deadly - Türkçe İngilizce Sözlük

deadly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

deadly — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɛdli/ – BrE /ˈdɛdli/)
Terim Türü:
Sıfat/Zarf
Ölüme yol açabilecek kadar tehlikeli olmayı veya mecazda “çok güçlü/çok etkili” olmayı niteleyen sözcüktür. Dead köküne -ly eklenerek türemiştir; modern dilde hem literal tehlikeyi hem de “deadly accurate” gibi yoğunluk vurgusunu taşır.
Eş Anlamlılar:
lethal, fatal
Zıt Anlamlılar:
harmless, benign

"deadly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
deadly s. ölümcül
The deadly SARS virus has justifiably caused alarm throughout the world.
Ölümcül SARS virüsü haklı olarak tüm dünyada alarma neden oldu.

More Sentences
deadly s. öldürücü
Eventually, the evil woman got hold of the deadly poison.
Sonunda kötü kadın öldürücü zehri ele geçirdi.

More Sentences
Genel
deadly s. ölümüne
Paula didn't realize the two were deadly enemies.
Paula, ikilinin ölümüne düşman olduklarını fark etmedi.

More Sentences
deadly s. ölüm
After the argument, the staff waited in deadly silence.
Tartışmanın sonrasında çalışanlar ölüm sessizliği içerisinde bekliyordu.

More Sentences
deadly s. çok
Tom is deadly serious.
Tom çok ciddi.

More Sentences
deadly s. öldürücü
Eventually, the evil woman got hold of the deadly poison.
Sonunda kötü kadın öldürücü zehri ele geçirdi.

More Sentences
deadly s. çok zararlı
His ambition and arrogance were a deadly combination.
Sahip olduğu hırs ve kibir çok zararlı bir bileşimdi.

More Sentences
deadly zf. ölü gibi
His deadly stillness scared the nurse.
Adamın ölü gibi hareketsiz durması hemşireyi korkuttu.

More Sentences
deadly zf. son derece
The terrorist threat is deadly serious.
Terör tehdidi son derece ciddidir.

More Sentences
deadly zf. fazlasıyla
Terry was deadly serious while talking to us.
Terry, bizimle konuşurken fazlasıyla ciddiydi.

More Sentences
Medikal
deadly zf. öldürücü
Eventually, the evil woman got hold of the deadly poison.
Sonunda kötü kadın öldürücü zehri ele geçirdi.

More Sentences
Genel
deadly s. müthiş
deadly s. bayıcı
deadly s. amansız
deadly s. çok etkili
deadly s. sıkıcı
deadly s. zayıflatan
deadly s. bozan
deadly s. boğan
deadly s. son derece zararlı
deadly s. yıkıcı
deadly s. nüfuz eden
deadly s. ölüme özgü
deadly s. ölümü düşündüren
deadly s. ölüye özgü
deadly s. ölüyü andıran
deadly s. hatasız
deadly s. kesin
deadly s. ciddi ve kararlı
deadly s. etkili
deadly s. şaşmaz
deadly s. yanılmaz
deadly s. güvenilir
deadly s. sadık
deadly s. harika
deadly s. eksiksiz
deadly s. tam
deadly s. aşırı
deadly s. oransız
deadly s. haddinden fazla
deadly s. çok kesin
deadly s. hatasız
deadly s. çok zehirli
deadly s. zehir üreten
deadly s. zehirli
deadly s. tam
deadly s. mutlak
deadly s. bütün
deadly s. tüm
deadly s. öldüren
deadly s. son derece etkili
deadly s. çok tehlikeli
deadly zf. ölü gibi bir halde
deadly zf. ölesiye
deadly zf. ölüm gibi
deadly zf. ölecek gibi
deadly zf. aşırı
Konuşma Dili
deadly s. sıkıcı
Medikal
deadly s. hızlı ve şiddetli etki eden (hastalık)
deadly zf. zehirli
Dini
deadly s. maneviyatı öldüren
deadly s. ruhu yozlaştıran
Eski Kullanım
deadly zf. ölümcül şekilde
deadly zf. ölecek şekilde

"deadly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deadly sin i. ağır günah
deadly dull i. ahmak
deadly encounter i. ölümcül karşılaşma
deadly enemy i. can düşmanı
a deadly weapon i. ölümcül bir silah
deadly sin i. affedilmez günah
deadly sin i. büyük günah
deadly sin i. ölümcül günah
deadly work accident i. ölümlü iş kazası
deadly attack i. ölümcül saldırı
deadly secret i. ölümcül sır
deadly ill s. ölümcül hasta
deadly [obsolete] s. ölme tehlikesi olan
deadly [obsolete] s. ölüme tabi
deadly [obsolete] s. cansız
Atasözü
female of the species is more deadly than the male dişiler erkeklerden daha tehlikelidir
Konuşma Dili
deadly dull s. çok sıkıcı
deadly dull expr. aşırı sıkıcı
Hukuk
deadly weapon i. öldürücü silah
deadly weapon i. ölümcül silah
deadly weapon i. tehlikeli silah
Botanik
deadly nightshade i. güzelhatunçiçeği
deadly nightshade i. güzelavratotu
deadly nightshade i. köpeküzümü
deadly nightshade i. itüzümü
deadly nightshade i. tilki üzümü
deadly nightshade i. yaban yasemini
deadly nightshade i. güzel avrat otu
deadly nightshade (solanum nigrum) i. girit otu
deadly nightshade (atropa belladonna) i. avrasya ve kuzey afrika'ya özgü çok yıllık zehirli bir bitki
deadly nightshade (solanum nigrum) i. yaldıran
deadly nightshade i. sofur
Dini
seven deadly sins i. yedi ölümcül günah
deadly sins i. yedi büyük günah
deadly sins i. yedi ölümcül günah
Askeri
deadly force i. ölümcül kuvvet
deadly force i. ölümcül güç
non-deadly weapons i. öldürücü olmayan silahlar
Basketbol
deadly shooter i. çok seyrek şut kaçıran oyuncu
İngiliz Argosu
s.b.d. (silent but deadly) i. sessizce yapılan ancak kokusu katlanılmaz olan osuruk
silent but deadly s. sessiz ama ölümcül (genellikle osuruk için kullanılır)
Star Wars
deadly laigrek i. ölümcül laigrek