sata - Turco Inglés Diccionario

sata

Significados de "sata" en diccionario inglés turco : 38 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
satmak sell v.
I sell hardware.
Hırdavat satıyorum.

More Sentences
General
satmak handle v.
The trift shop near my office handles the most beautiful antiques.
Ofisimin yakınındaki eskici dükkânı en güzel antikaları satıyor.

More Sentences
satmak unload v.
The company unloaded the project to the contractor with all of its problems.
Şirket projeyi tüm problemleri ile birlikte müteahhide sattı.

More Sentences
satmak sell out v.
But according to reports published over the weekend he has sold out on these as well.
Ancak hafta sonu yayınlanan raporlara göre bunları da sattı.

More Sentences
satmak sell v.
I sell hardware.
Hırdavat satıyorum.

More Sentences
satmak resell v.
They buy these goods cheaply overseas and then mark them up to resell at home.
Bu malları yurtdışından ucuza alıyorlar ve sonra kendi ülkelerinde satmak için fiyatlarını yükseltiyorlar.

More Sentences
satmak vend v.
The vendor would vend fresh fruits and vegetables.
Satıcı, taze meyve ve sebze satardı.

More Sentences
satmak trade v.
I think you trade in black-market fables.
Bence sen kara borsa hikayeler satıyorsun.

More Sentences
satmak deal v.
Tom is dealing drugs.
Tom uyuşturucu satıyor.

More Sentences
Trade/Economic
satmak carry v.
This store carries household equipment.
Bu dükkân ev aletleri satar.

More Sentences
satmak selling v.
Are you having trouble with selling your house?
Evinizi satmakta sorun mu yaşıyorsunuz?

More Sentences
British Slang
satmak flog v.
He is trying to flog that old bike.
Şu eski bisikleti satmaya uğraşıyor.

More Sentences
General
satmak market v.
satmak sell somebody out v.
satmak pretend v.
satmak choke somebody off v.
satmak dispose of v.
satmak move v.
satmak push off v.
satmak offload v.
satmak realize v.
satmak realise v.
satmak utter v.
satmak hawk v.
satmak monger v.
satmak hustle v.
satmak huxter v.
satmak give v.
satmak devest v.
Phrasals
satmak turn off v.
satmak go off v.
Colloquial
satmak pitch v.
Trade/Economic
satmak carry an item v.
satmak vent v.
Archaic
satmak shop v.
Slang
satmak crap out v.
British Slang
satmak do v.
satmak knock out v.

Significados de "sata" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ürün ve hizmet satmak üzere işe alınmış kişiler salespeople n.
turistleri (bir şeyler satmak amacıyla) taciz etme tourist hustling n.
laboratuvarlara satmak için kedi çalan kişi catnaper n.
laboratuvarlara satmak için kedi çalan kişi catnapper n.
hizmet veya gayrimaddi aktifler satmak isteyen temsilci middleman n.
(gazete veya dergilere satmak için) ünlüleri fotoğraflamaya çalışan serbest fotoğrafçı paparazzo n.
antika olarak satmak için evlerden kapı, tablalı duvar gibi malzeme satın alan kimse housebreaker [uk] n.
çalım satmak swagger v.
yok satmak go like hot cakes v.
henüz elde olmayan malı ileride teslim etmek üzere satmak sell short v.
haraç mezat satmak sell by auction v.
kurum satmak swank v.
toptan satmak sell wholesale v.
indirimli satmak close out v.
beylik satmak give oneself airs v.
çalım satmak give oneself airs v.
tekrar satmak resell v.
caka satmak put on airs v.
kapı kapı dolaşarak satmak peddle v.
ucuza satmak oversleep v.
hile ile satmak fob v.
kurum satmak show off v.
toptan satmak lump v.
açık artırma ile satmak auction off v.
yok satmak sell like hot cakes v.
daha çok satmak outsell v.
tereciye tere satmak teach one's grandmother to suck eggs v.
zararına satmak sell at loss v.
uyuşturucu satmak push v.
tümünü satmak sell off v.
hepsini satmak close out v.
çalım satmak put on airs v.
kurum satmak swagger v.
bir şeyi el altından satmak sell something under the counter v.
açık artırma ile satmak public auction v.
ilacı reçetesiz satmak sell a drug over the counter v.
daha ucuza satmak undercut v.
alıp satmak (mal) turn over v.
çalıntı mal satmak fence v.
hepsini satmak sold up v.
ucuza satmak (başkasının önerdiği fiyattan) undercut v.
toptan satmak wholesale v.
yurtdışına satmak export v.
yok satmak have nothing for sale v.
bütün malını satmak sell out v.
satmak için almak have for sale v.
fiyaka satmak show off v.
açık artırma ile satmak sell by auction v.
caka satmak show off v.
sokak sokak dolaşarak satmak peddle v.
kurum satmak put on airs v.
akıl satmak give useless advice v.
açık artırmada satmak bring to the hammer v.
açık artırma ile satmak sell at auction v.
hile ile satmak hustle v.
azamet satmak put on grand airs v.
reklamla satmak push v.
fahiş fiyatla satmak overcharge v.
müzayedeyle satmak auction v.
caka satmak swagger v.
tafra satmak boast v.
kendini ... diye satmak pass oneself off as v.
çalım satmak show off v.
hepsini satmak sold out v.
dolaşarak satmak peddle v.
caka satmak put on an act v.
açık artırma ile satmak auction v.
açık artırma ile satmak auctioneer v.
bir şeyi zararına satmak sell something at a loss v.
alıp satmak deal in something v.
tafra satmak brag v.
yeniden satmak redeal v.
kara borsada satmak sell on the black market v.
hepsini satmak clear out v.
yeniden satmak resell v.
hile ile satmak fob off something on somebody v.
yok satmak sell out (of merchandise) quickly v.
zararına satmak sell something at a loss v.
caka satmak behave flamboyantly v.
adam satmak get rid of (someone) v.
bir şeyin sahipliğini satmak sell out v.
çalım satmak attitudinize v.
olarak satmak sell as v.
et satmak sell meat v.
ilaç satmak sell drug v.
ilaç satmak sell medicine v.
ağırdan satmak feign reluctance v.
kendini ağırdan satmak feign reluctance v.
kendini ağırdan satmak play hard to get v.
ağırdan satmak play hard to get v.
alıp satmak deal in v.
birini satmak sell out someone v.
birini satmak stand somebody up v.
zararla satmak sell at a sacrifice v.
zararına satmak sell at a sacrifice v.
başkalarından daha ucuza satmak undercut v.
açık artırmayla satmak cry v.
köle olarak satmak sell into slavery v.
yüksek fiyata satmak price out of the market v.
parça parça satmak sell by piece v.
ölçüyle satmak sell by measure v.
fiyatından aşağıya satmak sell under the price v.
karla satmak sell with the profit v.
araba satmak sell car v.
iç piyasaya satmak sell into the domestic market v.
yok pahasına satmak barter something away v.
aldığının/ödediğinin iki katına satmak sell something for twice what he/she paid for it v.
fotokopi makineleri satmak sell copiers v.
hafta sonları yok satmak sell out at weekends v.
bir şeyi açık artırmada satmak sell something at auction v.
hisseleri açığa satmak short the stock v.
internet ortamında satmak sell on the internet v.
internet yoluyla satmak sell on the internet v.
caka satmak flaunt v.
öğrencilere uyuşturucu satmak sell drugs to students v.
ucuz alıp pahalı satmak buy cheap sell dear v.
ucuz alıp pahalı satmak buy cheap sell high v.
anahtarlık satmak sell key chains v.
bir şeyi iki dolara satmak sell something at 2 dollars v.
bir şeyi büyük bir karla ederek satmak sell something for a big profit v.
çalım satmak attitudinise v.
alıp satmak merchandise v.
alıp satmak merchandize v.
daha fazla satmak outsell v.
meyve sebze satmak sell vegetables and fruits v.
ev satmak sell a house v.
ev satmak sell a home v.
kiloyla satmak sell by weight v.
çiçek satmak sell flowers v.
şarap veya erzak satmak cauponize [obsolete] v.
caka satmak ostentate v.
piyasaya sürülen malların tümünü daha yüksek fiyata satmak için toplamak forestall the market v.
canını pahalıya satmak sell one's life dearly v.
alıp satmak traffick v.
tereciye tere satmak ultracrepidate v.
zararına satmak sacrifice v.
yok pahasına satmak sacrifice v.
(şarap) satmak vint v.
posta ile teslim edilecek olan ürünleri almak veya satmak mail-order v.
dolaşarak satmak monger v.
bir ürünü başka bir ürünle paket yaparak tek fiyata satmak bundle v.
aşırı derecede satmak istemek oversell v.
(ayrı satmak için derginin belirli bölümünü) fazladan basmak overrun v.
caka satmak ruffle v.
seyyar yiyecek satmak costermonger v.
kurum satmak domineer [obsolete] v.
ayrı ünite olarak satmak package v.
(malları) ısrarcı tavırlarla satmak pitch v.
çalım satmak flat-hat v.
caka satmak prank v.