commonest - Türkçe İngilizce Sözlük

commonest

commonest — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yaygın, ortak, sıradan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɑːmən/ – BrE /ˈkɒmən/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim
Birçok kişi tarafından paylaşılan veya sık rastlanan şeyi tanımlayan terimdir; bağlama göre “normal, olağan” tonunu da taşır. Latince communis (“ortak”) kökünden gelir; ortaklık fikri İngilizcede hem sosyal paylaşım hem de istatistiksel yaygınlık anlamına genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
ordinary, shared
Zıt Anlamlılar:
rare, unique

"commonest" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 119 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
common s. sıradan
Tragedies turn common people into heroes.
Trajediler sıradan insanları kahramana dönüştürür.

More Sentences
common s. yaygın
Roses are very common across Asia.
Güller Asya'da çok yaygındır.

More Sentences
common s. ortak
The class president is chosen by common consent.
Sınıf başkanı ortak rıza ile seçilir.

More Sentences
common s. alelade
common s. alışılmış
common s. müşterek
Genel
common s. bilinen
That is common knowledge in every village.
Bu her köyde bilinen bir şeydir.

More Sentences
common s. olağan
This is a common occurrence.
Bu olağan bir durum.

More Sentences
common s. basit
Life is just the extreme expression of common chemistry.
Yaşam basit kimyanın en uç ifadesinden ibarettir.

More Sentences
common s. bayağı
Common salt is also used in batteries.
Bayağı tuz pillerde de kullanılır.

More Sentences
common s. ortak
The class president is chosen by common consent.
Sınıf başkanı ortak rıza ile seçilir.

More Sentences
common s. genel
This common admonition seems to be very relevant in the case of Europe's security.
Bu genel öğüt Avrupa'nın güvenliği söz konusu olduğunda da son derece geçerli görünmektedir.

More Sentences
common s. adi
We must not delude ourselves that the objective of this whole legal arsenal is, primarily, to stamp out common crime.
Tüm bu yasal cephaneliğin amacının öncelikle adi suçları ortadan kaldırmak olduğu konusunda kendimizi kandırmamalıyız.

More Sentences
common s. kamusal
Parks are landscaped, while commons are left as green fields.
Parkların çevre düzenlemesi yapılır, kamusal alanlar ise yeşil alan olarak bırakılır.

More Sentences
common s. sık rastlanan
The most common side effect is pain on the injection site.
En sık rastlanan yan etki, aşı bölgesinde yaşanan ağrı.

More Sentences
common s. kamu
When democratic parliamentary institutions refuse to acknowledge the evidence, they cease to serve the common good.
Demokratik parlamenter kurumlar kanıtları kabul etmeyi reddettiklerinde kamu yararına hizmet etmeyi bırakırlar.

More Sentences
common s. temel
The common state of this matter is solid.
Bu maddenin temel hali katıdır.

More Sentences
common s. sık görülen
Acrophobia, fear of heights, is common among children.
Akrofobi, yani yükseklik korkusu çocuklar arasında sık görülmektedir.

More Sentences
Siyasal
common s. adi
We must not delude ourselves that the objective of this whole legal arsenal is, primarily, to stamp out common crime.
Tüm bu yasal cephaneliğin amacının öncelikle adi suçları ortadan kaldırmak olduğu konusunda kendimizi kandırmamalıyız.

More Sentences
Matematik
common i. ortak
The class president is chosen by common consent.
Sınıf başkanı ortak rıza ile seçilir.

More Sentences
common s. bayağı
Common salt is also used in batteries.
Bayağı tuz pillerde de kullanılır.

More Sentences
Genel
common i. park
common i. meydan
common i. halka açık alan
common i. halka açık yer
common i. kamusal alan
common s. basbayağı
common s. umumi
common s. beraber yapılan
common s. beraber
common s. aşağı
common s. kaba saba
common s. alışılagelmiş
common s. birlikte
common s. ortalama
common s. evrensel
common s. kırtıpil
common s. amiyane
common s. pespaye
common s. madara
common s. kaba
common s. sıkça rastlanan
common s. müşterek
common s. çok rastlanan
common s. toplumsal
common s. sıra işi
common s. genelgeçer
common s. alışıldık
common s. paylaşılan
common s. harcıalem
common s. alelade
common s. kubat
common s. en temel
common s. en basit
common s. paylaşımlı
common s. umuma ait
common s. rütbesi olmayan
common s. her günkü
common s. terbiyesiz
common s. rütbesiz
common s. mevkisiz
common s. düşük vasıflı
common s. düşük nitelikli
common s. spesifik bir özelliği bulunmayan
common s. standart
common s. vasat
common s. kalitesi düşük
common s. ikinci kalite
common s. ikinci sınıf
common s. tapon
common s. kabul görmüş standartlara uyan
common s. asli
common s. esas
common s. ana
Ticaret/Ekonomi
common i. genel arazi parçası
common i. adi hisse senedi
common i. genel hisseler
common s. adi hisse senedine ait
common s. genel hisselere ait
common s. adi hisse senedi ile ilişkili
common s. genel hisseler ile ilişkili
Hukuk
common i. (tarımsal faaliyetlerde) bir başkasının mülkünde hak iddiası
common s. müşterek
common s. umumi
Siyasal
common i. avam kamarası
common i. halk tabakasını temsil eden meclis üyeleri
Teknik
common s. ortalamalı
common s. müşterek
Ağaç İşleri
common i. adi tahta
common i. kereste parçası
common s. (kerestenin) çeşitli kalite derecelerine ait
common s. (kerestenin) çeşitli kalite dereceleri ile ilişkili
common s. kusurlu (kereste)
common s. budaklı (kereste)
common s. düğümlü (kereste)
Anatomi
common s. çok sayıda kol veya organdan oluşmuş
common s. birden fazla işlevi bulunan
Geometri
common s. iki veya daha fazla çembere teğet olan
Biyoloji
common s. hayvan veya bitkinin ortak adını belirten
common s. hayvan veya bitkinin ortak adıyla ilgili
Sosyal Bilimler
common i. toplum
common s. alt (kesim)
common s. avam
common s. halk
Edebiyat
common i. hem vurgulu hem de vurgusuz olabilen hece
common i. hem uzun hem kısa olabilen hece
common s. hem eril hem dişil
Dilbilim
common s. başka dillerde birden fazla çekimin gördüğü işlevi tek başına karşılayan (gramatik hal)
common s. cins (isim)
common s. cümle başında kullanılmadığı sürece küçük harfle başlayan (isim)
common s. ortak cinse ait olan (isim)
Dini
common i. özel seremonilerde kullanılan kilise odası
common i. özel kilise ayini
common i. kilise korosunun ilahi söylediği ayin
common s. roma ayini'nin değişmez olan metinlerine ait
common s. törensel açıdan temiz olmayan
common s. törenlere uygun olmayan
common s. dini açıdan temiz olmayan
common s. dini açıdan uygun olmayan

"commonest" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
common sense i. sağduyu
Genel
common tern i. adi deniz kırlangıcı
common tern i. sumru
common direction i. ortak yön
common customs tariff nomenclature i. ortak gümrük tarife nomenklatürü
common sandpiper i. batakçulluğu
common cold i. nevazil
common of estovers i. baltalık hakkı
greatest common factor i. en büyük ortakçarpan
common seabream i. mercan
common agrimony i. kızılyaprak
common touch i. sempatiklik
common salt i. sofra tuzu
common vole i. tarlafaresi
common antenna i. ortak anten
common sandpiper i. dere düdükçünü
common usage i. örf
common man i. sıradan insan
common land i. umumi arazi
least common denominator i. ortalama seviye
common practice i. genel uygulama
common wall i. ana duvar
common heritage i. ortak miras
common joist i. taban kirişi
common law i. teamül hukuku
common multiple i. ortak kat
common carp i. pullu sazan
common marriage i. birlikte yaşama
common fraction i. bayağıkesir
sharing a common fate i. kader birliği
common property resource i. topluma ait kaynak
common ground i. ortak bir zevk, görüş, tutku vb
common divisor i. ortakbölen
common good i. amme menfaati
common words i. ortak sözcükler
common name i. yerel ad
common carrier i. belirli bir veya birkaç kategoride insan veya eşya taşımayı üstlenen taşıyıcı
common time i. adi ölçü
the common people i. avam
common people i. avam
common way i. orta yol (anlaşma vb)
greatest common divisor i. en büyük ortakbölen
common gull i. küçük gümüş martı
common scoter i. kara ördek
the common people i. halk
common man i. sokaktaki adam
the common market i. ortak pazar
common chord i. akor
common myna i. çiğdeci
common polypody i. çıyanotu
common noun i. cins isim
common property i. ortak mal
common law i. örf ve adet hukuku
common to all i. orta malı
common law i. müşterek hukuk
common cold i. nezle
common rights i. ortak haklar
common future i. ortak gelecek
common salt i. tuz
common people i. ayaktakımı
common market i. avrupa ekonomik topluluğu
common trait i. ortak özellik
common spruce i. adi ladin
common knowledge i. bilinen gerçek
common salt i. mutfak tuzu
common law i. örf ve adete dayanan hukuk
common rosefinch i. çütre
lowest common multiple i. en küçük ortakkat
a grain of common sense i. bir nebze anlayış
common room i. öğretmenler odası
common tongue i. ortak dil
tenancy in common i. ortak kiracılık
least common denominator i. asgari müşterek
common grey i. adi balıkçıl
common wife i. nikahsız eş
common use areas i. müşterek kullanım alanları
common use areas i. ortak kullanım mekanları
common use areas i. ortak kullanım alanları
common action i. ortak işlem
common sense i. hissiselim
common ground i. ortak zemin
common features i. ortak özellikler
common usage i. yaygın kullanım
common use i. yaygın kullanım
common sense i. akıl fikir
common foreign policy i. ortak dış politika
common problem i. ortak problem
common platform i. ortak platform
common infrastructure i. ortak altyapı
common mind i. ortak akıl
common culture i. ortak kültür
common excavation i. adi kazı
common brick i. adi tuğla
common ashlar i. adi kesmetaş
common carrier frequency i. ortak taşıyıcı sıklığı
common excavation i. toprak kazısı
common purpose i. ortak amaç
common sense i. hasse-i selime
common sense i. hiss-i selim
common-public education i. halk eğitimi
common-public education i. yaygın eğitim
common-law marriage i. resmi nikahsız beraber yaşama
common carrier i. taşıyıcı
common pleas i. medeni hukuk mahkemesi
common sense knowledge i. sağduyu bilgisi
common sense i. sağduyu
common opinion i. ortak kanı
common view i. ortak kanı
sacrifice for common safety i. ortak çıkar için fedakarlık
common past i. ortak geçmiş
common history i. ortak geçmiş
common background i. ortak geçmiş
child in common i. müşterek çocuk
common rent i. adi kiralama
common friend i. müşterek arkadaş
common crier i. tellal
common friend i. ortak arkadaş
common diligence i. normal dikkat
common sense of humanity i. insanlığın ortak vicdanı
common ground i. ortak payda
common era i. milattan sonra
common mistake i. genel yanılgı
a common mistake i. genel bir yanılgı
common era i. tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu
common era i. miladi takvim
a common idea i. yaygın düşünce
common solution i. ortak çözüm
common path i. ortak yol
common ancestor i. ortak ata
common salt i. yemek tuzu
common verbs i. yaygın fiiler
common verbs i. yaygın filler
a common goal i. ortak bir amaç/gaye
common regret i. genel pişmanlık
common regret i. yaygın pişmanlık
common terminology i. ortak terminoloji
common substance in nature i. doğada yaygın olarak bulunan
common sense i. ortak akıl
common areas i. ortak alanlar
common spaces i. ortak alanlar
dilemma of common aversion i. ortak hoşnutsuzluk çıkmazı/ikilemi
common front i. ortak cephe
common-looking people i. sıradan görünüşlü insanlar
common courtesy i. toplumsal kurallara uygun davranış
common idea i. ortak fikir
common high school i. genel lise
common criminals i. sıradan suçlular
common problems i. sık karşılaşılan sorunlar
common will i. ortak irade
common cause i. dava arkadaşlığı