neden olmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

neden olmak



Bedeutungen von dem Begriff "neden olmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
neden olmak induce v.
neden olmak cause v.
General
neden olmak cause to be v.
neden olmak conduce toward v.
neden olmak draw on v.
neden olmak bring v.
neden olmak determine v.
neden olmak call forth v.
neden olmak incline v.
neden olmak cost v.
neden olmak conduce to v.
neden olmak do v.
neden olmak beget v.
neden olmak elicit v.
neden olmak originate v.
neden olmak produce v.
neden olmak entail v.
neden olmak lead to v.
neden olmak spark off v.
neden olmak conduce v.
neden olmak lead v.
neden olmak encompass v.
neden olmak cause to v.
neden olmak invite v.
neden olmak touch off v.
neden olmak create v.
neden olmak bring along v.
neden olmak tend v.
neden olmak give rise to v.
neden olmak precipitate v.
neden olmak raise v.
neden olmak engender v.
neden olmak excite v.
neden olmak procure v.
neden olmak provoke v.
neden olmak bring about v.
neden olmak cause v.
neden olmak bring on v.
neden olmak ingenerate v.
neden olmak breed v.
neden olmak evoke v.
neden olmak bring forth v.
Phrasals
neden olmak bring about
neden olmak call forth
neden olmak lead up
Idioms
neden olmak give cause for
neden olmak lead up
neden olmak bring along
neden olmak bring on
neden olmak bring something in its train
Law
neden olmak cause
Technical
neden olmak induce
neden olmak set up
neden olmak cause
neden olmak trigger

Bedeutungen, die der Begriff "neden olmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 187 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çalmasına neden olmak cause to ring v.
başlamasına neden olmak cause to start v.
yanmasına neden olmak cause to burn v.
büyümesine neden olmak cause to grow v.
kokmasına neden olmak cause to smell v.
ölüme neden olmak cause death v.
tedirginliğe neden olmak startle v.
renginin değişmesine neden olmak cause to change color v.
hasara neden olmak cause damage v.
şeklinin değişmesine neden olmak cause to change shape v.
geç kalmasına neden olmak cause to be late v.
kırılmasına neden olmak cause to break v.
yayılmasına neden olmak cause to spread v.
ölümüne neden olmak be the death of v.
ses çıkarmasına neden olmak cause to sound v.
uyumasına neden olmak cause to sleep v.
eğilmesine neden olmak cause to slope v.
krampa neden olmak cramp v.
görülmesine neden olmak cause to be seen v.
kontrolü kaybetmesine neden olmak cause to lose control v.
tutulmasına neden olmak eclipse v.
hissetmesine neden olmak cause to sense v.
gelişmesine neden olmak brought on v.
birleşmesine neden olmak cause to be joined v.
ayrılmasına neden olmak cause to leave v.
dönmesine neden olmak cause to turn v.
gelişmesine neden olmak bring on v.
daha iyi hissetmesine neden olmak cause to feel better v.
katılaşmasına neden olmak cause to solidify v.
bitmesine neden olmak cause to end v.
-e neden olmak elicit v.
önyargılı olmasına neden olmak prejudice v.
açılmasına neden olmak cause to open v.
sıkıntıya neden olmak ail v.
sıkıntıya neden olmak cause trouble v.
anlaşılmasına neden olmak get across v.
kalıcı hasara neden olmak cause permanent damage v.
baş ağrısına neden olmak give someone a headache v.
baş ağrısına neden olmak bring on a headache v.
baş ağrısına neden olmak cause a headache v.
arızaya neden olmak lead to a breakdown v.
arızaya neden olmak cause a breakdown v.
huzursuzluğa neden olmak cause disturbance v.
endişeye neden olmak cause worry v.
endişeye neden olmak worry someone v.
endişeye neden olmak give someone worry v.
izdihama neden olmak cause a stampede v.
birinin başarısına neden olmak be the making of v.
şaşkınlığa neden olmak flabbergast v.
krize neden olmak cause crisis v.
krize neden olmak result in crisis v.
krize neden olmak lead to crisis v.
zaman kaybına neden olmak cause someone to lose time v.
-e neden olmak make for v.
-e neden olmak trigger v.
-e neden olmak provoke v.
ayakta durmasına neden olmak keep someone on one's feet v.
krize neden olmak induce a crisis v.
büyük bir yıkıma neden olmak cause widespread devastation v.
görüntü kirliliğine neden olmak lead to visual pollution v.
görüntü kirliliğine neden olmak cause visual pollution v.
ölüme neden olmak carry off v.
zaman kaybına neden olmak cause a loss of time v.
tehlikeye neden olmak cause danger v.
gerginliğe neden olmak cause a tension v.
gerginliğe neden olmak create a tension v.
hastalığa neden olmak cause disease v.
ayaklanmaya neden olmak prompt a revolt v.
ayaklanmaya neden olmak cause a revolt v.
şüpheye neden olmak cause suspicion v.
soruna neden olmak cause a trouble v.
probleme neden olmak cause a problem v.
düşmesine neden olmak trip someone up v.
birinin hata yapmasına neden olmak trip someone up v.
düşmesine neden olmak make someone fall v.
üzüntüye neden olmak cause sadness v.
üzüntüye neden olmak cause sorrow v.
üzüntüye neden olmak bring sadness v.
üzüntüye neden olmak make upset v.
inanmasına neden olmak lead someone to believe something v.
inanmasına neden olmak lead someone to believe v.
inanmasına neden olmak cause someone to believe v.
inanmasına neden olmak make someone believe v.
değişikliklere neden olmak cause changes v.
değişikliklere neden olmak lead to changes v.
ölüme neden olmak lead to death v.
kaosa neden olmak cause a chaos v.
kaosa neden olmak lead to a chaos v.
üç kişinin ölümüne neden olmak lead to the deaths of three people v.
geçici felce neden olmak cause temporary paralysis v.
huzursuzluğa neden olmak cause discontent v.
huzursuzluğa neden olmak cause dissatisfaction v.
kaybolmasına neden olmak cause to be lost v.
kamuoyunda infiale neden olmak cause public resentment v.
kamuoyunda infiale neden olmak cause public indignation v.
kamuoyunda infiale neden olmak lead to public indignation v.
kamuoyunda infiale neden olmak cause public unrest v.
birine bir şey yaptırmak/yapmasına neden olmak lead someone to do something v.
bir şeye neden olmak/davetiye çıkarmak cause v.
birinin başarısız olmasına neden olmak cause someone to fail v.
üç kişinin ölümüne neden olmak cause the deaths of three people v.
elektrik kesintisine neden olmak black out v.
enflasyona neden olmak/yol açmak cause inflation v.
enflasyona neden olmak/yol açmak lead to inflation v.
birinin ereksiyon olmasına neden olmak give someone a boner v.
(zarara vb) neden olmak wreak v.
Phrasals
bir şeyin buzlanmasına neden olmak ice something up
(bir şey ile) paniğe kapılmasına neden olmak panic someone by something
ekranda kalıcı olarak görünmeye neden olmak burn in
ekranda kalıcı olarak görünmeye neden olmak burn into
bir şeyin olmasına neden olmak bring something about
Colloquial
iflasına neden olmak take to the cleaners
tüm parasını kaybetmesine neden olmak take to the cleaners
ölümüne neden olmak be the death of
kendi kendinin başarısızlığına/mahvolmasına vb neden olmak sign one's own death warrant
uyumasına neden olmak lull someone to sleep
birinin havalarına girmesine neden olmak give someone a big head
Idioms
başarısız olmasına neden olmak load the dice against
başarısızlığına neden olmak bring to naught
üzücü bir noktaya gelmesine neden olmak bring to such a pass
gerçekleşmesine neden olmak bring to fruition
üzücü bir noktaya gelmesine neden olmak bring to a pretty pass
anımsamasına neden olmak ring a bell
alkış tufanına neden olmak bring the house down
tepkiye neden olmak cause eyebrows to raise
karışıklığa neden olmak make the fur fly
karışıklığa neden olmak make the feathers fly
hayal kırıklığına neden olmak get one's nose out of joint
hayal kırıklığına neden olmak have one's nose out of joint
hayal kırıklığına neden olmak put one's nose out of joint
durup düşünmesine neden olmak give somebody pause
durup düşünmesine neden olmak give pause to somebody
durup düşünmesine neden olmak give someone pause for thought
karışıklığa neden olmak cause quite a stir
karışıklığa neden olmak cause a commotion
tepkiye neden olmak cause some eyebrows to raise
dedikodulara neden olmak cause some tongues to wag
tepkiye neden olmak cause some raised eyebrows
dedikoduya neden olmak cause some tongues to wag
soruna neden olmak cause a commotion
soruna neden olmak cause quite a stir
felaketine neden olmak bring to grief
iki büklüm olmasına neden olmak double someone over
içki içmesine neden olmak drive someone to drink
yeniden içkiye başlamasına neden olmak drive someone to drink
endişeye neden olmak raise some eyebrows
endişeye neden olmak raise eyebrows
endişeye neden olmak raise a few eyebrows
(birini bir şey yaparken yakalayarak) utanmasına neden olmak give someone a red face
soruna neden olmak foment trouble
diken üstünde olmasına neden olmak put one on one's guard
kahkahalarla gülerek (dalga geçerek/alay ederek) birinin sahneden kaçmasına neden olmak laugh someone off the stage
yaşça çökmesine neden olmak put years on somebody
birinin başarısız olmasına neden olmak put the skids under someone
birinin dikkat kesilmesine neden olmak rivet someone's attention
dedikoduya neden olmak start tongues wagging
dedikoduya neden olmak set tongues a wagging
dedikoduya neden olmak set tongues wagging
trafiğin sıkışmasına neden olmak tie traffic up
Speaking
bu neden sen olmak zorundasın? why does it have to be you?
anne olmak neden beni korkutuyor? why does being a mum scare me?
insanlar neden zengin olmak ister? why do people want to be rich?
neden son günde böyle bir şey olmak zorunda ki? why did this have to happen on the last day?
Trade/Economic
reflasyona neden olmak reflate
Law
zarara neden olmak cause to harm
zarara neden olmak cause harm
zarara neden olmak cause a loss
umumi zarara neden olmak conduce to public mischief
hasara neden olmak estrepe
zarara neden olmak damnify
Politics
ye neden olmak lead up
sorunlara neden olmak cause a disadvantage
zarara neden olmak cause a damage
Technical
sapmaya neden olmak deviate
tutulmaya neden olmak eclipse
amonyak bileşikleri karıştırmaya neden olmak ammonify
kabını sallayarak bir sıvının hareketine neden olmak agitate
genişlemeye neden olmak dilate
girdaba neden olmak swirl
Textile
küçülmeye neden olmak cause schrinkage
büzülmeye neden olmak cause schrinkage
fire vermesine neden olmak cause schrinkage
Medical
travmaya neden olmak traumatise
travmaya neden olmak traumatize
hastanın ölümüne neden olmak cause the death of the patient
hastanın ölmesine neden olmak cause the death of the patient
yanlış tanı koymaya neden olmak lead to a misdiagnosis