girmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

girmek



Sens de "girmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 42 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
girmek enter v.
girmek go into v.
General
girmek step in v.
girmek go in v.
girmek start v.
girmek pull v.
girmek enter on v.
girmek cost too much v.
girmek come v.
girmek sail in v.
girmek walk into v.
girmek come into v.
girmek happen in v.
girmek come in v.
girmek fit v.
girmek slide into v.
girmek join v.
girmek be enroled v.
girmek incur v.
girmek enter upon v.
girmek walk in v.
girmek go v.
girmek step v.
girmek participate in v.
girmek gain admission v.
girmek penetrate v.
girmek slip into v.
girmek put v.
girmek get in v.
girmek draw into v.
girmek be enrolled v.
girmek break into v.
girmek enter into v.
girmek insert v.
girmek get into v.
girmek run into v.
girmek get v.
girmek access v.
Phrasals
girmek roll into
Trade/Economic
girmek enter
Politics
girmek adhere
Technical
girmek queue

Sens de "girmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sınava girmek take an exam v.
iddiaya girmek bet v.
araya girmek intervene v.
izinsiz girmek intrude v.
kuyruğa girmek queue v.
içeri girmek enter v.
yayına girmek air v.
zorla girmek break into v.
General
suya girmek soak v.
ilişkiye girmek jazz v.
yeniden düzene girmek rally v.
hayatına girmek come into one's life v.
içeri girmek go in v.
ücret vermeden girmek crash the gate v.
vizyona girmek begin to play v.
suretine girmek assume the form of v.
sınava girmek take an examination v.
detaya girmek go into detail v.
açmaza girmek get into a dilemma v.
havasına girmek get the hang of v.
riske girmek take a chance v.
içeri girmek get in v.
araya girmek go between v.
kafasına girmek understand v.
içeri girmek walk in v.
denize girmek go swimming v.
cinsel ilişkiye girmek sleep with v.
bir konuda bahse girmek put money on v.
araya girmek put in a word v.
içeri girmek step in v.
ayrıntılara girmek go into detail v.
araya girmek put in v.
kılığına girmek masquerade v.
lafa girmek cut in v.
yoluna girmek come right v.
bahse girmek place a bet v.
riske girmek venture on v.
gazete vb baskıya girmek go to press v.
zorla girmek storm v.
içeri girmek drive in v.
cinsel ilişkiye girmek have a screw v.
zahmete girmek bother v.
biri lehine yürürlüğe girmek enure to the benefit of somebody v.
kafese girmek be duped v.
açmaza girmek get into an impossible situation v.
dünya evine girmek get married v.
forum gibi bir yere iş olsun diye entry girmek blogorrhea v.
bir hışımla girmek flounce into v.
hizmete girmek be put into service v.
detayına girmek detail v.
zorla girmek obtrude v.
masrafa girmek put oneself to expense v.
içeriye girmek go in v.
kılığına girmek pose as v.
yoluna girmek straighten v.
içeri girmek lose money v.
depresyona girmek sink into a depression v.
çok zahmete girmek take pains v.
asıl faaliyetine devam ederken yeni bir faaliyete girmek branch out into v.
girmek bilgisayar enter v.
araya girmek cut in v.
birinin gözüne girmek get on someone's good side v.
hizmete girmek put into service v.
rüyasına girmek see (someone/something) in one's dream v.
deliğe girmek land in prison v.
riske girmek venture upon v.
iki arkadaşın arasına girmek come between two friends v.
havalara girmek put on airs v.
bahse girmek gage v.
zahmete girmek put oneself out v.
yarışmaya girmek enter in a competition v.
riske girmek run a risk v.
girmek (araştırmaya) go into v.
renkten renge girmek change colour v.
araya girmek step in v.
bahse girmek bet v.
kafasına girmek get v.
mesleğe girmek enter upon a career v.
kapıyı anahtarla açıp içeriye girmek let oneself in v.
riske girmek take the chance v.
hırsızlık amacıyla bir yere girmek break in v.
çıkmaza girmek come to a deadlock v.
araya girmek mediate v.
aralarına girmek come between v.
yürürlüğe girmek take effect v.
başı belaya girmek get into trouble v.
içeri girmek enter v.
suya girmek bathe v.
düzgün şekle girmek got into linear form v.
şoka girmek go into shock v.
işler yoluna girmek take shape v.
birbirine girmek engage v.
yeniden girmek reenter v.
riske girmek hazard v.
dünya evine girmek enter into matrimony v.
delip girmek penetrate v.
rolüne girmek pretend v.
sıraya girmek cue v.
mesleğe girmek enter a profession v.
sıraya girmek form a line v.
maddi açıdan daha iyi bir duruma girmek get ahead v.
araya girmek interpose v.
imtihana girmek take an examination v.
için müsabakaya girmek compete for v.
içeri girmek move in v.
borç altına girmek incur a debt v.
ayrıntıya girmek dilate on v.
dölyatağına girmek enwomb v.
cinsel ilişkiye girmek lie with v.
ayrıntılara girmek go into details v.
ilişkiye girmek couple v.
imtihana girmek sit for an exam v.
sıraya girmek come into line v.
başı derde girmek get into trouble v.
kol kola girmek link arms v.
lafa girmek chip in v.
araştırmasına girmek go in search of v.
içeriye girmek enter v.
sevaba girmek acquire merit in god's sight v.
yaşına girmek turn v.
kanına girmek deflower v.
şekle girmek (saç) set v.
girmek bilgisayar key v.
ilişkiye girmek sleep with v.
gerdeğe girmek enter the nuptial chamber v.
girmek (açıklamaya) go into v.
teknenin içine su girmek ship water v.
birden içeriye girmek burst inward v.
pat diye girmek burst in upon v.
araya girmek come between v.
sınava girmek sit v.
avrupa birliğine girmek join the european union v.
kılığına girmek masquerade as v.
zorla girmek irrupt v.
büyük masrafa girmek go to great expense v.
deliğe girmek go to jail v.
müsabakaya girmek compete v.
bahse girmek wager v.
yeni bedene girmek reincarnate v.
polemiğe girmek enter into an argument v.
kılığına girmek masquerade as something v.
(hırsızlık amacıyla) girmek break into v.
izinsiz girmek (başkasının arazisine) trespass on v.
girmek (bir mesleğe) go into v.
ayrıntıya girmek enter into details v.
havalara girmek give oneself airs v.
zorla içeri girmek break into v.
izinsiz girmek (başkasının arazisine) trespass upon v.
gözüne girmek find favour in somebody's eyes v.
rüyalarına girmek see (someone/something) in one's dreams v.
yükümlülüğe girmek be liable for v.
riske girmek take the risk v.
sınava girmek go in for an examination v.
havuza girmek go into dry dock v.
rahime girmek enwomb v.
fatura girmek write the invoice details v.
hayatına girmek come into life v.
görüş alanına girmek come into view v.
dereceye girmek rank (first/second etc) in v.
araya girmek break in v.
limana girmek put in v.
arkadaşların arasına girmek come between friends v.
iddiaya girmek bet v.
bilgisayara veri girmek keyboard v.
buyruğu altına girmek be put under the command v.
aceleyle girmek burst into v.
yasak bölgeye girmek poach v.
anlaşmaya girmek enter into an agreement v.
ufak tefek ayak işlerine girmek get odd jobs that pay v.
içeri girmek come in v.
dikkati çekmeden sessizce girmek slip in v.
baskıya girmek go to press v.
içeriye girmek come in v.
dolaba girmek be taken in v.
izinsiz girmek intrude v.
günahına girmek wrong v.
mateme girmek begin to mourn v.
sıraya girmek fall in v.
girmek (motorlu taşıt bir yere) pull in v.
pat diye girmek burst in on v.
devreye girmek become a part of an activity v.
riske girmek take chances v.
yürürlüğe girmek enter into force v.
yuvasına girmek hole v.
ilişkiye girmek jump v.
kıran girmek decimate v.
sınava girmek sit for an exam v.
riske girmek dare v.
kafasına girmek sink in v.
kafasına girmek sink v.
kanına girmek seduce v.
tatile girmek (okul) break up v.
renkten renge girmek go all shades of red v.
doka girmek dock v.
yavaş yavaş belirli bir hale girmek work oneself into v.
içeri girmek go to jail v.
politikada yarışa girmek throw one's hat into the ring v.
çıkmaza girmek deadlock v.
kuyruğa girmek join the queue v.
imtihana girmek sit an exam v.
cinsel ilişkiye girmek shag v.
derse girmek attend a class v.
sınava girmek go in for v.
araya girmek intercede v.
birinin gözüne girmek ingratiate oneself with someone v.
gizlice girmek penetrate v.
içeriye girmek walk in v.
dolaba girmek be trapped v.
kuyruğa girmek queue up v.
dereceye girmek come out (in a competition) v.
kafese girmek be swindled v.
çok masrafa girmek go to great expense v.
yürürlüğe girmek inure to the benefit v.
yoluna girmek get back on the rails v.
koluna girmek give one's arm to somebody v.
riske girmek chance v.
ilişkiye girmek copulate v.
günaha girmek commit a sin v.
içine girmek enter v.
hizmetine girmek take service with v.
müsademeye girmek skirmish v.
araya girmek interfere v.
ayrıntıya girmek dilate upon v.
dolaba girmek be duped v.
derinlemesine girmek (bir sıvı bir yere) soak into v.
araya girmek punctuate v.
derde girmek get into trouble v.
girmek bilgisayar insert v.
odağa girmek come into focus v.
lafa girmek cut in on v.
konuya girmek broach v.
detaya girmek detail v.
ilişkiye girmek have intercourse with v.
bahse girmek punt v.
zorla girmek break into v.
yetki alanına girmek come under v.
kanına girmek tempt v.
dereceye girmek come in (in a competition) v.
bahse girmek go v.
imtihana girmek take an examination in v.
devreye girmek step in v.
çıkmaza girmek bog down v.
borca girmek get into debt v.
kampa girmek start preseason training v.
polemiğe girmek enter into an argument with somebody v.
araya girmek butt in v.
içeriye girmek get in v.
yaltaklanarak bir yere girmek wheedle one's way into v.
yarışmaya girmek enter in a contest v.
cinsel ilişkiye girmek jazz v.
gizlice girmek sneak v.
koynuna girmek go to bed with somebody v.
yürürlüğe girmek become valid v.
birbirine girmek tangle with v.
sınava girmek enter v.
yola girmek improve v.
kafasına girmek get through to v.
masrafa girmek incur expense v.
sınava girmek sit for v.
kramp girmek have cramp v.
koynuna girmek go to bed with v.
bahse girmek lay v.
gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne) infiltrate v.
buyruğu altına girmek be put under the command of v.
gizlice girmek infiltrate v.
hırsızlık amacıyla bir yere girmek break into v.
bir amaca yönelik sınava girmek sit for v.
sınava girmek sit for an examination v.
dünya evine girmek get hitched with v.
iddiaya girmek go v.
riske girmek take a risk v.
cinsel ilişkiye girmek hump v.
koluna girmek take somebody's arm v.
kendini ispatlayarak (bir işe) girmek veya (bir mevkie) gelmek work oneself into v.
günahına girmek malign v.
savaşa girmek go to war v.
araya girmek intervene v.
kalıptan kalıba girmek change jobs often v.
zorla girmek break in v.
üniversite sınavına girmek matriculate v.
girmek (bir dine) embrace v.
çıkmaza girmek come to a dead end v.
denize girmek have a swim v.
cinsel ilişkiye girmek have sex v.
çıkmaza girmek be at bay v.
deliğe girmek hole v.
girmek (bir grubu bırakarak başka bir gruba) go over v.
toprağa girmek be dead and buried v.
sıraya girmek line up v.
girmek (sınava) sit v.
kovana girmek hive v.
izinsiz girmek poach v.
ayrıntıya girmek dig in a little v.
yatağa girmek get into bed v.
girmek (tartışmaya) go into v.
listeye girmek enter for v.
havuza girmek dock v.
çamurlu suya girmek puddle v.
izinsiz girmek trespass v.
ayrıntılarına girmek elaborate on v.
lafa girmek chip in with v.
açmaza girmek get into a dilemma or quandary v.
boyunduruğu altına girmek be dominated v.
açmaza girmek come to deadlock v.
araya girmek interrupt v.
birbirine girmek snarl v.
günaha girmek sin v.
gerdeğe girmek enter the bridal chamber v.
izinsiz girmek trespass on v.
istenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek intrude v.
zorla girmek intrude v.
gözüne girmek win somebody's favour v.
dereceye girmek place (in a competition) v.
izinsiz girmek trespass upon v.
emrine girmek enter into somebody's service v.
açmaza girmek get into a tight corner v.
açmaza girmek lead to a stalemate v.
açmaza girmek come to dead end v.
açmaza girmek be caught in a cleft stick v.
sıkıntıya girmek get into hot water v.
başı derde girmek get into hot water v.
çıkmaza girmek paint oneself into a corner v.
tatile girmek recess v.
tatile girmek intermit v.
tatile girmek be closed v.
tatile girmek break up v.
açmaza girmek reach a dead end v.
çıkmaza girmek reach on impasse v.
açmaza girmek bog down v.
açmaza girmek come to a dead end v.
tekrar ülkesinin vatandaşlığına girmek repatriate v.
çıkmaza girmek get stuck v.
borca girmek contract a debt v.
borca girmek incur liabilities v.
borca girmek incur debts v.
birinin hizmetine girmek enter somebody’s service v.
yürürlüğe girmek come into force v.
içine girmek penetrate v.
yürürlüğe girmek go into operation v.
zahmete girmek take the trouble v.
yürürlüğe girmek enter in force v.
yürürlüğe girmek go into effect v.
ortaklığa girmek go into a partnership v.
ortaklığa girmek undertake a partnership v.
nüfuzu altına girmek come under somebody's influence v.
nüfuzu altına girmek come under the influence of v.
tehlikeye girmek be imperiled v.
ameliyata girmek (hasta) undergo an operation v.
yönetimi altına girmek come under the rule of v.
ağır krize girmek go into a grave crisis v.
meclise girmek get into parliament v.
yükümlülük altına girmek enter into obligation v.
hakimiyeti altına girmek fall under someone's rule v.
yönetimi altına girmek fall under the hegemony of v.
yönetimi altına girmek fall under someone's rule v.
hakimiyeti altına girmek enter under one's rule v.
hakimiyeti altına girmek fall under the hegemony of v.
yönetimi altına girmek enter under one's rule v.
ansızın içeri girmek blow into v.
kuyruğa girmek queue v.
iç içe girmek nest v.
başka biçime girmek transume v.
pozuna girmek attitudinise v.
uyruğuna girmek acquire (a country's) citizenship v.
uyruğuna girmek take (a country's) citizenship v.
devreye girmek become part of an activity or effort v.
dünyaevine girmek get married v.
koynuna girmek go bed with somebody v.
yürürlüğe girmek come in force v.
yürürlüğe girmek (for a law) go in effect v.
depresyona girmek go into depression v.
dereceye girmek be placed (in a competition) v.
değişime girmek go into a change v.
depresyona girmek get into depression v.
değişime girmek enter into a change v.
çalışma içine girmek enter into a study v.
diyalize girmek go into dialysis v.
dolaşıma girmek get into circulation (of blood/money/air/water currents) v.
alkol komasına girmek get drunk as a skunk v.
düzene girmek be tidied v.
düzene girmek be in order v.
araya girmek interpel v.
içeri girmek get into v.
havasına girmek dramatize oneself v.
havasına girmek show off v.
havalara girmek attitudinize v.
(günışığı) içeri girmek (daylight) filter through something v.
limana girmek go into harbour v.
arayış içine girmek begin a quest v.
(günışığı) içeri girmek (daylight) penetrate something v.
cinsel ilişkiye girmek have a sexual intercourse v.
zan altına girmek fall under suspicion v.
limana girmek enter harbour v.
zarara girmek make loss v.
arayış içine girmek embark on a quest v.
cinsel ilişkiye girmek engage in a sexual intercourse v.
limana girmek come into harbour v.
havuza girmek plunge into the pool v.
silah tehdidiyle cinsel ilişkiye girmek obtain sexual intercourse by threat v.
arayış içine girmek set off on a quest v.
arayış içine girmek plunge into a quest v.
tünele girmek enter the tunnel v.
birisi için riske girmek go out on a limb v.
tünele girmek go into the tunnel v.
koluna girmek fall into one's arm v.
tünele girmek disappear into the tunnel v.
kola girmek fall into one's arm v.
muhabette girmek enter a conversation v.
piyasaya girmek penetrate the market v.
piyasaya girmek break into the market v.
muhabette girmek join a conversation v.
rejime girmek start a diet v.
diyete girmek start a diet v.
fabrikaya girmek enter the factory v.
işe girmek come to work v.
piyasaya girmek get into the market v.
muhabette girmek join in a conversation v.
diete girmek go on a diet v.
sınıfa girmek enter the classroom v.
renkten renge girmek go all shades of purple v.
renkten renge girmek flush deeply (from embarrassment) v.
para girmek (money) come in v.
kullanıma girmek become available v.
internete girmek go on the internet v.
ilişki içine girmek establish a relation v.
iletişime girmek contact v.
internete girmek use the internet v.
iletişime girmek communicate v.
her şey yoluna girmek (everything) be alright v.
her şey yoluna girmek (everything) come right v.
her şey yoluna girmek (everything) go better v.
işe girmek land a job v.
işe girmek start a job v.
işe girmek find a job v.
hakimiyete girmek come under domination v.
ortaklığa girmek enter into partnership v.
ortaklığa girmek go into partnership v.
hakimiyete girmek fall under domination v.
faaliyete girmek come into operation v.
hakimiyeti altına girmek fall under domination v.
hakimiyeti altına girmek come under one's domination v.
ortaklığa girmek become partners v.
içe doğru girmek invaginate v.
göze girmek get in someone's good books v.
işbirliğine girmek collaborate with somebody on something v.
arayışı içine girmek be in quest of v.
arayışı içerisine girmek be in quest of v.
arayışı içerisine girmek be in search of v.
arayışı içine girmek be in search of v.
arayışı içine girmek set off on a quest v.
arayışına girmek be in search of v.
arayışına girmek set off on a quest v.
arayışına girmek embark on a quest v.
arayışına girmek be in quest of v.
arayışı içine girmek embark on a quest v.
arayışı içerisine girmek embark on a quest v.
arayışı içerisine girmek set off on a quest v.
siyasete girmek enter politics v.
hapishaneye girmek go to prison v.
siyasete girmek go into politics v.
hapishaneye girmek go to jail v.
hayatı tehlikeye girmek be on the danger list v.
aşırı strese girmek stress out v.
istasyona girmek draw in v.
bunalıma girmek go into depression v.
depresyona girmek fall into depression v.
bunalıma girmek succumb to depression v.
bunalıma girmek fall into depression v.
bunalıma girmek sink into a depression v.
bunalıma girmek get depressed v.
depresyona girmek succumb to depression v.
ağız dalaşına girmek cross swords v.
kullanıma girmek come into use v.
havaya girmek put on airs v.
havaya girmek get pumped up about something v.
her şey yoluna girmek (everything) get better v.
yoluna girmek (something) to begin to go well v.
sisteme girmek log in v.
diyaloğa girmek enter into a dialogue v.
etkileşime girmek interact with v.
üniversiteye girmek enter university v.
menopoza girmek go through the menopause v.
sidik yarışına girmek get in a pissing contest with v.
sidik yarışına girmek get into a pissing contest with v.
görüşmede araya girmek interrupt the conversation v.
tartışmada araya girmek interrupt the conversation v.
sidik yarışına girmek pit one's wits against someone v.
riske girmek take chance v.
ücretsiz girmek enter free of charge v.
ücretsiz girmek enter free v.
işe girmek get a job v.
limana girmek come into port v.
limana girmek dock v.
ergenliğe girmek enter puberty v.
ergenliğe girmek reach puberty v.
hapse girmek be jailed for v.
hapse girmek be sent to prison v.
hapse girmek be put behind bars v.
hapse girmek be put in prison v.
hapse girmek be imprisoned v.