resmen - Turco Inglés Diccionario

resmen

Significados de "resmen" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
resmen officially adv.
Danny's license was officially withheld due to negligence.
Danny'nin ehliyetine görevini ihmalden resmen el konuldu.

More Sentences
General
resmen formal adj.
On a point of order, we should be celebrating the International Criminal Court, which today comes into formal existence.
Yeri gelmişken, bugün resmen faaliyete geçen Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kutlamalıyız.

More Sentences
resmen proper adj.
I made a proper fool of myself by wearing that costume!
O kostümü giyerek kendimi resmen aptal durumuna düşürdüm!

More Sentences
resmen formally adv.
The new law hasn't been formally announced yet.
Yeni yasa henüz resmen açıklanmadı.

More Sentences
resmen officially adv.
Danny's license was officially withheld due to negligence.
Danny'nin ehliyetine görevini ihmalden resmen el konuldu.

More Sentences
resmen literally adv.
He literally scared us to death!
Resmen ödümüzü patlattı!

More Sentences
resmen officially adv.
Danny's license was officially withheld due to negligence.
Danny'nin ehliyetine görevini ihmalden resmen el konuldu.

More Sentences
Law
resmen officially adv.
Danny's license was officially withheld due to negligence.
Danny'nin ehliyetine görevini ihmalden resmen el konuldu.

More Sentences
General
resmen right adj.
resmen openly adv.
resmen for good adv.
resmen ex officio adv.
resmen publicly adv.
resmen outright adv.
resmen by the book adv.
resmen only adv.
resmen outward adv.
Colloquial
resmen downright expr.
Law
resmen ex off. (ex officio) abrev.

Significados de "resmen" con otros términos en diccionario inglés turco: 145 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
resmen tanınmış accredited adj.
General
resmen işe başlama inauguration n.
resmen tanınmış olan kilise established church n.
kilisede resmen yapılan evlilik ilanı banns n.
resmen göreve başlatma induction n.
resmen kabul edilmemiş fakat fiilen olmuş bir şey virtual n.
işçi sendikasının işçiler adına resmen pazarlık etmekten men edilmesi union decertification n.
resmen ilan etme promulgation n.
kabile üyesi olduğu hükümetçe resmen tanınan kanada kızılderilileri listesi band list n.
varlığı ve hakları resmen tanınmayan kimse nonperson n.
resmen tanımama disestablishment n.
resmen başlatılma initiation n.
dini törende resmen tanrı huzuruna çıkarılma presentation n.
belgeleri resmen mühürleme töreni seal [obsolete] n.
(papazlık makamı) resmen kurulma induction n.
resmen ilan etme pronouncement n.
resmen gerçekleştirmek solemnize v.
resmen göreve almak induct v.
resmen suçlanmak be formally charged v.
resmen işe başlatmak inaugurate v.
resmen ilan etmek declare formally v.
resmen ilan etmek promulgate v.
resmen icra etmek solemnize v.
resmen üyesi yapmak (birini) (bir kuruma vb) induct someone into v.
resmen emirle çağırmak summon v.
resmen istemek requisition v.
resmen bildirmek return v.
resmen istemek request v.
birini memuriyetine resmen oturtmak induct v.
resmen sapmak decline formally v.
resmen bildirmek asseverate v.
resmen tanımak recognize officially v.
resmen bildirmek pronounce v.
resmen başlamak inaugurate v.
resmen icra etmek solemnise v.
resmen gerçekleştirmek solemnise v.
resmen kabul etmek accept formally v.
resmen ilan etmek call v.
antlaşma ile resmen bağlanmak tie [obsolete] v.
antlaşma ile resmen bağlamak tie [obsolete] v.
resmen savunmak apologise v.
resmen savunmak apologize v.
resmen atamak attach v.
resmen onaylamak homologate v.
resmen talep etmek obsecrate v.
(resmen kurulmuş bir şeyin) statüsünü değiştirmek disestablish v.
resmen tanınmaktan mahrum bırakmak disestablish v.
resmen göreve almak instal [uk] v.
resmen onurlandırmak cite v.
resmen duyurmak introduce v.
resmen kurmak invest v.
resmen takdim etmek present v.
(suçu, ihlali) resmen bildirmek present v.
resmen devretmek present v.
resmen tahsis etmek sign v.
resmen bildirmek swear v.
resmen başlatmak inaugurate v.
resmen almak induct v.
resmen ayıplamak censure v.
resmen açıklanmamış unattested adj.
resmen ilan edilmiş enounced adj.
resmen görevli olmayan noncommissioned adj.
resmen görevli olmayan non-commissioned adj.
resmen tanınabilen accreditable adj.
resmen açıklanmamış unproclaimed adj.
resmen tanınmış established adj.
resmen gerçekleştirilmemiş unsolemnized adj.
resmen yapılmamış unsolemnized adj.
resmen doğrulanmadan önce kabullenilmiş conceded adj.
resmen üye olmaksızın üyelik ayrıcalıklarından yararlanan courtesy adj.
resmen kayıtlı olan contrôlé adj.
makamından resmen men edilmiş ineligible adj.
resmen onaylanmış accredited adj.
kurallara göre resmen by the book adv.
Phrasals
resmen ilan etmek put in v.
resmen (bir şey) olarak atamak/tayin etmek/göreve başlatmak install as (something) v.
(bir kurumun) resmen üyesi yapmak induct into (something) v.
resmen göreve almak induct into (something) v.
(bir kurumun) resmen üyesi yapmak induct into v.
Colloquial
resmen titremek be practically shaking v.
Idioms
resmen soygun daylight robbery n.
resmen soygun highway robbery n.
resmen bildirmek serve notice on someone v.
resmen ateş ediyor straight fire expr.
Formal
(birinin) seçilmesini resmen geçersiz kılmak disanoint [rare] v.
(başkasına ilhak edilen payı) resmen ayırmak disannex v.
resmen açılmamış uninaugurated adj.
Trade/Economic
vasiyetnamenin resmen onaylanması probate n.
resmen tanınmış banka recognised bank n.
resmen tasdik etme authentication n.
resmen işe başlama töreni inauguration n.
resmen saptanan fiyat officially fixed price n.
vasiyetnamenin resmen onayı probate n.
vasiyetnameyi resmen onaylatmak probate v.
resmen başlatmak call to order v.
(kambiyo senedi veya bononun) karşılıksız çıktığını resmen beyan etmek protest v.
resmen tanınmış görevli accredited adj.
resmen atanmış dative adj.
Law
resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenme bigamy n.
resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenen kimse bigamist n.
bir mahkemenin resmen evrak talebi certiorari n.
resmen tanıma public acknowledgement n.
imzanın resmen onaylanması authentication of signature n.
resmen ibra express release n.
resmen bir kanunu değiştirme amendment n.
(yerleşim, maden işletme hakkı) sınırları resmen belirlenmiş arazi parçası location n.
resmen onaylamama protestation n.
-in kullanılmasını resmen yasaklamak condemn v.
resmen ilan etmek promulgate v.
resmen beyan etmek pronounce v.
resmen tanımak recognise v.
resmen tanımak recognize v.
resmen ilan etmek notice v.
resmen açıklamak testify v.
resmen kullanıma kapatmak padlock v.
girişi resmen yasaklamak padlock v.
resmen yetkisiz kılınmış disabled adj.
resmen kendi isteğiyle at own request officially expr.
Politics
resmen bildirme pronouncement n.
güney afrika’daki zenci halkın gayri resmi marşı olan ve 1991'de resmen kabul edilen marş nkosi sikelel' iafrika n.
resmen ilan etmek enounce v.
resmen açıklamak declare publicly v.
resmen açıklamak nuncupate v.
resmen ilan etmek declare publicly v.
resmen ilan etmek nuncupate v.
resmen tanınmamış unrecognized adj.
resmen tanınmamış unrecognised adj.
Chemistry
resmen element olarak tanımlanmamış, norveç bakır-nikelinde oluştuğu tespit edilen nadir bir metalik element norwegium n.
Breeding
(çiftlik hayvanlarının) belirli bir hastalıktan kurtulduğunu resmen doğrulamak attest [brit] v.
Linguistics
(kelimenin, para biriminin, vb.) kullanımını resmen onaylamak attest v.
Religious
hollanda'da 1610'da resmen kalvinizm'den ayrılan, arminian mezhebine mensup bir grup kişiden her biri remonstrant n.
resmen tanınmış kilise disiplinini yürütmek için görev yapan mahkemeler ecclesiastical courts n.
kiliseyi ulusal kurum olarak resmen tanıma establishmentarianism n.
resmen yasaklı kitaplar listesi the index n.
dini inancın resmen ifade edilmesi consensus n.
resmen tanınmış olan bir kiliseye muhalif olanlar separation n.
resmen aziz sayılmak saint v.
hollanda'da 1610'da resmen kalvinizm'den ayrılan, arminian mezhebine mensup grup ile ilgili remonstrant adj.
Military
resmen tedarik etmek issue (with) v.
(birine) resmen tahsis etmek issue v.
Sport
örgütlü bir spora resmen katılma competition n.
Archaic
resmen onaylamak bishop v.
Slang
(ingiliz ordusunda) en düşük rütbeli, resmen görevli olmayan subay lancejack n.
… resmen ağzıma sıçıyor (a body part) is killing (one) expr.
… resmen ağzıma sıçıyor something is killing someone expr.