Hot - Türkçe İngilizce Sözlük

Hot

"Hot" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hot s. kızgın
hot s. ateşli
hot s. acı
hot s. sıcak
hot s. acılı
Genel
hot i. sıcak şey
hot f. ısınmak
hot f. ısıtmak
hot s. heyecanlı
hot s. sert
hot s. şiddetli
hot s. iletken
hot s. şehvetli
hot s. yeni
hot s. acı (biber)
hot s. hararetli
hot s. biber gibi
hot s. yüksek gerilimli akım taşıyan (tel)
hot s. rahatsız edici
hot s. kızışmış
hot s. taze
hot s. taze (haber vb)
hot s. hiddetli
hot s. yakın
hot s. sıcak
hot s. yakıcı
hot s. biberli
hot s. seksi
hot s. istekli
hot s. hevesli
hot s. şevkli
hot s. uzlaşıya yakın
hot s. başarılı bir çözüme yakın
hot s. sonuçlanmak üzere
hot s. ivedi işlem gerektiren
hot s. dikkat gerektiren
hot s. göze çarpan
hot s. parlak
hot s. vücutta ısınmaya yol açan
hot s. vücutta sıcaklık hisseden
hot s. ateş yükselten
hot s. ayrıcalıklı
hot s. en çok istenen
hot s. onaylı
hot s. (renk) koyu
hot s. çarpıcı
hot s. vurucu
hot s. yakın
hot s. yakın takipte olan
hot s. (arama veya tahmin oyunlarında) cevaba yaklaşan
hot s. aranan nesneye yaklaşan
hot s. bunaltıcı (sıcak)
hot s. sıcaklığı ile rahatsızlık yaratan
hot s. nemliliği ile huzursuzluk yaratan
hot s. sıcaklık barındıran
hot s. iç ısıya sahip olan
hot s. yapısında ateş bulunan
hot s. (sporda geçici olarak) olağandışı performans sergileyen
hot s. yasaklı
hot s. kaçak olan
hot s. detay dolu olan
hot s. bilgi yüklü olan
hot s. dışarıdan müdahale gerektirmeyen
hot s. dinleyiciye, izleyiciye veya okuyucuya ihtiyaç duymayan
hot s. tartışmalı
hot s. yeni ulaşmış
hot s. temiz
hot s. taze çıkmış
hot s. yakın tarihli
hot s. dahili kaynaktan alınan
hot s. aktif
hot s. kullanılan
hot s. işleyen
hot s. çalışan
hot s. kullanımda olan
hot s. öncelik gerektiren
hot s. hızlı yanıt gerektiren
hot s. ivedi muamele isteyen
hot s. hızlı teslim gerektiren
hot s. yakından takip eden
hot s. yakın izleyen
hot s. kalın (elbise)
hot s. sıcaklamış
hot s. aşırı öfkeli
hot s. heyecan verici
hot zf. şiddetle
hot zf. öfkeyle
hot zf. sıcak olarak
hot zf. hızlı bir şekilde
hot zf. çarçabuk
hot zf. tez elden
hot zf. ivedilikle
hot N. popüler
Konuşma Dili
hot f. yoğunlaştırmak
hot f. heyecanı yükseltmek
hot f. yoğunlaşma sağlamak
hot s. polis tarafından aranan
hot s. çalıntı
hot s. çalınmış
hot s. kaçak mal taşıyıp tutuklanma tehlikesi olan
hot s. kaçakçı
hot s. kumarda şansı yaver giden
hot s. kumarda şansı iyi giden
hot s. kumarda şanslı
hot s. çok ünlü
hot s. büyük şöhret sahibi
hot s. işleri yolunda
hot s. işleri iyi
hot s. sarhoş
hot s. çok sarhoş
hot s. zilzurna sarhoş
hot s. körkütük sarhoş
hot s. çok satma
hot s. çok satılma
hot s. cinsel duyguları harekete geçiren
hot s. cinsel olarak çekici/tahrik edici
hot s. yoğun ilgi uyandıran
hot s. heyecan yaratan
hot s. tartışmaya yol açan
hot s. heyecanlı faaliyet ile öne çıkan
hot s. enerjik
hot s. tehlikeli düzeyde radyoaktivite içeren
hot s. yüksek oranda radyoaktivite içeren
hot s. tehlikeli oranda yüksek elektriksel potansiyelde olan
hot s. tehlikeli
hot s. hoş olmayan
hot s. çok iyi
hot s. oldukça hoş
hot s. (araç) oldukça hızlanabilir
hot s. yüksek hızlara çıkabilir
hot s. sansasyonel
hot s. skandal yaratan
hot s. çok popüler
Ticaret/Ekonomi
hot s. (mal veya ipotek) kolaylıkla satılabilen
hot s. popüler olan
hot s. popülerliğinden faydalanan
hot s. (emtia) yasaklı
hot s. ticareti yasal olmayan
Teknik
hot s. sıcak
hot s. radyoaktif
hot s. radyoaktif materyal kullanımı için tasarlanan
hot s. radyoaktif materyal kullanımına uygun
hot s. (işlem) yeterince yüksek sıcaklıkta
hot s. metalin işlenmesine uygun sıcaklıkta
hot s. tehlikeli düzeyde radyoaktivite ile uğraşan
hot s. yüksek miktarda radyoaktiviteye maruz kalan
hot s. (model) sıcak metalin kalıplanması ile elde edilen
hot s. kalıplanmış sıcak metali kullanan
hot s. (kovan) ağız bölümüne ivme kazandıran toz haznesi olan
hot zf. yeniden kristalleşmeye uygun yüksek sıcaklık ile

"Hot" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hot spring i. kaplıca
hot chocolate i. sıcak çikolata
not hot s. acısız
Genel
hot line i. direkt hat
hot rod i. yarış otomobili
hot dog i. sosisli
hot spring i. kaynarca
hot line i. direkt telefon hattı (özellikle devlet başkanları arasında)
hot cake i. kek
hot pink i. canlı pembe
hot air i. havagazı
hot dog bun i. sosisli sandviç
hot cross bun i. çörek
hot air balloon i. sıcak hava balonu
hot air i. hava gazı
hot chocolate i. sütlü kakao
hot water heater i. termosifon
hot spring i. sıcak kaplıca
hot plate i. elektrik ocağı
hot air i. boş laf
hot spot i. eğlence yeri
hot spring i. ılıca
hot spring i. akarca
hot potatoes i. çetin ceviz
hot dog i. sosisli sandviç
hot springs i. kaplıcalar
hot chocolate i. sıcak çikolata
hot air i. martaval
hot water bag i. sıcak su torbası
hot air i. palavra
hot springs i. sıcak kaplıcalar
drink made from sahlep root in hot milk and cinnamon i. salep
hot bulb engine i. kafadan kızdırmalı motor
hot lemonade i. kant
hot water bottle i. sıcak su torbası
hot plate i. elektrikli ocak
hot pepper i. sivribiber
hot air i. havacıva
hot dog i. bir çeşit sosis
hot spring i. çermik
hot line i. her zaman cevap veren imdat telefonu
hot pepper i. acı biber
therapeutic use hot water i. tedavi edici sıcak su
hot stuff i. seksi kimse
hot dog i. hot dog sandviç
hot line i. kırmızı telefon
hot wave i. sıcak dalgası
hot pot i. güveç
hot stuff i. mükemmel kimse
hot encounter i. sıcak temas
hot rod i. elden geçirilmiş araba
hot rod i. çeşitli tamirler sonucu hızı arttırılmış araba
hot pursuit i. sıcak takip
hot bread i. sıcak ekmek
a hot bread i. sıcak bir ekmek
hot sale i. sıcak satış
hot climate i. sıcak iklim
hot drink i. sıcak içecek
hot water installation i. sıcak su tesisatı
hot shop i. yaratıcı reklam ajansı
domestic hot water system i. evsel sıcaksu sistemi
domestic hot water i. ev sıcak suyu
hot-air setting i. termofiksaj
hot-tempered person i. çabuk sinirlenen kimse
hot-press i. sıcak pres
hot-setting adhesive i. sıcakta sertleşen yapıştırıcı
hot-tempered person i. kolay sinirlenen kimse
hot-water bottle i. buyot
hot-water heating i. sıcak su ile ısıtma
hot-water bottle i. termofor
hot-water bottle i. sıcak su torbası
hot-water supply i. sıcak su sağlama
white-hot technology i. gelişmiş teknoloji
hot water i. sıcak su
hot-water apparatus i. şofben
hot air i. sıcak hava
hot standby i. favori yedek
hot spare i. favori yedek
hot standby i. en iyi yedek
hot spare i. en iyi yedek
hot oil i. kızgın yağ
broiling hot i. kavurucu sıcak
hot tub i. jakuzi (jacuzzi tescilli markasından türetilmiştir)
hot pan i. kızgın tava
hot desert i. kızgın çöl
hot spell i. sıcak hava
hot air i. boş sözler
hot air i. boş laflar
hot cupboard i. sıcak dolap
hot topic i. sıcak gündem maddesi
hot agenda i. sıcak gündem
hot dry deserts i. sıcak ve kuru çöller
hot and dry deserts i. sıcak ve kuru çöller
hot temperature i. sıcak/yüksek ısı
a glass of hot water i. bir su bardağı sıcak su
a glass of hot water i. bir bardak sıcak su
hot sulphur spring i. sıcak sülfür kaynağı
domestic hot water i. kullanma sıcak suyu
hot dog cart i. sosisli arabası
hot dog stand i. seyyar sosisçi
hot meal i. sıcak yemek
domestic hot water i. evlerde kullanılan sıcak su
hot-air-boat i. bir tür oyuncak tekne
hot-air-boat i. pop pop tekne
hot july day i. sıcak temmuz günü
hot air balloon ride i. sıcak hava balonu yolculuğu
hot tip i. içeriden alınmış güvenilir bilgi
hot tip i. zamanında verilen ve kullanışlı olan tavsiye veya bilgi
red-hot i. fanatik kimse
red-hot i. partizan kimse
hot gossip i. yeni dedikodu
hot gossip i. sıcak dedikodu
the hot seat i. sorguya çekilme
the hot seat i. sorgu iskemlesi
hot–water bag [uk] i. ısıtıcı ped
hot–water bag i. sıcak su kesesi
hot pursuit i. yakın takip
hot [obsolete] i. dövüş horozunun ayağında yer alan çıkıntıyı koruyan kılıf
hot oven i. sıcak fırın
hot pot i. jakuzi
hot pants i. heveslilik
hot-water bottle [uk] i. elektrikli ısı yastığı
hot spot i. (durumun, etkinliğin) yoğun olduğu nokta
hot spot i. sorun yaşanan bölge
hot-button i. seçim yapmaya teşvik eden kilit mevzu
hot-headedness i. sinirlilik
hot plate i. yiyeceği sıcak tutmak için sıcak su gömleğiyle kaplı bir yemek tabağı
hot spot i. gece kulübü
hot potato i. süre dolmadan topu elden çıkarma oyunu
hot rod i. yarış pilotu
hot cockles [obsolete] i. (tudor ingilteresi'nde) bir çeşit körebe oyunu
hot water i. acil yardıma ihtiyacı olma
hot-press i. ısıtmalı çamaşır kurutma odası
hot-water bag i. termofor
hot line i. yardım hattı
hot pad i. esnek dolgu içerisinde elektrikli ısıtma elemanları bulunduran ısıtıcı
hot ticket i. (etkinliğe) elde edilmesi zor giriş imkanı
hot well i. suyu kaplıcadan gelen kuyu
hot pad i. fırın eldiveni
hot-rod i. yarış pilotu
hot-dogging i. tehlikeli kayak/sörf manevraları
hot-button issue i. bam teli
hot bed i. erken fide yetiştirmede kullanılan çerçeveli toprak yatağı
hot water i. acımasız eleştiri
hot button i. seçim yapmaya teşvik eden kilit mevzu
hot-roll [dialect] i. sırt yatağı
hot-roll [dialect] i. dürülü yatak
hot spot i. şiddet yuvası
hot-headedness i. fevrilik
hot-rod i. yarış arabası kullanan kimse