırakılan
set-apart adj. yalnızlaşan
set-apart adj. ayrıştırılan
set-apart adj. uzaklaştırılan
set-apart adj. yalnız hisseden
set-apart adj. izole olmuş gibi hisseden
apart from this adv. bundan ayrı olarak
apart from us adv. bizden gayrı
apart from this adv. bunun haricinde
joking apart adv. şaka bir yana
apart from us adv. bizden hariç
apart from this adv. bundan başka
miles apart adv. millerce uzakta
apart from these adv. bunların dışında
apart from adv. -den ayrı olarak
joking apart adv. şaka bir tarafa
apart from adv. -den ayrı
a few days apart adv. (birkaç) gün ara ile
an hour apart adv. bir saat arayla
one hour apart adv. bir saat arayla
apart from prep. sayılmazsa
apart from prep. sarfınazar
apart from prep. başka
apart from prep. ile birlikte
apart from prep. ile beraber
apart from prep. bir kenara bırakırsak
apart from prep. sarfınazar edilirse
apart from prep. maada
apart from prep. bir yana
apart from that prep. bunun dışında
apart from all these prep. bütün bunların yanında
apart from prep. -den gayrı
apart from prep. -den başka
apart from prep. -i bir kenara bırakırsak
apart from prep. -den maada
Phrasals
rip apart v. yıkmak
rip apart v. parçalara ayırmak
rip apart v. paramparça etmek
rip apart v. parçalamak
rip apart v. dağıtmak