ilks - Turco Inglés Diccionario

ilks

Significados de "ilks" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
ilk n. çeşit
ilk n. tür
ilk n. tip

Significados de "ilks" en diccionario inglés turco : 76 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ilk preliminary adj.
Our preliminary thoughts are as follows.
İlk düşüncelerimiz aşağıdaki gibidir.

More Sentences
ilk initial adj.
The initial series of subsidies, which will be awarded in April, will be the first granted by the Fund.
Nisan ayında verilecek olan ilk seri yardımlar, Fon tarafından verilen ilk yardımlar olacaktır.

More Sentences
ilk first adj.
It's my first day at work.
Bu benim işteki ilk günüm.

More Sentences
General
ilk the very first n.
The answer to this question is key to determining the timing of the very first Muslim ban.
Bu sorunun cevabı, ilk Müslüman yasağının zamanlamasını belirlemenin anahtarıdır.

More Sentences
ilk first n.
That fight was a first for Tiana and May.
Bu kavga Tiana ve May için bir ilkti.

More Sentences
ilk early adj.
Agriculture was the main economic activity in the early civilizations.
İlk uygarlıkların başlıca ekonomik faaliyeti tarımdı.

More Sentences
ilk former adj.
The former was concluded in 1997 but the TGNA has not yet discussed the conclusions of the report.
İlki 1997'de sonuçlandı, ancak TBMM raporun sonuçlarını henüz tartışmadı.

More Sentences
ilk primitive adj.
Primitive versions of computers were as big as rooms.
Bilgisayarların ilkel versiyonları odalar kadar büyüktü.

More Sentences
ilk maiden adj.
The cruise ship had her maiden voyage last week.
Yolcu gemisi geçen hafta ilk seferine çıktı.

More Sentences
ilk primal adj.
The primal Greek goddess of the Earth.
Dünyanın ilk Yunan tanrıçası.

More Sentences
ilk original adj.
The original meaning of this word is different.
Bu kelimenin ilk anlamı farklıdır.

More Sentences
ilk elementary adj.
It is the best elementary school in the neighborhood.
Bu civardaki en iyi ilkokul.

More Sentences
ilk primary adj.
They had found the primary tumor in June.
Haziran ayında ilk tümörü bulmuşlardı.

More Sentences
ilk first adj.
It's my first day at work.
Bu benim işteki ilk günüm.

More Sentences
ilk top adj.
See our top six options, including our pick for the best site overall.
Genel olarak en iyi site seçimimiz de dahil olmak üzere ilk altı seçeneğimize bakın.

More Sentences
ilk prime adj.
They began to Figure out that this is how Prime Creator nourished itself.
İlk Yaratıcının kendisini bu şekilde beslediğini anlamaya başladılar.

More Sentences
ilk debut adj.
In the Lonely Hour is the debut studio album by British singer Sam Smith.
In the Lonely Hour, İngiliz şarkıcı Sam Smith'in ilk stüdyo albümüdür.

More Sentences
ilk inaugural adj.
Gaga received the inaugural MTV Tricon award for achievements in three or more fields of entertainment.
Gaga, üç veya daha fazla eğlence alanındaki başarılarından dolayı ilk MTV Tricon ödülünü aldı.

More Sentences
ilk freshman adj.
Tom is a freshman in high school.
Tom'un lisede ilk senesi.

More Sentences
ilk immediate adj.
Her immediate reaction was shock and disgust.
O an ilk tepkisi şaşırma ve iğrenme oldu.

More Sentences
Trade/Economic
ilk primary adj.
They had found the primary tumor in June.
Haziran ayında ilk tümörü bulmuşlardı.

More Sentences
ilk prime adj.
They began to Figure out that this is how Prime Creator nourished itself.
İlk Yaratıcının kendisini bu şekilde beslediğini anlamaya başladılar.

More Sentences
Technical
ilk preliminary adj.
Our preliminary thoughts are as follows.
İlk düşüncelerimiz aşağıdaki gibidir.

More Sentences
Medical
ilk first-line adj.
The first-line treatment strategy for NHL is chemotherapy.
NHL için ilk basamak tedavi stratejisi kemoterapidir.

More Sentences
Linguistics
ilk initial adj.
The initial series of subsidies, which will be awarded in April, will be the first granted by the Fund.
Nisan ayında verilecek olan ilk seri yardımlar, Fon tarafından verilen ilk yardımlar olacaktır.

More Sentences
General
ilk precursor n.
ilk beginning adj.
ilk opening adj.
ilk premier adj.
ilk initiatory adj.
ilk initiative adj.
ilk pristine adj.
ilk primordial adj.
ilk proto- adj.
ilk prelusive adj.
ilk archical [obsolete] adj.
ilk elementar [obsolete] adj.
ilk virgin adj.
ilk in chief adj.
ilk inauguratory adj.
ilk pioneer adj.
ilk prima adj.
ilk primatial adj.
ilk primigenial adj.
ilk primigenial adj.
ilk primigenious adj.
ilk primitial [obsolete] adj.
ilk primo adj.
ilk primogenial adj.
ilk primordiate adj.
ilk primus adj.
ilk pristinate [obsolete] adj.
ilk preambulary adj.
ilk preambular adj.
ilk preambulous [obsolete] adj.
ilk precedential adj.
ilk prelim (preliminary) adj.
ilk prelim. (preliminary) adj.
ilk preludial adj.
ilk premiere adj.
ilk prescientific adj.
ilk forwardmost adj.
ilk founding adj.
ilk soon adj.
ilk fust adj.
ilk proto adj.
ilk fore adv.
ilk before time adv.
ilk prot- pref.
Idioms
ilk the first string n.
Computer
ilk default adj.
Food Engineering
ilk primer adj.
Chemistry
ilk alpha adj.
Marine Biology
ilk precorser n.
Abbreviation
ilk elem adj.
Slang
ilk prelim (preliminary) adj.

Significados de "ilks" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ilk harf initial n.
ilk önce firstly adv.
ilk olarak first of all adv.
ilk önce first of all adv.
General
ilk eğitim primary education n.
karaya ilk ayak basış landfall n.
ilk mektup first epistle n.
bir sanat eserinin vücud bulmadan önce yaratıcı insan zekasında kazandığı ilk form eidola n.
roma takviminde ayın ilk günü kalends n.
ilk görüşte aşk love at first sight n.
sosyeteye ilk defa giren kız debutante n.
ilk isim forename n.
ilk girişim maiden effort n.
ilk kat first floor n.
matbaanın ilk zamanlarında basılmış kitaplar incunabula n.
ilk taslak rough sketch n.
ilk söz gambit n.
(iskambilde) ilk oynama hakkı lead n.
ilk baskı first edition n.
ilk insan primitive n.
ilk defa sahne alma debuting n.
bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi debut n.
ilk okuma first reading n.
yapılması gereken ilk şey the first thing to be done n.
ilk çocuk firstborn n.
sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız debutante n.
ilk meni semenarche n.
sahneye ilk çıkış debut n.
matbaanın ilk zamanlarında basılmış kitaplar incunabulum n.
ilk boş tutanak next available record counter n.
ilk neden first cause n.
ilk göz ağrısı first love n.
gece yarısından sonraki ilk saatler the small hours n.
ilk yirmi top twenty n.
ilk ağız first person n.
ilk bölüm the first part n.
ilk yardım çantası first aid kit n.
rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan sister n.
ilk elli top fifty n.
ilk çağlar antiquity n.
ilk adım first step n.
sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı debutant n.
ilk çıkış (sahneye) debut n.
ilk çocuk firstling n.
ilk çocukluk eğitimi early childhood education n.
ilk evlat firstborn n.
ilk taslak rough draft n.
ilk ad christian name n.
ilk cet primogenitor n.
ilk izlenim first impression n.
ilk uçuş maiden flight n.
paskalya'dan önce gelen büyük perhiz süresinin ilk çarşambası ash wednesday n.
ilk doz initial dose n.
yeni doğan aydan itibaren geçen günlerin yılın ilk gününe eklenen sayısı epact n.
ilk dizgi galley proof n.
ilk doğan eigne n.
ilk adım beginning n.
ilk insanların yaptığı sanat eseri artefact n.
ilk ışık first light n.
hareketin ilk kuralı first law of motion n.
ilk okuma kitabı primer n.
bir şeyin gelişiminin ilk evreleri incunabulum n.
ilk göz ağrısı puppy love n.
ilk ad forename n.
yeryüzünde yaşamın başlangıcı olduğu varsayılan ilk yaşam biçimi eobiont n.
ilk dönem prime n.
ilk müdahale ekibi first responder n.
1800’e kadar ilk çalışmalar early works to 1800 n.
ilk evre primordium n.
avrupalılarla ilk ilişki first contact with europeans n.
yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili premier n.
ilk günah original sin n.
ilk insanların yaptığı sanat eseri artifact n.
ilk haritalar early maps n.
ilk an first moment n.
avrupa toplulukları ilk derece mahkemesi court of first instance of the european communities n.
ilk boş yer sayacı next available position counter n.
haberi ilk verme (gazete) scoop n.
ilk çocuk eigne n.
ilk ödeme down payment n.
toplum önüne ilk çıkış debut n.
ilk kırk top forty n.
ilk sonuç firstling n.
ölçümün ilk vuruşu downbeat n.
roma takviminde ayın ilk günü calends n.
ilk doğan hayvan firstling n.
sınıf veya önem bakımından ilk sırada premier n.
birkaç kelimenin baş harflerinin veya ilk hecelerinin birleşmesiyle meydana gelen kelime acronym n.
hayatın ilk belirdiği zaman proterozoic n.
ilk deneme baptism n.
ilk çağlardan kalma antique n.
ilk ay first month n.
yılın ilk ayı january n.
ilk on top ten n.
ilk takım first team n.
ingilizler tarafından kuzey amerika'da kurulmuş ilk yerleşim yeri jamestown n.
ilk insan primitive man n.
ortaçağın ilk yarısı the dark ages n.
ilk adım approach n.
sosyeteye ilk kez davet edilen kız deb n.
ilk kuzen first cousin n.
ilk fırsatta at the first opportunity n.
gemi için ilk sefer maiden voyage n.
ilk başta son derece mantıklı gelen sonrasında anlamsızlaşan düşünce epiphanot n.
tevratın ilk beş kitabı pentateuch n.
ilk taslak first draft n.
ilk göz ağrısı first child n.
ilk dönem first period n.
ilk önce transmitting n.
ilk örnek prototype n.
hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan sister n.
ilk çeyrek first quarter n.
özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri artifact n.
bir şeyin gelişimindeki ilk dönemler incunabula n.
ilk örnek archetype n.
ilk sayfa splash page n.
ilk an first instance n.
gecenin ilk nöbeti first watch n.
doğumdan sonraki ilk süt colostrum n.
ineğin doğumdan sonraki ilk sütü beestings n.
sayfadaki ilk veya son kelime (sözlük) catchword n.
bir uçağın halka ilk tanıtımı roll out n.
ilk adım initiative n.
ilk yarı first half n.
ilk adet (regl) menarche n.
ilk 10 top 10 n.
ilk saat first hour n.
ilk göz ağrısı old or first love n.
ilk göz ağrısı sweetheart n.
ilk hıristiyanlık devirlerinde bir yahudi hıristiyan mezhebi üyesi nazarene n.
ilk kırkım hogget n.
ilk seviye first level n.
ilk durum first instance n.
ilk vaka first instance n.
ilk an initial moment n.
ilk aşk calf love n.
ilk etap first phase n.
ilk teslim first delivery n.
ilk görüşme first date n.
ilk görüşme first interview n.
ilk algılama first intention n.
ilk çağlar primeval days n.
ilk çağlar ancient times n.
ilk örnek first example n.
tarihte işitme engelliler için ilk ücretsiz okulu açan abd'li eğitimci gallaudet n.
ilk fırsatta at the earliest opportunity n.
ilk saldırı onset n.
ilk yıl first year n.
ilk yardım merkezi first aid center n.
bir kadına ilk randevusunda tecavüz edilmesi date rape n.