duygu - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

duygu



Bedeutungen von dem Begriff "duygu" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 14 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
duygu feeling n.
duygu emotion n.
General
duygu feel n.
duygu sensation n.
duygu wit n.
duygu sentiment n.
duygu chord n.
duygu sensus n.
duygu communion n.
duygu affect n.
duygu affection n.
duygu aesthesis n.
Medical
duygu sense
Psychology
duygu affect

Bedeutungen, die der Begriff "duygu" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 151 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
(birine bir duygu) beslemek bear v.
General
bir duygu veya niteliği göstermek exhibit v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well within v.
uyandırmak (duygu) recall v.
pekişmek (bir duygu) stiffen v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well up v.
ile dolmak (gözyaşı/bir duygu) well in v.
yiyip bitirmek (bir duygu) devour v.
yok etmek (duygu/umut vb'ni) quash v.
uyandırmak (bir duygu/tepki) excite v.
yok etmek (duygu/umut vb'ni) quench v.
duygu uyandırmak awaken a feeling in someone v.
duygu uyandırmak arouse a feeling in someone v.
duygu vermek give a feeling to v.
duygu uyandırmak excite a feeling in someone v.
duygu katmak add feeling v.
(gerçek duygu/düşüncelerini) gizlemek dissemble v.
beslenmek (duygu) fuel v.
duygu bastırma (bilinçli olarak) suppression n.
çocuklarda duyular ve duygu senses and sensation in children n.
duygu sömürüsü emotional exploitation n.
içgüdüsel duygu gut feeling n.
kontrolsüz duygu affect n.
duygu sezgisi empathy n.
gösterme (bir duygu veya niteliği) exhibition n.
duygu paylaşımı fellowship n.
rahatsız eden duygu shadow n.
aşırı duygu sergileyen emoter n.
duygu boşalması affect n.
duygu sömürüsü emotional blackmail n.
duyular ve duygu senses and sensation n.
gerçek duygu soul n.
duygu ortaklığı communion n.
gizli duygu undertone n.
duygu sömürüsü emotional abuse n.
duygu kaynaklı tutumlar affectively based attitudes n.
duygu yoğunluğu belirtir fever n.
üzücü duygu painful sensation n.
yazı veya eylemde sezilen duygu undertone n.
güçlü duygu passion n.
duygu yapısı structure of feeling n.
aşırı duygu sergileme emoting n.
duygu ile muamele etme davranışı sentimentalisation n.
(duygu) sertlik virulence n.
güçlü duygu heartstring n.
güçlü duygu emotion n.
şiddetli duygu emotion n.
duygu seli a flood of emotions n.
duygu seli rush of emotions n.
duygu patlaması burst of emotion n.
duygu çelişmesi ambivalence n.
duygu ikilemi ambivalence n.
duygu tezatlığı ambivalence n.
duygu uyarma titillation n.
duygu kargaşası tumult of emotions n.
duygu karmaşası ambivalence n.
duygu patlaması/yoğunlaşması groundswell n.
duygu ile muamele etme davranışı sentimentalization n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma loaded language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma emotive language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma high-inference language n.
duygu modeli emotion pattern n.
duygu/sevgi seli flood of emotions n.
yoğun duygu strong emotion n.
güçlü duygu strong emotion n.
duygu yüklü sözler emotionally charged words n.
yere has duygu sense of place n.
mantıktan ziyade duygu üzerine söylemlerle destek kazanmaya çalışan siyasi lider demagogue n.
milli duygu national sentiment n.
bir zamanlar aşık olunan ama artık olunmayan birini görünce oluşan tuhaf duygu razbliuto [russian] n.
şiddetli (duygu) strong adj.
söndürülmemiş (duygu) undamped adj.
zaptedilemeyen (duygu vb) overpowering adj.
bastırılmış (duygu) pent-up adj.
aşırı duygu sergilemiş emoted adj.
duygu odaklı emotion-focused adj.
zıt duygu taşıyan ambivalent adj.
çelişik duygu taşıyan ambivalent adj.
heyecan veren ama hoş olmayan (duygu) soul-stirring adj.
duygu yüklü filled with emotion adj.
duygu dolu filled with emotion adj.
duygu dolu emotional adj.
duygu dolu full of emotion adj.
duygu yüklü emotional adj.
duygu yüklü full of emotion adj.
duygu yüklü affectuous adj.
duygu bakımından emotionally adv.
Phrasals
birinde birşey/bir duygu uyandırmak inspire something in someone
(bir duygu/his) yavaş yavaş sarmak/bürümek steal over someone
Phrases
bir dalgadan daha büyük hiçbir duygu yoktur ki kendi formunu uzun süre sürdürebilsin no emotion, any more than a wave, can long retain its own individual form
Idioms
farklı duygu ve düşüncelere sahip olmak be on different wavelengths
duygu sömürüsü yapmak play on someone's heartstrings
(bir duygu/öfke vb) hakim olmak (a feeling/curiosity/anger) get the better of someone
(bir duygu/öfke vb) ele geçirmek (a feeling/curiosity/anger) get the better of someone
duygu sömürüsü yapmak pile on the agony
Speaking
nasıl bir duygu how does it feel to
özgürlük nasıl bir duygu? how does freedom feel?
nasıl bir duygu? how's it feel?
vurulmak nasıl bir duygu? what's it like being shot?
bıçaklanmak nasıl bir duygu? what's it like being stabbed?
profesör olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be a professor?
öğrenci olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be a student?
doktor olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be a doctor?
öğretmen olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be a teacher?
ünlü olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be famous?
ünlü olmak nasıl bir duygu? how does it feel to be a celebrity?
Trade/Economic
bir eşya, mal veya fikre karşı uzun süreli duygu, düşünce ve tepki attitudes
Law
ahlaki duygu conscience
duygu açıklamaları declaration of sentiment
Politics
halkın duygu ve önyargılara hitap ederek destek arayan siyasi lider rabble-rouser
Media
tv programlarında karakterlerin tek başlarına kamera karşısına geçip duygu ve düşüncelerini aktardıkları kısım confessional
Informatics
hedef tabanlı duygu analizi aspect-based sentiment analysis
Medical
duygu sağırlığı alexithymia
Anatomy
ikincil duygu hücresi secondary sensorial cell
Psychology
duygu durum bozukluğu affective disorder n.
duygu yatırımı cathexis n.
önemli bir duygu ya da heyecanın açığa vurulması cathexis n.
duygu yatırımı ile ilgili cathectic adj.
duygu yansıtması reflection of feeling
üç boyutlu duygu teorisi tridimensional theory of feeling
uygun duygu appropriate affect
duygu tonu feeling tone
duygu açlığı affect hunger
talamik duygu teorisi thalamic theory of emotion
oynak duygu labile affect
vasküler duygu teorisi vascular theory of emotion
duygu boğulması strangulated affect
duygu fantazisi affect fantasy
duygu bloğu affect block
duygu atfetme attribution of emotion
duygu sığlığı blunted affect
uygunsuz duygu inappropriate affect
duygu transpozisyonu transposition of affect
duygu hezeyanı sensorial delirium
uyarılma-duygu modeli arousal-affect model
duygu odaklı başa çıkma emotion-focused coping
cannon-bard duygu teorisi cannon-bard theory of emotion.
iki faktörlü duygu teorisi two-factor theory of emotion
duygu dışavurumu düzeyi level of expressed emotion
duygu-odaklı terapi emotion-focused therapy
pozitif duygu genişletme ve İnşa etme teorisi broaden-and-build theory of positive emotions
mevsimsel duygu durum bozukluğu seasonal depression
mevsimsel duygu durum bozukluğu seasonal affective disorder (sad)
duygu odaklı emotion-oriented
duygu patlaması emotional outburst
duygu analizi sentiment analysis
ani duygu değişimi rapid mood swing
Pathology
kapan duygu idiopathy
Zoology
birincil duygu hücresi primary sensorial cell
Linguistics
duygu analizi sentiment analysis
Sport
duygu - durum ölçer profiler of mood state (poms)