wild - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

wild

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "wild" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 42 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
wild n. yaban
wild adj. vahşi
wild adj. yabani
General
wild n. çöl
wild adj. ıssız
wild adj. arsız
wild adj. dağınık
wild adj. zıpır
wild adj. dönek
wild adj. asi
wild adj. kızgın
wild adj. çılgın
wild adj. yabanıl
wild adj. vahşi
wild adj. serseri
wild adj. azgın
wild adj. meraklı
wild adj. sinirli
wild adj. barbar
wild adj. çılgınca
wild adj. azgın (dalga)
wild adj. savruk
wild adj. hiddetli
wild adj. vahşice
wild adj. terbiyesiz
wild adj. serkeş
wild adj. hovarda
wild adj. hoyrat
wild adj. delişmen
wild adj. kır
wild adj. haşarı
wild adj. fırtınalı
wild adj. azılı
wild adj. şiddetli
wild adj. acayip
wild adj. sert
wild adj. uygarlaşmamış
wild adv. rastgele
Automotive
wild yüksek performanslı otomobil
Marine Biology
wild yabani
wild yaban
Zoology
wild yaban

Bedeutungen, die der Begriff "wild" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 307 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
wild life n. vahşi yaşam
General
go wild v. çıldırmak
become wild v. yabanileşmek
be wild about v. deli divane olmak
get wild v. azgınlaşmak
drive someone wild v. birini çıldırtmak
go wild v. yabanlaşmak
run wild v. azıp çok yayılmak (bitki)
go hog wild v. delirmek
drive someone wild v. birini çılgına çevirmek
go hog wild v. rahatsıza bağlamak
go wild v. çılgınlaşmak
go hog wild v. çılgınlaşmak
run wild v. taşkınca davranmak (çocuk)
get wild v. azıtmak
have a wild time v. vur patlasın çal oynasın eğlenmek
run wild v. azmak
become wild v. vahşileşmek
go hog wild v. çılgınca davranmak
run wild v. taşkınlık yapmak
drive someone wild v. birini çok kızdırmak
get wild v. azmak
be wild v. haşarılık etmek
talk wild v. saçma sapan konuşmak
talk wild v. saçmalamak
drive somebody wild v. çıldırtmak
drive somebody wild v. deli etmek
drive somebody wild v. azdırmak
be wild with joy v. göbek atmak
be on the wild side v. çılgınca yaşamak
live in the wild v. vahşi doğada yaşamak
track wild animals v. vahşi hayvanları izlemek
track wild animals v. vahşi hayvanları takip etmek
wild cat n. yaban kedisi
wild ass n. yaban eşeği
wild animal n. vahşi hayvan
wild plum n. çakaleriği
wild card n. tahmin edilmemiş unsur
wild goose n. yabankazı
the wild n. dağ başı
wild card n. iskambilde joker
wild cat n. vahşi kedi
wild boar n. yabandomuzu
wild goose n. sakarmeke
african wild ass n. afrika yaban eşeği
wild ass n. yabaneşeği
wild rice n. hintpirinci
wild animal n. yabani hayvan
the wild n. ıssız yer
wild and remote place n. dağ başı
wild oat n. yabanyulafı
wild onion n. yabani soğan
wild fig n. yaban inciri
general directorate for national parks and wild life n. milli parklar ve yaban hayatı genel müdürlüğü
wild horse n. vahşi at
wild boar n. yaban domuzu
wild flower n. yabani çiçek
wild sheep n. yabani koyun
wild coast n. güney afrika'da east london'la port shepstone arasındaki sahil şeridi
wild fry n. yabani yavru balık
wild dog n. yabani köpek
wild life sanctuary n. yabanıl hayvanların korunduğu alan
the wild n. kır
wild flower n. kır çiçeği
wild ass n. afrika yaban eşeği
wild pear n. gelinboğan
wild rabbit n. yabani tavşan
wild jasmine n. sarıyasemin
wild west n. vahşi batı
wild duck n. yaban ördeği
wild pansy n. hercaimenekşe
wild generalization n. aşırı genelleme
wild girl n. erkek fatma
wild flowers n. kır çiçekleri
wild dog n. yaban köpeği
wild fire n. kontrol edilemeyen yangın
wild animal n. yaban hayvanı
wild sex n. vahşi seks
wild animals n. yabani hayvanlar
wild beast n. canavar
wild beast n. vahşi yaratık
wild wave n. hırçın dalga
wild beast n. vahşi hayvan
wild waves n. hırçın dalgalar
wild life park n. doğal yaşam parkı
wild yeast n. yabani maya
wild goose hunt n. yaban kazı avı
wild guess n. kaba tahmin
wild child n. vahşi/yabani çocuk
wild gang n. vahşi çete
a wild feral boy n. yabani bir çocuk
wild waves n. azgın dalgalar
wild life n. vahşi yaşam
wild life n. vahşi hayat
wild animals n. vahçi hayvanlar
wild nature n. vahşi doğa
the wild n. vahşi doğa
wild capitalism n. vahşi kapitalizm
hog wild adj. serkeş
wild about adj. meraklısı
hog-wild adj. çılgın
wild-cat adj. yasadışı
wild-cat adj. rizikolu
wild-eyed adj. çıldırmış gibi bakan
wild-eyed adj. gerçekçi olmayan
wild-cat adj. güvenilmez
wild-cat adj. riskli
wild-caught adj. doğal olarak avlanmış
in the wild adj. vahşi
in the wild adj. vahşi hayatta
in wild disorder adv. büyük karışıklık içinde
Phrases
in the wild hala geçerli/kullanımda olan
Colloquial
a wild guess kaba tahmin
take a wild guess kafadan atmak
wild adventures vahşi maceralar
Idioms
wild horses couldn't drag me there! dünyada oraya gitmem!
wild goose chase boşa kürek çekme
sow one's wild oats isteklerine göre yaşamak
run wild cirit atmak
sow one's wild oats kurtlarını dökmek
wild-goose chase boşuna koşuşma
wild-goose chase beyhude bir arayış
a wild goose chase olmayacak birşeyin peşinden koşma
a wild goose chase olmayacak bir işin peşinden gitme
a wild goose chase olmayacak duaya amin deme
wild horses couldn't drag someone away dünya yansa umrunda olmamak
wild horses couldn't drag someone away bir şeyin başından kalkamamak
send someone on a wild-goose chase minaregölgesi almaya göndermek
send someone on a wild-goose chase davultozu almaya göndermek
wild horses could not drag him dünya yansa umurunda değil
a wild card kapalı kutu
go into the wild blue yonder uzak/bilinmeyen diyarlara gitmek
send someone on a wild-goose chase boşa kürek çektirmek
send someone on a wild-goose chase olmayacak bir şeyin peşinden koşturmak
wild card önceden tahmin edilemeyen durum
run wild taşkınlık yapmak
go hog wild zıvanadan çıkmak
hog wild kontrolden çıkmış
go hog wild kontrolden çıkmak
wild horses couldn't drag me beni oraya gitmeye hiçbir şey ikna edemez
into the wide/wild blue yonder ücra/uzak bir yere
take a wild stab in the dark rastgele tahminde bulunmak
sow your wild oats (genç erkekler için) istek ve cinsellik gibi duyguların şahlandığı bir dönemden geçmek
sow one's wild oats (genç erkekler için) istek ve cinsellik gibi duyguların şahlandığı bir dönemden geçmek
wild and woolly çığrından çıkmış, kural tanımaz, medenileşmemiş
wild-eyed gözü dönmüş
Speaking
i'm in the wild ben vahşi doğadayım
don't go hog wild! sapıtma!
don't go hog wild! zıvanadan çıkma!
are you afraid of wild animals? vahşi hayvanlardan korkar mısın?
things went wild işler kontrolden çıktı
things went wild işler çığırından çıktı
Slang
go hog wild heyecana kapılmak
go hog wild heyecan basmak
go wild saykoya baglamak
go wild manyağa bağlamak
wild card beklenmedik olay/durum
the wild bunch serseri takımı
Trade/Economic
wild-cat company sağlam olmayan şirket
wild-cat rizikolu iş
wild-cat yasadışı grev
wild-cat strike yasadışı grev
wild-cat strike sendika onayı olmadan yapılan grev
wild-cat resmi olmayan
wild-cat resmi olmayan grev
wild-cat sağlam olmayan
Politics
convention on international trade in endangered species of wild fauna and flora nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme
committee for the protection of species of wild fauna and flora by regulating trade therein ticaretin düzenlenmesi suretiyle yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi
committee on the conservation of natural habitats and of wild fauna and flora doğal yaşam ortamlarının ve yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi
convention on the international trade in endangered species of wild flora and fauna (cites) nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme
convention on international trade in endangered species of wild fauna and flora nesli tehlike altındaki türlerin ticaretine ilişkin sözleşme
Institutes
convention on international trade in endangered species of wild fauna and flora vahşi fauna ve floranın tehlikedeki türleri için konvensiyon
Technical
wild rubber yabanıl kauçuk
wild bars tampona takılan direk
wild self oscillation yabani öz salınım
Textile
wild silk yabani ipek
Traffic
wild animals vahşi hayvanlar geçebilir
Psychology
wild boy of aveyron aveyronlu vahşi çocuk
Food Engineering
wild-type doğal suş
Gastronomy
wild greens yemeklik kır otları
wild goose yabani ördek
wild boar saddle yabani domuz sırtı
wild pear ahlat
wild duck yabani kaz
wild cherry kuş kirazı
wild strawberry dağ çileği
wild apricot zerdali
wild boar haunch yabani domuz paçası
wild duck, mallard yabani ördek
wild duck with orange portakallı yabani ördek
wild-duck yaban ördeği
Biology
wild clary ada çayı
wild type yabani tip
wild type doğal fenotip
Biochemistry
wild type sokak türü
Marine Biology
wild population yabani populasyon
wild stock yabani stok
wild spawning yabanıl yumurtalama
extinct in the wild yabanda soyu tükenmiş
wild alaskan salmon vahşi alaska somonu
wild alaskan salmon yabani alaska somonu
Zoology
wild boar yaban domuzu
wild asian water buffalo manda
wild asiatic water buffalo manda
wild boar yabandomuzu
african wild dog afrika yaban köpeği
wild turkey yabani hindi
wild turkey kuzey amerika hindisi
wild canary yabani kanarya
wild jackal yaban çakalı
wild pigeon gezgin güvercin
wild pigeon göçmen güvercin
Botanic
wild rose yaban gülü
wild mustard yabani hardal
wild mustard tarla hardalı
wild rose bayır gülü
wild strawberry yabani çilek
wild almond taşbademi
wild oat yaban yulafı
wild pear ahlat ağacı
wild garlic yabani sarımsak
wild garlic keskin kokulu bir yabani bitki
wild liquorice geven
wild liquorice kartal pençesi
wild lily of the valley vahşi zambak
wild land vahşi zambak
wild sage yabani adaçayı
wild thyme yabani kekik
wild chervil frenk maydanozu
wild marjoram keklik otu
wild chervil yaban maydanozu
wild sage mineçiçeği
wild sage güvercinotu
wild clary güvercinotu
wild dill yabani dereotu
wild clary mineçiçeği
wild snapdragon nevruz otu
wild spinach kazayağı
wild morning glory çit sarmaşığı
wild morning-glory tarla sarmaşığı
wild morning glory çadırçiçeği
wild morning-glory kahkahaçiçeği
wild hyacinth yabansümbülü
wild hyacinth çançiçeği
wild crocus yel çiçeği
wild crocus rüzgar çiçeği
wild cherry tree kuşkirazı ağacı
wild cherry kuşkirazı
wild snapdragon nevruzotu
wild marjoram farekulağı
wild mignonette muhabbet çiçeği
wild mignonette gerdanlık
wild honey devetabanı
wild morning-glory kahkaha çiçeği
wild morning-glory boru çiçeği
wild morning-glory yabani yulaf
wild oat grass yabani yulaf
wild chamomile alman-mayıs papatyası
wild morning-glory hamıza
wild marjoram keklikotu
wild marjoram mercanköşk
wild strawberry yaban çileği
wild service tree yabani üvez
wild snapdragon keten otu
wild service tree akçaağaç yapraklı üvez
european wild ginger çobandüdüğü
wild spikenard çobandüdüğü
wild angelica melek otu
wild basil yabani fesleğen
wild baby's breath yoğurt otu
wild rose yabani gül
wild peppermint yabani nane
wild mushroom yabani mantar
wild mushroom yaban mantarı
wild plant yabani bitki
wild hop şeytan şalgamı
wild pansy hercai menekşe
wild cherry kuş kirazı
wild cherry yabani kiraz
wild radish turp otu
common wild oat yabani yulaf
wild crepemyrtle barbados kirazı
wild sarsaparilla yabani saparna
wild sarsaparilla vahşi saparna
wild sarsaparilla yaban saparnası
wild liquorice yabani saparna
wild liquorice vahşi saparna
wild liquorice yaban saparnası
wild melon yabani kavun
wild melon yabani kavun
wild rue üzerlik otu
wild pear tree ahlat ağacı
Agriculture
wild pasture tabii mera
wild cherry kuş kirazı
wild rice yabani pirinç
wild collection doğadan toplama
Apiculture
wild colony yabani koloni
wild mustard yabani hardal
Forestry
wild forest yabani orman
Fishery
wild-capture canlı yakalama
History
wild west abd'nin batısının tarihsel olarak yasasız dönemi
Environment
wild coast vahşi kıyı
Meteorology
wild fence fırtına çiti
Places
wild rose wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Military
wild weasel wild weasel uçağı
wild shot serseri atım
Sport
a wild card müsabakaya katılım hakkı